Re'sen araştırma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5078 E. 2014/12331 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- iki yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
re'sen araştırma↗ veraset ilamı↗ aktif dava ehliyeti↗ zayi↗ ek prim↗ olumsuz oy↗ taraf ehliyeti↗ sigorta poliçesi↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 1268. maddesine göre sebepsiz yere ödenmiş bulunan primin veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları dahil sigorta mukavelesinden doğan bütün taleplerin iki yılda zamanaşımına uğrayacağı, kazanın 30.11.2004 tarihinde meydana geldiği, bu hali ile iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, her ne kadar davacı tarafından devam eden ceza davası olduğu belirtilerek zamanaşımına uğramadığı belirtilmişse de bahse konusu ağır ceza dosyasında davalının babasının sanık olarak yargılandığı anlaşıldığından bu iddiaya itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1–Dava, tekne sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, davaya konu sigorta poliçesinin babası ile davalı sigorta şirketi arasında düzenlendiğini, sigortalı teknenin denizde sefer halinde iken yanarak zayi olduğunu, yangın sırasında teknede bulunan ve kendisinden bir daha haber alınamayan babası hakkında Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından gaiplik kararı verildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmışsa da, davacının babası hakkında verilen gaiplik kararı örneği dosya içerisinde bulunmadığı gibi davacı tarafça dosyaya veraset ilamı da sunulmamıştır. Bu hali ile davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Aktif dava ehliyeti, mahkemece re'sen araştırılması gereken hususlardan olup, yargılama sırasında bu yönde bir inceleme ve değerlendirme yapılmış değildir. O halde öncelikle, değinilen hususlar araştırılarak, davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra işin esasına girilip, oluşacak kanaate göre olumlu ya da olumsuz hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş 1086 sayılı Kanun'un 5236 sayılı Kanun ile değişik 435/1. maddesi uyarınca hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.
2–Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3566 E. 2010/3431 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme faizi · ziya · mirasçılık · uyuşmazlık konusu · ihtar · ihtarname · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… a, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların murisinin davalının ortağı olduğu, mali yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle «ihtarlar» çekildiği, ihtarların ortağın gaip olması nedeniyle alınmadığı, ihraç kararının ilanen tebliğ edildiği, öncesinde aidatların tahsili için icra takibi yapıldığı, davacı eşin ortak eşinin kayıp olduğunu bildirdiği, iptal davasının üç aylık sürede açılmadığı, gaiplik kararının ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya «son» haber alınması tarihinden hüküm ifade edeciği, ancak davalının bu durumu bilemeyeceği, ortağın «mirasçılarının» ödeme yapması gerektiği, kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacıların murisinin davalı kooperatifte birden «ziyade» ortaklığının bulunduğu ve parasal edimlerini yerine getirmediğinden bahisle bu ortaklıklardan ihracına karar verildiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Davalının, davacıların murisinin ortaklıklarına ilişkin aidat ve «gecikme faizi» borcunu ödemediğinden bahisle 21.11.2001 tarihinde icra takibi başlattığı, bu takip sonrasında ortağın eşi davacı ...’in davalıya 07.03.2002 tarihli «ihtarname» ile ortağın 26.09.2000 tarihinden beri kayıp olduğunu, durumun emniyet kayıtları ile sabit bulunduğunu bildirmiştir.
Bu durum karşısında, ihraç edilen ortağın kendisinden en «son» 26.09.2000 tarihinde haber alındığı, durumun davalıya bildirildiği, bu tarihten sonra yapılan «ihtarlar» ile verilen çıkarma kararının usulsüz bulunduğu, gaipliğe ilişkin mahkeme kararı uyarınca en son haber alınma tarihinden sonra 1163 sayılı Yasa ile davalı anasözle …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7136 E. 2012/14290 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · gerçek zarar · denetime elverişlilik · reeskont faizi · hasar
Benzer bu karardaDosyada mevcut «delil tespiti» ve ekspertiz raporları değerlendirilmek suretiyle teknenin gördüğü «hasar» miktarı bilirkişice, kalem kalem ve Yargıtay «denetimine elverişli» şekilde gösterilerek «gerçek zararın» belirlenmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ,benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 35.000 TL lik «hasarın» %40'ı olan 14.000 TL 'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek T.C Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
2- Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporları sigortalı teknenin uğradığı zararın tespiti bakımından Yargıtay «denetimine elverişli» değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5078 E. , 2014/12331 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FETHİYE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 13/06/2012
NUMARASI 2011/763-2012/362
Taraflar arasında görülen davada Fethiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.06.2012 tarih ve 2011/763-2012/362 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.06.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı asil S.. B.. ve davacı vekili Av. M.. K.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, babası U.. B..'na ait bulunan B.. B.. isimli gulet/teknenin davalı sigorta şirketi tarafından 472.... poliçe nosu ile 01.10.2004 tarihinde sigorta edildiğini, adı geçen teknenin Fethiye sınırları/açıklarında 2004 yılı içerisinde denizde bir yangın sonucu yanarak kül olduğunu, tekne ile ilgili çeşitli incelemeler yapıldığını, sigorta şirketinin teknenin sigortaya esas alınan miktarını ödemekten sürekli imtina ettiğini, teknenin yanarak battığının kayıtlarda sabit olduğunu, sigorta ettirenin yasal varisi olduğunu ileri sürerek, 50.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 1268. maddesine göre sebepsiz yere ödenmiş bulunan primin veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları dahil sigorta mukavelesinden doğan bütün taleplerin iki yılda zamanaşımına uğrayacağı, kazanın 30.11.2004 tarihinde meydana geldiği, bu hali ile iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, her ne kadar davacı tarafından devam eden ceza davası olduğu belirtilerek zamanaşımına uğramadığı belirtilmişse de bahse konusu ağır ceza dosyasında davalının babasının sanık olarak yargılandığı anlaşıldığından bu iddiaya itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1–Dava, tekne sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, davaya konu sigorta poliçesinin babası ile davalı sigorta şirketi arasında düzenlendiğini, sigortalı teknenin denizde sefer halinde iken yanarak zayi olduğunu, yangın sırasında teknede bulunan ve kendisinden bir daha haber alınamayan babası hakkında Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından gaiplik kararı verildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmışsa da, davacının babası hakkında verilen gaiplik kararı örneği dosya içerisinde bulunmadığı gibi davacı tarafça dosyaya veraset ilamı da sunulmamıştır. Bu hali ile davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Aktif dava ehliyeti, mahkemece re'sen araştırılması gereken hususlardan olup, yargılama sırasında bu yönde bir inceleme ve değerlendirme yapılmış değildir.
O halde öncelikle, değinilen hususlar araştırılarak, davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra işin esasına girilip, oluşacak kanaate göre olumlu ya da olumsuz hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş 1086 sayılı Kanun'un 5236 sayılı Kanun ile değişik 435/1. maddesi uyarınca hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.
2–Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, hükmün re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102014700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz