Alacak tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5372 E. 2013/21421 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
güven ilişkisi↗ maktu vekalet ücreti↗ vekalet ücreti↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu işlemleri gerçekleştiren kişinin davacı şirket için çalışan ve talimat yoluyla bankadan para çekme işlemlerini dava konusu dönem öncesinde de gerçekleştiren kişi olduğu, bu durumda davalı bankanın kusurundan söz edilemeyeceği, davacı şirketin, hesabının bulunduğu davalı bankadan dava tarihinden önce de, sonrasında da talimat yazısıyla para çektiği, dolayısıyla para çekme işlemlerinde aynı yöntemi uyguladığı, davacı şirketin öteden beri davalı banka ile çalıştığı, bu bankada bir hesabının bulunduğu, aralarında ticari anlamda bir güven ilişkisi kurulduğu, dava dışı ... tarafından yapılan diğer para çekme işlemlerinde de aynı talimat yazılarının bulunduğu, dava konusu ilk işlem tarihinden dava konusu tarihe kadar yedi ayı aşan bir süre geçtiği, davacı şirketin kontrol etme yükümlülüğünü yerine getirmediği, davacının kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; mahkemece, davanın esastan reddedilmesi karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına nisbi vekalet ücreti yerine, yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamaya gerektirmediğinden, HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13438 E. 2011/5567 K.
Ortak:temsil
İncelediğiniz kararda2-Davalı vekilinin temyizine gelince; mahkemece, davanın esastan reddedilmesi karşısında, kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı yararına nisbi «vekalet ücreti» yerine, yazılı şekilde «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru değil ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamaya gerektirmediğinden, H …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı ile ...'in şirketi «temsile» yetkili oldukları, buna rağmen ...'in tek imzayla 03.04.2007 tarihinde 2.500 TL'nı şirket hesabından çektiği, bankanın kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 3.285,38 TL'nın 02.10.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:icazet · internet bankacılığı · kefil · yetki · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaBu durumda, «kefil» olan davacı asıl borçluya ilişkin tüm defileri ileri sürebilirse de, dava dışı şirket tarafından savunulduğu üzere «internet bankacılığı» yolu ile de olsa tek başına para çekme «yetkisinin» verilmesi karşısında, anılan kişinin bankadan tek başına para çekmesinin usulsüz olduğu iddiası anılan nedenle dinlenemeyeceği gibi aynı zamanda şirket ortağı olan ve dava dışı şirket ortağına bu şekilde «yetki» veren davacının bu hususu ileri sürmesi MK.
Davacı taraf, davalının şirket adına çift imza ile kredi ödemesi yapması gerekir iken, tek imza ile ödeme yapıldığını ve usulsüz ödenen bu tutarın kendisinin «kefil» sıfatı ile ödediğini ileri sürerek iş bu davayı açmış, davalı taraf ise dava dışı şirket ortağının «internet bankacılığı» yolu ile tek başına para çekme yetkisi bulunduğunu ve şirketin «icazetinin» olduğunu savunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/5372 E. , 2013/21421 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 31. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/10/2011 tarih ve 2011/67-2011/52 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26/11/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .... ile davalı vekili Av.... davalı şirket temsilcisi .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinin hesabında bulunan 316.065,00 TL.nı ödemekten kaçındığını, oysa davacının... isimli şahsa hesabındaki parayı çekmesi için talimat, yasal yetki belgesi, talimatname vermediğini, davalı Bankanın basiretli bir ticari işletme gibi davranmayarak yasal bir talimatname olmadan kusurlu bir şekilde yetkisiz kimseye ödeme yapmış olduğunu ileri sürerek, bu meblağın olay tarihinden itibaren tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın müvekkil bankanın ödeme gücünden yararlanmak saikiyle ve kötüniyetle ikame edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu işlemleri gerçekleştiren kişinin davacı şirket için çalışan ve talimat yoluyla bankadan para çekme işlemlerini dava konusu dönem öncesinde de gerçekleştiren kişi olduğu, bu durumda davalı bankanın kusurundan söz edilemeyeceği, davacı şirketin, hesabının bulunduğu davalı bankadan dava tarihinden önce de, sonrasında da talimat yazısıyla para çektiği, dolayısıyla para çekme işlemlerinde aynı yöntemi uyguladığı, davacı şirketin öteden beri davalı banka ile çalıştığı, bu bankada bir hesabının bulunduğu, aralarında ticari anlamda bir güven ilişkisi kurulduğu, dava dışı ... tarafından yapılan diğer para çekme işlemlerinde de aynı talimat yazılarının bulunduğu, dava konusu ilk işlem tarihinden dava konusu tarihe kadar yedi ayı aşan bir süre geçtiği, davacı şirketin kontrol etme yükümlülüğünü yerine getirmediği, davacının kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; mahkemece, davanın esastan reddedilmesi karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına nisbi vekalet ücreti yerine, yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamaya gerektirmediğinden, HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünün 4.bendindeki “ ...1.100,00-TL..." ibaresinin hükümden çıkarıltılarak yerine "...
21. 200,00 ... TL."nin ibaresinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046138400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz