Nezaret görevi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2154 E. 2015/7900 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nezaret görevi↗ navlun faturası↗ istifa↗ navlun↗ rücuen tazminat↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ hasar↗ avans faizi↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu emtianın B./T. demiryolu taşımasının 25.01.2011 tarihinde ve 7346 sayılı navlun faturası ile davalı K. Lojistik Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından üstlenildiği, 15.07.2011 tarihinde 24011140 sayılı vagonun Taldıkurgan’a ulaşması üzerine malların üzerinde A.İli Ticaret ve Sanayi Odası temsilcisi ile yapılan denetimde 3516 adet aküden 155 adedinin hasarlı olduğunun tespit edildiği, zararın davalının malları gereği gibi istiflememesi nedeniyle meydana geldiği ve davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile 10.744,41 TL alacağın 16/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, uluslararası tren yolu ile taşımadan kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, dosya kapsamına göre, dava konusu hasarın istifleme ve yükleme hatasından kaynaklandığı belirlenmiştir.
Ancak, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda, yüklemenin gönderen tarafından yapılmış olmasının yanı sıra istifin de gönderen tarafından yapılmış olduğu belirlemesi yapıldıktan sonra, vagon içinde istifin taşıyıcı tarafından yapıldığı belirtilmiş, mahkemece de bu rapora göre yüklemenin davalı taşıyan tarafından yapıldığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak bilirkişi raporu kapsamından yüklemenin ve istifin kim tarafından yapıldığı açıkça anlaşılamadığından, mahkemece bu bilirkişi raporuna göre yüklemenin davalı taşıyan tarafından yapıldığının kabul edilmesi yerinde olmamıştır.
Bu itibarla mahkemece, dava konusu taşımada yüklemenin kim tarafından yapıldığı hususunun açıklığa kavuşturulmasının ardından, Demir Yolu ile Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi (CİM)'in 36. maddesi de göz önünde bulundurularak, bir değerlendirme yapılması ve yüklemenin davacının sigortalısı tarafından yapıldığı belirlenirse, davalı taşıyanın yükün yüklenmesindeki nezaret görevi dikkate alınarak müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının da tartışılmasının ardından bir hüküm kurulması gerekirken, yüklemenin kim tarafından yapıldığı belirlenmeden hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5885 E. 2014/12180 K.
Ortak:nezaret görevi · istifa · rücuen tazminat · hasar
İncelediğiniz kararda2- Dava, uluslararası tren yolu ile taşımadan kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, dosya kapsamına göre, dava konusu «hasarın» istifleme ve yükleme hatasından kaynaklandığı belirlenmiştir.
Ancak, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda, yüklemenin gönderen tarafından yapılmış olmasının yanı sıra «istifin» de gönderen tarafından yapılmış olduğu belirlemesi yapıldıktan sonra, vagon içinde istifin «taşıyıcı» tarafından yapıldığı belirtilmiş, mahkemece de bu rapora göre yüklemenin davalı «taşıyan» tarafından yapıldığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Ancak bilirkişi raporu kapsamından yüklemenin ve «istifin» kim tarafından yapıldığı açıkça anlaşılamadığından, mahkemece bu bilirkişi raporuna göre yüklemenin davalı «taşıyan» tarafından yapıldığının kabul edilmesi yerinde olmamıştır.
Benzer bu kararda… hükümlerine göre göndericinin kendisi tarafından yapılan hatalı yüklemenin tüm sonuçlarında sorumlu olduğu, yüklenen paletlerin aralarının sağlamlaştırılmadığından «hasarın» tamamen yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, dava dışı Macaristan firmasının hem paketlemeyi hem de trene yükleme işini yaptığı, davalı kargo şirketinin dava konusu emtianın sadece Macaristan'dan Türkiye'ye demiryolu ile taşınmasını «taahhüt» ettiği, yükleme ve emtiayı istif etme gibi bir görev üstlenmediği, sadece taşıma için «komisyonculuk» yaptığı, TCDD'nin ise baştan hatalı yüklenen ve düzenli istif edilmeyen emtiaların nakliyesi esnasında kanıtlanan bir hatası ya da ihmalinin olmadığı, davalıların yükleme ve istife «nezaret görevlerinin» bulunmadığı, bu haliyle davalıların söz konusu hasardan sorumlu tutulmamaları gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalıların emtiayı yükleme ve «istif» etme görevi üstlenmedikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, davalıların yükleme ve «istife» nezaret etme «görevleri» bulunduğunun kabulü gerektiği bunun davalılar için bir «kusur» teşkil edeceği ve oranının belirlenmesinin gerektiği hususları gözetilmeden, bozma kapsamında inceleme ve değerlendirme içermeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat emtia sigortası · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · komisyon · taahhütname · sigorta poliçesi · kusur · görevli mahkeme
Benzer bu karardaAncak, Dairemizin uyulan bozma ilamında davalıların yükleme ve istiflemeye nezaret «görevleri» olduğu kabul edilmiş olup, bozmaya uyulmakla davacı lehine «usuli kazanılmış hak» oluşmuş, mahkeme için de, bozma ilamında gösterilen esaslar çerçevesinde karar verme yükümlülüğü meydana gelmiştir.
… hükümlerine göre göndericinin kendisi tarafından yapılan hatalı yüklemenin tüm sonuçlarında sorumlu olduğu, yüklenen paletlerin aralarının sağlamlaştırılmadığından «hasarın» tamamen yükleme ve «istif» hatasından kaynaklandığı, dava dışı Macaristan firmasının hem paketlemeyi hem de trene yükleme işini yaptığı, davalı kargo şirketinin dava konusu emtianın sadece Macaristan'dan Türkiye'ye demiryolu ile taşınmasını «taahhüt» ettiği, yükleme ve emtiayı istif etme gibi bir görev üstlenmediği, sadece taşıma için «komisyonculuk» yaptığı, TCDD'nin ise baştan hatalı yüklenen ve düzenli istif edilmeyen emtiaların nakliyesi esnasında kanıtlanan bir hatası ya da ihmalinin olmadığı, davalıların yükleme ve istife «nezaret görevlerinin» bulunmadığı, bu haliyle davalıların söz konusu hasardan sorumlu tutulmamaları gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalıların emtiayı yükleme ve «istif» etme görevi üstlenmedikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, davalıların yükleme ve «istife» nezaret etme «görevleri» bulunduğunun kabulü gerektiği bunun davalılar için bir «kusur» teşkil edeceği ve oranının belirlenmesinin gerektiği hususları gözetilmeden, bozma kapsamında inceleme ve değerlendirme içermeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7745 E. 2014/15768 K.
Ortak:nezaret görevi · istifa · rücuen tazminat · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz kararda2- Dava, uluslararası tren yolu ile taşımadan kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, dosya kapsamına göre, dava konusu «hasarın» istifleme ve yükleme hatasından kaynaklandığı belirlenmiştir.
Ancak, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda, yüklemenin gönderen tarafından yapılmış olmasının yanı sıra «istifin» de gönderen tarafından yapılmış olduğu belirlemesi yapıldıktan sonra, vagon içinde istifin «taşıyıcı» tarafından yapıldığı belirtilmiş, mahkemece de bu rapora göre yüklemenin davalı «taşıyan» tarafından yapıldığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Ancak bilirkişi raporu kapsamından yüklemenin ve «istifin» kim tarafından yapıldığı açıkça anlaşılamadığından, mahkemece bu bilirkişi raporuna göre yüklemenin davalı «taşıyan» tarafından yapıldığının kabul edilmesi yerinde olmamıştır.
Benzer bu karardaDairemiz'in yerleşmiş içtihatları uyarınca, yüklemenin gönderene ait olduğu durumda dahi, «taşıyıcının» yüklemede «nezaret görevinin» bulunması nedeni ile yükleme ve «istif» hususunda göndereni uyarmayan davalı taşıyıcının olayda «müterafik kusuru» olduğu kabul edilip bu oranın bilirkişi marifeti ile tespiti ile neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış , davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece gerek hükme esas alınan 13/08/2012 ile 24/05/2013 tarihli bilirkişi raporlarında ve gerekse de 18/11/2012 tarihli bilirkişi raporunda, oluşan «hasarın» «istif» ve ambalaj hatasından kaynaklandığı belirlenmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve 13/08/2012 ile 24/05/2013 tarihli bilirkişi raporlarına göre, emtiadaki «hasarın» ambalajlamadan kaynaklandığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · müterafik kusur · sigorta poliçesi · kusur · eksik inceleme
Benzer bu karardaDairemiz'in yerleşmiş içtihatları uyarınca, yüklemenin gönderene ait olduğu durumda dahi, «taşıyıcının» yüklemede «nezaret görevinin» bulunması nedeni ile yükleme ve «istif» hususunda göndereni uyarmayan davalı taşıyıcının olayda «müterafik kusuru» olduğu kabul edilip bu oranın bilirkişi marifeti ile tespiti ile neticesine göre karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış , davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» talebine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5620 E. 2014/12814 K.
Ortak:istifa · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz karardaAncak, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda, yüklemenin gönderen tarafından yapılmış olmasının yanı sıra «istifin» de gönderen tarafından yapılmış olduğu belirlemesi yapıldıktan sonra, vagon içinde istifin «taşıyıcı» tarafından yapıldığı belirtilmiş, mahkemece de bu rapora göre yüklemenin davalı «taşıyan» tarafından yapıldığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
2- Dava, uluslararası tren yolu ile taşımadan kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, dosya kapsamına göre, dava konusu «hasarın» istifleme ve yükleme hatasından kaynaklandığı belirlenmiştir.
Ancak bilirkişi raporu kapsamından yüklemenin ve «istifin» kim tarafından yapıldığı açıkça anlaşılamadığından, mahkemece bu bilirkişi raporuna göre yüklemenin davalı «taşıyan» tarafından yapıldığının kabul edilmesi yerinde olmamıştır.
Benzer bu kararda2- Davalı sigorta şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mümeyyiz davalı, diğer davalı olan «taşıyıcı» ile arasında imzalanan poliçe hükümleri gereğince yükleme/«istif» hatasından kaynaklanan hasardan sorumlu olmadıklarını savunmuş olup gerçekten de taraflar arasındaki CMR Sigorta Poliçesinin (Umumi Hükümler) kısmının «teminat» dışı halleri düzenleyen 3/u bendinde “… emtianın yetersiz ve uygun olmayan ambalajlama veya hazırlanmasının neden olduğu «ziya» ve «hasarlar» ile birbirini etkileme özelliği olan emtianın yanlış yükleme ve/veya istiflenmesi sonucu oluşan hasarlara dayalı talepler….teminat dışıdır” hükmü gereğince davalı CMR sigortacısının istif hatasından kaynaklanan «rizikolara» teminat vermediği anlaşılmaktadır.
… tüm dosya kapsamına göre, emtianın gönderen tarafından araca yüklendiği, varillerin baş aşağı yüklenmiş olmaları nedeniyle nakliye sırasında hasarlandıkları, davalı «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeye nezaret etmesi gerektiği, bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle % 50 oranda kusurlu bulunduğu, zarar tutarının 6.607,50 TL olduğu, davalının «kusur oranına» göre bunun 3.303,75 TL'sinden sorumlu tutulması gerektiği, bu tutarın CMR 23/3. maddesindeki «sınırlı sorumluluk» miktarının çok altında kaldığı, «taşıyıcının sorumluluğunun» kaynağı yükleme ve «istif» değil yükleme ve istife «nezaret borcu» olduğundan bu borca aykırılığın CMR sigortası kapsamında bulunduğu gerekçesiyle, 6.607,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıl …
Mahkemece de, «hasarın» yükleme/«istif» hatasından kaynaklandığı kabul edildiğine göre, davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret borcu · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · kusur oranı · ziya · riziko · kusur · teminat
Benzer bu kararda… tüm dosya kapsamına göre, emtianın gönderen tarafından araca yüklendiği, varillerin baş aşağı yüklenmiş olmaları nedeniyle nakliye sırasında hasarlandıkları, davalı «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeye nezaret etmesi gerektiği, bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle % 50 oranda kusurlu bulunduğu, zarar tutarının 6.607,50 TL olduğu, davalının «kusur oranına» göre bunun 3.303,75 TL'sinden sorumlu tutulması gerektiği, bu tutarın CMR 23/3. maddesindeki «sınırlı sorumluluk» miktarının çok altında kaldığı, «taşıyıcının sorumluluğunun» kaynağı yükleme ve «istif» değil yükleme ve istife «nezaret borcu» olduğundan bu borca aykırılığın CMR sigortası kapsamında bulunduğu gerekçesiyle, 6.607,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıl …
2- Davalı sigorta şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mümeyyiz davalı, diğer davalı olan «taşıyıcı» ile arasında imzalanan poliçe hükümleri gereğince yükleme/«istif» hatasından kaynaklanan hasardan sorumlu olmadıklarını savunmuş olup gerçekten de taraflar arasındaki CMR Sigorta Poliçesinin (Umumi Hükümler) kısmının «teminat» dışı halleri düzenleyen 3/u bendinde “… emtianın yetersiz ve uygun olmayan ambalajlama veya hazırlanmasının neden olduğu «ziya» ve «hasarlar» ile birbirini etkileme özelliği olan emtianın yanlış yükleme ve/veya istiflenmesi sonucu oluşan hasarlara dayalı talepler….teminat dışıdır” hükmü gereğince davalı CMR sigortacısının istif hatasından kaynaklanan «rizikolara» teminat vermediği anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2154 E. , 2015/7900 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ DÜZCE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 25/11/2014
NUMARASI 2012/117-2014/298
Taraflar arasında görülen davada Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.11.2014 tarih ve 2012/117-2014/298 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin sigortalısı A. FZC'nin, T.Dış Ticaret Ltd. Şti.’nden satın aldığı 3516 adet 51 kap akü emtiasının, M./Ka. nakliyesinin her türlü nakliye rizikolarına karşı nakliyat sigorta poliçesi ile “I. C. C. A” şartları çerçevesinde sigorta güvencesi altına alındığını, emtianın, İ.A. Fabrikası'nın Manisa’daki tesislerinden İ.'a nakledildiğini, A.M.limanından konteyner ile G. B.r Gemisi'ne yüklenerek B. Limanı'na gönderildiğini, B.’a gelen malların burada vagona aktarılarak demiryolu ile K.'a gönderildiğini, B./T. demiryolu taşımasının 25.01.2011 tarihinde ve 7346 sayılı navlun faturası ile davalı tarafından üstlenildiğini, 15.07.2011 tarihinde 24011140 sayılı vagonun T.’a ulaşması üzerine malların üzerinde yapılan denetimde 3516 adet aküden 155 adedinin hasarlı olduğunun tespit edildiğini, yapılan ekspertiz neticesinde 6.507,43 USD hasar tespiti yapıldığını ve 07/09/2011 tarihinde müvekkili tarafından 11.664,56 TL ödendiğini, TTK 1361 ile müteakip maddeleri gereğince kanuni halefiyete ve BK m.
162 ile müteakip maddeleri gereğince akti halefiyete hak kazanılmış olduğunu ileri sürerek 11.664 TL hasar tazminatının davalıdan 07.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu olan taşımanın alt taşıma olarak M.[…] Ltd. Şti. adlı firma tarafından yerine getirildiğini, müvekkili davalı şirketin taşıma ve hasar ile ilgili bir sorumluluğunun bulunmadığını, yüklemenin davacının sigortalısının sorumluluğunda olduğunu ve onun tarafından yapıldığını, taşımacıya atfedilecek bir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu emtianın B./T. demiryolu taşımasının 25.01.2011 tarihinde ve 7346 sayılı navlun faturası ile davalı K. Lojistik Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından üstlenildiği, 15.07.2011 tarihinde 24011140 sayılı vagonun Taldıkurgan’a ulaşması üzerine malların üzerinde A.İli Ticaret ve Sanayi Odası temsilcisi ile yapılan denetimde 3516 adet aküden 155 adedinin hasarlı olduğunun tespit edildiği, zararın davalının malları gereği gibi istiflememesi nedeniyle meydana geldiği ve davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile 10.744,41 TL alacağın 16/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, uluslararası tren yolu ile taşımadan kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, dosya kapsamına göre, dava konusu hasarın istifleme ve yükleme hatasından kaynaklandığı belirlenmiştir.
Ancak, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda, yüklemenin gönderen tarafından yapılmış olmasının yanı sıra istifin de gönderen tarafından yapılmış olduğu belirlemesi yapıldıktan sonra, vagon içinde istifin taşıyıcı tarafından yapıldığı belirtilmiş, mahkemece de bu rapora göre yüklemenin davalı taşıyan tarafından yapıldığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak bilirkişi raporu kapsamından yüklemenin ve istifin kim tarafından yapıldığı açıkça anlaşılamadığından, mahkemece bu bilirkişi raporuna göre yüklemenin davalı taşıyan tarafından yapıldığının kabul edilmesi yerinde olmamıştır.
Bu itibarla mahkemece, dava konusu taşımada yüklemenin kim tarafından yapıldığı hususunun açıklığa kavuşturulmasının ardından, Demir Yolu ile Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi (CİM)'in 36. maddesi de göz önünde bulundurularak, bir değerlendirme yapılması ve yüklemenin davacının sigortalısı tarafından yapıldığı belirlenirse, davalı taşıyanın yükün yüklenmesindeki nezaret görevi dikkate alınarak müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının da tartışılmasının ardından bir hüküm kurulması gerekirken, yüklemenin kim tarafından yapıldığı belirlenmeden hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/133072000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz