Derdest dava sona ermeden terkin edilen şirketin ek tasfiye için ihyası
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/868 E. 2022/693 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Derdest bir dava mevcutken şirketin tasfiyesinin sonlandırılıp sicilden terkin edilmesi, davacının derdest davadaki hakkının sona erdiği anlamına gelmez; TTK 547 uyarınca ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması zorunluluğu bulunuyorsa, hukuki yararı bulunan ilgililerin talebiyle şirketin yeniden tescili ve tasfiye memuru atanması gerekir. Derdest dava tarihinden sonra usulsüz şekilde gerçekleştirilen terkin işlemi nedeniyle açılan ihya davasının yargılama giderinden, terkine sebebiyet veren tasfiye memuru sorumlu tutulur.
Ele alınan sorunlar
Şirketin TTK 547 uyarınca ihyası ve tasfiye memuru atanması → ret
İddia: Davalı tasfiye memuru, tasfiye işlemlerinin TTK 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği hükümlerine uygun yapıldığını, ilan sürelerinde alacağın bildirilmesi gerektiğini, tasfiye tarihinde muaccel alacak bulunmadığını ve davanın reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 547. maddesi uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahibi veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir; mahkeme istemi yerinde bulursa ek tasfiye için yeniden tescile ve bu işlemleri yapacak tasfiye memuru atanmasına karar verir. Şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi, tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmasına bağlıdır. Dosyada, şirketin tasfiyesinin sona erdiğinin 19/07/2018 tarihinde tescil edildiği ve bu tarihte sicil kaydının terkin edildiği, ancak şirketin İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/856 esas sayılı dosyasında davalı olarak yer aldığı ve bu davanın tasfiye kararı alınmadan ve tasfiye sonlandırılmadan önce 23/08/2016 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davacının açtığı davanın sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır. Derdest bir dava mevcutken tasfiyenin sonlandırılması, davacının hakkının sona erdiği şeklinde yorumlanamaz. Bu nedenle TTK 547 gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu sonucuna varılmış, şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yargılama giderinin tasfiye memuruna yükletilmesi → ret
İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, üzerine düşen tüm hukuki yükümlülükleri yerine getirdiğini ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğini ileri sürerek yargılama giderinden sorumlu tutulmasına karşı çıkmıştır.
Gerekçe: Şirket aleyhine açılan ve devam eden dava dosyasının açılış tarihi (23/08/2016) itibariyle şirketin tasfiye memuru tarafından usulsüz olarak terkin edildiği, dolayısıyla işbu ihya davasının açılmasına davalı tasfiye memurunun sebebiyet verdiği kabul edilerek, HMK 326. madde gereği yargılama giderinden tasfiye memurunun sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiştir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Derdest bir davası bulunan şirketin tasfiyesinin sonlandırılıp terkin edilmesi halinde, TTK 547 uyarınca ek tasfiye işlemlerinin tamamlanması amacıyla ihya talebinde hukuki yarar bulunduğuna ve usulsüz terkine sebebiyet veren tasfiye memurunun yargılama giderinden sorumlu tutulacağına ilişkin tespiti nedeniyle emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Derdest bir davanın sonlandırılabilmesi için terkin edilmiş şirketin ihyasında hukuki yarar bulunması
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası↗ ek tasfiye↗ tasfiye memuru↗ ticaret sicilinden terkin↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/868
KARAR NO 2022/693
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 09/03/2022
NUMARASI 2021/790 Esas 2022/164 Karar
DAVA
Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/05/2022
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirketçe ... Ltd. Şti., ... ve davalı tasfiye memuru ... aleyhine İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/856 Esas sayılı dosyası ile alacak ve tazminat davası açıldığını, dava süreci devam ederken davalı şirketin tasfiye sürecine girdiği ve ...'nin tasfiye memuru olarak atandığı ve sonrasında sicilden terkin ediliğinin görüldüğünü, derdest davada taraf teşkilinin sağlanması ve yargılama sonucu yapılması gereken işlemlerin yapılabilmesi için Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti'nin ihyası gerektiğini, mahkemece dava açmaları için yetki ve süre verildiğini, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ... sicil numarası ile kayıtlı iken tasfiye kapanışı yapılarak terkin edilen Tasfiye Halinde ...
Ltd. Şti. 'nin tüzel kişiliğinin İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/856 E. sayılı dosyası nedeniyle ihyası ile ticaret siciline tesciline, ek tasfiye işlemlerinin yapılması bakımından son tasfiye memurunun atanmasına, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı tasfiye memuru ...'ye yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
1-Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili; müvekkilinin TTK'nun 32 maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği 34 maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, müvekkil yönünden açılan davanın reddine ve müvekkili aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davalı tasfiye memuru vekili; tasfiye işlemlerinin TTK'nun 32 maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin ilgili maddeleri uyarınca hukuka uygun olarak yapıldığını, ilan sürelerinde alacağın bildirilmesi gerektiğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm hukuki yükümlülükleri yerine getirdiğini, tasfiye tarihinde herhangi bir muaccel alacağın bulunmadığını ileri sürerek , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken 19/07/2018 tarihinde şirketin tasfiyesinin sona erdiğinden sicilden terkin edilen "Tasfiye Halinde ... Ticaret Limited Şirketi" 'nin İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/856 Esas sayılı dava dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olarak ek tasfiye için TTK 547. maddesi uyarınca işlemler sonuçlanıncaya kadar Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden tesciline, davalı ticaret sicil müdürlüğü yasal hasım olup, şirketin sicilden terkin tarihi nazara alındığında şirket aleyhine açılan ve devam eden dava dosyasının açılış tarihinin 23/08/2016 tarihi itibariyle tasfiye memuru tarafından usulsüz olarak terkin edildiği dolayısıyla iş bu davanın açılmasına davalı tasfiye memurunun sebebiyet verdiği gerekçesiyle yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalı tasfiye memurunun sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı tasfiye memuru vekili; tasfiye işlemlerinin TTK'nun 32 maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin ilgili maddeleri uyarınca hukuka uygun olarak yapıldığını, ilan sürelerinde alacağın bildirilmesi gerektiğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm hukuki yükümlülükleri yerine getirdiğini, tasfiye tarihinde herhangi bir muaccel alacağın bulunmadığını, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/856 Esas sayılı dava dosyasına davacı tarafından sunulan fotokopi sözleşme içeriğine göre davacının bu şirketin faaliyetini sonlandırmasını talep ettiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği 19/07/2018 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği, Tasfiye Halinde ...
Ltd. Şti'nin İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/856 esas sayılı dosyasında davalı olarak bulunduğu, davanın tasfiye kararı alınmadan ve tasfiye sonlandırılmadan evvel 23/08/2016 tarihinde açıldığı, davacının açtığı davanın sonlandırılabilmesi için ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamından; TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.Derdest dava var iken tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle davacının hakkının sona erdiği kabul edilemeyecektir. Bu nedenlerle şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına, HMK 326 gereği aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/05/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102118 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi