6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Pay defterine kayıt

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4085 E. 2010/5050 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay defterine kayıt bedel iadesi takas hisse senedi pay defteri bilirkişi incelemesi cy/cy kaydı e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK · SPK · TTK — TTK 405

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

11. Hukuk Dairesi         2010/4085 E.  ,  2010/5050 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Yozgat Asliye 2.Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Yozgat Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.10.2007 gün ve 2006/252-2007/482 sayılı kararı onayan Daire’nin 24.09.2009 gün ve 2007/14391-2009/9578 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, 12.04.1999 tarihli sözleşme ile dava dışı ...Verwoltungs GmbH şirketine 20.000 Alman Markı karşılığı komanditer ortak olan müvekkilinin daha sonra takas yoluyla davalı şirkete 286 adet pay karşılığı hissedar olduğunu buna ilişkin 27.07.2004 tarihli “hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi imzalandığını ancak 22.09.2005 tarihinde SPK tarafından ...grubu şirketlerinin ikincil kayıt tutularak gerçek hisse durumunun pay defterlerinde görünmediğinin bu durumda olanların dava açması yolunda kamuoyuna duyuru yapılmadığını, müvekkilinin İMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş.’ne yaptığı başvuru sonucu banka nezdinde manyetik ortamda tutulan ortaklık pay defteri kayıtlarında ortaklık kaydına rastlanmadığının bildirildiğini ileri sürerek, öncelikle davacının davalı şirkette ortaklığının tespitine ve mevcut hisselerinin pay defterine kayıt edilmesine, bu mümkün olmazsa davalı şirket tarafından tahsil edilen 14.342 Euro karşılığı 24.787,28 YTL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının davalı şirkette ortak olduğunu ve şirket tarafından tutulan pay defterinde ortaklık kaydı bulunduğunu, TTK 405. maddesine göre ödenen sermayenin geri istenemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemenin davanın reddine dair verdiği kararının Dairemizce onanması üzerine davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, SPK’nun kamuoyuna yaptığı 22.09.2005 tarihli duyuru üzerine davacının Takasbank A.Ş.’ne başvurusu sonucunda anılan kuruluş tarafından davacıya verilen 11.11.2005 tarihli bilgi yazısına istinaden açılmış olup, uyuşmazlık Takasbank kayıtlarında görünmeyen 286 adet hisse senedinden ötürü davacının davalı şirkete ortak olduğunun tespiti, olmadığı takdirde söz konusu hisse senetleri için davacının ödemiş olduğu bedelin iadesi talebiyle açılmış, davacı vekilinin 15.03.2007 tarihli dilekçesiyle tespit isteminden vazgeçilerek dava, bedelin iadesi istemine hasredilmiştir.

SPK duyurusunda, davalı şirketin de aralarında bulunduğu ...Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikinci kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiş; davacı tarafından da Takasbank’a yapılan başvuru sonucunda, dava konusu hisselerin davalı pay defterinde kayıtlı bulunmadığının bildirildiği gözlenmiştir. Bu durumda, yerel mahkemenin, gerek davacının işbu davayı gerekli araştırmayı yapmaksızın açtığına ve gerekse de buradan hareketle, davalı şirketin açık bir kabul içermeyen cevap dilekçesi ve bu yolda mahkemece yazılan müzekkereye verilen cevabi yazı ile yetinilerek davanın hukuksal yarardan yoksun olduğuna ilişen gerekçesinde isabet yoktur.

Öte yandan, davacı yanın talebine konu hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği doğuran, davalı şirketin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır. Davalı yan vekilinin cevap dilekçesi ile davalı şirketin dosyada mevcut cevabi yazısındaki hissedarlık durumunun, SPK duyurusu ve Takasbank yazısı da gözetildiğinde, ikincil kayıtlarda tutulduğu belirtilen hissedarlık durumuna ilişkin olup olmadığı, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği hususunun, meselenin bu bakımdan kamusal bir yönü de bulunduğu gözetilerek, davalı şirketin tüm kayıtları üzerinde yapılacak uzman bilirkişi incelemesi ile tereddütsüz ortaya konulması ve sonucuna göre uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerektiği açıktır. Şu halde, tüm bu hususları içermeyen yerel mahkeme kararı yerinde olmayıp, davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulüyle, Dairemizin 24.9.2009 tarihli onama ilamının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Pay defteri kaydı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4086 E. 2010/5054 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Pay defterine kayıt

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4084 E. 2010/5051 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şahsi sorumluluk

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4657 E. 2011/4043 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Şahsi sorumluluk

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6325 E. 2010/12960 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Birim fiyat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13267 E. 2010/9465 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık uyuşmazlığı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4070 E. 2011/15562 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Anonim şirket yönetim kurulu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/760 E. 2010/11998 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Anonim şirket yönetim kurulu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/759 E. 2010/11997 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/4085 E.  ,  2010/5050 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Yozgat Asliye 2.Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Yozgat Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.10.2007 gün ve 2006/252-2007/482 sayılı kararı onayan Daire’nin 24.09.2009 gün ve 2007/14391-2009/9578 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, 12.04.1999 tarihli sözleşme ile dava dışı ...Verwoltungs GmbH şirketine 20.000 Alman Markı karşılığı komanditer ortak olan müvekkilinin daha sonra takas yoluyla davalı şirkete 286 adet pay karşılığı hissedar olduğunu buna ilişkin 27.07.2004 tarihli “hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi imzalandığını ancak 22.09.2005 tarihinde SPK tarafından ...grubu şirketlerinin ikincil kayıt tutularak gerçek hisse durumunun pay defterlerinde görünmediğinin bu durumda olanların dava açması yolunda kamuoyuna duyuru yapılmadığını, müvekkilinin İMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş.’ne yaptığı başvuru sonucu banka nezdinde manyetik ortamda tutulan ortaklık pay defteri kayıtlarında ortaklık kaydına rastlanmadığının bildirildiğini ileri sürerek, öncelikle davacının davalı şirkette ortaklığının tespitine ve mevcut hisselerinin pay defterine kayıt edilmesine, bu mümkün olmazsa davalı şirket tarafından tahsil edilen 14.342 Euro karşılığı 24.787,28 YTL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının davalı şirkette ortak olduğunu ve şirket tarafından tutulan pay defterinde ortaklık kaydı bulunduğunu, TTK 405. maddesine göre ödenen sermayenin geri istenemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemenin davanın reddine dair verdiği kararının Dairemizce onanması üzerine davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, SPK’nun kamuoyuna yaptığı 22.09.2005 tarihli duyuru üzerine davacının Takasbank A.Ş.’ne başvurusu sonucunda anılan kuruluş tarafından davacıya verilen 11.11.2005 tarihli bilgi yazısına istinaden açılmış olup, uyuşmazlık Takasbank kayıtlarında görünmeyen 286 adet hisse senedinden ötürü davacının davalı şirkete ortak olduğunun tespiti, olmadığı takdirde söz konusu hisse senetleri için davacının ödemiş olduğu bedelin iadesi talebiyle açılmış, davacı vekilinin 15.03.2007 tarihli dilekçesiyle tespit isteminden vazgeçilerek dava, bedelin iadesi istemine hasredilmiştir.

SPK duyurusunda, davalı şirketin de aralarında bulunduğu ...Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikinci kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiş; davacı tarafından da Takasbank’a yapılan başvuru sonucunda, dava konusu hisselerin davalı pay defterinde kayıtlı bulunmadığının bildirildiği gözlenmiştir. Bu durumda, yerel mahkemenin, gerek davacının işbu davayı gerekli araştırmayı yapmaksızın açtığına ve gerekse de buradan hareketle, davalı şirketin açık bir kabul içermeyen cevap dilekçesi ve bu yolda mahkemece yazılan müzekkereye verilen cevabi yazı ile yetinilerek davanın hukuksal yarardan yoksun olduğuna ilişen gerekçesinde isabet yoktur.

Öte yandan, davacı yanın talebine konu hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği doğuran, davalı şirketin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır. Davalı yan vekilinin cevap dilekçesi ile davalı şirketin dosyada mevcut cevabi yazısındaki hissedarlık durumunun, SPK duyurusu ve Takasbank yazısı da gözetildiğinde, ikincil kayıtlarda tutulduğu belirtilen hissedarlık durumuna ilişkin olup olmadığı, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği hususunun, meselenin bu bakımdan kamusal bir yönü de bulunduğu gözetilerek, davalı şirketin tüm kayıtları üzerinde yapılacak uzman bilirkişi incelemesi ile tereddütsüz ortaya konulması ve sonucuna göre uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerektiği açıktır.

Şu halde, tüm bu hususları içermeyen yerel mahkeme kararı yerinde olmayıp, davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulüyle, Dairemizin 24.9.2009 tarihli onama ilamının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 24.9.2009 tarihli onama ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının davacı yan lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 07.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020425700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.