İhtiyati Haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8003 E. 2014/11376 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefaletin kapsamı↗ yaklaşık ispat↗ ticari kredi sözleşmesi↗ hesap kat↗ ticari kredi↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ i̇i̇k 257↗ müteselsil kefil↗ muacceliyet↗ ipotek↗ kefalet↗ olumsuz oy↗ genel kredi sözleşmesi↗ ihtiyati haciz↗ vade↗ kefil↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, ihtiyati haciz talebinde bulunan tarafça kredi sözleşmesi gereğince kredi bedelinin ödendiğine ve kredi sözleşmesi altındaki imzaların belirtilen şahıslara ait olduğuna ilişkin bir kayıt ve belge sunulmadığı, alacağın varlığının yargılama yapılmasını gerektirdiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine dair verilen karar ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin temyizi üzerine, ihtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, yaklaşık ispatın yeterli olduğu da dikkate alındığında, hesap kat ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilen borçlu kefil R.. E..’ın kefaletinin teminatını oluşturmak üzere alacaklı banka lehine ipotek tesis ettiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden banka vekili temyiz etmiştir.
1 - Talep, alacaklı banka ile asıl borçlu arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi kapsamında, müşterek borçlu ve müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili banka ile asıl borçlu N. Ö. arasında ticari kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi sözleşmesi hükümlerine aykırı davranılması nedeniyle muacceliyet ihtarnamelerinin borçlulara tebliğ edildiğini ileri sürmüş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, yukarıda değinilen gerekçe ile istemin reddine karar verilmiştir. İİK’nın 257/1 maddesi uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” hükmü düzenlenmiş ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması durumu, borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesine imkan tanımıştır. Bu hali ile alacağın rehinle temin edilmiş olması, borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmekte olup, somut olayda da borçlulardan R.. E.. ile M.. Ö.. tarafından, isteme konu kredi alacağının teminatını teşkil etmek üzere, alacaklı banka lehine, maliki oldukları taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edildiği anlaşılmaktadır. Buna karşın, Dairemiz yerleşik uygulaması ve değinilen kanun maddesinin açık anlatımı gereğince, tesis edilen ipoteğin, teminat altına aldığı borcun yanında, kefilin kefaletini de kapsaması gerekmektedir. Her ne kadar mahkeme karar gerekçesinde, borçlulardan R.. E.. tarafından verilen ipoteğin kendi kefaletini teminat altına aldığı yönünde açıklamalara yer verilmişse de dosya içeriğinde örneği bulunan ipotek resmi senetlerinde yapılan anlatımlar kapsamında, bu yönde bir açıklık bulunmamaktadır. Bu durumda adı geçenler tarafından verilen ipoteğin asıl borcun teminatını teşkil ettiği göz önüne alınmaksızın, istemin kabulü yerine reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
2 – Kabule göre de; borçlulardan R.. E.. tarafından verilen ipoteğin kendi şahsi kefaletini teminat altına aldığından bahisle istemin reddine karar verilmişse de adı geçen borçlunun söz konusu teminatının, diğer kefalet borçlularına olumlu ya da olumsuz bir etkisinin olmayacağı hususu değerlendirilmeksizin, istemin reddine karar verilmesi dahi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2828 E. 2015/4372 K.
Ortak:yaklaşık ispat · hesap kat · müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · vade · kefil
İncelediğiniz karardaMahkemece, «ihtiyati haciz» talebinde bulunan tarafça «kredi sözleşmesi» gereğince kredi bedelinin ödendiğine ve kredi sözleşmesi altındaki imzaların belirtilen şahıslara ait olduğuna ilişkin bir kayıt ve belge sunulmadığı, alacağın varlığının yargılama yapılmasını gerektirdiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine dair verilen karar ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin temyizi üzerine, ihtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilen borçlu «kefil» R..
1 - Talep, alacaklı banka ile asıl borçlu arasında düzenlenen «genel kredi sözleşmesi» kapsamında, müşterek borçlu ve «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkindir.
İİK’nın «257»/1 maddesi uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” hükmü düzenlenmiş ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması durumu, borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesine imkan tanımıştır.
Benzer bu karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden; alacaklı banka ile asıl borçlu ... arasında iki adet «kredi sözleşmesi» imzalandığı diğer borçluların bu sözleşmelerde «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalarının bulunduğu talep eden banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilip borçlulara «hesap kat ihtarının» gönderildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nın «ihtiyati haciz» koşullarını düzenleyen «257». maddesinde, «vadesi» gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir.
İhtiyati «haciz» taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gözetilerek, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarı · kat ihtarı · ihtar
Benzer bu karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden; alacaklı banka ile asıl borçlu ... arasında iki adet «kredi sözleşmesi» imzalandığı diğer borçluların bu sözleşmelerde «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalarının bulunduğu talep eden banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilip borçlulara «hesap kat ihtarının» gönderildiği anlaşılmaktadır.
-
İhtiyati Haciz Talebi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17245 E. 2013/23013 K.
Ortak:yaklaşık ispat · hesap kat · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · vade · kefil · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, «ihtiyati haciz» talebinde bulunan tarafça «kredi sözleşmesi» gereğince kredi bedelinin ödendiğine ve kredi sözleşmesi altındaki imzaların belirtilen şahıslara ait olduğuna ilişkin bir kayıt ve belge sunulmadığı, alacağın varlığının yargılama yapılmasını gerektirdiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine dair verilen karar ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin temyizi üzerine, ihtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilen borçlu «kefil» R..
1 - Talep, alacaklı banka ile asıl borçlu arasında düzenlenen «genel kredi sözleşmesi» kapsamında, müşterek borçlu ve «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkindir.
İİK’nın «257»/1 maddesi uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” hükmü düzenlenmiş ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması durumu, borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesine imkan tanımıştır.
Benzer bu karardaİİK'nın «ihtiyati haciz» koşullarını düzenleyen «257». maddesinde, «vadesi» gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir.
İhtiyati «haciz» taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığından İİK 68/b-3, «265» ve TBK 586. maddesi uyarınca ihtiyati haciz şartları oluştuğu kabul edilerek, ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması g …
Mahkemece, «ihtiyati haciz» talebinde bulunan tarafça «kredi sözleşmesi» gereğince kredi bedelinin ödendiğine ve kredi sözleşmesi altındaki imzaların belirtilen şahıslara ait olduğuna ilişkin bir kayıt ve belge sunulmadığı, alacağın varlığının yargılama yapılmasını gerektirdiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarı · kat ihtarı · i̇i̇k 265 · ihtar
Benzer bu karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, alacaklı banka ile ... arasında imzalanmış bulunan ve karşı tarafın da «kefil» sıfatıyla imzaladığı «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
İhtiyati «haciz» taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığından İİK 68/b-3, «265» ve TBK 586. maddesi uyarınca ihtiyati haciz şartları oluştuğu kabul edilerek, ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması g …
-
İhtiyati Haciz Talebi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17244 E. 2013/23014 K.
Ortak:yaklaşık ispat · hesap kat · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · vade · kefil · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, «ihtiyati haciz» talebinde bulunan tarafça «kredi sözleşmesi» gereğince kredi bedelinin ödendiğine ve kredi sözleşmesi altındaki imzaların belirtilen şahıslara ait olduğuna ilişkin bir kayıt ve belge sunulmadığı, alacağın varlığının yargılama yapılmasını gerektirdiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine dair verilen karar ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin temyizi üzerine, ihtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilen borçlu «kefil» R..
1 - Talep, alacaklı banka ile asıl borçlu arasında düzenlenen «genel kredi sözleşmesi» kapsamında, müşterek borçlu ve «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkindir.
İİK’nın «257»/1 maddesi uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” hükmü düzenlenmiş ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması durumu, borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesine imkan tanımıştır.
Benzer bu karardaİİK'nın «ihtiyati haciz» koşullarını düzenleyen «257». maddesinde, «vadesi» gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir.
İhtiyati «haciz» taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığından İİK'nın 68/b-3, «265» ve TBK 586. maddesi uyarınca ihtiyati haciz şartları oluştuğu kabul edilerek, ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması g …
Mahkemece, «ihtiyati haciz» talebinde bulunan tarafça «kredi sözleşmesi» gereğince kredi bedelinin ödendiğine ve kredi sözleşmesi altındaki imzaların belirtilen şahıslara ait olduğuna ilişkin bir kayıt ve belge sunulmadığı, alacağın varlığının yargılama yapılmasını gerektirdiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarı · kat ihtarı · i̇i̇k 265 · ihtar
Benzer bu karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, alacaklı banka ile asıl borçlu şirket arasında imzalanmış bulunan ve karşı tarafın da «kefil» sıfatıyla imzaladığı «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
İhtiyati «haciz» taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığından İİK'nın 68/b-3, «265» ve TBK 586. maddesi uyarınca ihtiyati haciz şartları oluştuğu kabul edilerek, ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması g …
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1134 E. 2013/3398 K.
Ortak:yaklaşık ispat · hesap kat · i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · vade · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, «ihtiyati haciz» talebinde bulunan tarafça «kredi sözleşmesi» gereğince kredi bedelinin ödendiğine ve kredi sözleşmesi altındaki imzaların belirtilen şahıslara ait olduğuna ilişkin bir kayıt ve belge sunulmadığı, alacağın varlığının yargılama yapılmasını gerektirdiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine dair verilen karar ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin temyizi üzerine, ihtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilen borçlu «kefil» R..
İİK’nın «257»/1 maddesi uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” hükmü düzenlenmiş ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması durumu, borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesine imkan tanımıştır.
1 - Talep, alacaklı banka ile asıl borçlu arasında düzenlenen «genel kredi sözleşmesi» kapsamında, müşterek borçlu ve «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve tüm kanıtlara göre, taleple «ibraz» edilen «kredi sözleşmesi» ve hesabın kat edildiğine ilişkin belgelerin borcun «kesin» olarak ödenmediğini delili olmadığı, «ihtiyati haciz» isteyenin bu aşamada alacaklı olduğunu ve bu alacağın «muaccel» olduğunu sunduğu belgelerle kesin olarak ispatlayamadığı ve ihtiyati haczin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
İİK'nun «ihtiyati haciz» koşullarını düzenleyen «257». maddesinde, «vadesi» gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir.
İhtiyati «haciz» taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmayıp, mahkemece yazılı gerekçeyle talebin reddedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarı · kat ihtarı · ihtar · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, alacaklı banka ile karşı taraf arasında imzalanmış bulunan «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
Mahkemece iddia ve tüm kanıtlara göre, taleple «ibraz» edilen «kredi sözleşmesi» ve hesabın kat edildiğine ilişkin belgelerin borcun «kesin» olarak ödenmediğini delili olmadığı, «ihtiyati haciz» isteyenin bu aşamada alacaklı olduğunu ve bu alacağın «muaccel» olduğunu sunduğu belgelerle kesin olarak ispatlayamadığı ve ihtiyati haczin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8481 E. 2014/11431 K.
Ortak:yaklaşık ispat · hesap kat · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · vade · kefil · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, «ihtiyati haciz» talebinde bulunan tarafça «kredi sözleşmesi» gereğince kredi bedelinin ödendiğine ve kredi sözleşmesi altındaki imzaların belirtilen şahıslara ait olduğuna ilişkin bir kayıt ve belge sunulmadığı, alacağın varlığının yargılama yapılmasını gerektirdiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine dair verilen karar ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin temyizi üzerine, ihtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilen borçlu «kefil» R..
1 - Talep, alacaklı banka ile asıl borçlu arasında düzenlenen «genel kredi sözleşmesi» kapsamında, müşterek borçlu ve «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkindir.
İİK’nın «257»/1 maddesi uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” hükmü düzenlenmiş ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması durumu, borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesine imkan tanımıştır.
Benzer bu karardaİİK'nın «ihtiyati haciz» koşullarını düzenleyen «257». maddesinde, «vadesi» gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir.
İhtiyati «haciz» taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığından ihtiyati haciz şartları oluştuğu kabul edilerek, ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Ö..'in de «kefil» sıfatıyla imzaladığı gayrinakdi «çek» «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarı · kat ihtarı · ihtar · çek
Benzer bu karardaÖ..'in de «kefil» sıfatıyla imzaladığı gayrinakdi «çek» «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10001 E. 2015/9695 K.
Ortak:yaklaşık ispat · hesap kat · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · vade · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, «ihtiyati haciz» talebinde bulunan tarafça «kredi sözleşmesi» gereğince kredi bedelinin ödendiğine ve kredi sözleşmesi altındaki imzaların belirtilen şahıslara ait olduğuna ilişkin bir kayıt ve belge sunulmadığı, alacağın varlığının yargılama yapılmasını gerektirdiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine dair verilen karar ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin temyizi üzerine, ihtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilen borçlu «kefil» R..
İİK’nın «257»/1 maddesi uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” hükmü düzenlenmiş ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması durumu, borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesine imkan tanımıştır.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden banka vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaAncak, İİK'nın «ihtiyati haciz» koşullarını düzenleyen «257». maddesinde, «vadesi» gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir.
İhtiyati «haciz» taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığından mahkemece yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, «ihtiyati haciz» talep eden ile karşı taraf arasındaki hukuki ilişkide talep edenin İİK'nın «257». m. anlamında para borcunun alacaklısı olup olmadığı hususunun yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için talep dilekçesi ekinde sunulan be …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarı · kat ihtarı · ihtar · taahhütname
Benzer bu karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, alacaklı banka ile karşı taraf arasında imzalanmış bulunan genel kredi «taahhütnamesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçluya «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
Talep, genel kredi «taahhütnamesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/467 E. 2014/1337 K.
Ortak:yaklaşık ispat · hesap kat · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · vade · kefil · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, «ihtiyati haciz» talebinde bulunan tarafça «kredi sözleşmesi» gereğince kredi bedelinin ödendiğine ve kredi sözleşmesi altındaki imzaların belirtilen şahıslara ait olduğuna ilişkin bir kayıt ve belge sunulmadığı, alacağın varlığının yargılama yapılmasını gerektirdiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine dair verilen karar ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin temyizi üzerine, ihtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilen borçlu «kefil» R..
1 - Talep, alacaklı banka ile asıl borçlu arasında düzenlenen «genel kredi sözleşmesi» kapsamında, müşterek borçlu ve «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkindir.
İİK’nın «257»/1 maddesi uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” hükmü düzenlenmiş ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması durumu, borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesine imkan tanımıştır.
Benzer bu karardaİhtiyati «haciz» taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, ayrıca «kefiller» yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586/1. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gerektiğinden mahkemece yazılı gerekçeyle talebin reddedilmesi doğru o …
Mahkemece, dosya kapsamına göre; «ihtiyati haciz» talebinde bulunan tarafın «kredi sözleşmesi» gereğince kredi bedelini ödediğine ve kredi sözleşmesi altındaki imzaların belirtilen şahıslara ait olduğuna ilişkin bir kayıt ve belge sunmadığı, şahısların eğer kredi borcu varsa, kredi borçlarını ödeyip ödemediğinin tespitinin mümkün olmadığı, öte yandan kredi borçlusu olduğu belirlenen şahıslara «hesap kat ihtarının tebliği» halinde, belirtilen belgenin ve kredi alacağının ancak İİK'nın 68/b maddesinde belirtilen nitelikte ve «itirazın kaldırılmasını» sağlayıcı bir belge halini alacağı, bu halde dahi alacaklı tarafın sadece ilamsız icra yoluna başvurabileceği ve borçlunun itirazı halinde icra takibinin kendiliği …
Kararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itirazın kaldırılması · hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · kat ihtarı · ihtar
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre; «ihtiyati haciz» talebinde bulunan tarafın «kredi sözleşmesi» gereğince kredi bedelini ödediğine ve kredi sözleşmesi altındaki imzaların belirtilen şahıslara ait olduğuna ilişkin bir kayıt ve belge sunmadığı, şahısların eğer kredi borcu varsa, kredi borçlarını ödeyip ödemediğinin tespitinin mümkün olmadığı, öte yandan kredi borçlusu olduğu belirlenen şahıslara «hesap kat ihtarının tebliği» halinde, belirtilen belgenin ve kredi alacağının ancak İİK'nın 68/b maddesinde belirtilen nitelikte ve «itirazın kaldırılmasını» sağlayıcı bir belge halini alacağı, bu halde dahi alacaklı tarafın sadece ilamsız icra yoluna başvurabileceği ve borçlunun itirazı halinde icra takibinin kendiliği …
Somut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, alacaklı banka ile karşı taraf arasında imzalanmış bulunan «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4351 E. 2015/6261 K.
Ortak:yaklaşık ispat · hesap kat · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · vade · kefil
İncelediğiniz karardaMahkemece, «ihtiyati haciz» talebinde bulunan tarafça «kredi sözleşmesi» gereğince kredi bedelinin ödendiğine ve kredi sözleşmesi altındaki imzaların belirtilen şahıslara ait olduğuna ilişkin bir kayıt ve belge sunulmadığı, alacağın varlığının yargılama yapılmasını gerektirdiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine dair verilen karar ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin temyizi üzerine, ihtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, «hesap kat» ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilen borçlu «kefil» R..
1 - Talep, alacaklı banka ile asıl borçlu arasında düzenlenen «genel kredi sözleşmesi» kapsamında, müşterek borçlu ve «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkindir.
İİK’nın «257»/1 maddesi uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” hükmü düzenlenmiş ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması durumu, borçlu hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesine imkan tanımıştır.
Benzer bu karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden; alacaklı banka ile asıl borçlu arasında Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı, hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istenenin bu sözleşmede «müteselsil kefil» sıfatıyla imzasının bulunduğu, (alacaklı) bankanın hesabı kat ettiği ve «hesap kat» ihtarında alacak miktarını gösterdiği anlaşılmaktadır.
İhtiyati «haciz» taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu da dikkate alındığında, ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için (alacaklı) bankanın «ihtiyati haciz» talep etmesinde kural olarak yasaya aykırı bir yön bulunmadığının gözetilmesi, İİK'nın «257»/1'inci maddesi uyarınca ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken alacağın likit olmadığı g …
İİK'nın «257»/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8003 E. , 2014/11376 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ÇAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 03/03/2014
NUMARASI 2014/12-2014/22 D.İŞ.
Çan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/03/2014 tarih ve 2014/12-2014/22 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili banka ile N. Ö. arasında ticari kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi sözleşme hükümlerine aykırı davranılması nedeniyle muacceliyet ihtarnamelerinin borçlulara tebliğ edildiğini ileri sürerek, 68.850,00 TL borca karşılık borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, ihtiyati haciz talebinde bulunan tarafça kredi sözleşmesi gereğince kredi bedelinin ödendiğine ve kredi sözleşmesi altındaki imzaların belirtilen şahıslara ait olduğuna ilişkin bir kayıt ve belge sunulmadığı, alacağın varlığının yargılama yapılmasını gerektirdiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine dair verilen karar ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin temyizi üzerine, ihtiyati haciz taleplerinde tam bir ispatın aranmasının gerekmediği, yaklaşık ispatın yeterli olduğu da dikkate alındığında, hesap kat ihtarında belirtilen ve ödenmediği ileri sürülen alacak tutarı için alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebinde bulunmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilen borçlu kefil R..
E..’ın kefaletinin teminatını oluşturmak üzere alacaklı banka lehine ipotek tesis ettiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden banka vekili temyiz etmiştir.
1 - Talep, alacaklı banka ile asıl borçlu arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi kapsamında, müşterek borçlu ve müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili banka ile asıl borçlu N. Ö. arasında ticari kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi sözleşmesi hükümlerine aykırı davranılması nedeniyle muacceliyet ihtarnamelerinin borçlulara tebliğ edildiğini ileri sürmüş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, yukarıda değinilen gerekçe ile istemin reddine karar verilmiştir. İİK’nın 257/1 maddesi uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” hükmü düzenlenmiş ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması durumu, borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesine imkan tanımıştır.
Bu hali ile alacağın rehinle temin edilmiş olması, borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmekte olup, somut olayda da borçlulardan R.. E.. ile M.. Ö.. tarafından, isteme konu kredi alacağının teminatını teşkil etmek üzere, alacaklı banka lehine, maliki oldukları taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edildiği anlaşılmaktadır. Buna karşın, Dairemiz yerleşik uygulaması ve değinilen kanun maddesinin açık anlatımı gereğince, tesis edilen ipoteğin, teminat altına aldığı borcun yanında, kefilin kefaletini de kapsaması gerekmektedir. Her ne kadar mahkeme karar gerekçesinde, borçlulardan R.. E.. tarafından verilen ipoteğin kendi kefaletini teminat altına aldığı yönünde açıklamalara yer verilmişse de dosya içeriğinde örneği bulunan ipotek resmi senetlerinde yapılan anlatımlar kapsamında, bu yönde bir açıklık bulunmamaktadır.
Bu durumda adı geçenler tarafından verilen ipoteğin asıl borcun teminatını teşkil ettiği göz önüne alınmaksızın, istemin kabulü yerine reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
2 – Kabule göre de; borçlulardan R.. E.. tarafından verilen ipoteğin kendi şahsi kefaletini teminat altına aldığından bahisle istemin reddine karar verilmişse de adı geçen borçlunun söz konusu teminatının, diğer kefalet borçlularına olumlu ya da olumsuz bir etkisinin olmayacağı hususu değerlendirilmeksizin, istemin reddine karar verilmesi dahi doğru görülmemiş kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün alacaklı yararına BOZULMASINA, 13.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102141000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz