6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7993 E. 2014/17786 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra takibinin durdurulması takibin durdurulması halefiyet gerçek zarar rücuen tazminat taşıma sözleşmesi işlemiş faiz asıl alacak hasar avans faizi zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 737

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı ile davalı arasında taşıma sözleşmesinin bulunduğu, davalının maliki, işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, hamulesi ile birlikte çalındığı, davacı sigorta şirketinin 57.646,00 TL gerçek zararı dava dışı sigortalısına tazmin ettiği, yasal halefiyet hakkı şartlarının oluştuğu, davacı sigorta şirketinin 57.646,00 TL hasar bedelini 14/08/2009 tarihinde ödemiş olması nedeniyle 11/11/2009 icra takip tarihinde kadar %19 avans faiz oranı üzerinden 2.768,00 TL işlemiş faiz talep edebileceği gerekçesiyle istemle bağlı kalınarak davalının icra takibine yaptığı itirazın 57.646,00 TL asıl alacak, 2.670,00 TL işlemiş faiz yönünden iptaline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, rücuen tazminat talebi için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı yanın icra takibine yaptığı itirazın süresinde olduğu Ümraniye 2. İcra Mahkemesi'nin 20.05.2010 tarih 2010-442 E 2010-462 K sayılı kararı ile sabit olduğuna göre, icra takibini durduran işbu itirazdan sonra davacı alacaklının itiraz süresinde değilmiş gibi icra dosyasında yapmış olduğu işlemlerin zamanaşımını kesen sebepler olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle icra takibi ile kesilen zamanaşımı süresinden sonra icra takibi ile dava tarihi arasında TTK'nun 737. maddesinde belirtilen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gözününe alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış davalı vekilin bu yöndeki temyiz itirazların kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3449 E. 2010/9636 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15770 E. 2011/3310 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/7993 E.  ,  2014/17786 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL(KAPATILAN) ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/11/2013

NUMARASI 2013/179-2013/363

Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/11/2013 tarih ve 2013/179-2013/363 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından yurtiçi mal taşımacılığı sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan yağ emtiasının davalıya ait ... plakalı araçla Tekirdağ'dan İstanbul'a taşınırken yolda araçla birlikte çalınması nedeniyle zarar meydana geldiğini, dava dışı sigortalısına 12/08/2009 tarihi itibariyle 57.646,00 TL tazminat ödediğini, halef sıfatıyla ödediği bedelin davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibina davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin hırsızlık olayında bir kusurunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı ile davalı arasında taşıma sözleşmesinin bulunduğu, davalının maliki, işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, hamulesi ile birlikte çalındığı, davacı sigorta şirketinin 57.646,00 TL gerçek zararı dava dışı sigortalısına tazmin ettiği, yasal halefiyet hakkı şartlarının oluştuğu, davacı sigorta şirketinin 57.646,00 TL hasar bedelini 14/08/2009 tarihinde ödemiş olması nedeniyle 11/11/2009 icra takip tarihinde kadar %19 avans faiz oranı üzerinden 2.768,00 TL işlemiş faiz talep edebileceği gerekçesiyle istemle bağlı kalınarak davalının icra takibine yaptığı itirazın 57.646,00 TL asıl alacak, 2.670,00 TL işlemiş faiz yönünden iptaline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, rücuen tazminat talebi için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı yanın icra takibine yaptığı itirazın süresinde olduğu Ümraniye 2. İcra Mahkemesi'nin 20.05.2010 tarih 2010-442 E 2010-462 K sayılı kararı ile sabit olduğuna göre, icra takibini durduran işbu itirazdan sonra davacı alacaklının itiraz süresinde değilmiş gibi icra dosyasında yapmış olduğu işlemlerin zamanaşımını kesen sebepler olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle icra takibi ile kesilen zamanaşımı süresinden sonra icra takibi ile dava tarihi arasında TTK'nun 737. maddesinde belirtilen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gözününe alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış davalı vekilin bu yöndeki temyiz itirazların kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek bulunmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102057000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.