Icranın geri bırakılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13617 E. 2010/5439 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icranın geri bırakılması↗ icra hukuk mahkemesi↗ vekile tebliğ↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara ve tüm dosya kapsamına göre, icra mahkemesince 13.09.2006 tarihinde zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verildiği, mahkeme karından sonra dava bir yılık zamanaşımı süresi geçirilmeden açıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 1.788,00 TL alacağın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Türk Ticaret Kanununun 644. maddesine göre keşideciye karşı açılan sebepsiz zenginleşme davası olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu tür davalar, Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, çekin zamanaşımı süresinin dolmasından itibaren bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmalıdır. Somut olayda, dava konusu çeklerin tahsili için icra takibi başlatıldığı, icra dosyasında işlem yapılmaması nedeniyle takibin zamanaşımına uğradığı İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 13.09.2006 tarih ve 2006/707 Esas ve 2006/920 karar sayılı ilamıyla tespit edilmiş, mahkeme kararı 29.092006 tarihinde takip borçlusu vekiline, 06.10.2006 tarihinde takip alacaklısı vekiline tebliğ edilmiştir. Eldeki dava İcra Mahkemesi kararından sonra 1 yıllık süre içinde açılmıştır. Ancak TTK’ nun 644. maddesinde belirlenen 1 yıllık sürenin, icra mahkemesinin anılan karar tarihinden değil, takibe konu çeklerin takip dosyasında fiilen zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren başlatılması gerekmektedir. O halde, takip konusu çeklerin icra dosyasında zamanaşımına uğradığı tarihin tespit edilerek belirtilen ilke çerçevesinde uyuşmazlığın değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle zamanaşımı süresinin icra mahkemesinin karar tarihinden başlatılması doğru olmamış, karararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4503 E. 2013/5765 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme · keşideci · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaDava, Türk Ticaret Kanununun 644. maddesine göre «keşideciye» karşı açılan «sebepsiz zenginleşme» davası olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara ve tüm dosya kapsamına göre, icra mahkemesince 13.09.2006 tarihinde «zamanaşımı» nedeniyle «icranın geri bırakılmasına» karar verildiği, mahkeme karından sonra dava bir yılık zamanaşımı süresi geçirilmeden açıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 1.788,00 TL alacağın «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Bu tür davalar, Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, çekin «zamanaşımı» süresinin dolmasından itibaren bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmalıdır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu çekin «kambiyo senedi» vasfında olmadığı, taraflar arasında «yapılan protokolden» kaynaklanan ve sözleşmenin karşılıklı olarak «ifa» edileceği güvenine dayanılarak yapılan ödemenin «sebepsiz zenginleşme» hükümleri uyarınca talep edilebileceği, davacı «çek hamilinin» ...'nın 644. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmeye dayanarak çeklerin «zamanaşımı» süresinin dolmasından itibaren 1 yıllık süre içinde «keşideciye» karşı talep ve dava hakkının bulunduğu, belirtilen zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, takibin iptaline, alacaklı haksız ve «kötüniyetle» takip yaptığından çek bedelinin %40'ı olan 20.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı tarafça ileri sürülen «zamanaşımı def»'iinin taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi uyarınca değerlendirilmesi gerekirken somut olayda uygulanma imkanı bulunmayan ...'nın 644'üncü maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı olarak talepte bulunulduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. ...-Bozma sebep ve şekli …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işletme devri · çek hamili · yapılandırma protokolü · bedel iadesi · kambiyo senedi · zamanaşımı def'i · ifa · def'i
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu çekin «kambiyo senedi» vasfında olmadığı, taraflar arasında «yapılan protokolden» kaynaklanan ve sözleşmenin karşılıklı olarak «ifa» edileceği güvenine dayanılarak yapılan ödemenin «sebepsiz zenginleşme» hükümleri uyarınca talep edilebileceği, davacı «çek hamilinin» ...'nın 644. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmeye dayanarak çeklerin «zamanaşımı» süresinin dolmasından itibaren 1 yıllık süre içinde «keşideciye» karşı talep ve dava hakkının bulunduğu, belirtilen zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, takibin iptaline, alacaklı haksız ve «kötüniyetle» takip yaptığından çek bedelinin %40'ı olan 20.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı tarafça ileri sürülen «zamanaşımı def»'iinin taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi uyarınca değerlendirilmesi gerekirken somut olayda uygulanma imkanı bulunmayan ...'nın 644'üncü maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı olarak talepte bulunulduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. ...-Bozma sebep ve şekli …
1-Dava, feshedilen «protokol» uyarınca ödenen «bedelin iadesi» amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında pay ve «işletme devrine» ilişkin sözleşme bulunmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13408 E. 2012/4558 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara ve tüm dosya kapsamına göre, icra mahkemesince 13.09.2006 tarihinde «zamanaşımı» nedeniyle «icranın geri bırakılmasına» karar verildiği, mahkeme karından sonra dava bir yılık zamanaşımı süresi geçirilmeden açıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 1.788,00 TL alacağın «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Dava, Türk Ticaret Kanununun 644. maddesine göre «keşideciye» karşı açılan «sebepsiz zenginleşme» davası olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı tarafın dava konusu «çek» nedeniyle TTK 644 maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmediğine» dair delil «ibraz» edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2) Dava, TTK’nun 644. maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilerek 5.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren % 70 oranında «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:çek · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı tarafın dava konusu «çek» nedeniyle TTK 644 maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmediğine» dair delil «ibraz» edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/13617 E. , 2010/5439 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.04.2008 tarih ve 2007/827-2008/612 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının keşidecisi olduğu çeklerin müvekkili hamilce süresinde muhatap bankaya ibraz edildiğini ve karşılıksız işlemi yapıldığını, süresinde takip başlatıldığını, davalının takibin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek İcra Mahkemesinde açtığı davanın kabulüne dair verilen kararın kesinleştiğini, ileri sürerek, TTK’nun 644. maddesi uyarınca davalıdan 1.788,00 TL alacağın temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara ve tüm dosya kapsamına göre, icra mahkemesince 13.09.2006 tarihinde zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verildiği, mahkeme karından sonra dava bir yılık zamanaşımı süresi geçirilmeden açıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 1.788,00 TL alacağın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Türk Ticaret Kanununun 644. maddesine göre keşideciye karşı açılan sebepsiz zenginleşme davası olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu tür davalar, Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, çekin zamanaşımı süresinin dolmasından itibaren bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmalıdır. Somut olayda, dava konusu çeklerin tahsili için icra takibi başlatıldığı, icra dosyasında işlem yapılmaması nedeniyle takibin zamanaşımına uğradığı İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 13.09.2006 tarih ve 2006/707 Esas ve 2006/920 karar sayılı ilamıyla tespit edilmiş, mahkeme kararı 29.092006 tarihinde takip borçlusu vekiline, 06.10.2006 tarihinde takip alacaklısı vekiline tebliğ edilmiştir. Eldeki dava İcra Mahkemesi kararından sonra 1 yıllık süre içinde açılmıştır. Ancak TTK’ nun 644. maddesinde belirlenen 1 yıllık sürenin, icra mahkemesinin anılan karar tarihinden değil, takibe konu çeklerin takip dosyasında fiilen zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren başlatılması gerekmektedir.
O halde, takip konusu çeklerin icra dosyasında zamanaşımına uğradığı tarihin tespit edilerek belirtilen ilke çerçevesinde uyuşmazlığın değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle zamanaşımı süresinin icra mahkemesinin karar tarihinden başlatılması doğru olmamış, karararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020361700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz