Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/14885 E. 2014/16525 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mevduat hesabı↗ yetkisizlik kararı↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı Banka nezdinde açtırdığı .. numaralı mevduat hesabı için kendi çalışanı olan davalı T.. G..'e para çekme yetkisini tanıdığı, sonradan bir kısım işlemlerin bu hesaptan ayrılarak yeni bir hesapta takibinin istendiği ve davacının davalı T.. G..'e yeni hesaptan para çekme yetkisi vermediği, bu durumda davalı bankanın davacı tarafından açtırılan yeni hesaptan da davalı T.. G..'e para çekme yetkisi verip vermediği hususunda davacıdan yazılı talimat isteyerek sonucuna göre işlem yapması gerekir iken bu hususun yerine getirilmeden T.. G..'e ödeme yapılmasının banka yönünden kusur teşkil ettiği, ancak parayı çekenin davacının kendi personeli olduğu, bu durumda dürüst, işine bağlı ve kendisine verilen yetkiyi suistimal etmeyen, kendi yararına kullanmayan personel seçiminin davacı üzerinde bulunduğu, personelin usulüne uygun işlem yapıp yapmadığı denetiminin davacı tarafın sorumluluğunda olduğu, davacının da %50 oranında kusurlu kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.350,00 USD ve 4.234,50 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı T. H.Bankası A.Ş. vekilinin tüm, davalı T.. G.. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak mahkemece T.. G.. yönünden verilen önceki kararın kesinleştiği gerekçede belirtildiği halde anılan davalının ilk karardaki sorumluluğuna ilaveten yeni sorumluluğuna imkan verecek ve hükmün infazında tereddüte sebep olacak şekilde hükmolunan alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3273 E. 2020/1944 K.
Ortak:mevduat hesabı · yetkisizlik kararı · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı Banka nezdinde açtırdığı .. numaralı «mevduat hesabı» için kendi çalışanı olan davalı T..
G..'e para çekme «yetkisini» tanıdığı, sonradan bir kısım işlemlerin bu hesaptan ayrılarak yeni bir hesapta takibinin istendiği ve davacının davalı T..
G..'e ödeme yapılmasının banka yönünden «kusur» teşkil ettiği, ancak parayı çekenin davacının kendi personeli olduğu, bu durumda dürüst, işine bağlı ve kendisine verilen yetkiyi suistimal etmeyen, kendi yararına …
Benzer bu kararda… i hesaplarından diğer davalı tarafından haksız olarak çekilen paraların tahsiline dair olan iş bu davada davacının davalı banka nezdinde açtırdığı 10210502 numaralı «mevduat hesabı» için kendi çalışanı olan davalı ...'e para çekme «yetkisini» tanıdığı, sonradan bu hesaptan takip edilen bir kısım işlemlerin bu hesaptan ayrılarak yeni bir hesapta takibinin istendiği ve davacının yeni hesap açılması için davalı bankaya verdiği talimatta personeli olan ...'e yeni hesaptan para çekme yetkisi vermediği, bu durumda davalı bankanın davacı tarafından açtırılan yeni hesaptan da davalı ...'e yeni hesaptan para çekme yetkisi verip vermediği hususunda davacıdan yazılı talimat isteyerek sonucuna göre işlem yapması gerekirken bu hususu yerine getirmeden başka bir hesap için verilen yetkiyi yeni açılan hesap içinde uygulaması bankacılık çalışma hayatının bağlı bulunduğu özle mevzuata göre bir «güven kurumu» olan banka yönünden «kusur» teşkil ettiği ve davacı hesaplarında kendi personeli tarafından yetkisiz olarak çekilen paradan dolayı davalı bankanın sorumlu olduğu, ancak bu işlemleri yapanın davacının kendi personeli olduğu ve bozma ilamında da belirtildiği gibi bu durumda dürüst işine bağlı ve kendisine verilen yetkiyi suistimal etmeyen kendi yararına kullanmayan personel seçiminin davacı tarafa ait olduğu, personelin yaptığı işlemlerin etkin bir şekilde denetlenmesinin yani personelin usulüne uygun işlem yapıp yapmadığının takibinin davacı tarafın sorumluluğunda olduğu dikkate alındığında meydana gelen zararda davacınında %50 oranında müterafik kusurunun alınan bilimsel raporla sabit olduğu, anılan oranın makul olduğu, kusur oranında yapılan indirim neticesinde davalı bankanın 1.350,00 USD ve 4.234,50.- TL'lik zarardan sorumlu olduğu, mahkemenin davalı ... yönünden verilen 2000/1435 esas 2008/500 Karar sayılı ilamının, bozma ilamı nazara alınarak kesinleştiği gerekçesiyle davalı ... yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı banka yönünden açılan davanın ise kısmen kabulüyle 1.350,00 USD ve 4.234,50 TL’nin davalı bankadan tahsiline, dolar bazındaki alacağa 13.10.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalı bankadan tahsiline, TL bazındaki alacağa 13.10.2000 tarihinden itibaren değişen oranlardaki «reeskont faizinin» uygulanmasına karar verilmiştir.
Ayrıca mahkemece yapılan incelemede davalı ...’in zararın tamamından, davalı bankanın ise «kusuru» oranında yarısından sorumlu olduğu belirlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · güven kurumu · reeskont faizi · infaz · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… i hesaplarından diğer davalı tarafından haksız olarak çekilen paraların tahsiline dair olan iş bu davada davacının davalı banka nezdinde açtırdığı 10210502 numaralı «mevduat hesabı» için kendi çalışanı olan davalı ...'e para çekme «yetkisini» tanıdığı, sonradan bu hesaptan takip edilen bir kısım işlemlerin bu hesaptan ayrılarak yeni bir hesapta takibinin istendiği ve davacının yeni hesap açılması için davalı bankaya verdiği talimatta personeli olan ...'e yeni hesaptan para çekme yetkisi vermediği, bu durumda davalı bankanın davacı tarafından açtırılan yeni hesaptan da davalı ...'e yeni hesaptan para çekme yetkisi verip vermediği hususunda davacıdan yazılı talimat isteyerek sonucuna göre işlem yapması gerekirken bu hususu yerine getirmeden başka bir hesap için verilen yetkiyi yeni açılan hesap içinde uygulaması bankacılık çalışma hayatının bağlı bulunduğu özle mevzuata göre bir «güven kurumu» olan banka yönünden «kusur» teşkil ettiği ve davacı hesaplarında kendi personeli tarafından yetkisiz olarak çekilen paradan dolayı davalı bankanın sorumlu olduğu, ancak bu işlemleri yapanın davacının kendi personeli olduğu ve bozma ilamında da belirtildiği gibi bu durumda dürüst işine bağlı ve kendisine verilen yetkiyi suistimal etmeyen kendi yararına kullanmayan personel seçiminin davacı tarafa ait olduğu, personelin yaptığı işlemlerin etkin bir şekilde denetlenmesinin yani personelin usulüne uygun işlem yapıp yapmadığının takibinin davacı tarafın sorumluluğunda olduğu dikkate alındığında meydana gelen zararda davacınında %50 oranında müterafik kusurunun alınan bilimsel raporla sabit olduğu, anılan oranın makul olduğu, kusur oranında yapılan indirim neticesinde davalı bankanın 1.350,00 USD ve 4.234,50.- TL'lik zarardan sorumlu olduğu, mahkemenin davalı ... yönünden verilen 2000/1435 esas 2008/500 Karar sayılı ilamının, bozma ilamı nazara alınarak kesinleştiği gerekçesiyle davalı ... yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı banka yönünden açılan davanın ise kısmen kabulüyle 1.350,00 USD ve 4.234,50 TL’nin davalı bankadan tahsiline, dolar bazındaki alacağa 13.10.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalı bankadan tahsiline, TL bazındaki alacağa 13.10.2000 tarihinden itibaren değişen oranlardaki «reeskont faizinin» uygulanmasına karar verilmiştir.
Ancak mahkemece, davalı ... yönünden kesinleşme olgusuna dayanak alınan bozma öncesi 2000/1435 esas 2008/500 sayılı kararda her iki davalı yönünden hüküm kurularak belirlenen alacağın tamamının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, işbu temyiz incelemesine konu kararda ise sadece davalı banka yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilerek «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde hüküm tesis edilmiştir.
… ları miktarların ve taraflar arasında teselsülün açık ve tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenip her bir davalı bakımından ayrı ayrı hüküm tesisi gerekirken «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Dava, davacı şirketin davalı banka nezdindeki hesaplarından diğer davalı tarafından haksız olarak çekilen paraların tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davalı ... yönünden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı banka yönünden açılan davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8873 E. 2010/12947 K.
Ortak:mevduat hesabı · yetkisizlik kararı · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı Banka nezdinde açtırdığı .. numaralı «mevduat hesabı» için kendi çalışanı olan davalı T..
G..'e para çekme «yetkisini» tanıdığı, sonradan bir kısım işlemlerin bu hesaptan ayrılarak yeni bir hesapta takibinin istendiği ve davacının davalı T..
G..'e ödeme yapılmasının banka yönünden «kusur» teşkil ettiği, ancak parayı çekenin davacının kendi personeli olduğu, bu durumda dürüst, işine bağlı ve kendisine verilen yetkiyi suistimal etmeyen, kendi yararına …
Benzer bu kararda… hesaplarından diğer davalı tarafından haksız olarak çekilen paraların tahsili istemine ilişkindir.Davacının davalı banka nezdinde açtırmış olduğu 10210502 numaralı «mevduat hesabı» için kendi çalışanı olan davalı ...’e para çekme «yetkisini» tanıdığı, sonradan bu hesaptan takip edilen bir kısım işlemlerin bu hesaptan ayrılarak yeni bir hesapta takibini istediği anlaşılmıştır.Davacı yeni hesap açılması için davalı bankaya verdiği talimatta personeli olan ...’e yeni hesaptan para çekme yetkisi vermemiştir.Bu durumda davalı bankanın davacı tarafından açtırılan yeni hesaptan da çalışanı ...’e para çekme yetkisi verip vermediği hususunda davacıdan yazılı talimat isteyerek sonucuna göre işlem yapması gerekirken bu hususu yerine getirmeden başka bir hesap için verilen yetkiyi yeni açılan hesap için de uygulaması hükümet tarafından verilen özel izne bağlı olarak çalışan, kendisine yatırılan mevduatları her türlü «sahtecilik» işlemine karşı korumak ve mevduat sahibi yararına değerlendirmekle yükümlü bulunan, çalışma ilkeleri ve denetimleri bakımından genel hükümlerden ayrı olarak özel mevzuata bağlı bulunan ve bu nedenlerle sıradan bir «ticari işletme» olmayıp, bir «güven kurumu» olan banka için «kusur» teşkil ettiği gibi davacının döviz mevduat hesabından da davalı ...’i ödemelerde bulunulması dayanaktan yoksundur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin çalışanı olan davalı ...’e davacı şirkete ait 10210502 numaralı «mevduat hesabı» için para çekme «yetkisinin» verilmiş olmasına rağmen davalı bankanın davacı tarafından «yetki» verilmeyen diğer mevduat hesaplarından da anılan davalıya ödemeler yaptığı, bu şekilde oluşan davacı zararından her iki davalının da sorumlu olduğu sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 2.700 USD ve 8.469,00 YTL tutarındaki davacı alacağının davalılardan tahsiline, dolar bazındaki alacağa 13.10.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanmasına, YTL bazındaki alacağa ise aynı tarihten itibaren değişen oranlarda «reeskont faizinin» uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bankanın bu nedenlerle davacının hesaplarından kendi personeli tarafından «yetkisiz» olarak çekilen paradan dolayı sorumluluğu olduğu sonucuna varılması yerinde ise de davaya konu işlemleri yapanın davacının kendi personeli olduğu, bu durumda dürüs …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güven kurumu · ticari işletme · sahtecilik · ihbar olunan · feri müdahil · reeskont faizi · ihbar · hukuki yarar
Benzer bu kararda1-Mahkemece verilen karar «ihbar olunan» TMSF vekili tarafından temyiz edilmiş ise de TMSF’ye karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi mahkemece verilen kararda da anılan Kurum ihbar olunan sıfatı ile karar başlığında gösterilmiş, «feri müdahil» olarak kabulüne de karar verilmemiş bulunup, aleyhinde her hangi bir hüküm de tesis edilmemiş olmasına göre ihbar olunan TMSF’nin bu davada ne tek başına ne de davalılar yanında hükmü temyiz etmekte bir «hukuki yararı» bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
… hesaplarından diğer davalı tarafından haksız olarak çekilen paraların tahsili istemine ilişkindir.Davacının davalı banka nezdinde açtırmış olduğu 10210502 numaralı «mevduat hesabı» için kendi çalışanı olan davalı ...’e para çekme «yetkisini» tanıdığı, sonradan bu hesaptan takip edilen bir kısım işlemlerin bu hesaptan ayrılarak yeni bir hesapta takibini istediği anlaşılmıştır.Davacı yeni hesap açılması için davalı bankaya verdiği talimatta personeli olan ...’e yeni hesaptan para çekme yetkisi vermemiştir.Bu durumda davalı bankanın davacı tarafından açtırılan yeni hesaptan da çalışanı ...’e para çekme yetkisi verip vermediği hususunda davacıdan yazılı talimat isteyerek sonucuna göre işlem yapması gerekirken bu hususu yerine getirmeden başka bir hesap için verilen yetkiyi yeni açılan hesap için de uygulaması hükümet tarafından verilen özel izne bağlı olarak çalışan, kendisine yatırılan mevduatları her türlü «sahtecilik» işlemine karşı korumak ve mevduat sahibi yararına değerlendirmekle yükümlü bulunan, çalışma ilkeleri ve denetimleri bakımından genel hükümlerden ayrı olarak özel mevzuata bağlı bulunan ve bu nedenlerle sıradan bir «ticari işletme» olmayıp, bir «güven kurumu» olan banka için «kusur» teşkil ettiği gibi davacının döviz mevduat hesabından da davalı ...’i ödemelerde bulunulması dayanaktan yoksundur.
Kararı, davalı banka ve «ihbar olunan» TMSF vekilleri temyiz etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin çalışanı olan davalı ...’e davacı şirkete ait 10210502 numaralı «mevduat hesabı» için para çekme «yetkisinin» verilmiş olmasına rağmen davalı bankanın davacı tarafından «yetki» verilmeyen diğer mevduat hesaplarından da anılan davalıya ödemeler yaptığı, bu şekilde oluşan davacı zararından her iki davalının da sorumlu olduğu sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 2.700 USD ve 8.469,00 YTL tutarındaki davacı alacağının davalılardan tahsiline, dolar bazındaki alacağa 13.10.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanmasına, YTL bazındaki alacağa ise aynı tarihten itibaren değişen oranlarda «reeskont faizinin» uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5372 E. 2013/21421 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:güven ilişkisi · maktu vekalet ücreti · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda2-Davalı vekilinin temyizine gelince; mahkemece, davanın esastan reddedilmesi karşısında, kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı yararına nisbi «vekalet ücreti» yerine, yazılı şekilde «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru değil ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamaya gerektirmediğinden, H …
… ekme işlemlerinde aynı yöntemi uyguladığı, davacı şirketin öteden beri davalı banka ile çalıştığı, bu bankada bir hesabının bulunduğu, aralarında ticari anlamda bir «güven ilişkisi» kurulduğu, dava dışı ... tarafından yapılan diğer para çekme işlemlerinde de aynı talimat yazılarının bulunduğu, dava konusu ilk işlem tarihinden dava konusu tarih …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/14885 E. , 2014/16525 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 12/11/2012
NUMARASI 2011/462-2012/240
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.11.2013 tarih ve 2011/462-2012/240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı bankaya verilen talimatta davalı T.. G..’in sadece .... numaralı hesaptan para çekebileceğinin bildirilmiş olmasına rağmen davalı T.. G..'in müvekkili şirketin bilgi ve onayı dışında şirketin davalı bankada mevcut diğer hesaplarından para çektiğini ileri sürerek, 2.700 USD asıl alacak, 34,00 USD ihtar tarihine kadar işlemiş faizin efektif satış kuru karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %10 faiziyle, 9.519,38 TL asıl alacağın ihtar tarihinden itibaren işleyecek T.C.M.B. en yüksek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının 10210502 numaralı hesap için diğer davalıya verdiği para çekme yetkisinin bu hesabın devamı olan ve aynı işlemler için açılan yeni hesap ve işlemler için de vermiş olduğunun kabulü gerektiğini, davacının davalı T.. G..’in hesaplarda yaptığı tüm işlemleri bildiği halde itiraz etmemekle yapılan işlemleri zımnen onayladığını, aynı şekilde yapılan 45 işleme bir itirazın bulunmadığını, davacının 9 ay gibi uzun bir süre boyunca hesaplarının durumunu bilmediğine ilişkin iddiasının dinlenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
[…]. G.., davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı Banka nezdinde açtırdığı .. numaralı mevduat hesabı için kendi çalışanı olan davalı T.. G..'e para çekme yetkisini tanıdığı, sonradan bir kısım işlemlerin bu hesaptan ayrılarak yeni bir hesapta takibinin istendiği ve davacının davalı T.. G..'e yeni hesaptan para çekme yetkisi vermediği, bu durumda davalı bankanın davacı tarafından açtırılan yeni hesaptan da davalı T.. G..'e para çekme yetkisi verip vermediği hususunda davacıdan yazılı talimat isteyerek sonucuna göre işlem yapması gerekir iken bu hususun yerine getirilmeden T.. G..'e ödeme yapılmasının banka yönünden kusur teşkil ettiği, ancak parayı çekenin davacının kendi personeli olduğu, bu durumda dürüst, işine bağlı ve kendisine verilen yetkiyi suistimal etmeyen, kendi yararına kullanmayan personel seçiminin davacı üzerinde bulunduğu, personelin usulüne uygun işlem yapıp yapmadığı denetiminin davacı tarafın sorumluluğunda olduğu, davacının da %50 oranında kusurlu kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.350,00 USD ve 4.234,50 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı T. H.Bankası A.Ş. vekilinin tüm, davalı T.. G.. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak mahkemece T.. G.. yönünden verilen önceki kararın kesinleştiği gerekçede belirtildiği halde anılan davalının ilk karardaki sorumluluğuna ilaveten yeni sorumluluğuna imkan verecek ve hükmün infazında tereddüte sebep olacak şekilde hükmolunan alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı T. H. Bankası A.Ş. vekilinin tüm, davalı T.. G.. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı T.. G.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı T.. G.. yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 377,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı H. Bankası A.Ş'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı T.. G..'e iadesine, 31.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102103500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz