Çekin ödeme aracı niteliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7320 E. 2014/16188 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekin ödeme aracı niteliği↗ çekin ibrazı↗ takas↗ basiretli tacir↗ yetki↗ çek↗ tacir↗ kusur↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamı nazara alınarak, çekin ibrazı ile bankanın çekin ödeme aracı olarak niteliklerinin varlığı, yetki ve diğer hususlardan eksikliğinin araştırılması sorumluluğu altında olduğu, takas odaları nizannameleri uyarınca bankaların çekin niteliği ödeme kabiliyetine sahip olup olmadığını değerlendirme imkan ve yetkilerinin bulunduğu, davalı bankanın basiretli tacir gibi denetim mükellefiyetini yerine getirmeyen yetkili imzası bulunmayan çekin tahsiline imkan tanıyarak zararın ortaya çıkmasına sebep olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık isteminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı banka vekili cevap ve rapora itirazlarında, çekin takas odası aracılığı ile ibrazı üzerine davacı şirket ile iletişime geçilerek, hesapta yeterli tutarın bulunmadığının bildirildiğini, bunun üzerine çek bedeli kadar meblağın hesaba yatırıldığını ve ödemenin bu şekilde gerçekleştirildiğini, bu nedenle müvekkiline herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğini savunmuştur. Ancak gerek bilirkişi raporlarında gerekse mahkeme kararında hesaba çek bedeli kadar para gönderilmesi hususunun çeki benimseme olarak değerlendirilmesi gerekip gerekmediği ve TTK'nın 321/son maddesi tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6786 E. 2018/2437 K.
Ortak:takas
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamı nazara alınarak, «çekin ibrazı» ile bankanın çekin ödeme aracı olarak niteliklerinin varlığı, «yetki» ve diğer hususlardan eksikliğinin araştırılması sorumluluğu altında olduğu, «takas» odaları nizannameleri uyarınca bankaların çekin niteliği ödeme kabiliyetine sahip olup olmadığını değerlendirme imkan ve yetkilerinin bulunduğu, davalı bankanın «basiretli tacir» gibi denetim mükellefiyetini yerine getirmeyen yetkili imzası bulunmayan çekin tahsiline imkan tanıyarak zararın ortaya çıkmasına sebep olduğu gerekçesi ile davanı …
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı banka vekili cevap ve rapora itirazlarında, çekin «takas» odası aracılığı ile «ibrazı» üzerine davacı şirket ile iletişime geçilerek, hesapta yeterli tutarın bulunmadığının bildirildiğini, bunun üzerine «çek» bedeli kadar meblağın hesaba yatırıldığını ve ödemenin bu şekilde gerçekleştirildiğini, bu nedenle müvekkiline herhangi bir «kusur» izafe edilemeyeceğini savunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «takas definin» kabulü ile takas nedeniyle davanın reddine, karar ve ilam harcı ile «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu olduğuna dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas defi · yargılama giderleri
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «takas definin» kabulü ile takas nedeniyle davanın reddine, karar ve ilam harcı ile «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu olduğuna dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6253 E. 2013/6407 K.
Ortak:takas · çek · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı banka vekili cevap ve rapora itirazlarında, çekin «takas» odası aracılığı ile «ibrazı» üzerine davacı şirket ile iletişime geçilerek, hesapta yeterli tutarın bulunmadığının bildirildiğini, bunun üzerine «çek» bedeli kadar meblağın hesaba yatırıldığını ve ödemenin bu şekilde gerçekleştirildiğini, bu nedenle müvekkiline herhangi bir «kusur» izafe edilemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamı nazara alınarak, «çekin ibrazı» ile bankanın çekin ödeme aracı olarak niteliklerinin varlığı, «yetki» ve diğer hususlardan eksikliğinin araştırılması sorumluluğu altında olduğu, «takas» odaları nizannameleri uyarınca bankaların çekin niteliği ödeme kabiliyetine sahip olup olmadığını değerlendirme imkan ve yetkilerinin bulunduğu, davalı bankanın «basiretli tacir» gibi denetim mükellefiyetini yerine getirmeyen yetkili imzası bulunmayan çekin tahsiline imkan tanıyarak zararın ortaya çıkmasına sebep olduğu gerekçesi ile davanı …
Ancak gerek bilirkişi raporlarında gerekse mahkeme kararında hesaba «çek» bedeli kadar para gönderilmesi hususunun çeki benimseme olarak değerlendirilmesi gerekip gerekmediği ve TTK'nın 321/«son» maddesi tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava tarihinde yürürlükte bulunan 3167 Sayılı Kanun'un 10. maddesinde bankaların ödeme sorumluluğunun çeklerin «takas» odaları aracılığı ile «ibrazı» halinde ortadan kalkacağının düzenlendiği, dava konusu çeklerden 20 adedi bakımından söz konusu çekler takas odası aracılığı ile ödeme için ibraz edildiğinden bankanın ödeme sorumluluğunun olmadığı, diğer çekler yönünden de «keşidecinin» «ödemeden men» talimatı vermiş olması nedeniyle bu çekler bakımından da «karşılıksızlık işlemi» yapılmadığı için davalı bankanın çeklerden dolayı herhangi bir ödeme sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bankanın verdiği «çek» yaprağından sorumlu tutulabilmesi için çekin zorunlu unsurları ihtiva etmesi ve süresinde muhatap bankaya «ibraz» edilmesi gerekir.
Somut olayda çeklerin bir kısmı muhatap bankaya değil «takas» odasına «ibraz» edilmiş ise de, bilahare davacı tarafından çeklerin tamamı davalı bankaya ibraz edilmesine rağmen davalı ödemekle yükümlü olduğu miktarı ödememiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşılıksızdır işlemi · ödemeden men kararı · keşideci · alacak davası
Benzer bu kararda… iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava tarihinde yürürlükte bulunan 3167 Sayılı Kanun'un 10. maddesinde bankaların ödeme sorumluluğunun çeklerin «takas» odaları aracılığı ile «ibrazı» halinde ortadan kalkacağının düzenlendiği, dava konusu çeklerden 20 adedi bakımından söz konusu çekler takas odası aracılığı ile ödeme için ibraz edildiğinden bankanın ödeme sorumluluğunun olmadığı, diğer çekler yönünden de «keşidecinin» «ödemeden men» talimatı vermiş olması nedeniyle bu çekler bakımından da «karşılıksızlık işlemi» yapılmadığı için davalı bankanın çeklerden dolayı herhangi bir ödeme sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, karşılıksız çeklerde bankaca ödenmesi zorunlu olan miktarın tahsili istemine ilişkin «alacak davası» olup, dava konusu çeklerin yasal süresi içerisinde «ibraz» edildiği ve «keşidecinin» «ödemeden men» talimatı nedeniyle ödenmediği konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7320 E. , 2014/16188 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL(KAPATILAN) 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/11/2013
NUMARASI 2011/237-2013/245
Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/11/2013 tarih ve 2011/237-2013/245 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ortaklarından A. Ö.'ın tek başına imzaya yektili olmadığı halde davalı banka nezdinde bulunan hesaptan 20/06/2006 tarihli, 20.000,00 TL bedelli çeki imzalayarak usulsüz şekilde kendi kardeşine keşide ettiğini, daha sonra da kendine ciro ederek haksız şekilde kendine menfaat temin ettiğini, davalı bankanın gereken özeni göstermeyerek çek ödemesini yaparken çekin yetkili kişiler tarafından imzalanıp imzalanmadığını kontrol etmeden ödeme yaparak müvekkilinin zarara uğramasına sebep olduğunu ileri sürerek, şimdilik 20.000 TL alacağın usulsüz işlemin yapıldığı tarih olan 20/06/2006 dan itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin dava dışı Y. ve K.bankası A.Ş. takas merkezi aracılığıyla müvekkili bankaya ibraz edildiğini, takastan ibraz edilen çeklerde çekin görüntülenmesi imkanının bulunmadığını, ayrıca ibraz tarihinde hesapta yeterli bakiyenin bulunmaması üzerine davacı şirket ile iletişime geçilmesi üzerine çek tutarının hesaba aktarıldığını ve ödemenin de bu şekilde gerçekleştirildiğini, davanın sebepsiz zenginleşen son cirantaya yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini ve %40 tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan E.. K.., zamanaşımı itirazında bulunduğu, dava konusu çekle ilgili tarafının 4. ciranta olması nedeni ile taraflar arasındaki ticari ilişkiden haberdar olmadığını, bilinçli olarak bu çeki almadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamı nazara alınarak, çekin ibrazı ile bankanın çekin ödeme aracı olarak niteliklerinin varlığı, yetki ve diğer hususlardan eksikliğinin araştırılması sorumluluğu altında olduğu, takas odaları nizannameleri uyarınca bankaların çekin niteliği ödeme kabiliyetine sahip olup olmadığını değerlendirme imkan ve yetkilerinin bulunduğu, davalı bankanın basiretli tacir gibi denetim mükellefiyetini yerine getirmeyen yetkili imzası bulunmayan çekin tahsiline imkan tanıyarak zararın ortaya çıkmasına sebep olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık isteminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı banka vekili cevap ve rapora itirazlarında, çekin takas odası aracılığı ile ibrazı üzerine davacı şirket ile iletişime geçilerek, hesapta yeterli tutarın bulunmadığının bildirildiğini, bunun üzerine çek bedeli kadar meblağın hesaba yatırıldığını ve ödemenin bu şekilde gerçekleştirildiğini, bu nedenle müvekkiline herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğini savunmuştur. Ancak gerek bilirkişi raporlarında gerekse mahkeme kararında hesaba çek bedeli kadar para gönderilmesi hususunun çeki benimseme olarak değerlendirilmesi gerekip gerekmediği ve TTK'nın 321/son maddesi tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davalı banka vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102054000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz