Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6850 E. 2014/14061 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
resmi belgede sahtecilik↗ sahtecilik↗ ciro↗ derdestlik↗ dolandırıcılık↗ mahsup↗ temlik↗ çek↗ teminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çeklerle ilgili tahsil edilen tutarın dava dışı Nedim Özen'in kredi borcuna mahsup edildiği, davanın kanıtlandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tahsil edildiğinde davacının hesabına alacak kaydedilmek üzere davalı bankaya verilen çeklerin, davacının talimatı dışında davalı bankanın başka bir müşterisinin kullandığı krediye teminat olarak gösterildiği iddasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Davalı tarafça, çeklerin davacı tarafından değil, dava dışı kredi borçlusu N. Öz. tarafından ciro ve temlik edildiği savunulmuş, mahkemece, davanın kabulü ile çeklerin toplam tutarının tahsiline karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça çeklerin bankaya tesliminin delili olarak dosyaya sunulan bordro üzerindeki imzanın sonradan eklendiği ileri sürülmüş olup, bilirkişi raporunda da belge aslının ortasında bulunan banka kaşesi üzerinde tek bir paraf şeklindeki imzanın, müfettişlik raporu ekindeki belgede bulunmadığının görüldüğü belirtilmiştir. Davalı tarafça temyiz aşamasında sunulan iddianame örneğinden, davacı hakkında söz konusu çek bordrosuyla ilgili olarak başlatılan soruşturma sonucunda resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı, davanın derdest olduğu hususları anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece söz konusu belgenin davalı banka tarafından düzenlendiği kabul edilerek hüküm kurulmuş olduğundan, ceza yargılamasının sonucunun beklenmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğinden, kararın davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/290 E. 2015/7089 K.
Ortak:çek · teminat · teslim
İncelediğiniz karardaDava, tahsil edildiğinde davacının hesabına alacak kaydedilmek üzere davalı bankaya verilen çeklerin, davacının talimatı dışında davalı bankanın başka bir müşterisinin kullandığı krediye «teminat» olarak gösterildiği iddasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Ancak, davacı tarafça çeklerin bankaya «tesliminin» delili olarak dosyaya sunulan bordro üzerindeki imzanın sonradan eklendiği ileri sürülmüş olup, bilirkişi raporunda da belge aslının ortasında bulunan banka kaşesi üzerinde tek bir paraf şeklindeki imzanın, müfettişlik raporu ekindeki belgede bulunmadığının görüldüğü belirtilmiştir.
Davalı tarafça temyiz aşamasında sunulan iddianame örneğinden, davacı hakkında söz konusu «çek» bordrosuyla ilgili olarak başlatılan soruşturma sonucunda «resmi belgede sahtecilik» ve «dolandırıcılık» suçlarından kamu davası açıldığı, davanın «derdest» olduğu hususları anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaDavacı taraf, tahsil edilip hesabına aktarılmak üzere davalı bankaya üç adet «çek» verdiğini, çeklerin hesabına işlenmediğini, banka tarafından başka müşterinin kredi «teminatı» için çeklerin verildiğinin belirtildiğini, çeklerde kendi cirosundan sonra dava dışı ....'in cirosunun usulsüz olarak eklendiğini, çek «teslim» bordrosu ile dava konusu çekleri teslim ettiğini ileri sürmüş, davalı taraf ise çeklerin kredi borçluları .... tarafından verildiğini, davacının çek teslim bordros …
… tten rapor alınarak, ....'e davalı banka tarafından kredi verilip verilmediği, verilen bu kredinin kimin hesabına aktarıldığı, davaya konu çeklerin ne zaman bankaya «teslim» edildiği, «çek» teslim bordrosunda geçen ...'nin dava konusu olayla ilgisinin ne olduğu, .... tarafından bankaya verilen çek teslim bordrolarında aynı şirketin isminin geçip geçme …
Oysa, bozma ilamında belirtilen iddianame dava konusu dışında kalan çeklerden kaynaklanan ve dava dışı .... tarafından verilen «çek» bordrosundan kaynaklanmakta olup, bir başka deyişle söz konusu iddianame davacı hakkında değil, yukarıda anılan .... hakkında tanzim edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5085 E. 2021/4948 K.
Ortak:çek · teminat · teslim · Alacak
İncelediğiniz karardaDava, tahsil edildiğinde davacının hesabına alacak kaydedilmek üzere davalı bankaya verilen çeklerin, davacının talimatı dışında davalı bankanın başka bir müşterisinin kullandığı krediye «teminat» olarak gösterildiği iddasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Ancak, davacı tarafça çeklerin bankaya «tesliminin» delili olarak dosyaya sunulan bordro üzerindeki imzanın sonradan eklendiği ileri sürülmüş olup, bilirkişi raporunda da belge aslının ortasında bulunan banka kaşesi üzerinde tek bir paraf şeklindeki imzanın, müfettişlik raporu ekindeki belgede bulunmadığının görüldüğü belirtilmiştir.
Davalı tarafça temyiz aşamasında sunulan iddianame örneğinden, davacı hakkında söz konusu «çek» bordrosuyla ilgili olarak başlatılan soruşturma sonucunda «resmi belgede sahtecilik» ve «dolandırıcılık» suçlarından kamu davası açıldığı, davanın «derdest» olduğu hususları anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaDavacı, toplam bedeli 81.820.- TL olan 3 adet çekin günü geldiğinde tahsil edilmesi için davalı bankaya «çek» tevdii bordrosu karşılığında «teslim» edildiğini, davalının bu çekleri 3. kişinin kullandığı kredinin «teminatı» olarak gösterdiğini ileri sürerek anılan çeklerin bedellerinin tahsilini istemiştir.
Öte yandan davacı vekili, 17.11.2011 tarihli dilekçe ekinde 14.01.2009 tarihli «çek» «teslim» bordrosunun aslının sunulduğu belirtilerek bordronun kasada saklanmasını istemiş, Adli Tıp Kurumu tarafından bu bordro fotokopi olduğu gerekçesiyle incelenmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çeklere ilişkin olduğu iddia edilen «çek tevdi bordrosunun» tarihi 14.01.2009 olarak gözükmekte ise de çeklerin 05.03.2009 tarihinde davalı banka resmi kayıtlarına intikal ettiği, normal koşullarda davalı banka antetli kağı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek tevdi bordrosu · şikayet · ibraz
Benzer bu karardaDavalı vekili tarafından, davacının elindeki tevdi bordrosunun her zaman düzenlenebileceği iddia edilmişse de davalı banka müfettişince düzenlenen raporda davacının «şikayetine» konu çekler için davacı imzalı ve üzerinde davacının hesap numaralarının yazılı olduğu «çek tevdi bordrosunun» şube nezdinde de bulunduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çeklere ilişkin olduğu iddia edilen «çek tevdi bordrosunun» tarihi 14.01.2009 olarak gözükmekte ise de çeklerin 05.03.2009 tarihinde davalı banka resmi kayıtlarına intikal ettiği, normal koşullarda davalı banka antetli kağı …
Mahkemeye «ibraz» edilen 01.11.2018 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunun Bulgular ve Sonuç başlıklı 6.1. maddesinde “İnceleme konusu Yapı ve Kredi Bankası ile Türkiye Finansbank'a ait …
Bu bakımdan anılan «çek tevdi bordrosunun» da değerlendirilerek ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6579 E. 2013/20681 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:toplantı tutanağı · olağanüstü genel kurul
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin 19/12/2011 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında alınan 3 nolu kararın tasfiyenin amacına, şirket ana sözleşmesine, yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davalı şirketin 19.12.2011 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınan (3) nolu kararın iptaline karar verilmiştir.
Dava, davalı şirketin olağanüstü genel kurulunda alınan 3 nolu kararın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, temyiz dilekçesi ve ekindeki «toplantı tutanağı» örneğinden davalı şirketin 31/10/2012 tarihinde tasfiyeden çıktığı anlaşılmaktadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2718 E. 2017/5000 K.
Ortak:çek · teslim
İncelediğiniz karardaAncak, davacı tarafça çeklerin bankaya «tesliminin» delili olarak dosyaya sunulan bordro üzerindeki imzanın sonradan eklendiği ileri sürülmüş olup, bilirkişi raporunda da belge aslının ortasında bulunan banka kaşesi üzerinde tek bir paraf şeklindeki imzanın, müfettişlik raporu ekindeki belgede bulunmadığının görüldüğü belirtilmiştir.
Davalı tarafça temyiz aşamasında sunulan iddianame örneğinden, davacı hakkında söz konusu «çek» bordrosuyla ilgili olarak başlatılan soruşturma sonucunda «resmi belgede sahtecilik» ve «dolandırıcılık» suçlarından kamu davası açıldığı, davanın «derdest» olduğu hususları anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının dava konusu çekin «hamili» değil muhatabı olduğu ve çeki kendisine «ibraz» ve «teslim» edildikten sonra kaybettiği, «çek iptali davası» açma hakkının hamile ait olduğu, davacının davada «aktif husumet ehliyeti» olmadığı ve «hukuki yararının» da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafın dava dilekçesindeki açıklamaları ve ekindeki «çek» «teslim» bordrosu gözetildiğinde «vekil hamil» konumunda olup, hamile ilişkin «müracaat hakkını» kullanabileceği gibi, «ziyaı» halinde «çek iptali» için dava açmaya yetkilidir.
Dava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekil hamil · müracaat hakkı · zayi nedeniyle çek iptali · çek iptali davası · aktif husumet ehliyeti · çek iptali · ziya · aktif husumet
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının dava konusu çekin «hamili» değil muhatabı olduğu ve çeki kendisine «ibraz» ve «teslim» edildikten sonra kaybettiği, «çek iptali davası» açma hakkının hamile ait olduğu, davacının davada «aktif husumet ehliyeti» olmadığı ve «hukuki yararının» da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafın dava dilekçesindeki açıklamaları ve ekindeki «çek» «teslim» bordrosu gözetildiğinde «vekil hamil» konumunda olup, hamile ilişkin «müracaat hakkını» kullanabileceği gibi, «ziyaı» halinde «çek iptali» için dava açmaya yetkilidir.
Dava, «zayi nedeniyle çek iptali» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6850 E. , 2014/14061 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 12/02/2013
NUMARASI 2011/279-2013/35
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.02.2013 tarih ve 2011/279-2013/35 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.09.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. . Ş. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, tahsil edildiğinde hesabına alacak kaydedilmek üzere davalı banka şubesine 3 adet çek verdiğini, ancak ödeme günleri geçmesine rağmen çekler hesaba işlenmediği gibi müvekiline iade de edilmediğini, çeklerin davalı bankanın başka bir müşterisinin teminatı olarak alınmış gibi gösterildiğini ileri sürerek, ıslahla artırdığı çek bedelli toplamı 81.820 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren reeskont avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çeklerin dava dışı N. Ö. tarafından kullanılan kredinin tahsilinde kullanılmak üzere bankaya teslim edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çeklerle ilgili tahsil edilen tutarın dava dışı Nedim Özen'in kredi borcuna mahsup edildiği, davanın kanıtlandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tahsil edildiğinde davacının hesabına alacak kaydedilmek üzere davalı bankaya verilen çeklerin, davacının talimatı dışında davalı bankanın başka bir müşterisinin kullandığı krediye teminat olarak gösterildiği iddasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Davalı tarafça, çeklerin davacı tarafından değil, dava dışı kredi borçlusu N. Öz. tarafından ciro ve temlik edildiği savunulmuş, mahkemece, davanın kabulü ile çeklerin toplam tutarının tahsiline karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça çeklerin bankaya tesliminin delili olarak dosyaya sunulan bordro üzerindeki imzanın sonradan eklendiği ileri sürülmüş olup, bilirkişi raporunda da belge aslının ortasında bulunan banka kaşesi üzerinde tek bir paraf şeklindeki imzanın, müfettişlik raporu ekindeki belgede bulunmadığının görüldüğü belirtilmiştir.
Davalı tarafça temyiz aşamasında sunulan iddianame örneğinden, davacı hakkında söz konusu çek bordrosuyla ilgili olarak başlatılan soruşturma sonucunda resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı, davanın derdest olduğu hususları anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece söz konusu belgenin davalı banka tarafından düzenlendiği kabul edilerek hüküm kurulmuş olduğundan, ceza yargılamasının sonucunun beklenmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğinden, kararın davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102087700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz