Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/162 E. 2014/19021 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
isticvap↗ taşıma sözleşmesi↗ mahsup↗ uyuşmazlık konusu↗ temerrüt faizi↗ cy/cy kaydı↗ temerrüt↗ temsil↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kayıtlarında davalıdan 73.687,99 TL alacaklı göründüğü, davalı kayıtlarında ise 31.12.2009 tarihi itibariyle davalının davacıya 46.000,00 TL borçlu göründüğü, davalı defterlerindeki borç kaydının davacı lehine sonuç doğuracağı, davalının dayandığı mazot teslim fişlerinin 2009 yılından öncesine ait olduğu, bu nedenle esasa etkili olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 46.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup, somut olayda, davacı tarafından 2006 yılından 2009 yılına kadar davalıya ait iş makinelerinin şantiye sahalarına taşındığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davacının taşıma bedeline ilişkin alacağı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı taraf taşıma ücretinin bir kısmının davacıya ait araçlara motorin verilmesi suretiyle ödendiğini savunmuş ve buna ilişkin bir kısım teslim makbuzlarını dosyaya sunmuştur. Davacı şirket temsilcisi ise isticvabında davalının sunduğu bir kısım motorin teslim makbuzlarındaki isim ve imzaların davacı şirket çalışanlarına ait olduğunu beyan etmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacı temsilcisinin isticvabındaki beyanları gözönüne alınarak davalının savunmasında yer alan motorin teslim makbuzlarındaki isim ve imzası olan kişilerin davacı çalışanı olup olmadığının belirlenmesi ve davacının çalışanı olduğunun tesbit edilmesi halinde bu kişiler tarafından teslim alınan motorin bedelinin davacının alacağından mahsup edilip edilmemesi gerektiği değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5294 E. 2012/11370 K.
Ortak:e-defter
İncelediğiniz kararda… ayıtlarında davalıdan 73.687,99 TL alacaklı göründüğü, davalı kayıtlarında ise 31.12.2009 tarihi itibariyle davalının davacıya 46.000,00 TL borçlu göründüğü, davalı «defterlerindeki» borç «kaydının» davacı lehine sonuç doğuracağı, davalının dayandığı mazot «teslim» fişlerinin 2009 yılından öncesine ait olduğu, bu nedenle esasa etkili olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 46.000,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının kendi «ticari defterlerinde» dahi davalıya borçlu göründüğü gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 29.12.2011 günlü ilamıyla «eksik incelemeye» dayalı olarak verildiği ve kabul şekline göre de verilen kararın yerinde olmadığı belirtilerek, davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, davacının kendi «ticari defterlerinde» dahi davalıya borçlu göründüğü gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 29.12.2011 günlü ilamıyla «eksik incelemeye» dayalı olarak verildiği ve kabul şekline göre de verilen kararın yerinde olmadığı belirtilerek, davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4408 E. 2019/1449 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz kararda… ayıtlarında davalıdan 73.687,99 TL alacaklı göründüğü, davalı kayıtlarında ise 31.12.2009 tarihi itibariyle davalının davacıya 46.000,00 TL borçlu göründüğü, davalı «defterlerindeki» borç «kaydının» davacı lehine sonuç doğuracağı, davalının dayandığı mazot «teslim» fişlerinin 2009 yılından öncesine ait olduğu, bu nedenle esasa etkili olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 46.000,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak rapor alınmış ve bu rapora göre davanın kabulüne karar verilmiş ise de bilirkişiler taraflar arasındaki sözleşmede, borcun ödeneceği tarih belirlenmemiş ve davacı tarafından davalı «temerrüde» de düşürülmemiş olduğu halde ödemelerin geç yapıldığı gerekçesiyle «fatura» tarihleri ile ödeme tarihleri arasındaki süre için faiz hesabı yapmışlar ve mahkemece de bu tutar hüküm altına alınmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hak ediş · bilirkişi raporuna itiraz · ibraname · olumsuz oy · fatura
Benzer bu kararda… ı gözetilerek davacının, davalının işi için kullandığı motorin miktarı belirlenerek işe başlangıç tarihindeki motorin fiyatı baz alınmak suretiyle davalının yaptığı «hak ediş» ödeme tarihlerine göre motorine gelen zam miktarı gözetilerek bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde yanılgılı değerlendirmeyle karar verilmesi doğru olmamıştır. ...) Ayrıca, kabule göre de davacı dava tarihinden itibaren faiz talep etmiş olup bu konuda olumlu «olumsuz» bir karar verilmemiş olması da doğru olmayıp, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
… alındığı, 31.....2007 tarihli sözleşme nedeniyle motorinden kaynaklanan fiyat farkının davalı şirket tarafından davacı kooperatife ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve «fatura» tarihindeki tutarların sözleşme şartlarına göre nakit ödeneceğinin belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 52.502,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya …
Davadan önce taraflar arasında düzenlendiği ihtilafsız olan 14.01.2008 tarihli "«ibranamedir»" başlıklı belgeye göre davalı, "işe başlangıç tarihinden itibaren o günkü motorin fiyat baz alınarak çekilen tonaj miktarı üzerinden motorin fiyat farkı ödenecektir." şeklindeki ibare ile motorin fiyat farkını ödemeyi üstlenmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak rapor alınmış ve bu rapora göre davanın kabulüne karar verilmiş ise de bilirkişiler taraflar arasındaki sözleşmede, borcun ödeneceği tarih belirlenmemiş ve davacı tarafından davalı «temerrüde» de düşürülmemiş olduğu halde ödemelerin geç yapıldığı gerekçesiyle «fatura» tarihleri ile ödeme tarihleri arasındaki süre için faiz hesabı yapmışlar ve mahkemece de bu tutar hüküm altına alınmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1634 E. 2012/2789 K.
Ortak:isticvap
İncelediğiniz karardaDavacı şirket «temsilcisi» ise «isticvabında» davalının sunduğu bir kısım motorin «teslim» makbuzlarındaki isim ve imzaların davacı şirket çalışanlarına ait olduğunu beyan etmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacı «temsilcisinin» «isticvabındaki» beyanları gözönüne alınarak davalının savunmasında yer alan motorin «teslim» makbuzlarındaki isim ve imzası olan kişilerin davacı çalışanı olup olmadığının belirlenmesi ve davacının çalışanı olduğunun tesbit edilmesi halinde bu kişiler tarafından teslim alınan motorin bedelinin davacının alacağından «mahsup» edilip edilmemesi gerektiği değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmas …
Benzer bu karardaHUMK.'un 230 ve müteakip maddelerinde düzenlenen «isticvap», bir davada o dava ile ilgili belli vakıaların açıklığa kavuşturulması, varlığı ve yokluğu konusunda aleyhine olan tarafın «ikrarının» sağlanması amacıyla hakimin kendiliğinden veya taraflardan birinin isteminin kabulü ile başvurabileceği usuli bir işlemdir.
… aşamasında, davacı tarafın sunduğu belgenin doğru olmadığını bildirerek farklı bir belge sunduğu da dikkate alındığında mahkemece, dosyada mevcut davacı tarafından «ibraz» edilen belgenin davalı taraftan sadır olup olmadığı hususunda davalının HUMK.'un 230-235. maddelerindeki usule göre «isticvap» edilmesi, belgenin içeriğinin doğruluğu araştırılarak sonucuna göre hüküm verilmesi gerekirken, «eksik araştırmaya» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.. .../... -2-
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · aleyhe delil · usulüne uygun tebliğ · ikrar · acentelik · işlemiş faiz · asıl alacak · icra inkar tazminatı
Benzer bu kararda… kaldığı, davalı tarafın duruşmaya katılmadığı gibi yazılı cevap da vermediği ve herhangi bir delil de bildirmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.110,00 TL «asıl alacak» ve 256,44 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 4.366,44 TL üzerinden icra takibinin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davalı şirketin «acentesi» olduğu gemiler için verilen motor servis ücretinin tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı, «usulüne uygun tebliğe» rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kabulü kararına gerekçe olarak gösterilen, davacının sunduğu ve altında 'NOT' ibaresi yazılı olan belgenin davalı «aleyhine delil» olarak kabulü için bu belgenin davalı taraftan sadır olduğunun belirlenmesi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/162 E. , 2014/19021 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/07/2013
NUMARASI 2010/510-2013/335
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/07/2013 tarih ve 2010/510-2013/335 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01.12.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. N.. D.. ile davalı vekili Av. U.. D.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait iş makinelerinin taşıma işini üstlendiğini, taşıma bedeline ilişkin alacağın davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 58.961,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile uzun süredir nakliye işi yapıldığını, nakliye bedelinin davacıya ait araçlara mazot verilerek ve ayrıca nakit para olarak ödendiğini, borcun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kayıtlarında davalıdan 73.687,99 TL alacaklı göründüğü, davalı kayıtlarında ise 31.12.2009 tarihi itibariyle davalının davacıya 46.000,00 TL borçlu göründüğü, davalı defterlerindeki borç kaydının davacı lehine sonuç doğuracağı, davalının dayandığı mazot teslim fişlerinin 2009 yılından öncesine ait olduğu, bu nedenle esasa etkili olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 46.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup, somut olayda, davacı tarafından 2006 yılından 2009 yılına kadar davalıya ait iş makinelerinin şantiye sahalarına taşındığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davacının taşıma bedeline ilişkin alacağı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı taraf taşıma ücretinin bir kısmının davacıya ait araçlara motorin verilmesi suretiyle ödendiğini savunmuş ve buna ilişkin bir kısım teslim makbuzlarını dosyaya sunmuştur. Davacı şirket temsilcisi ise isticvabında davalının sunduğu bir kısım motorin teslim makbuzlarındaki isim ve imzaların davacı şirket çalışanlarına ait olduğunu beyan etmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacı temsilcisinin isticvabındaki beyanları gözönüne alınarak davalının savunmasında yer alan motorin teslim makbuzlarındaki isim ve imzası olan kişilerin davacı çalışanı olup olmadığının belirlenmesi ve davacının çalışanı olduğunun tesbit edilmesi halinde bu kişiler tarafından teslim alınan motorin bedelinin davacının alacağından mahsup edilip edilmemesi gerektiği değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102043200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz