6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Terkin edilen şirketin ihyasında eksik araştırma nedeniyle kaldırma

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/743 E. 2022/690 K. · · İlk derece: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalHak düşürücü süreusul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketlerŞirketin ihyası

Gerekçe özeti

TTK Geçici 7. madde uyarınca sicilden resen terkin edilen bir şirketin ihyası talep edildiğinde, terkin işleminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının (özellikle şirkete ve yetkili temsilcisine ayrı ayrı ihtar tebliğ edilip edilmediğinin) Ticaret Sicili Müdürlüğünden evrak getirtilerek araştırılması gerekir; şirketin yetkilisine tebliğ edilmeden doğrudan ilan suretiyle yapılan ihtar usule uygun sayılmaz. Ayrıca ihya kararı verilse de münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından tasfiye memuru atanmalı ve şirket alacaklıları/hukuki menfaati bulunanların 5 yıllık hak düşürücü süre içinde başvuru yapıp yapmadıkları, hak düşürücü süreyi kesen bir işlem olup olmadığı belirlenmelidir. Bu hususlar araştırılmadan, delillerin tam toplanmadığı bir dosyada hüküm kurulması doğru değildir.

Ele alınan sorunlar

Terkin işleminin usulüne uygunluğunun araştırılmamış olması → kabul

İddia: Davalı vekili, müvekkili tarafından yapılan terkin işleminin TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükümlerine uygun olduğunu, mahkemece şirketin sicil dosyasının yeterince incelenmediğini ve terkin işleminin hukuka aykırı kabul edilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: İlk derece mahkemesince terkin evrakları getirtilmediğinden, re'sen terkin işleminin hangi sebebe dayalı yapıldığı ve Ticaret Sicil Müdürlüğünün terkin işlemi öncesinde şirket tüzel kişiliğine ve temsile yetkili kişilere ayrı ayrı ihtar yapıp yapmadığı belirlenememektedir. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca, sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete yapılacağı düzenlenmiş olup, şirketin yetkilisine tebliğ edilmeden doğrudan Ticaret Sicili Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule uygun kabul edilemez. Ticaret Sicili Müdürlüğünden terkin işlemi ve yapılan tebliğler getirtilerek terkinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının araştırılması gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İhya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanmasının gerekliliği → kabul

İddia: Davalı vekili, şirketin münfesih olmasına rağmen ihyasına karar verilirken tasfiye memuru atanmamasının doğru olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Asgari sermaye şartının süresinde yerine getirilmemesi nedeniyle münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından, tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebilir. 6102 sayılı TTK'nın 7/15. maddesi uyarınca sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü terkin işlemi Geçici 7. madde uyarınca yapılsa da münfesih şirkete ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Bu husus re'sen dikkate alınmalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

5 yıllık hak düşürücü sürenin belirlenmesi gerekliliği → kabul

Gerekçe: 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Eldeki davada ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği tarihten itibaren 5 yıldan fazla süre geçmiş ise de, davalının TTK'nun Geçici 7. maddesi kapsamında temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere sicildeki adreslerine ihtarat yapıldığına ilişkin tebligat bulunup bulunmadığı, iş mahkemesindeki davanın hak düşürücü süre dolmadan açılıp açılmadığı dikkate alınmadan, 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanıp uygulanmayacağı belirlenmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

TTK Geçici 7. madde kapsamında resen terkin edilen şirketlerin ihyası davalarında, terkin öncesi ihtarın usulüne uygunluğunun araştırılması, ihya ile birlikte tasfiye memuru atanması gerekliliği ve 5 yıllık hak düşürücü sürenin belirlenmesi gerekliliği konularında yol gösterici niteliktedir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak şirketin sicilden silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası resen terkin münfesih şirket tasfiye memuru hak düşürücü süre ihtar usulü TTK Geçici 7. madde

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/743

KARAR NO 2022/690

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/12/2021

NUMARASI 2021/487 Esas 2021/927 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/05/2022

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; dava dışı ... Ticaret Limited Şirketi'nin tarafı bulunduğu Eskişehir 3. İş Mahkemesi'nin 2021/56 E. Sayılı dosyasında yargılama devam ederken, davalı tarafça şirketin sicilden resen terkin edildiğini, bu hususun yargılama sırasında ortaya çıktığını ve mahkemece ihya için kendilerine süre verildiğini beyanla, terkin işleminin iptaline ve şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkilinin 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu, davalı şirketin yasal ihtara rağmen sermaye artırımında bulunmadığını, müvekkilinin yasal hasım konumunda olduğunu belirterek, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, TTK'nun geçici 7/2 maddesi uyarınca, resen terk işleminin yapılabilmesi için, şirketin ve yetkili temsilcilerin bilinen son adreslerine ihtarat gönderilmesinin gerektiği, davalı tarafça buna uyulmadan ilan ile yetinilerek terkin işleminin yapıldığı, bu hususun usulsüz olduğu, davacı tarafın davasının haklı olup derdest iş mahkemesi dosyası ile sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına karar vermek ve yargılama giderinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalıya yükletilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, ...nün ... sicil numarasında kayıtlı iken resen terkin edilen ... Ticaret Ltd. Şti’nin Eskişehir 3. İş Mahkemesinin 2021/56 E. Sayılı dosyası yönünden geçerli olmak üzere ihyasına, önceki yetkililerin bu dosya yönünden şirketi temsil yetkilerinin devamına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; müvekkili tarafından yapılan terkin işleminin kanuna uygun olduğunu, bu nedenle müvekkili aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin doğru olmadığını, mahkemece şirketin sicil dosyasının yeterince incelenmediğini, mahkemece terkin işleminin hukuka aykırı kabul edilmesinin doğru olmadığını, davacı tarafça da terkin işleminin hukuka aykırı olduğunun ileri sürülmediğini, bu nedenle müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, ayrıca şirketin münfesih olmasına rağmen ihyasına karar verilirken tasfiye memuru atanmamasının da doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; TTK'nın geçici 7. Maddesine göre sicilden terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası talebine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta ihyası talep edilen şirketin 6103 Sayılı Kanun'un 20. Maddesinde öngörülen sürede sermaye artırımını gerçekleştirmeyerek münfesih hale geldiği ileri sürülmekte ise de ilk derece mahkemesince terkin evrakları getirtilmediğinden re'sen terkin işleminin hangi sebebe dayalı yapıldığı; Ticaret Sicil Müdürlüğünün terkin işlemi yapılmadan evvel şirket tüzel kişiliğine ve şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ayrı ayrı ihtar yapılıp yapılmadığı belirlenememektedir. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7.4 fıkrasının "a" bendinde; kapsam dâhilindeki şirketlerin sicilde kayıtlı son adreslerine ve şirketi temsile yetkili kişilere bir ihtar yollanacağı, ihtarın, ilan edilmek üzere Ticaret Sicili Gazetesine aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren 30.günün akşamı itibarıyla, TK hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği düzenlenmiştir.

Ticaret sicili müdürlüklerince; sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete yapılacağı düzenlenmiş olup, şirketin yetkilisine tebliğ edilmeden doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule uygun kabul edilemez. Diğer taraftan geçici 10. madde gözetildiğinde asgari sermaye şartının süresinde yerine getirilmemesi nedeniyle münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verilebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 7/15. maddesi uyarınca sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü terkin işlemi TTK'nın Geçici 7.

maddesi uyarınca yapılsa da münfesih şirkete ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Bu husus re'sen dikkate alınmalıdır. 6102 Sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplerle dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilirler. Eldeki dava ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği 07/07/2014 tarihinden itibaren 5 yıldan fazla süre geçmiş ise de, davalı ...'nün TTK'nun Geçici 7. maddesi kapsamında; sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere yapılacak ihtarın ihyası istenen şirketin temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda ihtarat yapıldığına ilişkin tebligat bulunup bulunmadığı, İş mahkemesindeki davanın hak düşürücü süre dolmadan açılıp açılmadığı dikkate alınmadan, 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanıp uygulanmayacağı belirlenmeden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Ayrıca; Ticaret Sicili Müdürlüğünden terkin işlemi ve yapılan tebliğler getirtilerek terkinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, yargı gideri ve vekalet ücreti takdirinde bu husus göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca şirketin münfesih bulunduğu da gözetilerek şirkete tasfiye memuru atanmalıdır. Açıklanan nedenlerle hükme tesir edecek derecede delillerin toplanıp değerlendirilmediği sonucuna varılmakla davalı vekilinin istinaf sebebleri yerinde olduğundan kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2021 Tarih 2021/487 Esas 2021/927 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Davalı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/05/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102120 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.