Tasarım tecavüzü | Tazminat | Maddi tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4690 E. 2014/11089 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tescilsiz tasarım↗ kâr kaybı↗ maddi tazminat↗ kusur↗ haksız rekabet↗ avans faizi↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının sessiz kalmak suretiyle hak kaybı gerçekleştiği itirazının yerinde olmadığı, davacıya ait saat tasarımları ile davalıya ait saat tasarımlarının iltibas yaratacak şekilde benzer tasarımsal özelliklere sahip olması nedeniyle TTK'nın 56 ve 57/5. maddelerince haksız rekabet şartlarının oluştuğu, davacı vekilinin haksız rekabet nedeniyle talep ettiği maddi tazminat istemi hakkında, tazminat bedeli hakkında bir değerlendirme yapılamadığı ancak BK'nın 49. ve diğer hükümlerine göre olayın oluş şekli, iltibas durumu ve tarafların ekonomik durumlarına göre uygun olan bir tazminatın hükmedilebileceği, davacı vekilinin 10.000,00 YTL'lik manevi tazminat isteminde kusur şartının gerçekleştiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacının S.. marka tescilli olmayan davaya konu saat tasarımına yönelik olarak davalının B.. marka saat tasarımı ile haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile davalının bu haksız rekabetinin men'ine, bu şekildeki kullanımının önlenmesine; davacının maddi tazminat talebine ilişkin talebinin kabulü ile davacı markasının tanınmışlığı, modellerinin türü, iltibas durumu tarafların ekonomik durumları, paranın satın alma gücü de değerlendirilerek BK'nın 50. maddesine göre talep edilen 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; davacının manevi tazminat talebine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, tescilsiz tasarıma vaki tecavüz nedeniyle haksız rekabete dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Dava, dava dilekçesinde davacıya ait 8 adet ürün tasarımı bakımından davalı üretimlerinin haksız rekabet oluştuturduğu ileri sürülerek açılmış ise de; yargılama sırasında verilen 3.5.2014 tarihli delil dilekçesi ve celselerdeki sözlü beyanlar ile davaya endüstriyel tasarım tescil belgesi olmayan bir adet ürünle sınırlı olarak devam edilmesi talebinde bulunulmuş, tescilli 7 adet tasarım için fikri sınai haklar mahkemesinde ayrıca dava açılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davaya konu tasarımlar karşılaştırılarak raporda "Resim 2'de yer alan davalı saat tasarımı ile resim 5'te yer alan davacının tasarımı arasındaki kadran ve onun üzerindeki bütün öğeler bakımından önemli görsel farklılıklar bulunmaktadır. Taraflara ait ekranlar, renk, kontrast, ibreler, derecelendirme aralıkları, dakika işareti kalınlıkları, kronometre/takvim ölçekleri ve konumlarının ve marka logolarının farklı şekilleri taşıdıkları görünmektedir...Sonuç olarak, bu saatler model tipi olarak veya ürün kimlikleri yönünden benzememekte ancak birebir benzer klipsli metal zincirle saat gövdesine aynı bağlantı biçim ve detayı ile bağlanılarak üretilmiştir." şeklinde açıklama yapılmıştır. Buna rağmen mahkemece raporun sonuç kısmı gözetilerek davanın kabulüne ve haksız rekabetin tespitine karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, davaya konu ürünler bakımından iltibas bulunup bulunmadığı, haksız rekabet koşullarının oluşup oluşmadığı ayrıca değerlendirilerek, gerekirse bu konuda ek rapor yada yeni bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12404 E. 2017/252 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · maddi tazminat · haksız rekabet · avans faizi · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının sessiz kalmak suretiyle hak «kaybı» gerçekleştiği itirazının yerinde olmadığı, davacıya ait saat tasarımları ile davalıya ait saat tasarımlarının «iltibas» yaratacak şekilde benzer tasarımsal özelliklere sahip olması nedeniyle TTK'nın 56 ve 57/5. maddelerince «haksız rekabet» şartlarının oluştuğu, davacı vekilinin haksız rekabet nedeniyle talep ettiği «maddi tazminat» istemi hakkında, tazminat bedeli hakkında bir değerlendirme yapılamadığı ancak BK'nın 49. ve diğer hükümlerine göre olayın oluş şekli, iltibas durumu ve tarafların ekonomik durumlarına göre uygun olan bir tazminatın hükmedilebileceği, davacı vekilinin 10.000,00 YTL'lik manevi tazminat isteminde «kusur» şartının gerçekleştiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacının S.. marka tescilli olmayan davaya konu saat tasarımına yönelik olarak davalının B.. marka saat tasarımı ile haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile davalının bu haksız rekabetinin men'ine, bu şekildeki kullanımının önlenmesine; davacının maddi tazminat talebine ilişkin talebinin kabulü ile davacı markasının tanınmışlığı, modellerinin türü, iltibas durumu tarafların ekonomik durumları, paranın satın alma gücü de değerlendirilerek BK'nın 50. maddesine göre talep edilen 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; davacının manevi tazminat talebine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminat alacağının …
1-Dava, «tescilsiz tasarıma» vaki tecavüz nedeniyle «haksız rekabete» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, davaya konu ürünler bakımından «iltibas» bulunup bulunmadığı, «haksız rekabet» koşullarının oluşup oluşmadığı ayrıca değerlendirilerek, gerekirse bu konuda ek rapor yada yeni bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ri yönünden bazı ortak noktalar taşımakla birlikte hitap ettiği ortalama düzeydeki kullanıcıların algısında veya orta düzeydeki dikkate sahip tüketicisinin nezdinde «iltibasa» yol açacak benzerlik taşıdıkları ve bu yolla da TTK 56 ve devamı maddeleri uyarınca «haksız rekabete» yol açtığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; haksız rekabetin tespitine, davalının haksız rekabetinin menine, davalının iltibasa yönelik kullanımının önlenmesi …
50’ye göre talep edilen 5.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihi itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «tescilsiz tasarıma» vaki tecavüz nedeniyle «haksız rekabete» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · ortalama tüketici
Benzer bu kararda… iği, aynı ekran içine yerleştirilen kronometrelerin farklı konumlanarak önemli algısal fark yarattığı, beyaz ve gri kadran özelliği, farklı kimlikteki kadranlarıyla «ortalama tüketici» nezdinde açıkça ayırt edici oldukları, «iltibas» ve bu yolla «haksız rekabete» kaynaklık eden biçimsel semboller ve genel görünümde karışıklığa yol açabilecek başka görsel değerler taşımadıklarının açıkça belli olduğu; birebir benzer klipsli …
Bu bakımdan, mahkemece uyulan bozma ilamında belirtilen hususlar doğrultusunda «haksız rekabet» koşullarının oluşup oluşmadığı ayrıca değerlendirilerek; gerekirse yeni bir heyetten açık, «denetime elverişli» ve çelişki içermeyen yeni bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18109 E. 2015/2530 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın işlemden kaldırılması · işlemden kaldırma · çek iptali · vekile tebliğ · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · çek
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; 06/03/2013 tarihli duruşma davacı tarafça takip edilmediğinden HMK Md.150/1 uyarınca «dosyanın işlemden kaldırıldığı», davanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren yasal 3 aylık süre içinde «yenilenmemiş» olduğu gerekçesiyle HMK 150/5 maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, «çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda anılan gerekçe ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Somut olayda, duruşma gününün davacı «vekiline tebliğine» dair dosya içerisinde bir evrak bulunmamasına rağmen davanın takip edilmediğinden bahisle dava dosyasının «işlemden kaldırılması» doğru olmadığı gibi, bu işleme dayalı olarak HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi de doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak, 6100 sayılı HMK'nın 150/1 maddesine göre, «dosyanın işlemden kaldırılması» için duruşma gün ve saatinin taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13110 E. 2010/4253 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hasar
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, kazanın 12.12.2003 günü saat 18:00'da meydana geldiği, davacı bildiriminin aynı gün saat 20:03'te yapıldığı, spesifik poliçenin «hasarın» gerçekleşmesinden sonra düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12980 E. 2012/16426 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbirin kaldırılması · müdahale talebi · asli müdahale · tedbirin kaldırılması · ara karar · ihtiyati tedbir · olumsuz oy · rücu
Benzer bu karardaMahkemenin 17.05.2012 tarihli duruşmalı incelemesinde (1) nolu «ara» kararıyla yalnızca «asli müdahale talebinin» reddi hususunda karar verilmiş, «tedbirin kaldırılması» hususunda olumlu yada «olumsuz» bir karar verilmemiş, G.S.A Saat A.Ş. vekilinin 21.05.2012 tarihli dilekçesi ile «ihtiyati tedbirin kaldırılması» talebi için de bir karar verilmesi ve asli müdahale talebinin reddine ilişkin ara kararından dönülmesi talebi üzerine, mahkemenin 02.07.2012 tarihli (1) nolu ara kararıyla yine ihtiyati tedbirin kaldırılması talebi hakkında bir karar verilmeksizin 17.05.2012 tarihli ara kararından «rücu» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin «rücu» edilmesi talebinin reddine karar verdiği 17.05.2012 tarihli (1) nolu «ara» kararı yukarıda belirtildiği üzere «asli müdahale talebinin» reddine ilişkin olup, ortada «ihtiyati tedbir» kararının kaldırılması talebiyle ilgili bir karar verilmemiş olduğundan, taleple ilgili olumlu «olumsuz» bir karar verilmek üzere mahkemenin 02.07.2012 tarihli kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, 17.05.2012 tarihli «ara» kararı ile «asli müdahale talebinin» reddine, 02.07.2012 tarihli ara kararıyla da 17.05.2012 tarihli ara kararından «rücu» talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati tedbirin kaldırılmasını» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/4690 E. , 2014/11089 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/12/2013
NUMARASI 2010/455-2013/326
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/12/2013 tarih ve 2010/455-2013/326 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının "Belonni" adı ve markası ile Türkiye pazarında saatçilik alanında faaliyet gösteren bir firma olduğunu, ancak davalı şirketin dünyaca tanınmış müvekkili şirkete ait tasarım ve ürünleri taklit etmekte ve müvekkilinin markasal faaliyetleri ile ön plana çıkardığı ürünlerin benzerlerini pazarlayarak haksız rekabet yaratmakta olduğunu, bu nedenle dava açma zorunluluğu doğduğunu, davalının açıkça kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin "S.." tasarımlarının taklit edildiği tespit edilen saatlerin dosya kapsamına sunulduğunu, söz konusu ürünlerin tüketici nezdinde karışıklık ve iltibasa yol açtığını, bu yönüyle haksız rekabet yarattığını ileri sürerek müvekkili ile davalı ürünlerinin karışıklık-iltibas yaratacak derecede benzer olduklarının ve haksız rekabet yaratan davalı ürünleri ile adetlerinin tespitini, haksız rekabetin tespiti ve men'ini, müvekkillinin uğradığı maddi zararın tespit edilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini, müvekkilinin uğradığı manevi zarara ilişkin olarak 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş;
dosyaya sunduğu 13/12/2012 havale tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerinin 4.000,00 TL artırılarak 5.000,00 TL olarak dava tarihinden itibaren ticari faize hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının sessiz kalma suretiyle hak kaybına uğradığını, bahse konu bu görsellerin saat tasarımı olmaları dışında piyasada yüzlerce yer alan emsalleri/benzerleri karşısında birbirlerinden farklı olarak algılanacaklarının muhakkak olduğunu, söz konusu saat ürününün doğası gereği bir takım unsurlarının veya şekil ve kalıpların kullanılmasının zorunlu olduğunu, bu tarz ürünlerde yapılan küçük bir değişikliğin dahi tasarımları/ürünleri farklı görmeye sağlıyacağını, bu açılardan da kıyaslanan görsellerin farklı olduklarının ortada olduğunu, tescilli de olsa bir hakkın korumasının sınırsız süreli olamayacağının açık olduğunu savunarak haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının sessiz kalmak suretiyle hak kaybı gerçekleştiği itirazının yerinde olmadığı, davacıya ait saat tasarımları ile davalıya ait saat tasarımlarının iltibas yaratacak şekilde benzer tasarımsal özelliklere sahip olması nedeniyle TTK'nın 56 ve 57/5. maddelerince haksız rekabet şartlarının oluştuğu, davacı vekilinin haksız rekabet nedeniyle talep ettiği maddi tazminat istemi hakkında, tazminat bedeli hakkında bir değerlendirme yapılamadığı ancak BK'nın 49. ve diğer hükümlerine göre olayın oluş şekli, iltibas durumu ve tarafların ekonomik durumlarına göre uygun olan bir tazminatın hükmedilebileceği, davacı vekilinin 10.000,00 YTL'lik manevi tazminat isteminde kusur şartının gerçekleştiği gerekçesiyle;
davanın kısmen kabulü ile davacının S.. marka tescilli olmayan davaya konu saat tasarımına yönelik olarak davalının B.. marka saat tasarımı ile haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile davalının bu haksız rekabetinin men'ine, bu şekildeki kullanımının önlenmesine; davacının maddi tazminat talebine ilişkin talebinin kabulü ile davacı markasının tanınmışlığı, modellerinin türü, iltibas durumu tarafların ekonomik durumları, paranın satın alma gücü de değerlendirilerek BK'nın 50. maddesine göre talep edilen 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihi itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; davacının manevi tazminat talebine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, tescilsiz tasarıma vaki tecavüz nedeniyle haksız rekabete dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Dava, dava dilekçesinde davacıya ait 8 adet ürün tasarımı bakımından davalı üretimlerinin haksız rekabet oluştuturduğu ileri sürülerek açılmış ise de; yargılama sırasında verilen 3.5.2014 tarihli delil dilekçesi ve celselerdeki sözlü beyanlar ile davaya endüstriyel tasarım tescil belgesi olmayan bir adet ürünle sınırlı olarak devam edilmesi talebinde bulunulmuş, tescilli 7 adet tasarım için fikri sınai haklar mahkemesinde ayrıca dava açılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davaya konu tasarımlar karşılaştırılarak raporda "Resim 2'de yer alan davalı saat tasarımı ile resim 5'te yer alan davacının tasarımı arasındaki kadran ve onun üzerindeki bütün öğeler bakımından önemli görsel farklılıklar bulunmaktadır.
Taraflara ait ekranlar, renk, kontrast, ibreler, derecelendirme aralıkları, dakika işareti kalınlıkları, kronometre/takvim ölçekleri ve konumlarının ve marka logolarının farklı şekilleri taşıdıkları görünmektedir...Sonuç olarak, bu saatler model tipi olarak veya ürün kimlikleri yönünden benzememekte ancak birebir benzer klipsli metal zincirle saat gövdesine aynı bağlantı biçim ve detayı ile bağlanılarak üretilmiştir." şeklinde açıklama yapılmıştır. Buna rağmen mahkemece raporun sonuç kısmı gözetilerek davanın kabulüne ve haksız rekabetin tespitine karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, davaya konu ürünler bakımından iltibas bulunup bulunmadığı, haksız rekabet koşullarının oluşup oluşmadığı ayrıca değerlendirilerek, gerekirse bu konuda ek rapor yada yeni bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102076600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz