Sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5885 E. 2014/12180 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma komisyoncusu↗ nezaret görevi↗ nakliyat emtia sigortası↗ istifa↗ usuli kazanılmış hak↗ rücuen tazminat↗ kazanılmış hak↗ komisyon↗ taahhütname↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsmına göre, Cotif hükümlerine göre göndericinin kendisi tarafından yapılan hatalı yüklemenin tüm sonuçlarında sorumlu olduğu, yüklenen paletlerin aralarının sağlamlaştırılmadığından hasarın tamamen yükleme ve istif hatasından kaynaklandığı, dava dışı Macaristan firmasının hem paketlemeyi hem de trene yükleme işini yaptığı, davalı kargo şirketinin dava konusu emtianın sadece Macaristan'dan Türkiye'ye demiryolu ile taşınmasını taahhüt ettiği, yükleme ve emtiayı istif etme gibi bir görev üstlenmediği, sadece taşıma için komisyonculuk yaptığı, TCDD'nin ise baştan hatalı yüklenen ve düzenli istif edilmeyen emtiaların nakliyesi esnasında kanıtlanan bir hatası ya da ihmalinin olmadığı, davalıların yükleme ve istife nezaret görevlerinin bulunmadığı, bu haliyle davalıların söz konusu hasardan sorumlu tutulmamaları gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalıların emtiayı yükleme ve istif etme görevi üstlenmedikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, Dairemizin uyulan bozma ilamında davalıların yükleme ve istiflemeye nezaret görevleri olduğu kabul edilmiş olup, bozmaya uyulmakla davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuş, mahkeme için de, bozma ilamında gösterilen esaslar çerçevesinde karar verme yükümlülüğü meydana gelmiştir. Bu itibarla, davalıların yükleme ve istife nezaret etme görevleri bulunduğunun kabulü gerektiği bunun davalılar için bir kusur teşkil edeceği ve oranının belirlenmesinin gerektiği hususları gözetilmeden, bozma kapsamında inceleme ve değerlendirme içermeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15180 E. 2013/467 K.
Ortak:nezaret görevi · nakliyat emtia sigortası · istifa · sigorta poliçesi · kusur · hasar · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda… hükümlerine göre göndericinin kendisi tarafından yapılan hatalı yüklemenin tüm sonuçlarında sorumlu olduğu, yüklenen paletlerin aralarının sağlamlaştırılmadığından «hasarın» tamamen yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, dava dışı Macaristan firmasının hem paketlemeyi hem de trene yükleme işini yaptığı, davalı kargo şirketinin dava konusu emtianın sadece Macaristan'dan Türkiye'ye demiryolu ile taşınmasını «taahhüt» ettiği, yükleme ve emtiayı istif etme gibi bir görev üstlenmediği, sadece taşıma için «komisyonculuk» yaptığı, TCDD'nin ise baştan hatalı yüklenen ve düzenli istif edilmeyen emtiaların nakliyesi esnasında kanıtlanan bir hatası ya da ihmalinin olmadığı, davalıların yükleme ve istife «nezaret görevlerinin» bulunmadığı, bu haliyle davalıların söz konusu hasardan sorumlu tutulmamaları gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalıların emtiayı yükleme ve «istif» etme görevi üstlenmedikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, davalıların yükleme ve «istife» nezaret etme «görevleri» bulunduğunun kabulü gerektiği bunun davalılar için bir «kusur» teşkil edeceği ve oranının belirlenmesinin gerektiği hususları gözetilmeden, bozma kapsamında inceleme ve değerlendirme içermeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDavalılar «hasarın» kendi sorumluluklarında olan bir nedenden değil, gönderenin «kusuru» nedeniyle meydana geldiğini savunduklarına göre mahkemece, aralarında taşıma ve taşınan eşya konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu bir heyetten, olay tarihinde yürürlükte bulunan COTİF ve eki CIM hükümleri gereğince bir rapor alınıp neticesine göre karar vermek gerekirken, anılan hususlarda ne şekilde uzman olduğu anlaşılmayan bilirkişiden alınan rapora göre hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, hükme dayanak alınan raporda davalıların yükleme ve istiflemeye nezaret «görevleri» olması nedeniyle kusurlu oldukları belirtildiği halde, yükleme ve «istife» «nezaret görevinin» yerine getirilmemesinden kaynaklanan «kusur oranın» belirlenip nazara alınmaması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
… rın taşıma biçimine uygun olarak ambalajlanmadığının davalılarca ispatlanmadığı, dava konusu TV tüplerinin varış yerinde hasarlı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle «hasarın» taşıma sırasında, davalıların sorumluluğunda iken meydana geldiği, taşımanın her 2 davalı tarafından gerçekleştirilmesi nedeniyle davalıların hasardan birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.350,38 TL'nın 08.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuan tazminat · kusur oranı · ticari faiz
Benzer bu kararda… rın taşıma biçimine uygun olarak ambalajlanmadığının davalılarca ispatlanmadığı, dava konusu TV tüplerinin varış yerinde hasarlı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle «hasarın» taşıma sırasında, davalıların sorumluluğunda iken meydana geldiği, taşımanın her 2 davalı tarafından gerçekleştirilmesi nedeniyle davalıların hasardan birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.350,38 TL'nın 08.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Davalılar «hasarın» kendi sorumluluklarında olan bir nedenden değil, gönderenin «kusuru» nedeniyle meydana geldiğini savunduklarına göre mahkemece, aralarında taşıma ve taşınan eşya konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu bir heyetten, olay tarihinde yürürlükte bulunan COTİF ve eki CIM hükümleri gereğince bir rapor alınıp neticesine göre karar vermek gerekirken, anılan hususlarda ne şekilde uzman olduğu anlaşılmayan bilirkişiden alınan rapora göre hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, hükme dayanak alınan raporda davalıların yükleme ve istiflemeye nezaret «görevleri» olması nedeniyle kusurlu oldukları belirtildiği halde, yükleme ve «istife» «nezaret görevinin» yerine getirilmemesinden kaynaklanan «kusur oranın» belirlenip nazara alınmaması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7745 E. 2014/15768 K.
Ortak:nezaret görevi · istifa · rücuen tazminat · sigorta poliçesi · kusur · hasar · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz kararda… hükümlerine göre göndericinin kendisi tarafından yapılan hatalı yüklemenin tüm sonuçlarında sorumlu olduğu, yüklenen paletlerin aralarının sağlamlaştırılmadığından «hasarın» tamamen yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, dava dışı Macaristan firmasının hem paketlemeyi hem de trene yükleme işini yaptığı, davalı kargo şirketinin dava konusu emtianın sadece Macaristan'dan Türkiye'ye demiryolu ile taşınmasını «taahhüt» ettiği, yükleme ve emtiayı istif etme gibi bir görev üstlenmediği, sadece taşıma için «komisyonculuk» yaptığı, TCDD'nin ise baştan hatalı yüklenen ve düzenli istif edilmeyen emtiaların nakliyesi esnasında kanıtlanan bir hatası ya da ihmalinin olmadığı, davalıların yükleme ve istife «nezaret görevlerinin» bulunmadığı, bu haliyle davalıların söz konusu hasardan sorumlu tutulmamaları gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalıların emtiayı yükleme ve «istif» etme görevi üstlenmedikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, davalıların yükleme ve «istife» nezaret etme «görevleri» bulunduğunun kabulü gerektiği bunun davalılar için bir «kusur» teşkil edeceği ve oranının belirlenmesinin gerektiği hususları gözetilmeden, bozma kapsamında inceleme ve değerlendirme içermeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDairemiz'in yerleşmiş içtihatları uyarınca, yüklemenin gönderene ait olduğu durumda dahi, «taşıyıcının» yüklemede «nezaret görevinin» bulunması nedeni ile yükleme ve «istif» hususunda göndereni uyarmayan davalı taşıyıcının olayda «müterafik kusuru» olduğu kabul edilip bu oranın bilirkişi marifeti ile tespiti ile neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış , davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» talebine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece gerek hükme esas alınan 13/08/2012 ile 24/05/2013 tarihli bilirkişi raporlarında ve gerekse de 18/11/2012 tarihli bilirkişi raporunda, oluşan «hasarın» «istif» ve ambalaj hatasından kaynaklandığı belirlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · müterafik kusur · taşıyıcı · eksik inceleme
Benzer bu karardaDairemiz'in yerleşmiş içtihatları uyarınca, yüklemenin gönderene ait olduğu durumda dahi, «taşıyıcının» yüklemede «nezaret görevinin» bulunması nedeni ile yükleme ve «istif» hususunda göndereni uyarmayan davalı taşıyıcının olayda «müterafik kusuru» olduğu kabul edilip bu oranın bilirkişi marifeti ile tespiti ile neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış , davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» talebine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10371 E. 2012/2159 K.
Ortak:nezaret görevi · istifa · kusur · hasar · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda… hükümlerine göre göndericinin kendisi tarafından yapılan hatalı yüklemenin tüm sonuçlarında sorumlu olduğu, yüklenen paletlerin aralarının sağlamlaştırılmadığından «hasarın» tamamen yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, dava dışı Macaristan firmasının hem paketlemeyi hem de trene yükleme işini yaptığı, davalı kargo şirketinin dava konusu emtianın sadece Macaristan'dan Türkiye'ye demiryolu ile taşınmasını «taahhüt» ettiği, yükleme ve emtiayı istif etme gibi bir görev üstlenmediği, sadece taşıma için «komisyonculuk» yaptığı, TCDD'nin ise baştan hatalı yüklenen ve düzenli istif edilmeyen emtiaların nakliyesi esnasında kanıtlanan bir hatası ya da ihmalinin olmadığı, davalıların yükleme ve istife «nezaret görevlerinin» bulunmadığı, bu haliyle davalıların söz konusu hasardan sorumlu tutulmamaları gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, davalıların yükleme ve «istife» nezaret etme «görevleri» bulunduğunun kabulü gerektiği bunun davalılar için bir «kusur» teşkil edeceği ve oranının belirlenmesinin gerektiği hususları gözetilmeden, bozma kapsamında inceleme ve değerlendirme içermeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalıların emtiayı yükleme ve «istif» etme görevi üstlenmedikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak davalılar «hasarın» kendi sorumluluklarında olan bir nedenden değil, gönderenin «kusuru» nedeniyle meydana geldiğini savunduklarınıa göre mahkemece, aralarında taşıma ve taşınan eşya konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu bir heyetten, olay tarihinde yürürlükte bulunan COTİF ve eki CIM hükümleri gereğince bir rapor alınıp neticesine göre karar vermek gerekirken, anılan hususlarda ne şekilde uzman olduğu anlaşılmayan bilirkişiden alınan rapora göre hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, hükme dayanak alınan raporda davalıların yükleme ve istiflemeye nezaret «görevleri» olması nedeniyle kusurlu oldukları belirtildiği halde, yükleme ve «istife» «nezaret görevinin» yerine getirilmemesinden kaynaklanan «kusur oranı» belirlenip nazara alınmaması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...Ş.'nin «taşıyan sıfatına» haiz olduğu, «hasarın» sağlamlaştırma yapılmamasından kaynaklandığı, her iki davalının da «taşıyıcı» sıfatıyla yükleme ve istiflemeye «nezaret görevinin» bulunduğu gerekçesi ile 5.329,67 TL'nin 09.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankası'nın kısa vadeli «avans faizi» ile birlikte tasilde «mükerrer» olmamak üzere davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan sıfatı · kusur oranı · mükerrerlik · taşıyıcı · taşıyan · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...Ş.'nin «taşıyan sıfatına» haiz olduğu, «hasarın» sağlamlaştırma yapılmamasından kaynaklandığı, her iki davalının da «taşıyıcı» sıfatıyla yükleme ve istiflemeye «nezaret görevinin» bulunduğu gerekçesi ile 5.329,67 TL'nin 09.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankası'nın kısa vadeli «avans faizi» ile birlikte tasilde «mükerrer» olmamak üzere davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak davalılar «hasarın» kendi sorumluluklarında olan bir nedenden değil, gönderenin «kusuru» nedeniyle meydana geldiğini savunduklarınıa göre mahkemece, aralarında taşıma ve taşınan eşya konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu bir heyetten, olay tarihinde yürürlükte bulunan COTİF ve eki CIM hükümleri gereğince bir rapor alınıp neticesine göre karar vermek gerekirken, anılan hususlarda ne şekilde uzman olduğu anlaşılmayan bilirkişiden alınan rapora göre hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, hükme dayanak alınan raporda davalıların yükleme ve istiflemeye nezaret «görevleri» olması nedeniyle kusurlu oldukları belirtildiği halde, yükleme ve «istife» «nezaret görevinin» yerine getirilmemesinden kaynaklanan «kusur oranı» belirlenip nazara alınmaması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5620 E. 2014/12814 K.
Ortak:istifa · sigorta poliçesi · kusur · hasar
İncelediğiniz kararda… hükümlerine göre göndericinin kendisi tarafından yapılan hatalı yüklemenin tüm sonuçlarında sorumlu olduğu, yüklenen paletlerin aralarının sağlamlaştırılmadığından «hasarın» tamamen yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, dava dışı Macaristan firmasının hem paketlemeyi hem de trene yükleme işini yaptığı, davalı kargo şirketinin dava konusu emtianın sadece Macaristan'dan Türkiye'ye demiryolu ile taşınmasını «taahhüt» ettiği, yükleme ve emtiayı istif etme gibi bir görev üstlenmediği, sadece taşıma için «komisyonculuk» yaptığı, TCDD'nin ise baştan hatalı yüklenen ve düzenli istif edilmeyen emtiaların nakliyesi esnasında kanıtlanan bir hatası ya da ihmalinin olmadığı, davalıların yükleme ve istife «nezaret görevlerinin» bulunmadığı, bu haliyle davalıların söz konusu hasardan sorumlu tutulmamaları gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalıların emtiayı yükleme ve «istif» etme görevi üstlenmedikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, davalıların yükleme ve «istife» nezaret etme «görevleri» bulunduğunun kabulü gerektiği bunun davalılar için bir «kusur» teşkil edeceği ve oranının belirlenmesinin gerektiği hususları gözetilmeden, bozma kapsamında inceleme ve değerlendirme içermeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, emtianın gönderen tarafından araca yüklendiği, varillerin baş aşağı yüklenmiş olmaları nedeniyle nakliye sırasında hasarlandıkları, davalı «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeye nezaret etmesi gerektiği, bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle % 50 oranda kusurlu bulunduğu, zarar tutarının 6.607,50 TL olduğu, davalının «kusur oranına» göre bunun 3.303,75 TL'sinden sorumlu tutulması gerektiği, bu tutarın CMR 23/3. maddesindeki «sınırlı sorumluluk» miktarının çok altında kaldığı, «taşıyıcının sorumluluğunun» kaynağı yükleme ve «istif» değil yükleme ve istife «nezaret borcu» olduğundan bu borca aykırılığın CMR sigortası kapsamında bulunduğu gerekçesiyle, 6.607,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıl …
2- Davalı sigorta şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mümeyyiz davalı, diğer davalı olan «taşıyıcı» ile arasında imzalanan poliçe hükümleri gereğince yükleme/«istif» hatasından kaynaklanan hasardan sorumlu olmadıklarını savunmuş olup gerçekten de taraflar arasındaki CMR Sigorta Poliçesinin (Umumi Hükümler) kısmının «teminat» dışı halleri düzenleyen 3/u bendinde “… emtianın yetersiz ve uygun olmayan ambalajlama veya hazırlanmasının neden olduğu «ziya» ve «hasarlar» ile birbirini etkileme özelliği olan emtianın yanlış yükleme ve/veya istiflenmesi sonucu oluşan hasarlara dayalı talepler….teminat dışıdır” hükmü gereğince davalı CMR sigortacısının istif hatasından kaynaklanan «rizikolara» teminat vermediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece de, «hasarın» yükleme/«istif» hatasından kaynaklandığı kabul edildiğine göre, davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret borcu · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · kusur oranı · ziya · riziko · taşıyıcı · teminat
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, emtianın gönderen tarafından araca yüklendiği, varillerin baş aşağı yüklenmiş olmaları nedeniyle nakliye sırasında hasarlandıkları, davalı «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeye nezaret etmesi gerektiği, bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle % 50 oranda kusurlu bulunduğu, zarar tutarının 6.607,50 TL olduğu, davalının «kusur oranına» göre bunun 3.303,75 TL'sinden sorumlu tutulması gerektiği, bu tutarın CMR 23/3. maddesindeki «sınırlı sorumluluk» miktarının çok altında kaldığı, «taşıyıcının sorumluluğunun» kaynağı yükleme ve «istif» değil yükleme ve istife «nezaret borcu» olduğundan bu borca aykırılığın CMR sigortası kapsamında bulunduğu gerekçesiyle, 6.607,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıl …
2- Davalı sigorta şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mümeyyiz davalı, diğer davalı olan «taşıyıcı» ile arasında imzalanan poliçe hükümleri gereğince yükleme/«istif» hatasından kaynaklanan hasardan sorumlu olmadıklarını savunmuş olup gerçekten de taraflar arasındaki CMR Sigorta Poliçesinin (Umumi Hükümler) kısmının «teminat» dışı halleri düzenleyen 3/u bendinde “… emtianın yetersiz ve uygun olmayan ambalajlama veya hazırlanmasının neden olduğu «ziya» ve «hasarlar» ile birbirini etkileme özelliği olan emtianın yanlış yükleme ve/veya istiflenmesi sonucu oluşan hasarlara dayalı talepler….teminat dışıdır” hükmü gereğince davalı CMR sigortacısının istif hatasından kaynaklanan «rizikolara» teminat vermediği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2154 E. 2015/7900 K.
Ortak:nezaret görevi · istifa · rücuen tazminat · hasar
İncelediğiniz kararda… hükümlerine göre göndericinin kendisi tarafından yapılan hatalı yüklemenin tüm sonuçlarında sorumlu olduğu, yüklenen paletlerin aralarının sağlamlaştırılmadığından «hasarın» tamamen yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, dava dışı Macaristan firmasının hem paketlemeyi hem de trene yükleme işini yaptığı, davalı kargo şirketinin dava konusu emtianın sadece Macaristan'dan Türkiye'ye demiryolu ile taşınmasını «taahhüt» ettiği, yükleme ve emtiayı istif etme gibi bir görev üstlenmediği, sadece taşıma için «komisyonculuk» yaptığı, TCDD'nin ise baştan hatalı yüklenen ve düzenli istif edilmeyen emtiaların nakliyesi esnasında kanıtlanan bir hatası ya da ihmalinin olmadığı, davalıların yükleme ve istife «nezaret görevlerinin» bulunmadığı, bu haliyle davalıların söz konusu hasardan sorumlu tutulmamaları gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalıların emtiayı yükleme ve «istif» etme görevi üstlenmedikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, davalıların yükleme ve «istife» nezaret etme «görevleri» bulunduğunun kabulü gerektiği bunun davalılar için bir «kusur» teşkil edeceği ve oranının belirlenmesinin gerektiği hususları gözetilmeden, bozma kapsamında inceleme ve değerlendirme içermeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, uluslararası tren yolu ile taşımadan kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, dosya kapsamına göre, dava konusu «hasarın» istifleme ve yükleme hatasından kaynaklandığı belirlenmiştir.
Ancak, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda, yüklemenin gönderen tarafından yapılmış olmasının yanı sıra «istifin» de gönderen tarafından yapılmış olduğu belirlemesi yapıldıktan sonra, vagon içinde istifin «taşıyıcı» tarafından yapıldığı belirtilmiş, mahkemece de bu rapora göre yüklemenin davalı «taşıyan» tarafından yapıldığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Ancak bilirkişi raporu kapsamından yüklemenin ve «istifin» kim tarafından yapıldığı açıkça anlaşılamadığından, mahkemece bu bilirkişi raporuna göre yüklemenin davalı «taşıyan» tarafından yapıldığının kabul edilmesi yerinde olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun faturası · navlun · taşıyıcı · taşıyan · avans faizi · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu emtianın B./T. demiryolu taşımasının 25.01.2011 tarihinde ve 7346 sayılı «navlun faturası» ile davalı K.
Şti. tarafından üstlenildiği, 15.07.2011 tarihinde 24011140 sayılı vagonun Taldıkurgan’a ulaşması üzerine malların üzerinde A.İli Ticaret ve Sanayi Odası «temsilcisi» ile yapılan denetimde 3516 adet aküden 155 adedinin hasarlı olduğunun tespit edildiği, zararın davalının malları gereği gibi istiflememesi nedeniyle meydana geldiği ve davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile 10.744,41 TL alacağın 16/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Ancak, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda, yüklemenin gönderen tarafından yapılmış olmasının yanı sıra «istifin» de gönderen tarafından yapılmış olduğu belirlemesi yapıldıktan sonra, vagon içinde istifin «taşıyıcı» tarafından yapıldığı belirtilmiş, mahkemece de bu rapora göre yüklemenin davalı «taşıyan» tarafından yapıldığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Ancak bilirkişi raporu kapsamından yüklemenin ve «istifin» kim tarafından yapıldığı açıkça anlaşılamadığından, mahkemece bu bilirkişi raporuna göre yüklemenin davalı «taşıyan» tarafından yapıldığının kabul edilmesi yerinde olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9304 E. 2013/22677 K.
Ortak:istifa · sigorta poliçesi · kusur · hasar
İncelediğiniz kararda… hükümlerine göre göndericinin kendisi tarafından yapılan hatalı yüklemenin tüm sonuçlarında sorumlu olduğu, yüklenen paletlerin aralarının sağlamlaştırılmadığından «hasarın» tamamen yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, dava dışı Macaristan firmasının hem paketlemeyi hem de trene yükleme işini yaptığı, davalı kargo şirketinin dava konusu emtianın sadece Macaristan'dan Türkiye'ye demiryolu ile taşınmasını «taahhüt» ettiği, yükleme ve emtiayı istif etme gibi bir görev üstlenmediği, sadece taşıma için «komisyonculuk» yaptığı, TCDD'nin ise baştan hatalı yüklenen ve düzenli istif edilmeyen emtiaların nakliyesi esnasında kanıtlanan bir hatası ya da ihmalinin olmadığı, davalıların yükleme ve istife «nezaret görevlerinin» bulunmadığı, bu haliyle davalıların söz konusu hasardan sorumlu tutulmamaları gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalıların emtiayı yükleme ve «istif» etme görevi üstlenmedikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, davalıların yükleme ve «istife» nezaret etme «görevleri» bulunduğunun kabulü gerektiği bunun davalılar için bir «kusur» teşkil edeceği ve oranının belirlenmesinin gerektiği hususları gözetilmeden, bozma kapsamında inceleme ve değerlendirme içermeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» CMR.17/4c maddesi gereğince; yükleme ve istifleme, boşaltma hatasından meydana gelmişse, «taşıyıcının» artık hasardan sorumlu tutulmasının söz konusu olamayacağı, CMR.17/4c maddesindeki halin varlığının ispatının ise taşıyıcıya ait olduğu, aracın kaza geçirmediği, ekspertiz raporunda hasarın yükleme ve «istif» hatası kaynaklı olacağı görüşüne varıldığı, yükleme ve istiflemenin gönderene ait olması halinde taşıyıcının yükleme ve istiflemeye nezaret etme, uyarma, «şerh» düşme yükümlülüklerine aykırı hareket etmesi halinin müeyyidesinin hasarın tamamından sorumluluk değil, gönderen ile birlikte mütefarik sorumluluk hali olduğu, CMR …
Mahkemece, yukarıda özetlendiği gibi her iki davalı bakımından da taşımada «istifin» gönderilene ait olduğu, istif hatasından kaynaklanan «hasar» nedeniyle davalıların kusurlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veilmiştir.
Öte yandan, diğer davalı CMR «sorumluluk sigortacısı» ise, CMR sorumluluk poliçesinde «istif» hatasından kaynaklanan «hasar» nedeniyle meydana gelen zararların «teminatdışı» olduğu savunmasında bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret yükümlülüğü · taşıma senedi · sorumluluk sigortası · teminat kapsamı · riziko · cy/cy şerhi · taşıyıcı · ibraz
Benzer bu karardaBu nedenle CMR «sorumluluk sigorta poliçesinin» de «ibrazının» sağlanması suretiyle CMR sorumluluk sigorta poliçesinde böyle bir hükmün bulunup bulunmadığı dolayısıyla «rizikonun» «teminat kapsamında» olup olmadığı değerlendirilerek davalı ... şirketinin sorumluluğunun irdelenmesi gerekirken bu davalı bakımından da yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» CMR.17/4c maddesi gereğince; yükleme ve istifleme, boşaltma hatasından meydana gelmişse, «taşıyıcının» artık hasardan sorumlu tutulmasının söz konusu olamayacağı, CMR.17/4c maddesindeki halin varlığının ispatının ise taşıyıcıya ait olduğu, aracın kaza geçirmediği, ekspertiz raporunda hasarın yükleme ve «istif» hatası kaynaklı olacağı görüşüne varıldığı, yükleme ve istiflemenin gönderene ait olması halinde taşıyıcının yükleme ve istiflemeye nezaret etme, uyarma, «şerh» düşme yükümlülüklerine aykırı hareket etmesi halinin müeyyidesinin hasarın tamamından sorumluluk değil, gönderen ile birlikte mütefarik sorumluluk hali olduğu, CMR …
Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre; taşıma hukukunda «istif», gönderene ait olsa bile «taşıyıcının» bu istiflemeye «nezaret yükümlülüğü» vardır.
Bu «nezaret yükümlülüğünü» yerine getirmeyen «taşıyıcı» müterafik kusurlu kabul edilerek sorumlu tutulmalıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5885 E. , 2014/12180 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KÜÇÜKÇEKMECE 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 30/05/2013
NUMARASI 2012/781-2013/385
Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/05/2013 tarih ve 2012/781-2013/385 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı V..[…]. A.Ş'ye ait TV tüpü emtiasının davalı H.. Lojistik A.Ş'ye tam ve hasarsız olarak teslim edildiğini, emtianın alt taşıyıcı TCDD Genel Müdürlüğü tarafından 23/11/2006 tarihli 690229 Cim belgesine kayıtlı olarak Macaristan'dan Türkiye'ye taşınırken hasarlanmış olduğunu, hasarın rezerve tutanağı ile belgelendiğini, taşıyıcının verdiği hasarın nev'i ve miktarının kesin olarak belirlemesi üzerine dava dışı sigortalıya ödeme yapıldığını ileri sürerek, 5.781,60 TL tazminatın 01.02.2007 ödeme tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankası'nca kısa vadeli kredilere uygulanan avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
[…]. Lojistik A.Ş. vekili, dava konusu edilen taşımada taşıma işleri komisyoncusu olduklarını, sorumlu olduğu anlamına gelmemek üzere hasar ile ilgili olarak CIM kurallarına göre 7 günlük süre içinde hasar ihbarında bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı TCDD Genel Müdürlüğü vekili, COTİF hükümlerine göre davanın ifa yeri mahkemesi olan Manisa'da açılmaması nedeniyle yetki yönünden reddi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, esasa ilişkin olarak da hasarın yükleme hatasından kaynaklandığını, dava dışı sigortalının eksikliği nedeniyle hasar tutanağının kurallara göre tanzim edilmediğini, bu nedenle TCDD'nin sonraki demiryolu şirketi olarak hasardan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsmına göre, Cotif hükümlerine göre göndericinin kendisi tarafından yapılan hatalı yüklemenin tüm sonuçlarında sorumlu olduğu, yüklenen paletlerin aralarının sağlamlaştırılmadığından hasarın tamamen yükleme ve istif hatasından kaynaklandığı, dava dışı Macaristan firmasının hem paketlemeyi hem de trene yükleme işini yaptığı, davalı kargo şirketinin dava konusu emtianın sadece Macaristan'dan Türkiye'ye demiryolu ile taşınmasını taahhüt ettiği, yükleme ve emtiayı istif etme gibi bir görev üstlenmediği, sadece taşıma için komisyonculuk yaptığı, TCDD'nin ise baştan hatalı yüklenen ve düzenli istif edilmeyen emtiaların nakliyesi esnasında kanıtlanan bir hatası ya da ihmalinin olmadığı, davalıların yükleme ve istife nezaret görevlerinin bulunmadığı, bu haliyle davalıların söz konusu hasardan sorumlu tutulmamaları gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalıların emtiayı yükleme ve istif etme görevi üstlenmedikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, Dairemizin uyulan bozma ilamında davalıların yükleme ve istiflemeye nezaret görevleri olduğu kabul edilmiş olup, bozmaya uyulmakla davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuş, mahkeme için de, bozma ilamında gösterilen esaslar çerçevesinde karar verme yükümlülüğü meydana gelmiştir. Bu itibarla, davalıların yükleme ve istife nezaret etme görevleri bulunduğunun kabulü gerektiği bunun davalılar için bir kusur teşkil edeceği ve oranının belirlenmesinin gerektiği hususları gözetilmeden, bozma kapsamında inceleme ve değerlendirme içermeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102027600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz