6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari defter ibrazı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8952 E. 2014/16524 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter ibrazı ttk 309/4 dolaylı zarar ticari defter yönetim kurulu kararı avans faizi ibraz e-defter görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 309TTK 340TTK 556

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; davacının alacaklı olduğu şirketin davalı yönetici ortaklar tarafından kötü yönetildiğini ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın tek delil olarak borçlu şirkete ait ticari defterlere dayandığı, kural olarak ticari defterlerin yönetici durumunda olan şirket ortaklarında bulunması gerektiği, her iki davalıya uyarı içeren davetiye tebliğ edilerek yöneticisi oldukları şirkete ait ticari defterleri ibraz etmelerinin istenmesine rağmen ticari defterlerin ibraz edilmediği, bu itibarla davalıların yöneticisi oldukları şirketi kötü yönettiklerinin kabul edildiği gerekçesiyle 6.683,32 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı F.. Z.. vekili temyiz etmiştir.

Davacı, davalıların yöneticisi oldukları dava dışı şirketin kötü yönetilmesi sebebiyle, şirketten olan alacağını tahsil edemediği gerekçesiyle bu alacağının, şirket yöneticileri olan davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş; mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

6762 sayılı TTK’nın 556. madde hükmü yollamasıyla, aynı Kanun'un 336. maddesi uyarınca, yöneticilerin eylemleri neticesinde ortakların veya alacaklıların mal varlığında doğrudan bir azalma meydana gelmiş ise bu zararı veren yöneticilere karşı tazmin istemiyle dava açılması mümkündür. Ancak zarar doğrudan değil, dolaylı ise, yani ortak veya alacaklının değil, onların çıkarlarının bağlı olduğu şirket varlığında azalma olmuş ise, 6762 sayılı TTK’nın 340. maddesi yollamasıyla, aynı Kanun'un 309. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyelerine karşı açılacak davada, hükmolunacak tazminatın şirkete verilmek üzere istenmesi ve hükmedilmesi gerekmektedir.

Somut olayda da davacının iddiası, davalıların şirketi iyi yönetememeleri, ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri yapmamaları, kanuni defterleri tutmamaları sebebiyle şirketin borca batık hale geldiğine, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığına yönelik olup, iddianın ileri sürülüş biçimine göre dolaylı zarara ilişkin işbu davanın TTK'nın 309. maddesine dayalı olarak açıldığının kabulü gerekir.

Yukarıda açıklanan ilke uyarınca davacı alacaklının dava hakkının bulunduğunun kabulü zorunlu ise de, madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere böyle bir davada davacının dava sonunda hükmedilecek tazminatı şirket yararına istemiş olması gerekmektedir. Oysa somut olayda, davacı alacağın kendisine ödenmesini talep etmiş olup, mahkemece bu husus nazara alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalı F.. Z.. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10092 E. 2018/3088 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Doğrudan zarar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16807 E. 2014/5842 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11329 E. 2014/14183 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/8952 E.  ,  2014/16524 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/12/2013

NUMARASI 2011/564-2013/508

Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2013 tarih ve 2011/564-2013/508 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı F.. Z.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıların yöneticiliğini yaptığı ZF Fidancılık San. ve Tic. Ltd. Şti'nin müvekkiline borcu olduğunu, bu şirket hakkında yapılan takipte alacağın tahsil edilemediğini, davalıların basiretsiz yönetimleri nedeniyle borçlu şirketin malvarlığı bulunmadığını, şirkete ait olup kanunen tutulması gereken bilumum ticari defterlerin hiç tutulmamış olması yahut muhasebe usullerine aykırı ve intizamsız tutulması hallerinde yöneticilerin kusuru bulunmadığını ispat etse dahi müteselsil sorumluluktan kurtulamayacağını, borçlu şirket yöneticilerinin kusurlu yönetimleri ve gerek kanunun gerekse ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri kasten veya ihmal sonucu yapmamaları sebebiyle şirketin borca batık hale geldiğini, bu nedenle de müvekkilinin doğrudan zarara uğradığını ileri sürerek 6.683,32 TL'nin 26.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; davacının alacaklı olduğu şirketin davalı yönetici ortaklar tarafından kötü yönetildiğini ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın tek delil olarak borçlu şirkete ait ticari defterlere dayandığı, kural olarak ticari defterlerin yönetici durumunda olan şirket ortaklarında bulunması gerektiği, her iki davalıya uyarı içeren davetiye tebliğ edilerek yöneticisi oldukları şirkete ait ticari defterleri ibraz etmelerinin istenmesine rağmen ticari defterlerin ibraz edilmediği, bu itibarla davalıların yöneticisi oldukları şirketi kötü yönettiklerinin kabul edildiği gerekçesiyle 6.683,32 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Kararı, davalı F.. Z.. vekili temyiz etmiştir.

Davacı, davalıların yöneticisi oldukları dava dışı şirketin kötü yönetilmesi sebebiyle, şirketten olan alacağını tahsil edemediği gerekçesiyle bu alacağının, şirket yöneticileri olan davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş; mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

6762 sayılı TTK’nın 556. madde hükmü yollamasıyla, aynı Kanun'un 336. maddesi uyarınca, yöneticilerin eylemleri neticesinde ortakların veya alacaklıların mal varlığında doğrudan bir azalma meydana gelmiş ise bu zararı veren yöneticilere karşı tazmin istemiyle dava açılması mümkündür. Ancak zarar doğrudan değil, dolaylı ise, yani ortak veya alacaklının değil, onların çıkarlarının bağlı olduğu şirket varlığında azalma olmuş ise, 6762 sayılı TTK’nın 340. maddesi yollamasıyla, aynı Kanun'un 309. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyelerine karşı açılacak davada, hükmolunacak tazminatın şirkete verilmek üzere istenmesi ve hükmedilmesi gerekmektedir.

Somut olayda da davacının iddiası, davalıların şirketi iyi yönetememeleri, ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri yapmamaları, kanuni defterleri tutmamaları sebebiyle şirketin borca batık hale geldiğine, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığına yönelik olup, iddianın ileri sürülüş biçimine göre dolaylı zarara ilişkin işbu davanın TTK'nın 309. maddesine dayalı olarak açıldığının kabulü gerekir.

Yukarıda açıklanan ilke uyarınca davacı alacaklının dava hakkının bulunduğunun kabulü zorunlu ise de, madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere böyle bir davada davacının dava sonunda hükmedilecek tazminatı şirket yararına istemiş olması gerekmektedir. Oysa somut olayda, davacı alacağın kendisine ödenmesini talep etmiş olup, mahkemece bu husus nazara alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden davalı F.. Z.. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı F.. Z.. yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı F.. Z..'ye iadesine, 31/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102102500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.