Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13935 E. 2010/5544 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket ortağı↗ kefalet↗ temerrüt faizi↗ limited şirket↗ ek tasfiye↗ temerrüt↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “şirket ortağının şirket harcamaları için kendi hesabından yaptığı ödemeleri kendi adına açtığı davayla isteme hakkının olduğu, davalı şirketin tasfiye halinde bulunması nedeniyle şirket aleyhine açılan davanın tasfiye memurluğuna yöneltilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalı şirketten 15.139 YTL alacaklı olduğu gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak 11.000 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının ortağı olduğu limited şirkete verdiği borç paranın diğer ortak olan davalı gerçek kişi ile şirketten tahsili istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma kararı üzerine davalı şirketi tasfiye memurları davada temsil etmiştir.
Davacı tarafın iddialarının niteliği ve davada şirketin de taraf olmasına göre bir sermaye şirketi olan limited şirketin ortağı olan davalı ...’ın böyle bir davada hasım olması mümkün değildir. Zira davalı ...’ın şirkete verildiği kabul edilen borçtan dolayı şahsi bir kefaletinin veya sorumluluğunun varlığı iddia ve ispat edilemediğine göre adı geçen davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12961 E. 2012/19748 K.
Ortak:ek tasfiye
İncelediğiniz kararda… len karar Dairemizce “şirket ortağının şirket harcamaları için kendi hesabından yaptığı ödemeleri kendi adına açtığı davayla isteme hakkının olduğu, davalı şirketin «tasfiye» halinde bulunması nedeniyle şirket aleyhine açılan davanın tasfiye memurluğuna yöneltilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalı şirketten 15.139 YTL alacaklı olduğu gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak 11.000 YTL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davacının ortağı olduğu «limited şirkete» verdiği borç paranın diğer ortak olan davalı gerçek kişi ile şirketten tahsili istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma kararı üzerine davalı şirketi «tasfiye» memurları davada «temsil» etmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, şirket ihyasına ilişkin davada «husumetin» yöneltildiği ve «sicilden terkin» olunan şirketin «tasfiye» işlemlerini gerçekleştiren davalı «tasfiye memuru» aleyhine avukatlık ücretine ve «yargılama giderlerine» hükmedilmesi gerekirken bu hususta bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan bu gerekçe itibariyle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal hasım · şirketin tasfiyesi · sicilden terkin · tazminat davası · ihya · tasfiye memuru · yargılama gideri · terkin
Benzer bu karardaİş Mahkemesine 2007/162 E. sayılı dosyası ile maddi ve manevi «tazminat davası» açtığı, ancak davalı «şirketin tasfiyeye» girdiği ve tasfiyesinin tamamlanarak «sicilden terkin» edildiği, davacının açılan davayı yürütebilmesi için davalı şirketin açılan davayla sınırlı olmak üzere «ihya» edilmesinin kanuni gereklilik olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Ancak, şirket ihyasına ilişkin davada «husumetin» yöneltildiği ve «sicilden terkin» olunan şirketin «tasfiye» işlemlerini gerçekleştiren davalı «tasfiye memuru» aleyhine avukatlık ücretine ve «yargılama giderlerine» hükmedilmesi gerekirken bu hususta bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan bu gerekçe itibariyle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı ... memurluğunun bu davada «yasal hasım» bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1200 E. 2012/7046 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden terkin · yasal hasım · ticaret sicili tescili · yargılama giderleri · ihya · tüzel kişilik · ticaret sicili · terkin
Benzer bu karardaTüzel kişiliğin kazanılmasının «ticaret siciline tescil» ile mümkün olmasına göre ticaret sicil memurluğu «tüzel kişiliğin» ihyasına ilişkin davalarda «yasal hasım» konumunda bulunmaktadır.
Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketin yeniden «ihyası» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin usulüne uygun olarak tasfiyesinin tamamlandığı ve «ticaret sicilinden terkin» edildiği, şirketin yeniden ihyasına karar verilmesine engel bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
Şti.'nin yeniden «ihyası» ile «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/13935 E. , 2010/5544 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Yalova Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yalova Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.10.2008 tarih ve 2008/76-2008/380 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...’ın davalı şirketin ortakları olduğunu, 17.08.1999 tarihli deprem sonrası diğer ortağın yargılandığını ve bu sürede şirkete hiçbir katkısı olmadığını, müvekkilinin kendi özel hesabından şirket adına harcamalar yaptığını ileri sürerek, bu miktarın tespiti ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, şirketin iki ortaklı olup her iki ortağın da şirketi temsile yetkili olduğunu, davacının tespit ve eda davasını birlikte açamayacağı gibi davacının varsa alacağının ancak tasfiye payından alabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket adına dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davaya yanıt verilmemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “şirket ortağının şirket harcamaları için kendi hesabından yaptığı ödemeleri kendi adına açtığı davayla isteme hakkının olduğu, davalı şirketin tasfiye halinde bulunması nedeniyle şirket aleyhine açılan davanın tasfiye memurluğuna yöneltilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalı şirketten 15.139 YTL alacaklı olduğu gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak 11.000 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının ortağı olduğu limited şirkete verdiği borç paranın diğer ortak olan davalı gerçek kişi ile şirketten tahsili istemine ilişkin olup, Dairemizin bozma kararı üzerine davalı şirketi tasfiye memurları davada temsil etmiştir.
Davacı tarafın iddialarının niteliği ve davada şirketin de taraf olmasına göre bir sermaye şirketi olan limited şirketin ortağı olan davalı ...’ın böyle bir davada hasım olması mümkün değildir. Zira davalı ...’ın şirkete verildiği kabul edilen borçtan dolayı şahsi bir kefaletinin veya sorumluluğunun varlığı iddia ve ispat edilemediğine göre adı geçen davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.05.2010.tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021132100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz