Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5821 E. 2014/12265 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin mehil↗ ek mehil↗ tanık beyanı↗ ara karar↗ muvafakat↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr dağıtımı↗ taşıyıcı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; Kültür Bakanlığı'ndan alınan eser işletme belgelerinde eserlerin icra tarzının koro ve koro şefinin de R.. A.. olduğunun belirtildiği, üniversiteden gelen resmi cevabi yazıda da bunun doğrulandığı, dosyadaki noterlik kanalıyla verilen muvafakatnameler ile FSEK'nin 80/6. maddesi gereği koro şefinin izninin bulunduğu ve eserlerin ses ve görüntü taşıyıcılarında kullanılmasına ve yayınlanmasına, dağıtılmasına, çoğaltılmasına izin alındığı, bu nedenle davacının ayrıca bir izninin gerekmediği ve mali hak ihlalinin bulunmadığı, aksi tanık beyanlarına itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının da icracı sanatçılarından birisi olduğu koro tarafından meydana getirilen ve CD ortamında çoğaltılan musiki eserlerinin icrasının çoğaltılması ve umuma arzına ilişkin iznin koro şefi tarafından verildiğine dair dosyada mevcut eser işletme belgesi ve resmi yazı aksinin kanıtlanamamış bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, uyuşmazlık konusu musiki eserlerinin tespitinin yapıldığı fonogramdan çoğaltıldığı CD kapaklarında davalı şirketin yapımcı olduğu belirtilmek suretiyle piyasaya sürülmesi nedeniyle davacının gerçekleştirdiği icra ile ilgili olarak 5846 sayılı FSEK'nin 80. maddesinden kaynaklanan icracı sanatçı sıfatı ile telif ücreti istemeye hakkı bulunduğundan, mahkemece bu hususta uzman bilirkişilerden oluşan bir heyet vasıtasıyla davacının hakettiği telif ücretinin belirlenmesi gerekirken, herhangi bir açıklama yapılmaksızın sadece dosyanın birlirkişi heyetine verilerek rapor tanziminin istenilmesine şeklinde ara kararı ile ve daha sonra da kesin mehil verilmek suretiyle de davanın HMK hükümlerine aykırı bir şekilde reddedilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14892 E. 2011/7722 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkisizlik kararı · maddi tazminat · temsil
Benzer bu kararda… dilğini, FSEK'nun 68. maddesi kapsamında her iki davacının ihlâl edilen eserden kaynaklanan mali hakkının toplam miktarından 3 katından daha azı talep edildiğinden, «maddi tazminat» yönünden davanın kabulü ile 8.000,00 TL maddi tazminatın, programda kullanım sırasında eser sahiplerinden olan davacıların adlarından bahsedilmemiş olması ve haber …
… irtilmeksizin kullanılmasının ve diğer davalıya ait TV kanalında da umuma iletiminin davacıların 5846 sayılı FSEK'nun 15 ve 80. maddeleri uyarınca adın belirtilmesi «yetkisine» ilişkin manevi haklarına tecavüz oluşturmasına, 5846 sayılı FSEK'de senkronizasyon hakkı olarak düzenlenmiş bir mali hak kategorisi bulunmamakla birlikte, mahkemec …
5846 sayılı FSEK'nun 80/1-(A) bendi uyarınca icracı sanatçıların mali hakları icranın tespiti, çoğaltılması, yayına, «temsil», umuma iletim olarak sayılmış olup, bu haklar arasında işleme hakkı sayılmamıştır.
3-Kabule göre de, davacıların musiki eseri üzerindeki eser sahipliği ve eser ile bağlantı hak sahipliğinden kaynaklanan hakları gözetilerek her bir davacı için ayrı ayrı telif ücretinin belirlenmesi gerekirken, toplam 8.000,00 TL «maddi tazminatın» davalılardan tahsiline şeklinde hüküm tesisi de isabetsizdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/116 E. 2014/7505 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · reeskont faizi · maddi tazminat · eksik inceleme
Benzer bu kararda… ci sıfatları belirtilmek suretiyle) hususları da açıklığa kavuşturularak sözkonusu eserler nedeniyle ödenmesi gereken rayiç telif alacağının bilirkişilerce Yargıtay «denetiminede elverişli» olacak bir şekilde hesaplanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve «eksik incelemeye» dayalı olarak «maddi tazminata» hükmedilmesi isabetli görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 450,00 TL telif tazminatının 25/01/2006 ihlal tarihinden itibaren yürütülecek olan «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12371 E. 2011/5325 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki belgesi · peşin karar harcı · karine · yetki · yetkisizlik kararı · dava sebebi · avans faizi · temsil
Benzer bu kararda… rın haklarını takip ve tahsil etmek ve üyelerine dağıtmak amacıyla kurulduğu, Kültür Bakanlığı’ndan izinli ve dava tarihi itibariyle de bu alanda faaliyette bulunma «yetkisinin» olduğu, davacının eser işletme belgesi ile sahip olan fonogram yapımcılarından aldığı «yetki» belgesine göre, davaya konu eserlerin tamamının yayınlandığı belirlenmemiş ise de, dosyaya sunulan düzenleme şeklindeki noter tespit tutanağından bir kısmının davalı tarafından R… 34 isimli radyo yayın kuruluşunda, izinsiz ve bedel ödemeksizin yayınlandığı, davalının sözleşme çerçevesinde veya izinli olarak yayınlandığını kanıtlayamadığı gibi, bedel ödediğini de ileri sürmediği, davalının MÜYAP ile yaptığı sözleşmenin 28.11.2006 tarihli olduğu, davanın 18.02.2003 tarihinde açıldığı ve bu tarih ve daha önce yapılan yayınlara ilişkin bedel talep edildiği, davacının yetkili olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 50.400,00 TL. mali hak bedelinin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davacı Müzik Yorumcuları Meslek Birliği (MÜYORBİR)’ne «yetki belgesi» vererek üye olan yorumcu sanatçıların icralarının izinsiz ve mali hak bedeli ödemeksizin kullanımının haksız olduğunun tespitine, mali haklara tecavüzün ref’i ve men’i ile mali hak bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
Dolayısıyla mahkemece, davacı meslek birliği üyesi olan icracı sanatçıların davalıya ait radyo kanalında izinsiz olarak «temsili» yoluyla gerçekleşen eylemleri nedeniyle FSEK 69. maddesi uyarınca davalı tecavüzünün men’ine karar verilmesi mümkün ise de, mahkemece tecavüzün önlenmesine yönelik talebin reddedilmiş olmasına karşın, davacının bu yönde temyizi olmadığından bozma «sebebi» sayılmamıştır.
… espit edilen mali haklara tecavüz eylemi nedeniyle 5846 sayılı FSEK 68. maddesi uyarınca istenilen telif bedelinden doğan zararın hesabında, icraları izinsiz olarak «temsil» olunan sanatçılar Muazzez ve Edip yönünden aynı Kanun’un 80, 52 ve 68. maddeleri ile 76/«son» maddesine göre, sadece söz konusu icracı sanatçıların davacı meslek birliğine mali hakları takip «yetkisini» verdikleri tüm eserlerinin haksız kullanıldığına dair aksi kanıtlanamayan karinenin gerçekleştiği dikkate alınarak ihlalin tespit edildiği tarihle dava tarihi aras …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17812 E. 2015/2406 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel
Benzer bu kararda… su kullanımın "senkronizasyon" vasfı taşıdığı ve gerek eser sahibi gerekse icracı sanatçıların mali ve manevi haklarının ihlal ettiği, bunun sonucunda istenebilecek «rayiç bedelin» eser sahibi/icracı sanatçı için 6.500 TL, icracı sanatçı için 6.000-TL ve hak sahibi şirket için 6,000 TL tutarında olduğu, davacı ....
Ses şirketinin mali hak ihlaline dayalı olarak belirlenen «rayiç bedelin» takdir edilen üç katı olan 18.000,00 TL olduğu gerekçesiyle, bu tutarın davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesine, diğer davacılar lehine, eser sahibi besteci / icracı sanatçı ...'nın ve icracı sanatçı ...'in manevi hak ihali nedeniyle takdiren 2.000'er TL tutarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5821 E. , 2014/12265 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 10/10/2013
NUMARASI 2008/10-2013/226
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.10.2013 tarih ve 2008/10-2013/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; Y.. Teknik Üniversitesi İcracı Korosu tarafından Milli Saraylar'a verilmek üzere 5 adet CD oluşturulduğunu, üçüncü CD'lerinde müvekkilinin icracı tenor olarak eserde katkısının bulunduğunu, bunların satışı amaç edilmemesine rağmen piyasada satışının yapıldığını ve izninin alınmadığını, icranın ve eserlerin kârdan mahrum kaldığı ve tazminat hakkı olduğunu ileri sürerek, 6.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hazırlanan CD setinde ortak eserin ticari amaç güdülerek hazırlanmış olmayıp Milli Saraylar'a verilmek üzere oluşturulduğunu, 4.000 adet CD basılıp Milli Saraylar'a fatura edildiğini ve yine Milli Saraylar'ın isteği üzerine 600 adedinin Y..Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuarına gönderildiğini, 400 adetin promosyon olarak dağıtıldığını ve kalanın Milli Saraylar'a teslim edildiğini, sözkonusu eserin piyasaya sürülüp satışa arz edilmediğini ve bu nedenle de müvekkilince hiçbir kazanç elde olunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; Kültür Bakanlığı'ndan alınan eser işletme belgelerinde eserlerin icra tarzının koro ve koro şefinin de R.. A.. olduğunun belirtildiği, üniversiteden gelen resmi cevabi yazıda da bunun doğrulandığı, dosyadaki noterlik kanalıyla verilen muvafakatnameler ile FSEK'nin 80/6. maddesi gereği koro şefinin izninin bulunduğu ve eserlerin ses ve görüntü taşıyıcılarında kullanılmasına ve yayınlanmasına, dağıtılmasına, çoğaltılmasına izin alındığı, bu nedenle davacının ayrıca bir izninin gerekmediği ve mali hak ihlalinin bulunmadığı, aksi tanık beyanlarına itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının da icracı sanatçılarından birisi olduğu koro tarafından meydana getirilen ve CD ortamında çoğaltılan musiki eserlerinin icrasının çoğaltılması ve umuma arzına ilişkin iznin koro şefi tarafından verildiğine dair dosyada mevcut eser işletme belgesi ve resmi yazı aksinin kanıtlanamamış bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, uyuşmazlık konusu musiki eserlerinin tespitinin yapıldığı fonogramdan çoğaltıldığı CD kapaklarında davalı şirketin yapımcı olduğu belirtilmek suretiyle piyasaya sürülmesi nedeniyle davacının gerçekleştirdiği icra ile ilgili olarak 5846 sayılı FSEK'nin 80. maddesinden kaynaklanan icracı sanatçı sıfatı ile telif ücreti istemeye hakkı bulunduğundan, mahkemece bu hususta uzman bilirkişilerden oluşan bir heyet vasıtasıyla davacının hakettiği telif ücretinin belirlenmesi gerekirken, herhangi bir açıklama yapılmaksızın sadece dosyanın birlirkişi heyetine verilerek rapor tanziminin istenilmesine şeklinde ara kararı ile ve daha sonra da kesin mehil verilmek suretiyle de davanın HMK hükümlerine aykırı bir şekilde reddedilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102020600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz