İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12124 E. 2014/19374 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cezai şart↗ ifa↗ uyuşmazlık konusu↗ protokol↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen 15/02/2008 tarihli protokolün 3/e maddesindeki çekin davalı tarafça düzenlenip davacıya teslim edilmediği sabit olup davalı tarafın bu yükümlülüğü yerine getirmeme gerekçesi olarak böyle bir borcu olmadığını savunduğu, oysa dava konusu protokolün 3/e maddesinin müstakilen hiçbir şarta bağlı olmaksızın davalıya bu yükümlülüğü getirdiği, protokolün 3/g maddesine göre bu yükümlülüğün davalı tarafından yerine getirilmeyişi nedeniyle davacının cezai şart alacağının da doğduğu,alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline ve asıl alacağın %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, sözleşmede kararlaştırılan çek bedelinin ve cezai şartın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Zaman itibariyle uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 158'inci maddesine göre akdin icra edilmemesi veya natamam olarak icrası halinde tediye edilmek üzere cezai şart kabul edilmiş ise, hilafına mukavele olmadıkça, alacaklı ancak ya akdin icrasını veya cezanın tediyesini isteyebilir, akdin muayyen zamanda veya meşrut mahalde icra edilmemesi halinde tediye olunmak üzere cezai şart kabul edilmiş ise, alacaklı hem akdin icrasını hem meşrut cezanın tediyesini talep edebilir.
Davacıların murisi ve davalı arasında düzenlenen protokolün 3/e maddesinde davalı R...' G..'in davacıların murisi M.. G..'e 400.000,00 TL tutarlı çeki, 18/02/2008 tarihinde vereceği, 3/g maddesinde de taraflardan herhangi birinin protokolle üstlendikleri yükümlülükleri yerine getirmediği takdirde, protokolü ihlal eden tarafın, 500.000,00 TL cezai şart ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Davalının, protokolün 3/e maddesinde belirtilen çeki davacıya vermediği ve çek bedelini de ödemediği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Ancak protokolün 3/e maddesinde kararlaştırılan cezai şartın ifa ile istenebilip istenmeyeceği hususunda mahkemece hiçbir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece davacıların murisi ve davalı arasında düzenlenen protokolde düzenlenen cezai şartın, yerine getirilmeyen edimle birlikte istenebilip istenemeyeceği hususunda, 818 sayılı BK'nın 158'inci maddesi de gözetilerek, bir değerlendirme yapılarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, bu hususta bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Kabule göre de; davalı cevap lahiyasında cezai şart miktarının çok yüksek olduğunu, bu nedenle mahfına neden olacağını savunmasına rağmen mahkemece cezai şartın, 818 sayılı BK'nın 161'inci maddesi gereğince tenkisi gerekip gerekmediği yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması da doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6256 E. 2017/6764 K.
Ortak:cezai şart · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen 15/02/2008 tarihli «protokolün» 3/e maddesindeki çekin davalı tarafça düzenlenip davacıya «teslim» edilmediği sabit olup davalı tarafın bu yükümlülüğü yerine getirmeme gerekçesi olarak böyle bir borcu olmadığını savunduğu, oysa dava konusu protokolün 3/e maddesinin müstakilen hiçbir şarta bağlı olmaksızın davalıya bu yükümlülüğü getirdiği, protokolün 3/g maddesine göre bu yükümlülüğün davalı tarafından yerine getirilmeyişi nedeniyle davacının «cezai şart» alacağının da doğduğu,alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline ve asıl alacağın %20'si oranında hesaplanacak «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, sözleşmede kararlaştırılan «çek» bedelinin ve «cezai şartın» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Zaman itibariyle uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 158'inci maddesine göre akdin icra edilmemesi veya natamam olarak icrası halinde tediye edilmek üzere «cezai şart» kabul edilmiş ise, hilafına mukavele olmadıkça, alacaklı ancak ya akdin icrasını veya cezanın tediyesini isteyebilir, akdin muayyen zamanda veya meşrut mahalde icr …
Benzer bu karardaA.Ş'nin ... davacıya «geç teslimi» nedeniyle cezai şarttan sorumlu tutulmasına karar verilmişse de davacının teslim sırasında geç teslimden dolayı herhangi bir talepte veya «ihtarda» bulunmadığının, römorkörün «ihtirazi kayıt» ileri sürülmeden teslim alındığının savunulduğu anlaşılmaktadır.
… ava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 158. maddesinde “Akdin icra edilmemesi veya natamam olarak icrası halinde tediye edilmek üzere «cezai şart» kabul edilmiş ise, hilafına mukavele olmadıkça, alacaklı ancak ya akdin icrasını veya cezanın tediyesini isteyebilir. ... muayyen zamanda veya meşrut mahalde icra …
Meğer ki alacaklı bu hakkından sarahaten «feragat» etmiş veya kayıt dermeyan etmeksizin edayı kabul eylemiş olsun.” hükmü düzenlenmiş olup, gecikme nedeniyle «cezai şart» bedelinin tahsili talebinin ilgili yasa hükmüne göre değerlendirilmesi gerekirken davalının bu konudaki savunmalarının araştırılmaması ve bu konuda bir değerlendirme yapılmaması doğru görülmemiş, kararın davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geç teslim · ihtirazi kayıt · nispi vekalet ücreti · kusur sorumluluğu · vekalet ücreti takdiri · illiyet bağı · maktu vekalet ücreti · acentelik
Benzer bu kararda… rmeleri tartışan ve çelişkiyi gideren, aykırılıkları açıklayan, tarafların itirazlarını karşılayan içinde gemi inşaat mühendisi bulunan yeni bir bilirkişi heyetince «bilirkişi incelemesi» yapılması ve «kusur, sorumluluk» ve «illiyet bağının» tespiti, «hasar» ve her bir davalıdan talep edilebilecek bedellerin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde noksan incelemeyle ve yetersiz bilirkişi raporlarına göre hüküm tesisi d …
A.Ş'nin ... davacıya «geç teslimi» nedeniyle cezai şarttan sorumlu tutulmasına karar verilmişse de davacının teslim sırasında geç teslimden dolayı herhangi bir talepte veya «ihtarda» bulunmadığının, römorkörün «ihtirazi kayıt» ileri sürülmeden teslim alındığının savunulduğu anlaşılmaktadır.
A.Ş. yararına ayrıca «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken davalıların tümü için tek «vekalet ücreti takdiri» yerinde görülmemiş, kararın davalı ...
Yapı Kooperatifi hakkındaki dava reddedildiğinden dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca hesaplanacak «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken davalıların tümü için tek «vekalet ücreti takdiri» yerinde görülmemiş, kararın davalı ...
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1496 E. 2019/448 K.
Ortak:cezai şart · ifa · protokol · çek · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · teslim · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen 15/02/2008 tarihli «protokolün» 3/e maddesindeki çekin davalı tarafça düzenlenip davacıya «teslim» edilmediği sabit olup davalı tarafın bu yükümlülüğü yerine getirmeme gerekçesi olarak böyle bir borcu olmadığını savunduğu, oysa dava konusu protokolün 3/e maddesinin müstakilen hiçbir şarta bağlı olmaksızın davalıya bu yükümlülüğü getirdiği, protokolün 3/g maddesine göre bu yükümlülüğün davalı tarafından yerine getirilmeyişi nedeniyle davacının «cezai şart» alacağının da doğduğu,alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline ve asıl alacağın %20'si oranında hesaplanacak «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Ancak «protokolün» 3/e maddesinde kararlaştırılan «cezai şartın» «ifa» ile istenebilip istenmeyeceği hususunda mahkemece hiçbir değerlendirme yapılmamıştır.
2-Dava, sözleşmede kararlaştırılan «çek» bedelinin ve «cezai şartın» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davacılar murisi ... ile davalı ... arasında imzalanan .../02/2008 tarihli «protokolün» .../e maddesinde davalının davacıların murisine 400.000,00 TL çeki 18/02/2008 tarihinde vereceğinin, aynı protokolün .../g maddesinde ise taraflardan herhangi birinin protokolle üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde protokolü ihlal edenin 500.000,00 TL ceza-i şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davalının protokoldeki belirtilen çeki davacılar murisine vermediği ve «çek» bedelini de ödemediği, protokolde 400.000,00 TL çek «teslim» edilmediği ve bedelin ödenmediği takdirde protokolü ihlal edenin ceza-i şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, bu haliyle asıl edimin yerine getirilmemesi sebebiyle sadece ceza-i şartın istenebileceğinin kabul edildiği, davalı tarafın ceza-i şartın çok yüksek olduğu bu nedenle mahvına neden olacağı savunmasında bulunduğu, davalının «tacir» olmadığı, hak ve nesafete uygun olarak ceza-i şartta indirime gidildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, takip dosyasındaki 250.000,00 TL alacağa ve 59.054,79 TL «işlemiş faize» davalı borçlunun itirazının iptali, takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafın «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Bununla birlikte, icra dosyasında hem 400.000,00 TL «çek» bedeli hem 500.000,00 TL «cezai şart» takip konusu yapılmış, mahkemenin 18/03/2014 tarihli ilamı ile davanın kabulüne, takibe itirazın iptali ile «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda, davaya ilişkin tüm alacaklarını «temlik» eden ... «mirasçılarının» «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı bu suretle kararı temyiz etmekte hukuki yararları da bulunmadığından temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. ...-Dava, «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinde» kararlaştırılan «çek» bedelinin ve «cezai şartın» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifaya ekli cezai şart · ifaya ekli ceza · dönme hakkı · aktif husumet ehliyeti · itirazın iptali davası · usuli kazanılmış hak · aktif husumet · husumet ehliyeti
Benzer bu karardaBu durumda, davaya ilişkin tüm alacaklarını «temlik» eden ... «mirasçılarının» «aktif husumet ehliyetinin» kalmadığı bu suretle kararı temyiz etmekte hukuki yararları da bulunmadığından temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. ...-Dava, «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinde» kararlaştırılan «çek» bedelinin ve «cezai şartın» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Edimin yüklenici tarafından sözleşme süresinden sonra gecikmeli olarak yapılması üzerine «ifaya ekli cezai şartın» istenebilmesi için Yasa'nın hükmünde açıkça belirtildiği üzere, «teslim» sırasında iş sahibinin cezai şart hakkını saklı tuttuğunu bildirmesi ve sözleşmeden dönülmemiş olması gerekir.
1-Davacı ... «mirasçıları» «ibraz» edilen 11/04/2014 tarihli “Temlikname” başlıklı belge ile dava konusu icra dosyasındaki alacağın tamamı ile görülen «itirazın iptali davası» sonunda kazanmış oldukları tüm hakları ...’e devretmişlerdir.
Borçlunun, «cezai şartı» tediye ile akitten «rücu» etmek hakkını ispat edebilmek salahiyeti mahfuzdur.” hükmü düzenlenmiş olup ilgili düzenleme uyarınca cezai şartı, kural olarak uygulama alanı itibariyle üç grupta toplamak mümkündür ve bunlar seçimlik ceza, «ifaya ekli ceza» ile dönme cezasıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12124 E. , 2014/19374 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 18/03/2014
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/03/2014 tarih ve 2011/572-2014/132 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında, çıkan anlaşmazlıkların çözümü için, 15/02/2008 tarihli protokol imzaladıklarını, işbu protokolün 3/e maddesine göre davalının davacıya 400.000,00 TL bedelli çeki 18/02/2008 tarihinde teslim etmeyi ve borcunu ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının bu yükümlülüğünü ihtarlarına rağmen yerine getirmediğini, protokol hükümlerini ihlal eden davalının protokolün 3/g maddesi gereğince de 500.000,00 TL cezai ödemesi gerektiği, toplam 900.000,00 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine başlattıkları icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının iradesinin doğru olarak protokole yansıtılmadığını, davacıya borcu olmadığını, aksine davalının, yapılan hisse devirleri uyarınca, davacıdan alacaklı olduğunu, protokol hükümlerini yerine getirdiğini savunarak davanın reddini ve %40 kötüniyet tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen 15/02/2008 tarihli protokolün 3/e maddesindeki çekin davalı tarafça düzenlenip davacıya teslim edilmediği sabit olup davalı tarafın bu yükümlülüğü yerine getirmeme gerekçesi olarak böyle bir borcu olmadığını savunduğu, oysa dava konusu protokolün 3/e maddesinin müstakilen hiçbir şarta bağlı olmaksızın davalıya bu yükümlülüğü getirdiği, protokolün 3/g maddesine göre bu yükümlülüğün davalı tarafından yerine getirilmeyişi nedeniyle davacının cezai şart alacağının da doğduğu,alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline ve asıl alacağın %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, sözleşmede kararlaştırılan çek bedelinin ve cezai şartın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Zaman itibariyle uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 158'inci maddesine göre akdin icra edilmemesi veya natamam olarak icrası halinde tediye edilmek üzere cezai şart kabul edilmiş ise, hilafına mukavele olmadıkça, alacaklı ancak ya akdin icrasını veya cezanın tediyesini isteyebilir, akdin muayyen zamanda veya meşrut mahalde icra edilmemesi halinde tediye olunmak üzere cezai şart kabul edilmiş ise, alacaklı hem akdin icrasını hem meşrut cezanın tediyesini talep edebilir.
Davacıların murisi ve davalı arasında düzenlenen protokolün 3/e maddesinde davalı R...' G..'in davacıların murisi M.. G..'e 400.000,00 TL tutarlı çeki, 18/02/2008 tarihinde vereceği, 3/g maddesinde de taraflardan herhangi birinin protokolle üstlendikleri yükümlülükleri yerine getirmediği takdirde, protokolü ihlal eden tarafın, 500.000,00 TL cezai şart ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Davalının, protokolün 3/e maddesinde belirtilen çeki davacıya vermediği ve çek bedelini de ödemediği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Ancak protokolün 3/e maddesinde kararlaştırılan cezai şartın ifa ile istenebilip istenmeyeceği hususunda mahkemece hiçbir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece davacıların murisi ve davalı arasında düzenlenen protokolde düzenlenen cezai şartın, yerine getirilmeyen edimle birlikte istenebilip istenemeyeceği hususunda, 818 sayılı BK'nın 158'inci maddesi de gözetilerek, bir değerlendirme yapılarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, bu hususta bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Kabule göre de; davalı cevap lahiyasında cezai şart miktarının çok yüksek olduğunu, bu nedenle mahfına neden olacağını savunmasına rağmen mahkemece cezai şartın, 818 sayılı BK'nın 161'inci maddesi gereğince tenkisi gerekip gerekmediği yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması da doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE , (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102145300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz