Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/11764 E. 2014/1550 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
reeskont faizi↗ iş bölümü↗ protokol↗ usulden reddi↗ ıslah↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin 06.07.2009 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında varlığı çekişmeli olmayan 18.06.1997 tarihli bölüşüm protokolünün düzenlenip birlikte imza altına alındığı, davacı ve davalının protokol hükümlerini kısmen yerine getirmediklerinin anlaşıldığı, protokol gereğince davacıya devredilmesi gereken Ankara, Ç. ilçesi, ... ada, ... parselde bulunan (...) no'lu bağımsız bölümün 1/2 hissesi ile Edremit, A. ... parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 hissenin 3.şahıslara satılması nedeni ile bunların bedelini talep edebileceği, davacı vekili bilirkişi raporu ile belirlenen 100.497,76 TL tutar üzerinden davayı ıslah etmiş ise de, bozmadan sonra davanın ıslahı mümkün bulunmadığından ıslahın usulden reddine karar vermek gerektiği, gerekçesiyle, ilk davada talep edilen 10.000 TL üzerinden davanın kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, bozmadan sonra davanın ıslahı mümkün bulunmadığından ıslah edilen 100.497,76 TL tutar yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketlerdeki ortaklık hisselerinin davalı olan kardeşine devri konusunda protokol düzenlendiğini, müvekkilinin hisselerini devrettiği halde davalının edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek, protokole göre müvekkiline devri gereken menkul ve gayrimenkullerin tespitine, şirketlerdeki müvekkili hissesine isabet eden bedelden 10.000 TL’nin reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı gerçek kişi arasında düzenlenen protokol uyarınca davacının şirket hisselerini devrederek edimini yerine getirdiği, davalı gerçek kişinin ise protokol hükümlerine uymadığının kabulü ile sonuca gidilmişse de protokole taraf olmayan davalı şirketlere ne şekilde husumet düştüğü tartışılmaksızın, davanın tüm davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6809 E. 2014/9287 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 167 · ipotek · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · bono · kefil · haciz · iflas
Benzer bu karardaD..'e ait .İlçesi, S..A..çeşme. ada . parsel, . ada.parsel, . ada . parsel, . ada . parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tesis edilen «ipotek» ile «teminat» altına alındığı, tüm bu hususlar dikkate alındığında «ihtiyati haciz» kararına konu olan alacağın ipotek ile teminat altına alınmış olduğu gerekçesiyle itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının tüm borçlular yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir.
İstem, «bonoya» dayalı olarak verilen «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İcra İflas Kanunu'nun «167»/1. maddesi “Alacağı «çek», poliçe veya emre muharrer senete müstenit olan alacaklı, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, bu bölümdeki hususi usullere göre «haciz» yolu ile veya borçlu «iflasa» tabi şahıslardan ise iflâs yolu ile takipte bulunabilir.” hükmünü amirdir.
İhtiyati «haciz» talep eden, bu talebinde «bonoya» dayanmış olup, mahkemece verilen 26.09.2013 tarihli «ihtiyati haciz» kararı da bonoya dayalı olarak verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3773 E. 2021/4389 K.
Ortak:protokol
İncelediğiniz kararda… emizin 06.07.2009 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında varlığı çekişmeli olmayan 18.06.1997 tarihli bölüşüm «protokolünün» düzenlenip birlikte imza altına alındığı, davacı ve davalının protokol hükümlerini kısmen yerine getirmediklerinin anlaşıldığı, protokol gereğince davacıya devredilmesi gereken Ankara, Ç. ilçesi, ... ada, ... parselde bulunan (...) no'lu bağımsız «bölümün» 1/2 hissesi ile Edremit, A. ... parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 hissenin 3.şahıslara satılması nedeni ile bunların bedelini talep edebileceği, davacı vekili bilirkişi raporu ile belirlenen 100.497,76 TL tutar üzerinden davayı «ıslah» etmiş ise de, bozmadan sonra davanın ıslahı mümkün bulunmadığından ıslahın «usulden reddine» karar vermek gerektiği, gerekçesiyle, ilk davada talep edilen 10.000 TL üzerinden davanın kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, bozmadan sonra davanın ıslahı mümkün bulunmadığından ıslah edilen 100.497,76 TL tutar yönünden davanın usulden reddine karar v …
2- Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketlerdeki ortaklık hisselerinin davalı olan kardeşine devri konusunda «protokol» düzenlendiğini, müvekkilinin hisselerini devrettiği halde davalının edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek, protokole göre müvekkiline devri gereken menkul …
Mahkemece, davacı ile davalı gerçek kişi arasında düzenlenen «protokol» uyarınca davacının şirket hisselerini devrederek edimini yerine getirdiği, davalı gerçek kişinin ise protokol hükümlerine uymadığının kabulü ile sonuca gidilmişse de protokole taraf olmayan davalı şirketlere ne şekilde «husumet» düştüğü tartışılmaksızın, davanın tüm davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki 27.03.2008 tarihli «protokol» nedeniyle 4305 ada 2 parseldeki taşınmaz ve makinelerin iadesi, aynen iade mümkün değilse gayrimenkullerin ve menkullerin değeri tespit edilerek değerinin tahsili talebine ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında düzenlenen 27.03.2008 tarihli «protokol» hükümleri incelenmemiş, dava konusu olmayan 20.03.2008 tarihli protokol incelenmiş olup dava konusu protokol hükümleri incelenmeden yapılan değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
O halde mahkemece yapılacak iş, taraflar arasındaki 27.03.2008 tarihli protolol hükümleri değerlendirilerek «protokol» hükümleri uyarınca davacıların borçlarını «ifa» edip etmedikleri, davalının protokol hükümlerine uyup uymadığı, davalı banka tarafından satışı yapılan taşınmazların satışının protokolün 3. maddesindeki usule uyg …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sıfat yokluğu · terditli dava · tapu iptali ve tescil · mutabakat · ifa
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalılar tarafından «mutabakat» sağlanan borç miktarının 01/10/2010 tarihine kadar davalıya ödenmediği, dava konusu taşınmazların üçüncü şahıslara satışının talep edilmediği, dava konusu 4305 ada 2 parselde kayıtlı taşınmazın dava tarihinden önce üçüncü şahıslara satıldığı gerekçesiyle kayıt malikine karşı açılmış bir dava olmadığından davacının taşınmaz iadesi («tapu iptali tescil») davasının «sıfat yokluğundan» reddine, menkullerin iadesi davasının reddine, «terditli» olarak ileri sürülen alacak davasının reddine karar verilmiştir.
O halde mahkemece yapılacak iş, taraflar arasındaki 27.03.2008 tarihli protolol hükümleri değerlendirilerek «protokol» hükümleri uyarınca davacıların borçlarını «ifa» edip etmedikleri, davalının protokol hükümlerine uyup uymadığı, davalı banka tarafından satışı yapılan taşınmazların satışının protokolün 3. maddesindeki usule uyg …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4329 E. 2020/2321 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:mahrum kalınan kâr · usuli kazanılmış hak · kâr mahrumiyeti · kazanılmış hak
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ihalenin feshinde haksız olduğu, 19/06/2014 tarihli karar ile 11.497,76 TL «mahrum kalınan» kar tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiği, anılan kararı yalnıca davalı taraf temyiz ettiği ve kararın da davalı yararına bozulduğu, davacının davalıdan alması gerekli tazminatın 16.130,96 TL olduğu belirlenmiş ise de davalı yararına «usuli kazanılmış hak» doğduğundan, davalı aleyhine hükmedilecek tazminat önceki kararda hükmedilen 11.497,76 TL'yi geçemeyeceği gerekçesi ile 11.497,76 TL’nin tahsiline karar verilmişti …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/11764 E. , 2014/1550 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 16. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 18/04/2013
NUMARASI 2009/520-2013/187
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/04/2013 tarih ve 2009/520-2013/187 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketlerdeki ortaklık hisselerinin diğer davalı olan kardeşine devri konusunda protokol düzenlendiğini, müvekkilinin hisselerini devrettiği halde davalının edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek, protokole göre müvekkiline devri gereken menkul ve gayrimenkullerin tespitine, şirketlerdeki müvekkili hissesine isabet eden bedelden 10.000 TL’nin reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bozma kararı sonrasında verdiği ıslah dilekçesi ile talebini 110.497,76 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin 06.07.2009 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında varlığı çekişmeli olmayan 18.06.1997 tarihli bölüşüm protokolünün düzenlenip birlikte imza altına alındığı, davacı ve davalının protokol hükümlerini kısmen yerine getirmediklerinin anlaşıldığı, protokol gereğince davacıya devredilmesi gereken Ankara, Ç. ilçesi, ... ada, ... parselde bulunan (...) no'lu bağımsız bölümün 1/2 hissesi ile Edremit, A. ... parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 hissenin 3.şahıslara satılması nedeni ile bunların bedelini talep edebileceği, davacı vekili bilirkişi raporu ile belirlenen 100.497,76 TL tutar üzerinden davayı ıslah etmiş ise de, bozmadan sonra davanın ıslahı mümkün bulunmadığından ıslahın usulden reddine karar vermek gerektiği, gerekçesiyle, ilk davada talep edilen 10.000 TL üzerinden davanın kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, bozmadan sonra davanın ıslahı mümkün bulunmadığından ıslah edilen 100.497,76 TL tutar yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketlerdeki ortaklık hisselerinin davalı olan kardeşine devri konusunda protokol düzenlendiğini, müvekkilinin hisselerini devrettiği halde davalının edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek, protokole göre müvekkiline devri gereken menkul ve gayrimenkullerin tespitine, şirketlerdeki müvekkili hissesine isabet eden bedelden 10.000 TL’nin reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı gerçek kişi arasında düzenlenen protokol uyarınca davacının şirket hisselerini devrederek edimini yerine getirdiği, davalı gerçek kişinin ise protokol hükümlerine uymadığının kabulü ile sonuca gidilmişse de protokole taraf olmayan davalı şirketlere ne şekilde husumet düştüğü tartışılmaksızın, davanın tüm davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı şirketler yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 145,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı şirketlere iadesine, 24/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102098200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz