Pay defteri kaydı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4086 E. 2010/5054 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay defteri kaydı↗ bedel iadesi↗ pay defteri↗ anonim şirket↗ bilirkişi incelemesi↗ hukuki yarar↗ cy/cy kaydı↗ e-defter↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı şirketin pay defterinde davacının 853 adet hisseye sahip olduğunun kayıtlı bulunduğu ve buna göre de davacının şirket ortağı olduğu, bu nedenle mevcut payların pay defterine kaydı ve ortaklığın tespitinin istenmesinde hukuki yarar bulunmadığı, hal böyle olmakla TTK'nun 405/2. maddesi gereğince anonim şirket ortaklarının ödedikleri sermayeyi geri isteme hakları bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.9.2009 tarihli ilamıyla yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, SPK’nun kamuoyuna yaptığı 22.09.2005 tarihli duyuru üzerine davacının Takasbank A.Ş.’ne başvurusu sonucunda anılan kuruluş tarafından davacıya verilen 11.11.2005 tarihli bilgi yazısına istinaden açılmış olup, uyuşmazlık Takasbank kayıtlarında görünmeyen 286 adet hisse senedinden ötürü davacının davalı şirkete ortak olduğunun tespiti, olmadığı takdirde söz konusu hisse senetleri için davacının ödemiş olduğu bedelin iadesi talebiyle açılmış, davacı vekilinin 15.03.2007 tarihli dilekçesiyle tespit isteminden vazgeçilerek dava, bedelin iadesi istemine hasredilmiştir.
SPK duyurusunda, davalı şirketin de aralarında bulunduğu ... Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikinci kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiş; davacı tarafından da Takasbank’a yapılan başvuru sonucunda, dava konusu hisselerin davalı pay defterinde kayıtlı bulunmadığının bildirildiği gözlenmiştir. Bu durumda, yerel mahkemenin, gerek davacının işbu davayı gerekli araştırmayı yapmaksızın açtığına ve gerekse de buradan hareketle, davalı şirketin açık bir kabul içermeyen cevap dilekçesi ve bu yolda mahkemece yazılan müzekkereye verilen cevabi yazı ile yetinilerek davanın hukuksal yarardan yoksun olduğuna ilişen gerekçesinde isabet yoktur.
Öte yandan, davacı yanın talebine konu hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği doğuran, davalı şirketin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır. Davalı yan vekilinin cevap dilekçesi ile davalı şirketin dosyada mevcut cevabi yazısındaki hissedarlık durumunun, SPK duyurusu ve Takasbank yazısı da gözetildiğinde, ikincil kayıtlarda tutulduğu belirtilen hissedarlık durumuna ilişkin olup olmadığı, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği hususunun, meselenin bu bakımdan kamusal bir yönü de bulunduğu gözetilerek, davalı şirketin tüm kayıtları üzerinde yapılacak uzman bilirkişi incelemesi ile tereddütsüz ortaya konulması ve sonucuna göre uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerektiği açıktır. Şu halde, tüm bu hususları içermeyen yerel mahkeme kararı yerinde olmayıp, davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulüyle, Dairemizin 24.9.2009 tarihli onama ilamının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4085 E. 2010/5050 K.
Ortak:bedel iadesi · pay defteri · bilirkişi incelemesi · cy/cy kaydı · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı şirketin «pay defterinde» davacının 853 adet hisseye sahip olduğunun kayıtlı bulunduğu ve buna göre de davacının şirket ortağı olduğu, bu nedenle mevcut payların «pay defterine kaydı» ve ortaklığın tespitinin istenmesinde «hukuki yarar» bulunmadığı, hal böyle olmakla TTK'nun 405/2. maddesi gereğince «anonim şirket» ortaklarının ödedikleri sermayeyi geri isteme hakları bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.9.2 …
Grubu Şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikinci kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasba …
Öte yandan, davacı yanın talebine konu hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği doğuran, davalı şirketin yasal «pay defterlerinde» yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.
Benzer bu kararda… ü: Davacı vekili, 12.04.1999 tarihli sözleşme ile dava dışı ...Verwoltungs GmbH şirketine 20.000 Alman Markı karşılığı komanditer ortak olan müvekkilinin daha sonra «takas» yoluyla davalı şirkete 286 adet pay karşılığı hissedar olduğunu buna ilişkin 27.07.2004 tarihli “«hisse senedi» devir ve kabul sözleşmesi imzalandığını ancak 22.09.2005 tarihinde SPK tarafından ...grubu şirketlerinin ikincil kayıt tutularak gerçek hisse durumunun «pay defterlerinde» görünmediğinin bu durumda olanların dava açması yolunda kamuoyuna duyuru yapılmadığını, müvekkilinin İMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş.’ne yaptığı başvuru sonucu banka nezdinde manyetik ortamda tutulan ortaklık pay defteri kayıtlarında ortaklık «kaydına» rastlanmadığının bildirildiğini ileri sürerek, öncelikle davacının davalı şirkette ortaklığının tespitine ve mevcut hisselerinin «pay defterine kayıt» edilmesine, bu mümkün olmazsa davalı şirket tarafından tahsil edilen 14.342 Euro karşılığı 24.787,28 YTL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmes …
Davalı vekili, davacının davalı şirkette ortak olduğunu ve şirket tarafından tutulan «pay defterinde» ortaklık «kaydı» bulunduğunu, TTK 405. maddesine göre ödenen sermayenin geri istenemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
SPK duyurusunda, davalı şirketin de aralarında bulunduğu ...Grubu Şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikinci kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasba …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay defterine kayıt · takas · hisse senedi
Benzer bu kararda… ü: Davacı vekili, 12.04.1999 tarihli sözleşme ile dava dışı ...Verwoltungs GmbH şirketine 20.000 Alman Markı karşılığı komanditer ortak olan müvekkilinin daha sonra «takas» yoluyla davalı şirkete 286 adet pay karşılığı hissedar olduğunu buna ilişkin 27.07.2004 tarihli “«hisse senedi» devir ve kabul sözleşmesi imzalandığını ancak 22.09.2005 tarihinde SPK tarafından ...grubu şirketlerinin ikincil kayıt tutularak gerçek hisse durumunun «pay defterlerinde» görünmediğinin bu durumda olanların dava açması yolunda kamuoyuna duyuru yapılmadığını, müvekkilinin İMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş.’ne yaptığı başvuru sonucu banka nezdinde manyetik ortamda tutulan ortaklık pay defteri kayıtlarında ortaklık «kaydına» rastlanmadığının bildirildiğini ileri sürerek, öncelikle davacının davalı şirkette ortaklığının tespitine ve mevcut hisselerinin «pay defterine kayıt» edilmesine, bu mümkün olmazsa davalı şirket tarafından tahsil edilen 14.342 Euro karşılığı 24.787,28 YTL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmes …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4084 E. 2010/5051 K.
Ortak:pay defteri kaydı · pay defteri · bilirkişi incelemesi · hukuki yarar · cy/cy kaydı · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı şirketin «pay defterinde» davacının 853 adet hisseye sahip olduğunun kayıtlı bulunduğu ve buna göre de davacının şirket ortağı olduğu, bu nedenle mevcut payların «pay defterine kaydı» ve ortaklığın tespitinin istenmesinde «hukuki yarar» bulunmadığı, hal böyle olmakla TTK'nun 405/2. maddesi gereğince «anonim şirket» ortaklarının ödedikleri sermayeyi geri isteme hakları bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.9.2 …
Grubu Şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikinci kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasba …
Öte yandan, davacı yanın talebine konu hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği doğuran, davalı şirketin yasal «pay defterlerinde» yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.
Benzer bu karardaMahkemece davacının şirket «pay defterinde» 1147 adet hisse «kaydı» bulunduğu ve buna göre de davacının şirket ortağı olduğu, bu nedenle mevcut payların «pay defterine kaydı» ve ortaklığın tesbitini istemekte «hukuki yarar» bulunmadığı, TTK'nun 405/2. maddesi gereğince ortakların sermayelerini geri isteme hakları bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Dava, SPK'nun kamuoyuna yaptığı 22.09.2005 tarihli duyuru üzerine davacının davalı şirketteki ortaklığının tesbiti ve «pay defterine kayıt» edilmesi, bu mümkün olmaz ise davalı şirket tarafından haksız olarak tahsil edilmiş bulunan 34.550 Euro karşılığı 59.712,77 YTL bedelin «reeskont faizi» ile davalıdan tahsili istemiyle açılmış, davacı vekilinin 15.03.2007 tarihli dilekçesiyle tesbit isteminden vazgeçilerek dava, bedelin iadesine hasredilmiştir.
SPK duyurusunda, davalı şirketin de aralarında bulunduğu ...Grubu şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikinci kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, sözkonusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank'ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiş; Takasbank cevabi yazısından da davaya ait 691 hisseden 456 «hisse senedinin» kayıtlı olduğu, diğerlerinin kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay defterine kayıt · hisse senedi · reeskont faizi
Benzer bu karardaDava, SPK'nun kamuoyuna yaptığı 22.09.2005 tarihli duyuru üzerine davacının davalı şirketteki ortaklığının tesbiti ve «pay defterine kayıt» edilmesi, bu mümkün olmaz ise davalı şirket tarafından haksız olarak tahsil edilmiş bulunan 34.550 Euro karşılığı 59.712,77 YTL bedelin «reeskont faizi» ile davalıdan tahsili istemiyle açılmış, davacı vekilinin 15.03.2007 tarihli dilekçesiyle tesbit isteminden vazgeçilerek dava, bedelin iadesine hasredilmiştir.
SPK duyurusunda, davalı şirketin de aralarında bulunduğu ...Grubu şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikinci kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, sözkonusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank'ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiş; Takasbank cevabi yazısından da davaya ait 691 hisseden 456 «hisse senedinin» kayıtlı olduğu, diğerlerinin kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6325 E. 2010/12960 K.
Ortak:pay defteri · anonim şirket · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı şirketin «pay defterinde» davacının 853 adet hisseye sahip olduğunun kayıtlı bulunduğu ve buna göre de davacının şirket ortağı olduğu, bu nedenle mevcut payların «pay defterine kaydı» ve ortaklığın tespitinin istenmesinde «hukuki yarar» bulunmadığı, hal böyle olmakla TTK'nun 405/2. maddesi gereğince «anonim şirket» ortaklarının ödedikleri sermayeyi geri isteme hakları bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.9.2 …
Grubu Şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikinci kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasba …
Öte yandan, davacı yanın talebine konu hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği doğuran, davalı şirketin yasal «pay defterlerinde» yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.
Benzer bu karardaDavalılar vekili, davacının ortak olduğunu savunarak, ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarıda açıklanan çelişkili durumu karşısında anılan hisse senetlerinden mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketin yasal «pay defterlerinde» yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · hisse senedi · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme · husumet
Benzer bu karardaGıda San.ve Tic.A.Ş.’de hissesinin bulunduğu, TTK’nun 405/2 nci maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı «yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluklarını» gerektirir bir durumun da bulunmadığı, davacının davalı ...Ş.’de hissesinin olmadığı gerekçesiyle davalı ...
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında “çoğun içinde az da vardır kuralı” gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Gıda San.ve Tic.A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/80 E. 2010/11151 K.
Ortak:pay defteri · anonim şirket · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı şirketin «pay defterinde» davacının 853 adet hisseye sahip olduğunun kayıtlı bulunduğu ve buna göre de davacının şirket ortağı olduğu, bu nedenle mevcut payların «pay defterine kaydı» ve ortaklığın tespitinin istenmesinde «hukuki yarar» bulunmadığı, hal böyle olmakla TTK'nun 405/2. maddesi gereğince «anonim şirket» ortaklarının ödedikleri sermayeyi geri isteme hakları bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.9.2 …
Grubu Şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikinci kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasba …
Öte yandan, davacı yanın talebine konu hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği doğuran, davalı şirketin yasal «pay defterlerinde» yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.
Benzer bu karardaGrubu Şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir.
Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarıdaki bentte açıklanan çelişkili durumu karşısında, anılan hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketin yasal «pay defterlerinde» yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.
Gerçekten de TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba/bs formları · birim fiyat · şahsi sorumluluk · ba formu · hisse senedi · ortaklık ilişkisi · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında "çoğun içinde az da vardır kuralı" gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının davalı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, davalı ...'ın ise «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Somut olayda da davacı vekili, müvekkiline hisse talep «formu» imzalatılarak 31.08.1998 ve 01.01.2004 tarihlerinde toplam (12.000) DM. ve (11.100) Euro ödeme yaptığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirkete ortak olmadığını iddia etmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4667 E. 2011/4333 K.
Ortak:pay defteri · anonim şirket · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı şirketin «pay defterinde» davacının 853 adet hisseye sahip olduğunun kayıtlı bulunduğu ve buna göre de davacının şirket ortağı olduğu, bu nedenle mevcut payların «pay defterine kaydı» ve ortaklığın tespitinin istenmesinde «hukuki yarar» bulunmadığı, hal böyle olmakla TTK'nun 405/2. maddesi gereğince «anonim şirket» ortaklarının ödedikleri sermayeyi geri isteme hakları bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.9.2 …
Grubu Şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikinci kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasba …
Öte yandan, davacı yanın talebine konu hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği doğuran, davalı şirketin yasal «pay defterlerinde» yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.
Benzer bu karardaSomut olayda davalılar vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık «pay defterlerinin» davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
… a sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Somut uyuşmazlık yönünden de anılan hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketlerin yasal «pay defterlerinde» yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · hisse senedi · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · dosya masrafı · eksik inceleme · husumet
Benzer bu kararda… irkete verilenin istenemeyeceği, ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirket hakkında açılan davanın esastan, davalı ... hakkında açılan davanın ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, Takasbank kayıtları da celbedilerek ve davalı şirketlerin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Takasbank’a ise mahkemece «masraf» verilmediğinden yazı yazılmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4671 E. 2010/11269 K.
Ortak:pay defteri · anonim şirket · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı şirketin «pay defterinde» davacının 853 adet hisseye sahip olduğunun kayıtlı bulunduğu ve buna göre de davacının şirket ortağı olduğu, bu nedenle mevcut payların «pay defterine kaydı» ve ortaklığın tespitinin istenmesinde «hukuki yarar» bulunmadığı, hal böyle olmakla TTK'nun 405/2. maddesi gereğince «anonim şirket» ortaklarının ödedikleri sermayeyi geri isteme hakları bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.9.2 …
Grubu Şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikinci kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasba …
Öte yandan, davacı yanın talebine konu hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği doğuran, davalı şirketin yasal «pay defterlerinde» yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.
Benzer bu karardaDavalılar vekili, davalının ortak olduğunu savunarak, ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuşlardır.Bu belgede davacının davalı şirkette 50.000 TL nominal bedelli 111 adet hissesi olduğu kayıtlı olup, davalı şirket tarafından mahkemeye verilen cevabi yazıda da aynı husus belirtilmiş, Takasbank’tan gelen yazıda da davacının davalı şirkette 111 adet hissesinin bulunduğu bildirilmiştir.
Grubu Şirketlerinin «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
… ak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını kabul etmek mümkün değildir.Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK’nun 329 ve 405 nci maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler pay senetlerini nominal …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · ba formu · hisse senedi · ortaklık ilişkisi · eksik inceleme · husumet
Benzer bu kararda… a pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, yönetim kulunu başkanı davalı ...’ın «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun da mevcut olmadığı gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı vekili, müvekkiline «hisse senedi» talep «formu» imzalatılarak 10.000 DM tahsil edildiğini, ancak geçerli bir şekilde davalı şirkete ortak olunmadığını iddia etmektedir.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/807 E. 2010/11895 K.
Ortak:pay defteri · anonim şirket · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı şirketin «pay defterinde» davacının 853 adet hisseye sahip olduğunun kayıtlı bulunduğu ve buna göre de davacının şirket ortağı olduğu, bu nedenle mevcut payların «pay defterine kaydı» ve ortaklığın tespitinin istenmesinde «hukuki yarar» bulunmadığı, hal böyle olmakla TTK'nun 405/2. maddesi gereğince «anonim şirket» ortaklarının ödedikleri sermayeyi geri isteme hakları bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.9.2 …
Grubu Şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikinci kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasba …
Öte yandan, davacı yanın talebine konu hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği doğuran, davalı şirketin yasal «pay defterlerinde» yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.
Benzer bu karardaGrubu Şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir.
Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarıdaki bentte açıklanan çelişkili durumu karşısında, anılan hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketin yasal «pay defterlerinde» yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.
Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:birim fiyat · şahsi sorumluluk · ba formu · hisse senedi · ortaklık ilişkisi · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının davalı şirkette hissesinin bulunduğu, TTK.'nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, davalı ...'ın ise «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Somut olayda da davacı vekili, müvekkiline hisse talep «formu» imzalatılarak 10.11.1997 tarihinde toplam (20.300) DM. ödeme yaptığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirkete ortak olmadığını iddia etmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15058 E. 2011/16688 K.
Ortak:pay defteri · anonim şirket · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı şirketin «pay defterinde» davacının 853 adet hisseye sahip olduğunun kayıtlı bulunduğu ve buna göre de davacının şirket ortağı olduğu, bu nedenle mevcut payların «pay defterine kaydı» ve ortaklığın tespitinin istenmesinde «hukuki yarar» bulunmadığı, hal böyle olmakla TTK'nun 405/2. maddesi gereğince «anonim şirket» ortaklarının ödedikleri sermayeyi geri isteme hakları bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.9.2 …
Grubu Şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikinci kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasba …
Öte yandan, davacı yanın talebine konu hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği doğuran, davalı şirketin yasal «pay defterlerinde» yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.
Benzer bu karardaDavalılar vekili, davacının davalı şirketlerin ortağı olduğunu savunmuş, davacının sırasıyla 96 ve 40 hisse ile ortak olduğuna dair davalı şirketlere ait ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmına ilişkin belgeyi «ibraz» etmiş, ortaklık servis yazısında davacı hisselerinin pay defterlerinde kayıtlı olduğu açıklanmıştır.Davalı ...
… a sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Somut uyuşmazlık yönünden de anılan hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketlerin yasal «pay defterlerinde» yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · hisse senedi · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu kararda… şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın red …
… um karşısında mahkemece, davacı ile ilgili resmi pay bilgileri Takasbank'tan temin edilip konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalılar vekili, davacının davalı şirketlerin ortağı olduğunu savunmuş, davacının sırasıyla 96 ve 40 hisse ile ortak olduğuna dair davalı şirketlere ait ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmına ilişkin belgeyi «ibraz» etmiş, ortaklık servis yazısında davacı hisselerinin pay defterlerinde kayıtlı olduğu açıklanmıştır.Davalı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4086 E. , 2010/5054 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Yozgat Asliye 2.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yozgat Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.10.2007 gün ve 2006/251-2007/481 sayılı kararı onayan Daire’nin 24.09.2009 gün ve 2007/14393-2009/9579 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 10.02.2000 tarihinde "... Verwaltungs GmbH" adlı şirketin 20.000 DM değerinde 286 adet hissesini iktisap ederek anılan şirkete komanditer ortak olduğunu, bilahare anılan şirketteki hisseleri ile davalı şirketin hisselerinin takasının gündeme geldiğini, bu amaçla 27.07.2004 tarihli hisse senedi devir ve kabul sözleşmesinin imzalandığını, davalı şirketin de hisse senedi devrine muvafakat ettiğini, ancak 22.09.2005 tarihinde SPK tarafından yapılan duyuru ile ... grubuna dahil şirketlerce ikincil kayıt tutularak gerçek hisse durumunun pay defterlerinde görünmediğinin açıklandığını, müvekkilinin İMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş.'ne yaptığı başvuru üzerine de takas edilen hisselerin kaydının bulunmadığının bildirildiğini ileri sürerek, öncelikle davacının davalı şirkete ortaklığının tespiti ve mevcut hisselerin pay defterine kayıt edilmesini, bu talep yerinde görülmez ise sebepsiz zenginleşme nedeniyle yaptığı ödemenin iadesine karar verilmesini istemiş;
15. 3.2007 tarihli dilekçesiyle de mevzuata uygun olmayan pay devrinin hükümsüz olduğundan bahisle 24.787,28 YTL’nın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalı şirkette ortak olduğunu ve pay defterinde kaydının bulunduğunu, bu nedenle davanın hukuksal yarardan yoksun olduğunu, öte yandan TTK'nun 405/2. maddesi gereğince sermayenin geri istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı şirketin pay defterinde davacının 853 adet hisseye sahip olduğunun kayıtlı bulunduğu ve buna göre de davacının şirket ortağı olduğu, bu nedenle mevcut payların pay defterine kaydı ve ortaklığın tespitinin istenmesinde hukuki yarar bulunmadığı, hal böyle olmakla TTK'nun 405/2. maddesi gereğince anonim şirket ortaklarının ödedikleri sermayeyi geri isteme hakları bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.9.2009 tarihli ilamıyla yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, SPK’nun kamuoyuna yaptığı 22.09.2005 tarihli duyuru üzerine davacının Takasbank A.Ş.’ne başvurusu sonucunda anılan kuruluş tarafından davacıya verilen 11.11.2005 tarihli bilgi yazısına istinaden açılmış olup, uyuşmazlık Takasbank kayıtlarında görünmeyen 286 adet hisse senedinden ötürü davacının davalı şirkete ortak olduğunun tespiti, olmadığı takdirde söz konusu hisse senetleri için davacının ödemiş olduğu bedelin iadesi talebiyle açılmış, davacı vekilinin 15.03.2007 tarihli dilekçesiyle tespit isteminden vazgeçilerek dava, bedelin iadesi istemine hasredilmiştir.
SPK duyurusunda, davalı şirketin de aralarında bulunduğu ... Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikinci kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiş; davacı tarafından da Takasbank’a yapılan başvuru sonucunda, dava konusu hisselerin davalı pay defterinde kayıtlı bulunmadığının bildirildiği gözlenmiştir. Bu durumda, yerel mahkemenin, gerek davacının işbu davayı gerekli araştırmayı yapmaksızın açtığına ve gerekse de buradan hareketle, davalı şirketin açık bir kabul içermeyen cevap dilekçesi ve bu yolda mahkemece yazılan müzekkereye verilen cevabi yazı ile yetinilerek davanın hukuksal yarardan yoksun olduğuna ilişen gerekçesinde isabet yoktur.
Öte yandan, davacı yanın talebine konu hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği doğuran, davalı şirketin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır. Davalı yan vekilinin cevap dilekçesi ile davalı şirketin dosyada mevcut cevabi yazısındaki hissedarlık durumunun, SPK duyurusu ve Takasbank yazısı da gözetildiğinde, ikincil kayıtlarda tutulduğu belirtilen hissedarlık durumuna ilişkin olup olmadığı, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği hususunun, meselenin bu bakımdan kamusal bir yönü de bulunduğu gözetilerek, davalı şirketin tüm kayıtları üzerinde yapılacak uzman bilirkişi incelemesi ile tereddütsüz ortaya konulması ve sonucuna göre uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerektiği açıktır.
Şu halde, tüm bu hususları içermeyen yerel mahkeme kararı yerinde olmayıp, davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulüyle, Dairemizin 24.9.2009 tarihli onama ilamının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 24.09.2009 tarihli onama ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının davacı yan lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 07.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020431900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz