Rücû tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3461 E. 2014/11164 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tam zıya↗ zıya↗ zamanaşımı başlangıcı↗ hırsızlık↗ cmr↗ rücuen tazminat↗ zamanaşımı def'i↗ taşıma sözleşmesi↗ def'i↗ taşıyıcı↗ yasal faiz↗ hasar↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalıya ait aracın hırsızlık olaylarına karşı alarmının olmaması, muavin veya yardımcı şoför bulundurmaması, yabancı bir ülkede taşıma yapan davalının hırsızlık risklerini analiz ederek ek tedbirler alması gerekirken, bu tedbirleri almayarak kusurlu davrandığı ve meydana gelen zarardan bu nedenle sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 36.667,01 TL'nin 06.05.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
(1) Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davalı tarafın zamanaşımı def'inin reddine karar verilerek, esas yönünden yapılan inceleme neticesinde yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
CMR'nin 32. maddesinde, taşıma sözleşmelerinde zamanaşımı sorunu düzenlenmektedir. CMR'de kural olarak bir ve istisnai durumlarda üç yıllık olmak üzere iki çeşit zamanaşımı olduğu belirtilmiştir. Zamanaşımının başlangıç anı bakımından, üç ayrı durum için üç ayrı başlangıç anı tespit edilmiştir. Kısmi kayıp, hasar veya gecikme durumunda, zamanaşımı teslim tarihinden itibaren işlemeye başlar. Tam kayıp durumunda ise, artık teslim söz konusu olmadığı için zamanaşımı, taraflarca teslim için kararlaştırılan sürenin dolmasından 30 gün sonra başlar. Taraflar arasında teslim için herhangi bir süre belirlenmemişse zamanaşımı, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından itibaren 60 gün geçtikten sonra başlayacaktır. Bunun dışında kalan bütün diğer durumlarda, taşıma sözleşmesinin yapılmasından itibaren 3 ay sonra zamanaşımı işlemeye başlayacaktır.
Somut olayda, davalı taraf rapora itiraz dilekçesinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilenin aksine, olayda kısmi kayıp olduğunu, tam zıya hali bulunmadığını ve bu sebeple zamanaşımı def'inin kısmi zıya haline göre hesaplanması gerektiğini savunmuştur. Bu itibarla mahkemece, zıyanın mahiyeti tam olarak belirlenerek, zamanaşımı süresini durduran ve kesen sebepler de nazara alınmak suretiyle zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi gerekirken, zıyaın mahiyeti net bir şekilde belirlenmeden zamanaşımı def'inin reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/704 E. 2013/1401 K.
Ortak:zamanaşımı başlangıcı · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · hasar · zamanaşımı · teslim · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaKısmi kayıp, «hasar» veya gecikme durumunda, «zamanaşımı» «teslim» tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Taraflar arasında «teslim» için herhangi bir süre belirlenmemişse «zamanaşımı», yükün «taşıyıcı» tarafından teslim alınmasından itibaren 60 gün geçtikten sonra başlayacaktır.
CMR'nin 32. maddesinde, «taşıma sözleşmelerinde» «zamanaşımı» sorunu düzenlenmektedir.
Benzer bu karardaCMR 32. maddesi üç ayrı durum için üç ayrı «zamanaşımı başlangıç» anı tesbit etmiştir: Kısmi kayıp, «hasar» ve gecikme durumunda, zamanaşımı «teslim» tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır.
Görüldüğü gibi, kayıp, «hasar» ve gecikme durumunda «zamanaşımının başlangıcı» için «teslim» anı veya malların teslim edilmesi gereken an esas alınmıştır.
Taraflar arasında, «teslim» için herhangi bir süre belirlenmemişse, «zamanaşımı», yükün «taşıyıcı» tarafından teslim alınmasından itibaren 60 gün geçtikten sonra başlayacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · navlun · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDava, «navlun alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, «navlun alacağına» konu taşımaların Türkiye'den Fransa'ya yapılması nedeniyle uyuşmazlığa Karayolu ile Milletlerarası Mal Nakliyat Mukavelesi (CMR) hükümlerinin uygulanması gerekir.
Bu dava ile «navlun alacağının» tahsili istendiğine göre, bir yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu sonucuna ulaşılacaktır.
Bu durumda «navlun alacağının» CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesine öngörülen 1 yıllık «zamanaşımı» süresi, somut olayda uygulanması gereken aynı maddenin 1-c bendi uyarınca, «taşıma sözleşmesinin» akdedildiği tarihten sonraki 3 aylık dönemin sonunda başlayacaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/705 E. 2012/10606 K.
Ortak:zamanaşımı başlangıcı · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · hasar · zamanaşımı · teslim · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaKısmi kayıp, «hasar» veya gecikme durumunda, «zamanaşımı» «teslim» tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Taraflar arasında «teslim» için herhangi bir süre belirlenmemişse «zamanaşımı», yükün «taşıyıcı» tarafından teslim alınmasından itibaren 60 gün geçtikten sonra başlayacaktır.
CMR'nin 32. maddesinde, «taşıma sözleşmelerinde» «zamanaşımı» sorunu düzenlenmektedir.
Benzer bu karardaCMR 32. maddesi üç ayrı durum için üç ayrı «zamanaşımı başlangıç» anı tesbit etmiştir: Kısmi kayıp, «hasar» ve gecikme durumunda, zamanaşımı «teslim» tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır.
Görüldüğü gibi, kayıp, «hasar» ve gecikme durumunda «zamanaşımının başlangıcı» için «teslim» anı veya malların teslim edilmesi gereken an esas alınmıştır.
Taraflar arasında, «teslim» için herhangi bir süre belirlenmemişse, «zamanaşımı», yükün «taşıyıcı» tarafından teslim alınmasından itibaren 60 gün geçtikten sonra başlayacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun alacağı · navlun · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDava, «navlun alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, «navlun alacağına» konu taşımaların Türkiye'den Fransa'ya yapılması nedeniyle uyuşmazlığa Karayolu ile Milletlerarası Mal Nakliyat Mukavelesi (CMR) hükümlerinin uygulanması gerekir.
Bu dava ile «navlun alacağının» tahsili istendiğine göre, bir yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu sonucuna ulaşılacaktır.
Bu durumda «navlun alacağının» CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesine öngörülen 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin, somut olayda uygulanması gereken aynı maddenin 1-c bende uyarınca, taşıma sözlemesinin akdedildiği tarihten sonraki 3 aylık dönemin sonunda başlayacaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5292 E. 2011/16086 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · hasar · zamanaşımı · teslim · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaKısmi kayıp, «hasar» veya gecikme durumunda, «zamanaşımı» «teslim» tarihinden itibaren işlemeye başlar.
CMR'nin 32. maddesinde, «taşıma sözleşmelerinde» «zamanaşımı» sorunu düzenlenmektedir.
Tam kayıp durumunda ise, artık «teslim» söz konusu olmadığı için «zamanaşımı», taraflarca teslim için kararlaştırılan sürenin dolmasından 30 gün sonra başlar.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile CMR 32/1-b maddesine göre taşımacının yükü aldığı yerde dava açabileceği, bu suretten mahkemenin yetkili olduğu, emtianın 18.08.2008 tarihinde varış yerine «teslim» edildiği, kısmi «hasar» söz konusu olduğunda 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin 18.08.2009 tarihinde sona erdiği, davanın 19.08.2009 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yine, aynı Konvansiyonun 32/1-a maddesine göre «zamanaşımı»; kısmi kayıp, «hasar» veya gecikmelerde «teslim» etme tarihinden itibaren başlar ve aynı maddenin 1/«son» fıkrasına göre zamanaşımının işlemeye başladığı gün hesaba «dahil» edilemez.
Somut olayda «hasar» gören yükün «teslim tarihi» 18.08.2008 olup yukarıda açıklanan kurallar gereğince «zamanaşımı» süresi 19.08.2008 tarihinde başlamış ve görülmekte olan dava ise 19.08.2009 tarihinde harcın yatırılması suretiyle açılmış olduğuna göre, davanın zamanaşımı süresi geçtiğinden bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · dahili dava · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaYine, aynı Konvansiyonun 32/1-a maddesine göre «zamanaşımı»; kısmi kayıp, «hasar» veya gecikmelerde «teslim» etme tarihinden itibaren başlar ve aynı maddenin 1/«son» fıkrasına göre zamanaşımının işlemeye başladığı gün hesaba «dahil» edilemez.
Somut olayda «hasar» gören yükün «teslim tarihi» 18.08.2008 olup yukarıda açıklanan kurallar gereğince «zamanaşımı» süresi 19.08.2008 tarihinde başlamış ve görülmekte olan dava ise 19.08.2009 tarihinde harcın yatırılması suretiyle açılmış olduğuna göre, davanın zamanaşımı süresi geçtiğinden bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3461 E. , 2014/11164 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/12/2013
NUMARASI 2012/138-2013/378
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2012/138-2013/378 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat rizikolarına karşı sigortalı, muhtelif tekstil malzemeleri emtiasının davalı tarafça üstlenilen nakliye sırasında çalındığını, çalınma neticesinde sigortalıya 166.469 TL hasar tazminatı ödendiğini ileri sürerek, hasar bedelinin 06/05/2011 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalıya ait aracın hırsızlık olaylarına karşı alarmının olmaması, muavin veya yardımcı şoför bulundurmaması, yabancı bir ülkede taşıma yapan davalının hırsızlık risklerini analiz ederek ek tedbirler alması gerekirken, bu tedbirleri almayarak kusurlu davrandığı ve meydana gelen zarardan bu nedenle sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 36.667,01 TL'nin 06.05.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
(1) Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davalı tarafın zamanaşımı def'inin reddine karar verilerek, esas yönünden yapılan inceleme neticesinde yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
CMR'nin 32. maddesinde, taşıma sözleşmelerinde zamanaşımı sorunu düzenlenmektedir. CMR'de kural olarak bir ve istisnai durumlarda üç yıllık olmak üzere iki çeşit zamanaşımı olduğu belirtilmiştir. Zamanaşımının başlangıç anı bakımından, üç ayrı durum için üç ayrı başlangıç anı tespit edilmiştir. Kısmi kayıp, hasar veya gecikme durumunda, zamanaşımı teslim tarihinden itibaren işlemeye başlar. Tam kayıp durumunda ise, artık teslim söz konusu olmadığı için zamanaşımı, taraflarca teslim için kararlaştırılan sürenin dolmasından 30 gün sonra başlar. Taraflar arasında teslim için herhangi bir süre belirlenmemişse zamanaşımı, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından itibaren 60 gün geçtikten sonra başlayacaktır.
Bunun dışında kalan bütün diğer durumlarda, taşıma sözleşmesinin yapılmasından itibaren 3 ay sonra zamanaşımı işlemeye başlayacaktır.
Somut olayda, davalı taraf rapora itiraz dilekçesinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilenin aksine, olayda kısmi kayıp olduğunu, tam zıya hali bulunmadığını ve bu sebeple zamanaşımı def'inin kısmi zıya haline göre hesaplanması gerektiğini savunmuştur. Bu itibarla mahkemece, zıyanın mahiyeti tam olarak belirlenerek, zamanaşımı süresini durduran ve kesen sebepler de nazara alınmak suretiyle zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi gerekirken, zıyaın mahiyeti net bir şekilde belirlenmeden zamanaşımı def'inin reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 11/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102092900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz