Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/3376 E. 2024/1242 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
coğrafi sınırlama↗ bilirkişi raporunun denetime elverişliliği↗ erişimin engellenmesi↗ i̇i̇k 167↗ tanıma↗ iyiniyet↗ hakkaniyet↗ denetime elverişlilik↗ kötü niyet↗ bilirkişi incelemesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ ıslah↗ kötüniyet↗ dosya masrafı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ ilan↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/42 E., 2019/167 K.
Taraflar arasındaki coğrafi işaretten ... haklara tecavüzün tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Coğrafi İşaret Sicilinde 133 tescil numarası ile kayıtlı "Hellim / Helloumi" coğrafi işaretinin sahibi olduğunu, davaya konu tescil belgesi ürünün menşe adı olarak kayıtlı bulunduğunu, Kıbrıs halkı ile Hellim arasındaki ilişkinin soyadı "Hallumas", "Hailuma", "Hallumakis" ve "Hallumis" olan ailelerden kaynaklandığını, coğrafi işaret tescil koruması altına alınan Hellim Peynirinin üretiminde kullanılan sütün ve sütün elde edildiği süt hayvanlarının muhakkak surette Kıbrıs menşeili olması gerektiğini, ayrıca üretimin, paketlemenin ve satışı aşamasına kadar ki tüm süreçlerin de mutlaka Kıbrıs'ta gerçekleşmesi gerektiğini, davalının ise menşei adı olarak müvekkili adına tescilli bulunan "hellim peyniri" adını kendi ürettiği veya satışını yaptığı ürünlerde ticari amaçla kullanmasının müvekkiline ait 133 tescil numaralı "hellim peynir" coğrafi işaretin koruma kapsamında kaldığını, bu sebeplerle müvekkilinin coğrafi işaretinden ... haklarına tecavüzün edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla, davalının davacının coğrafi işaretten ... haklarına tecavüz eylemleri nedeniyle 15.000,00 TL manevi tazminat, 5.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere 20.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline, coğrafi işaret olarak korunan "Hellim Peyniri" ürününü davacının coğrafi işaretten ... haklarına tecavüzde bulunmak suretiyle üreten davalının bu eyleminin, 555 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (555 sayılı KHK) 25 ... maddesinin (b) bendi hükmü uyarınca durdurulmasına ve önlenmesine, ürünlerin toplatılmasına, anılan madde'nin (f) bendi uyarınca mahkeme kararının, masrafları tecavüz eden tarafından karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesine ve kamuya ilan yoluyla duyurulmasına, coğrafi işaretten ... haklarına tecavüz teşkil edilerek üretilen "hellim peyniri" ürünlerin tanıtımının yapıldığı www.sutas.com.tr internet sitesinde "hellim peyniri"ne mahsus tanıtım içeriklerin yayınının engellenmesine, bunun mümkün olmaması halinde bu ürünlerin tanıtımının yapıldığı internet sitesine erişimin engellenmesine karar verilmesini talep etmiş, 20.12.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 5.000,00 TL'den 190.903,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı- karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin "hellim" peynirini 2007 yılından beri ürettiğini, davacının iddia ettiği hakkın kullanımına ilişkin anılan 5 yıllık süreyi geçirdiğini, "hellim" ibaresinin Türkiye'de ürünün ... adı olarak yerleştiğini, bu nedenle müvekkilinin marka tescili dahi yaptırmadığını, müvekkilinin kullanımının iyi niyetli olduğunu, söz konusu üretimlerini Türk Standartları Enstitüsü'nün (TSE) Aralık 1998 tarihli hellim standartlarına göre gerçekleştirdiğini, müvekkili dışında başka bir şirketin de halen hellim üretim ve satışını yaptığını, davanın sadece müvekkili şirkete yöneltilmesinin davacının kötü niyetini ortaya koyduğunu, bir ibarenin coğrafi işaret olarak tescil edilebilmesi için konu edildiği malın kaynağı olan ülke, şehir, ilçe, köy vd.coğrafi mecraların adını taşıyor olması gerektiğini, oysa davaya konu edilen "Hellim" ibaresinin coğrafi nitelikte bir yer adı olmadığını, "Hellim" adının Türkiye'de tüm tüketiciler tarafından ürünün ... adı olarak bilindiğini, bu sebeplerle davacı-karşı davalı adına tescilli 133 numaralı "Hellim" coğrafi işaret belgesinin 555 sayılı KHK'nın 21 ... maddesi uyarınca tescil edilme koşulları bulunmadığından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı-davalı adına tescilli 133 numaralı "HELLİM/HALLOUMİ" ibaresinin menşe adı olarak tescilli olduğu, coğrafi sınırları olarak Kıbrıs Adası'nın belirtildiği, tescil belgesinde ürünün tanımı ve ayırt edici özelliklerinin sayıldığı, buna göre hellim peynirinin üretiminde kullanılan sütün, süt hayvanlarının yem ihtiyaçlarının tamamının veya büyük bir kısmının Kıbrıs'taki ... otlaklardan ve yerli bitkilerden üretilen kaba yemlerle karşılanmasından dolayı oluşan kendine özgü tat ve aromaya sahip çiğ veya pastörize Kıbrıs sütü olması gerektiği, hellim yapılacak sütün koyulaştırılmasına, içerisine süt tozu veya koyulaştırılmış süt, ... tuzu, renklendirici, koruyucu veya diğer katkı maddeleri eklenmesine izin verilmediği, koyun ve keçi sütünün yerli ırk hayvanlardan ve Kıbrıs'taki klimatolojik şartlara uyum sağlamış melez hayvanlardan, açıkçası Sakız, İvesi ve Ost-friesain ırkları ile melezlenmeleri neticesinde elde edilen döllerinden sağlandığı, keçi sütünün ise, yerli ırk kıl keçilerinden ve bunların tüm Adaya yayılmış Şam keçileri (Damascus) ile melezlerinden elde edildiği ve benzeri kuralların belirtildiği, ayrıca Ada'nın doğal ve coğrafi koşullarının Kıbrıs bitki örtüsü içerisinde önemli yeri olan endemik bitki türlerinin oluşmasına olanak sağladığı, hayvanların beslenmesinde kullanılan bu bitkilerin, Kıbrıs helliminin üretiminde kullanılan ve kendine has tat ve aromaya sahip Kıbrıs sütünün elde edilmesinde en önemli rolü oynadığı, bu kural ve açıklamalara göre, davalının Kıbrıs yerine Türkiye'de, kendi üretim tesislerinde coğrafi işaret kapsamında açıklanan özellikteki sütlerin ve Kıbrıs'a özgü ilave maddeler (tescil belgesinde yer verilen Hellime ... aroma katan ve Kıbrıs'ta yetişen nane yaprakları gibi) kullanılmadan ürettiği peynirlerin üzerinde "HELLİM" ibaresini kullanmasının davacının coğrafi işaretten kaynaklanan haklarına tecavüz niteliğinde olduğu sonucuna varıldığı, davalı karşı davalı vekilinin 555 sayılı KHK'nın 18 ... maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiği savunmasına itbar edilemeyeceği, davalı-karşı davacının dava konusu peynirin coğrafi işaret tescil belgesine uygun üretildiğine dair bir savunmada da bulunmadığı, alınan bilirkişi raporu ile davalı-karşı davacının dava konusu "HELLİM PEYNİRİ" üretiminden 190.903,00 TL gelir elde edildiği tespit edildiği, davacı tarafça uğradıkları zararın miktarı hakkında bir delil sunulmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca, davalı-karşı davacının ... süredir davacı-karşı davalıya ait coğrafi işareti kullanmasına rağmen davacı-karşı davalının dava tarihine kadar yasal bir yola başvurmamış olması, coğrafi işaretin tescil belgesinde yazılan yerde ve koşullara uygun üretim yapılmak suretiyle herkes tarafından kullanılmasının ... olduğu, coğrafi işaretin kullanılması için izin veya lisans hakkı verilmesine gerek olmadığı hususları da gözetilerek, takdiren 20.000,00 TL maddi tazminata hükmetmenin hakkaniyete uygun olacağı, her ne kadar manevi tazminat da talep edilmişse de, 555 sayılı KHK'nin 26 ncı maddesinde maddi tazminata yer verildiği halde manevi tazminattan bahsedilmediğinden, "HELLİM" coğrafi işaretine vaki tecavüz nedeni ile manevi tazminat talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davacının maddi tazminat talebinin 20.000,00 TL üzerinden kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hellim'in Kıbrıs ile özdeşleşmiş coğrafi ... belirten bir ürün olduğunu, davalının TSE belgesine dayalı hak talebinin yerinde olmadığını, hak sahipliğinin ancak marka başvurusu ile tesis olunacağını, davalının coğrafi işaretten ... haklara tecavüz eyleminin ... olduğunu, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğunu, Yargıtay kararlarına uygun olarak tazminat hesabının yapıldığını, 555 sayılı KHK'da maddi zararın nasıl hesaplanacağına dair düzenlemenin bulunmadığını, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca hâkimin zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirlemesi gerektiğini, somut olayda zararın bilirkişilerce net olarak hesaplandığını, Mahkemenin takdir yetkisi olmakla birlikte kabul edilen tazminat miktarının çok düşük olduğunu, ayrıca manevi tazminat talebinin reddedilmesinin denkleştirici adalet ilkesine ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir ibarenin coğrafi işaret olarak tescili için, konu edildiği malın kaynağı olan ülke, şehir, ilçe, köy gibi coğrafi mecranın adını taşımasının gerektiğini, uyuşmazlık konusunun ise coğrafi işaret niteliğini taşımadığını, Türkiye'de tüm tüketiciler tarafından 'hellim'in ürünün ... adı olarak bilindiğini, bu konuda yaptırılan kamuoyu araştırmasını da dosyaya sunduklarını, 555 sayılı KHK'nın 21 ... maddesindeki hükümsüzlük hallerinin somut olayda mevcut olduğunu, Mahkemece karşı davada hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken ret kararı verilmesinin usule aykırı olduğunu, asıl dava bakımından ise; davacının 5 yıl süreyle sessiz kalmış olması ve müvekkilinin davacının başvuru tarihinden önceki tarihlere (29.05.2007 tarihinden bu yana) dayalı kullanımları gözetildiğinde müvekkilinin tazminat sorumluluğunun söz konusu edilemeyeceğini, 6098 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi gereğince, davacının sessiz kalarak zararı doğuran fiile razı olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, sessiz kalmak suretiyle davacının zararın artmasına da neden olduğunu, bu nedenle madde hükmü gereğince hâkimin tazminatı indirmesi veya tamamen kaldırması imkanının olduğunu, davacının 5 yıl sonra tazminat talebinde bulunmasının kötüniyet arz ettiğini, müvekkilinin davacının TÜRKPATENT'e başvuruda bulunmasından dahi önce başlayan kullanımının yoğun ve aralıksız devam ettiğini, müvekkilinin kullanım yoluyla hak sahipliği elde ettiğini, 555 sayılı KHK'nın 18 ... maddesi uyarınca müvekkilinin iyiniyetli kullanımının korunması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemeleriyle davalı-karşı davacının kullanımının davacı-karşı davalının coğrafi işaret haklarına tecavüz niteliğinde olduğunun ... olması karşısında Mahkemece takdir edilen 20.000,00 TL maddi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu; yine 555 sayılı KHK'nın 26 ncı maddesinde manevi tazminata ilişkin bir düzenlemenin bulunmaması nedeniyle Mahkemece davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin isabetli olduğu, "Hellim/Halloumi" ibaresinin KHK'da sayılan şartları haiz bir coğrafi işaret olduğundan, 133 nolu "hellim" coğrafi işaretinin hükümsüzlüğü koşullarının gerçekleşmediği ve karşı dava yönünden hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmesinin de isabetli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili katılma yoluyla ve davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle tazminat talepleri yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına yada mümkün olmadığı takdirde bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, coğrafi işaretten kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 555 sayılı KHK'nın 17, 24, 25 ... maddesinin (c) bendi, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-karşı davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinde ve davalı-karşı davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6577 E. 2023/1526 K.
Ortak:coğrafi sınırlama · tanıma · hakkaniyet · ilan
İncelediğiniz kararda… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı-davalı adına tescilli 133 numaralı "HELLİM/HALLOUMİ" ibaresinin menşe adı olarak tescilli olduğu, «coğrafi sınırları» olarak Kıbrıs Adası'nın belirtildiği, tescil belgesinde ürünün «tanımı» ve ayırt edici özelliklerinin sayıldığı, buna göre hellim peynirinin üretiminde kullanılan sütün, süt hayvanlarının yem ihtiyaçlarının tamamının veya büyük bir kısmının Kıbrıs'taki ... otlaklardan ve yerli bitkilerden üretilen kaba yemlerle karşılanmasından dolayı oluşan kendine özgü tat ve aromaya sahip çiğ veya pastörize Kıbrıs sütü olması gerektiği, hellim yapılacak sütün koyulaştırılmasına, içerisine süt tozu veya koyulaştırılmış süt, ... tuzu, renklendirici, koruyucu veya diğer katkı maddeleri eklenmesine izin verilmediği, koyun ve keçi sütünün yerli ırk hayvanlardan ve Kıbrıs'taki klimatolojik şartlara uyum sağlamış melez hayvanlardan, açıkçası Sakız, İvesi ve Ost-friesain ırkları ile melezlenmeleri neticesinde elde edilen döllerinden sağlandığı, keçi sütünün ise, yerli ırk kıl keçilerinden ve bunların tüm Adaya yayılmış Şam keçileri (Damascus) ile melezlerinden elde edildiği ve benzeri kuralların belirtildiği, ayrıca Ada'nın doğal ve coğrafi koşullarının Kıbrıs bitki örtüsü içerisinde önemli yeri olan endemik bitki türlerinin oluşmasına olanak sağladığı, hayvanların beslenmesinde kullanılan bu bitkilerin, Kıbrıs helliminin üretiminde kullanılan ve kendine has tat ve aromaya sahip Kıbrıs sütünün elde edilmesinde en önemli rolü oynadığı, bu kural ve açıklamalara göre, davalının Kıbrıs yerine Türkiye'de, kendi üretim tesislerinde coğrafi işaret kapsamında açıklanan özellikteki sütlerin ve Kıbrıs'a özgü ilave maddeler (tescil belgesinde yer verilen Hellime ... aroma katan ve Kıbrıs'ta yetişen nane yaprakları gibi) kullanılmadan ürettiği peynirlerin üzerinde "HELLİM" ibaresini kullanmasının davacının coğrafi işaretten kaynaklanan haklarına tecavüz niteliğinde olduğu sonucuna varıldığı, davalı karşı davalı vekilinin 555 sayılı KHK'nın 18 ... maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiği savunmasına itbar edilemeyeceği, davalı-karşı davacının dava konusu peynirin coğrafi işaret tescil belgesine uygun üretildiğine dair bir savunmada da bulunmadığı, alınan bilirkişi raporu ile davalı-karşı davacının dava konusu "HELLİM PEYNİRİ" üretiminden 190.903,00 TL gelir elde edildiği tespit edildiği, davacı tarafça uğradıkları zararın miktarı hakkında bir delil sunulmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca, davalı-karşı davacının ... süredir davacı-karşı davalıya ait coğrafi işareti kullanmasına rağmen davacı-karşı davalının dava tarihine kadar yasal bir yola başvurmamış olması, coğrafi işaretin tescil belgesinde yazılan yerde ve koşullara uygun üretim yapılmak suretiyle herkes tarafından kullanılmasının ... olduğu, coğrafi işaretin kullanılması için izin veya lisans hakkı verilmesine gerek olmadığı hususları da gözetilerek, takdiren 20.000,00 TL «maddi tazminata» hükmetmenin «hakkaniyete» uygun olacağı, her ne kadar manevi tazminat da talep edilmişse de, 555 sayılı KHK'nin 26 ncı maddesinde maddi tazminata yer verildiği halde manevi tazminattan bahs …
… aya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla, davalının davacının coğrafi işaretten ... haklarına tecavüz eylemleri nedeniyle 15.000,00 TL manevi tazminat, 5.000,00 TL «maddi tazminat» olmak üzere 20.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline, coğrafi işaret olarak korunan "Hellim Peyniri" ürününü davacının coğrafi işaretten ... haklarına tecavüzde bulunmak suretiyle üreten davalının bu eyleminin, 555 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (555 sayılı KHK) 25 ... maddesinin (b) bendi hükmü uyarınca durdurulmasına ve önlenmesine, ürünlerin toplatılmasına, anılan madde'nin (f) bendi uyarınca mahkeme kararının, «masrafları» tecavüz eden tarafından karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesine ve kamuya «ilan» yoluyla duyurulmasına, coğrafi işaretten ... haklarına tecavüz teşkil edilerek üretilen "hellim peyniri" ürünlerin tanıtımının yapıldığı www.sutas.com.tr internet sitesinde "hellim peyniri"ne mahsus tanıtım içeriklerin yayınının engellenmesine, bunun mümkün olmaması halinde bu ürünlerin tanıtımının yapıldığı internet sitesine «erişimin engellenmesine» karar verilmesini talep etmiş, 20.12.2018 tarihli «ıslah» dilekçesi ile maddi tazminat talebini 5.000,00 TL'den 190.903,00 TL'ye yükseltmiştir.
… lmadığını, hak sahipliğinin ancak marka başvurusu ile tesis olunacağını, davalının coğrafi işaretten ... haklara tecavüz eyleminin ... olduğunu, Mahkemece aldırılan «bilirkişi raporunun denetime elverişli» olduğunu, Yargıtay kararlarına uygun olarak tazminat hesabının yapıldığını, 555 sayılı KHK'da maddi zararın nasıl hesaplanacağına dair düzenlemenin bulunmadığını, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca hâkimin zararın miktarını «hakkaniyete» uygun olarak belirlemesi gerektiğini, somut olayda zararın bilirkişilerce net olarak hesaplandığını, Mahkemenin takdir yetkisi olmakla birlikte kabul edilen tazmin …
Benzer bu kararda… su C2017/109 sayılı “Maraş Dondurması” ibareli coğrafi işaret başvurusunun 24.08.2017 tarihinde hem menşe hem de mahreç işaret olarak gerçekleştirildiği, başvurunun «ilanına» yönelik işbu dosyanın davacısı ve dava dışı bazı firmalarca itirazlarda bulunulduğu, bu itirazları inceleyen ve değerlendiren YİDK'in 10.04.2018 tarihli ve 2018-M-3106 sayılı kararının işbu davanın taraflarını ilgilendiren kısmı itibariyle özetle Maraş Dondurmasının ürünün öz adına haline dönüşmüş olduğuna ve bu kapsamda 6769 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiğine ilişkin itirazların reddine, Maraş dondurmasında keçi sütü dışındaki sütlerin, diğer stabilizatörlerin ve süt tozunun kullanılmasına izin verilmesi yönündeki tüm taleplerin reddine, başvuru türünün “mahreç işareti olarak değiştirilmesi” yönündeki taleplerin kısmen kabulüne, bu kapsamda başvuruya “..Maraş dondurması üretiminde kullanılan sütün, Kahramanmaraş ili sınırlı içinde yetişip beslenen keçilerden elde edilmesi gerekmektedir” açıklamasının eklenmesine, ürünün «tanımı» ve ayırt edici özellikleri bölümünden “Maraş Dondurması, tamamen Anadolu topraklarına özgü köklü bir lezzet kültürünün ürünü olup sadece Kahramanmaraş’ta üretilebilmektedir, Maraş dondurmasının üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinin tamamı Kahramanmaraş ili sınırları içerisinde gerçekleşmek zorundadır” ibarelerinin çıkartılmasına karar verildiği, coğrafi işaretlerin, TPMK tarafından yayınlanan başvuru kılavuzunda da ifade edildiği üzere temel olarak benzerlerinden farklılaşmış ve bu farkı kaynaklandığı yöreye borçlu olan yöresel ürün adlarını ifade ettiği, coğrafi işaret koruması ile hedeflenenin tek başına bir sınai hak tescili elde etmek olmadığı coğrafi işaretlerin arkasında kültürel, sosyolojik, ekonomik daha birçok «sebebin» olduğu, 6769 sayılı Kanun'un 148 inci maddesi lisans, devir, intikal, «haciz» ve benzeri hukuki işlemlere konu olamaması ve «teminat» olarak gösterilememesinin nedenlerinden birinin de yine bu niteliği olduğu, coğrafi işaretler 6769 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinde belirtildiği üzere mahreç ve …
Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin 2008/41E. - 2009/105 K. sayılı Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş mahkeme ilamında da ürünün «coğrafi sınırları» belirlenmiş bir bölgeden kaynaklı olduğu, Maraş yöresinden elde edilen keçi sütü ve salepten üretildiği, niteliklerinin üretim yönteminin bölgeye özgü doğal unsurl …
… ini, dava konusu tescil nedeniyle üreticinin ve ürün piyasasının mali yükünün dolaylı olarak tüketicinin omuzlarına bindirileceğini ve üreticinin tüketici üzerinden «hakkaniyete» aykırı biçimde kar elde etmesine zemin hazırlanacağını, bunun yanı sıra, tek bir bölgeye özgülenerek yapılacak üretim ile tekelleşme meydana geleceğini, serbest piyasa ekonomisi ve rekabet ortamı yok edilerek tüketicinin ekonomik menfaatine zarar verileceğini, ayrıca "Maraş Dondurmasının" coğrafi işaret olarak tescilinin, Kahramanmaraş ili sınırları içerisindeki işletmeler ile aynı hammaddeleri kullanıp aynı üretim koşullarında, aynı Maraş Dondurmasını üreten ve fakat Kahramanmaraş ili sınırları dahilinde bulunmayan işletmeler aleyhine Kahramanmaraş ili sınırları içerisinde bulunan işletmeler lehine «haksız rekabet» yaratacağını, "Maraş Dondurması" bakımından farklı bir coğrafyada yetişen keçiye ait süt ve saleple üretim yapılamayacağı kabul edildiğinde tüketicinin menfaatine …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · olumsuz oy · kamu düzeni · haciz · dava sebebi · haksız rekabet · teminat
Benzer bu kararda… su C2017/109 sayılı “Maraş Dondurması” ibareli coğrafi işaret başvurusunun 24.08.2017 tarihinde hem menşe hem de mahreç işaret olarak gerçekleştirildiği, başvurunun «ilanına» yönelik işbu dosyanın davacısı ve dava dışı bazı firmalarca itirazlarda bulunulduğu, bu itirazları inceleyen ve değerlendiren YİDK'in 10.04.2018 tarihli ve 2018-M-3106 sayılı kararının işbu davanın taraflarını ilgilendiren kısmı itibariyle özetle Maraş Dondurmasının ürünün öz adına haline dönüşmüş olduğuna ve bu kapsamda 6769 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiğine ilişkin itirazların reddine, Maraş dondurmasında keçi sütü dışındaki sütlerin, diğer stabilizatörlerin ve süt tozunun kullanılmasına izin verilmesi yönündeki tüm taleplerin reddine, başvuru türünün “mahreç işareti olarak değiştirilmesi” yönündeki taleplerin kısmen kabulüne, bu kapsamda başvuruya “..Maraş dondurması üretiminde kullanılan sütün, Kahramanmaraş ili sınırlı içinde yetişip beslenen keçilerden elde edilmesi gerekmektedir” açıklamasının eklenmesine, ürünün «tanımı» ve ayırt edici özellikleri bölümünden “Maraş Dondurması, tamamen Anadolu topraklarına özgü köklü bir lezzet kültürünün ürünü olup sadece Kahramanmaraş’ta üretilebilmektedir, Maraş dondurmasının üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinin tamamı Kahramanmaraş ili sınırları içerisinde gerçekleşmek zorundadır” ibarelerinin çıkartılmasına karar verildiği, coğrafi işaretlerin, TPMK tarafından yayınlanan başvuru kılavuzunda da ifade edildiği üzere temel olarak benzerlerinden farklılaşmış ve bu farkı kaynaklandığı yöreye borçlu olan yöresel ürün adlarını ifade ettiği, coğrafi işaret koruması ile hedeflenenin tek başına bir sınai hak tescili elde etmek olmadığı coğrafi işaretlerin arkasında kültürel, sosyolojik, ekonomik daha birçok «sebebin» olduğu, 6769 sayılı Kanun'un 148 inci maddesi lisans, devir, intikal, «haciz» ve benzeri hukuki işlemlere konu olamaması ve «teminat» olarak gösterilememesinin nedenlerinden birinin de yine bu niteliği olduğu, coğrafi işaretler 6769 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinde belirtildiği üzere mahreç ve …
… olması sebebiyle coğrafi işaretler koruma kapsamı bakımından belirsizlik ve bu sebeple de denetim imkansızlığı yarattığını, bu belirsizliğin tüketiciler nezdinde de «olumsuz» sonuçlar doğuracağını, Maraş dondurmasının günümüzde Kahramanmaraş bölgesi ile doğrudan veya dolaylı olarak ilişkilendirilmeyen, Kahramanmaraş ilinin rüzgar, toprak, nem, güneş, yükseklik ve benzeri doğal özelliklerine bağlı olmaksızın üretilebilen bir ürün olduğunu, davalı Kurum nezdinde yaptıkları itiraz neticesinde dava konusu ibarenin menşe işaret olarak tescil edilemeyeceği kabul edilmişse de anılan ibarenin "mahreç işaret" olarak da tescil edilemeyeceğini, mahreç ad teşkil eden ürünlerin niteliklerinin, kalitesi, ünü ve diğer özelliklerinin, belirli bir coğrafi yere ait doğal hammadde ya da beşeri unsurlara dayalı işlemlerden kaynaklandığını, “Maraş Dondurması” ibaresinin ise ürünün öz adı olduğunu, tüketici algısında beyaz renkli, kendine has tat ve kokuya sahip, elastik, uzayan, çiğnenebilen, yerel giysi ve şovlar ile satış ve pazarlaması yapılan bir dondurma çeşidinin akla geldiğini, bu dondurmayı bilinir kılan unsurun Kahramanmaraş il sınırları içerisinde üretilmesi olmadığını, lezzetinin bu ildeki keçilerden gelmediğini, Kayseri Mantısı, Adana Kebap, Urfa Kebap gibi yiyeceklerin Maraş Dondurması ile ortak noktasının tüketici algısında o yörede kullanılan malzemelerle yapılması değil, yapılış şekli olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesinin altıncı fıkrasında ürünün öz adı kavramının tanımlandığını, tüketicinin Maraş Dondurmasının, Maraş ilinden geldiği beklentisi içerisinde olmadığını, bu ibarenin 2006 yılında Yaşar Dondurma ve Gıda Maddeleri A.Ş. başvurusuyla coğrafi işaret olarak daha önce de tescil edildiğini, tescil sahibinin davranışları nedeniyle ürünün öz adı haline geldiğini, denetim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle coğrafi işaretin iptal edildiğini, ibarenin "jenerik ad" haline dönüştüğünü ve ürünün öz adı olarak kullanılmaya devam ettiğini, bu ibarenin coğrafi işaret olarak kabul edilmesinin ürünün tekelleştirilerek «haksız rekabet» ortamı oluşmasına neden olacağını, ülkenin farklı yerlerindeki bitkilerle beslenmiş keçi sütünden yapılan, aynı hammaddeler kullanılmış, aynı üretim koşullarında ü …
… la özdeşlemiş olduğunu, yöreye ait kuşaklardır süren bir değer olduğunu, coğrafi işaretlerin korunmasının kamu menfaatini ilgilendirdiğini, bu ibarelerin tescilinin «münhasır» hak sağlamayacağını, davacının "Maraş Dondurması" ibaresinin ürünün öz adı olduğu yönündeki iddiasının asılsız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini …
… ini, dava konusu tescil nedeniyle üreticinin ve ürün piyasasının mali yükünün dolaylı olarak tüketicinin omuzlarına bindirileceğini ve üreticinin tüketici üzerinden «hakkaniyete» aykırı biçimde kar elde etmesine zemin hazırlanacağını, bunun yanı sıra, tek bir bölgeye özgülenerek yapılacak üretim ile tekelleşme meydana geleceğini, serbest piyasa ekonomisi ve rekabet ortamı yok edilerek tüketicinin ekonomik menfaatine zarar verileceğini, ayrıca "Maraş Dondurmasının" coğrafi işaret olarak tescilinin, Kahramanmaraş ili sınırları içerisindeki işletmeler ile aynı hammaddeleri kullanıp aynı üretim koşullarında, aynı Maraş Dondurmasını üreten ve fakat Kahramanmaraş ili sınırları dahilinde bulunmayan işletmeler aleyhine Kahramanmaraş ili sınırları içerisinde bulunan işletmeler lehine «haksız rekabet» yaratacağını, "Maraş Dondurması" bakımından farklı bir coğrafyada yetişen keçiye ait süt ve saleple üretim yapılamayacağı kabul edildiğinde tüketicinin menfaatine …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1337 E. 2024/4604 K.
Ortak:coğrafi sınırlama · tanıma
İncelediğiniz kararda… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı-davalı adına tescilli 133 numaralı "HELLİM/HALLOUMİ" ibaresinin menşe adı olarak tescilli olduğu, «coğrafi sınırları» olarak Kıbrıs Adası'nın belirtildiği, tescil belgesinde ürünün «tanımı» ve ayırt edici özelliklerinin sayıldığı, buna göre hellim peynirinin üretiminde kullanılan sütün, süt hayvanlarının yem ihtiyaçlarının tamamının veya büyük bir kısmının Kıbrıs'taki ... otlaklardan ve yerli bitkilerden üretilen kaba yemlerle karşılanmasından dolayı oluşan kendine özgü tat ve aromaya sahip çiğ veya pastörize Kıbrıs sütü olması gerektiği, hellim yapılacak sütün koyulaştırılmasına, içerisine süt tozu veya koyulaştırılmış süt, ... tuzu, renklendirici, koruyucu veya diğer katkı maddeleri eklenmesine izin verilmediği, koyun ve keçi sütünün yerli ırk hayvanlardan ve Kıbrıs'taki klimatolojik şartlara uyum sağlamış melez hayvanlardan, açıkçası Sakız, İvesi ve Ost-friesain ırkları ile melezlenmeleri neticesinde elde edilen döllerinden sağlandığı, keçi sütünün ise, yerli ırk kıl keçilerinden ve bunların tüm Adaya yayılmış Şam keçileri (Damascus) ile melezlerinden elde edildiği ve benzeri kuralların belirtildiği, ayrıca Ada'nın doğal ve coğrafi koşullarının Kıbrıs bitki örtüsü içerisinde önemli yeri olan endemik bitki türlerinin oluşmasına olanak sağladığı, hayvanların beslenmesinde kullanılan bu bitkilerin, Kıbrıs helliminin üretiminde kullanılan ve kendine has tat ve aromaya sahip Kıbrıs sütünün elde edilmesinde en önemli rolü oynadığı, bu kural ve açıklamalara göre, davalının Kıbrıs yerine Türkiye'de, kendi üretim tesislerinde coğrafi işaret kapsamında açıklanan özellikteki sütlerin ve Kıbrıs'a özgü ilave maddeler (tescil belgesinde yer verilen Hellime ... aroma katan ve Kıbrıs'ta yetişen nane yaprakları gibi) kullanılmadan ürettiği peynirlerin üzerinde "HELLİM" ibaresini kullanmasının davacının coğrafi işaretten kaynaklanan haklarına tecavüz niteliğinde olduğu sonucuna varıldığı, davalı karşı davalı vekilinin 555 sayılı KHK'nın 18 ... maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiği savunmasına itbar edilemeyeceği, davalı-karşı davacının dava konusu peynirin coğrafi işaret tescil belgesine uygun üretildiğine dair bir savunmada da bulunmadığı, alınan bilirkişi raporu ile davalı-karşı davacının dava konusu "HELLİM PEYNİRİ" üretiminden 190.903,00 TL gelir elde edildiği tespit edildiği, davacı tarafça uğradıkları zararın miktarı hakkında bir delil sunulmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca, davalı-karşı davacının ... süredir davacı-karşı davalıya ait coğrafi işareti kullanmasına rağmen davacı-karşı davalının dava tarihine kadar yasal bir yola başvurmamış olması, coğrafi işaretin tescil belgesinde yazılan yerde ve koşullara uygun üretim yapılmak suretiyle herkes tarafından kullanılmasının ... olduğu, coğrafi işaretin kullanılması için izin veya lisans hakkı verilmesine gerek olmadığı hususları da gözetilerek, takdiren 20.000,00 TL «maddi tazminata» hükmetmenin «hakkaniyete» uygun olacağı, her ne kadar manevi tazminat da talep edilmişse de, 555 sayılı KHK'nin 26 ncı maddesinde maddi tazminata yer verildiği halde manevi tazminattan bahs …
Benzer bu kararda… sağlandığı, coğrafi işaretlerin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 34 üncü maddesine göre mahreç işareti ve menşe adı olarak ikiye ayrıldığı, «coğrafi sınırları» belirlenmiş bir yöre, bölge veya istisnai durumlarda ülkeden kaynaklanan, tüm veya esas özelliklerini bu coğrafi alana özgü doğal ve beşerî unsurlardan alan, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerin tümü bu coğrafi alanın sınırları içinde gerçekleşen ürünleri tanımlayan adlar menşe adı olarak kabul edilirken coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya ülkeden kaynaklanan, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından bu coğrafi alan ile özdeşleşen, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az biri belirlenmiş coğrafi alanın sınırları içinde yapılan ürünleri tanımlayan adların mahreç işaretler olduğu, dava konusu “Maraş Dondurması” ibaresinin “mahreç işareti” olarak tescil edildiği, mahreç işaretlerinde belirtilen tescil koşullarının sağlanması halinde, ürünün o yöre dışında üretimi mümkün olmakla birlikte üretim aşamasında yöreye ait bir mamulün kullanılmış olması ya da üretim yönteminin yöreye özgü yöntem ile birebir aynı olması gerektiği, dava konusu “Maraş Dondurması” coğrafi işaretinde, ürünün «tanımının» ve ayırt edici özelliklerinin açık bir şekilde ifade edildiği, denetim biçimi ile ilgili olarak, hangi denetim mekanizması aracılığı ile nasıl, hangi şartlarda, ne …
… Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş 21.04.2009 tarihli, 2008/41 E. ve 2009/105 K. sayılı kararında, “Maraş Dondurması ürününün «coğrafi sınırları» belirlenmiş bir bölgeden kaynaklı olduğu, Maraş yöresinden elde edilen keçi sütü ve salepten üretildiği, niteliklerinin üretim yönteminin bölgeye özgü doğal unsurlardan kaynaklı olduğu ve bir ürün adı olmadığının" açıkça belirtildiği, bu bağlamda mahreç işareti olan “Maraş Dondurması”nın, Kahramanmaraş iİi sınırları dışında üretilmesi mümkün ise de; dondurmaya niteliğini veren unsurların Maraş yöresinde yemlenmiş keçi sütleri ve yine özel nitelikli salep ürünü olduğu yönündeki bilgilerin «kesin» ilamla tevsik edildiği, her ne kadar söz konusu karar ile C2002/027 sayılı “Maraş dondurması” coğrafi işaretinin hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de hükümsüzlük gerekçesinin denetim işlemlerinin usulünce yerine getirilmemiş olması olduğu, kararda “Maraş Dondurması”nın bir ürün adı olduğu yönünde herhangi bir gerekçe yer almadığı, coğrafi işaretin, denetim eksiklikleri sebebiyle hükümsüz kılınmış olmasının, o işaretin jenerik hale geleceği anlamına gelmediği, dava konusu coğrafi işaret tescili incelendiğinde Maraş Dondurması coğrafi işaretinin hem başvuru anındaki belgeler uyarınca mahreç işareti vasfını haiz olduğu (analiz raporu, ürün «tanımı», tarihsel geçmişine ait belgeler vs.), hem de denetim mekanizmasının ne şekilde olacağı hususunun açık ve ayrıntılı şekilde başvuruda yer aldığı, başvurudaki muğlak, hatalı ve çelişkili ifadelerin YİDK kararı ile düzeltildiği, her ne kadar davacı tarafça, ürünün Maraş yöresinde beslenmiş keçilerden elde edilen sütle yapılma zorunluluğu, bir tekelleşme ve diğer üreticileri zarara uğratacak bir tehlike olarak ifade edilmişse de; bu koşulun coğrafi işaretin doğasına uygun olduğu gibi, dünyanın her yerinde coğrafi işaret korumasının sağladığı avantajlar kapsamında, bölge halkının kalkınmasına da katkı sunacağı, mahreç işareti tescili nedeniyle sağlanan denetim sayesinde Maraş Dondurmasının kalitesinin korunacağı ve aynı nitelikte olmayan ürünleri üretenlerin halkı yanıltmasına engel olunacağı, davacı, coğrafi işaret tescili ile Kahramanmaraş’ta yetişen keçi sütünün kullanılmasının ve anılan sütün ‘‘sağımdan itibaren’’ en geç 4 saat içerisinde üretim yerine ulaştırılmasının zorunlu hale getirildiğini; diğer yandan ise itirazlar kısmen kabul edilerek, üretim yerinin Maraş olması zorunluluğunun kaldırıldığını belirterek bu durumun çelişkili olduğunu ileri sürmekte ise de, üretim için gerekli teknik alt yapıyı oluşturmak, buna yönelik yeterli ve gerekli yatırımı yapmanın «üreticinin sorumluluğunda» olduğu, coğrafi işaret korumasının, her üreticinin ürünü üretmesini sağlamaya yönelik tedbirler içermek zorunda olmadığı, üretici firmanın sorumluluğun kapsamına işletme yapılacak tesisin kurulacağı yerin seçilmesi de dâhil olup, söz konusu hususun üretim yöntemi veya benzeri karakteristik özellikler ile hiçbir ilgisinin bulunmaması nedeniyle ileri sürülen itiraz nedeniyle bir tescil engelinden söz edilemeyeceği, denetim mekanizmasında yer alan kişi ve kurumların uygulamada tarafsız olup olmamalarının uygulama sonucu doğacak bir «uyuşmazlığın konusu» olduğu, dava konusu coğrafi işaretin tescil edilip edilmediği ile ilgisi olmayan bu iddianın zaman içinde değişiklik gösterebileceği, coğrafi işaret tescilinde denetim mekanizmasının ne şekilde olacağı hususunun açık ve ayrıntılı olarak başvuruda yer aldığı, buna göre denetim mekanizmasının ... tarafından «görevlendirilen» bir kişi, İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık yetkili bir uzmanı ve Lokantacılar Kebapçılar ve Tatlıcılar Odası’ndan bir yetkiliden oluştuğu, heyetin üretim yapan ve üretim konularına vakıf, tat, aroma, koku, dondurmanın yapısı (elastikiyeti, katılığı, rengi, içerisindeki salep) vs. gibi özellikleri bilen hem de bunun denetimi konusunda deneyim sahibi olan kişilerden oluşturulmuş tarafsız bir yapı olduğu, «haksız rekabet» koşullarının objektif olarak bulunmadığı, sonuç olarak coğrafi işaret tescilinin, 6769 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi kapsamında değerlendirilebilecek bir ürün ol …
… anların, tescil edilmeleri şartıyla, coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı korumasından yararlanacağı, Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde «coğrafi sınırları» belirlenmiş bir yöre, bölge veya ülkeden kaynaklanan, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından bu coğrafi alan ile özdeşleşen, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az biri belirlenmiş coğrafi alanın sınırları içinde yapılan ürünleri tanımlayan adların mahreç işareti olduğunun düzenlendiği, Kanun'un 35 inci maddesinde tescil edilemeyecek adların gösterildiği, buna göre 34 üncü madde kapsamına girmeyen, ürünlerin öz adı olmuş, ürünün gerçek kaynağı konusunda halkı yanıltabilecek olan bitki tür ve çeşitleri, hayvan ırkları veya benzeri, «kamu düzenine» veya genel ahlaka aykırı, kendi ülkesinde korunmayan, koruması sona eren veya kullanılmayan, tescilli veya başvurusu yapılmış bir coğrafi işaret ile tamamen veya k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üretici sorumluluğu · ticari sır · kâr mahrumiyeti · kısıtlılık · kamu düzeni · uyuşmazlık konusu · haksız rekabet · kesin hüküm
Benzer bu kararda… Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş 21.04.2009 tarihli, 2008/41 E. ve 2009/105 K. sayılı kararında, “Maraş Dondurması ürününün «coğrafi sınırları» belirlenmiş bir bölgeden kaynaklı olduğu, Maraş yöresinden elde edilen keçi sütü ve salepten üretildiği, niteliklerinin üretim yönteminin bölgeye özgü doğal unsurlardan kaynaklı olduğu ve bir ürün adı olmadığının" açıkça belirtildiği, bu bağlamda mahreç işareti olan “Maraş Dondurması”nın, Kahramanmaraş iİi sınırları dışında üretilmesi mümkün ise de; dondurmaya niteliğini veren unsurların Maraş yöresinde yemlenmiş keçi sütleri ve yine özel nitelikli salep ürünü olduğu yönündeki bilgilerin «kesin» ilamla tevsik edildiği, her ne kadar söz konusu karar ile C2002/027 sayılı “Maraş dondurması” coğrafi işaretinin hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de hükümsüzlük gerekçesinin denetim işlemlerinin usulünce yerine getirilmemiş olması olduğu, kararda “Maraş Dondurması”nın bir ürün adı olduğu yönünde herhangi bir gerekçe yer almadığı, coğrafi işaretin, denetim eksiklikleri sebebiyle hükümsüz kılınmış olmasının, o işaretin jenerik hale geleceği anlamına gelmediği, dava konusu coğrafi işaret tescili incelendiğinde Maraş Dondurması coğrafi işaretinin hem başvuru anındaki belgeler uyarınca mahreç işareti vasfını haiz olduğu (analiz raporu, ürün «tanımı», tarihsel geçmişine ait belgeler vs.), hem de denetim mekanizmasının ne şekilde olacağı hususunun açık ve ayrıntılı şekilde başvuruda yer aldığı, başvurudaki muğlak, hatalı ve çelişkili ifadelerin YİDK kararı ile düzeltildiği, her ne kadar davacı tarafça, ürünün Maraş yöresinde beslenmiş keçilerden elde edilen sütle yapılma zorunluluğu, bir tekelleşme ve diğer üreticileri zarara uğratacak bir tehlike olarak ifade edilmişse de; bu koşulun coğrafi işaretin doğasına uygun olduğu gibi, dünyanın her yerinde coğrafi işaret korumasının sağladığı avantajlar kapsamında, bölge halkının kalkınmasına da katkı sunacağı, mahreç işareti tescili nedeniyle sağlanan denetim sayesinde Maraş Dondurmasının kalitesinin korunacağı ve aynı nitelikte olmayan ürünleri üretenlerin halkı yanıltmasına engel olunacağı, davacı, coğrafi işaret tescili ile Kahramanmaraş’ta yetişen keçi sütünün kullanılmasının ve anılan sütün ‘‘sağımdan itibaren’’ en geç 4 saat içerisinde üretim yerine ulaştırılmasının zorunlu hale getirildiğini; diğer yandan ise itirazlar kısmen kabul edilerek, üretim yerinin Maraş olması zorunluluğunun kaldırıldığını belirterek bu durumun çelişkili olduğunu ileri sürmekte ise de, üretim için gerekli teknik alt yapıyı oluşturmak, buna yönelik yeterli ve gerekli yatırımı yapmanın «üreticinin sorumluluğunda» olduğu, coğrafi işaret korumasının, her üreticinin ürünü üretmesini sağlamaya yönelik tedbirler içermek zorunda olmadığı, üretici firmanın sorumluluğun kapsamına işletme yapılacak tesisin kurulacağı yerin seçilmesi de dâhil olup, söz konusu hususun üretim yöntemi veya benzeri karakteristik özellikler ile hiçbir ilgisinin bulunmaması nedeniyle ileri sürülen itiraz nedeniyle bir tescil engelinden söz edilemeyeceği, denetim mekanizmasında yer alan kişi ve kurumların uygulamada tarafsız olup olmamalarının uygulama sonucu doğacak bir «uyuşmazlığın konusu» olduğu, dava konusu coğrafi işaretin tescil edilip edilmediği ile ilgisi olmayan bu iddianın zaman içinde değişiklik gösterebileceği, coğrafi işaret tescilinde denetim mekanizmasının ne şekilde olacağı hususunun açık ve ayrıntılı olarak başvuruda yer aldığı, buna göre denetim mekanizmasının ... tarafından «görevlendirilen» bir kişi, İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık yetkili bir uzmanı ve Lokantacılar Kebapçılar ve Tatlıcılar Odası’ndan bir yetkiliden oluştuğu, heyetin üretim yapan ve üretim konularına vakıf, tat, aroma, koku, dondurmanın yapısı (elastikiyeti, katılığı, rengi, içerisindeki salep) vs. gibi özellikleri bilen hem de bunun denetimi konusunda deneyim sahibi olan kişilerden oluşturulmuş tarafsız bir yapı olduğu, «haksız rekabet» koşullarının objektif olarak bulunmadığı, sonuç olarak coğrafi işaret tescilinin, 6769 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi kapsamında değerlendirilebilecek bir ürün ol …
… yapılabileceğinin belirtildiğini, ancak şikâyetin sözlü/yazılı yapılması şartının dahi aranmadığını, sözlü şikâyet yapıldığı belirtilerek rakip firmaya gidilip onun «ticari sır» gibi bilgilerine vakıf olunabileceğini, objektif bir denetim kurulu oluşturulması gerektiğini ileri sürerek davalı Kurumun 2018-M-3106 sayılı YİDK kararının itiraz …
… nı, nakliye edilse bile 4 saatte üretime giremeyeceğini, tüketicilerin lehine olması gereken bu tescilin maliyeti çok yükselteceğini ve tüketicilerin bu dondurmadan «mahrum» kalacağını, Kahramanmaraş’taki keçi sayısı ve bu keçilerden üretilebilecek süt miktarına ilişkin bir araştırma yapılmadığını, bu keçilerin oldukça küçük bir kısmın …
… anların, tescil edilmeleri şartıyla, coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı korumasından yararlanacağı, Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde «coğrafi sınırları» belirlenmiş bir yöre, bölge veya ülkeden kaynaklanan, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından bu coğrafi alan ile özdeşleşen, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az biri belirlenmiş coğrafi alanın sınırları içinde yapılan ürünleri tanımlayan adların mahreç işareti olduğunun düzenlendiği, Kanun'un 35 inci maddesinde tescil edilemeyecek adların gösterildiği, buna göre 34 üncü madde kapsamına girmeyen, ürünlerin öz adı olmuş, ürünün gerçek kaynağı konusunda halkı yanıltabilecek olan bitki tür ve çeşitleri, hayvan ırkları veya benzeri, «kamu düzenine» veya genel ahlaka aykırı, kendi ülkesinde korunmayan, koruması sona eren veya kullanılmayan, tescilli veya başvurusu yapılmış bir coğrafi işaret ile tamamen veya k …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2616 E. 2010/8909 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihtisas mahkemesi · komisyon · görevsizlik kararı · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme
Benzer bu karardaBu durumda davanın bağlı olunan adalet «komisyonunda» bu davalara bakmakla «görevlendirilmiş» mahkemece görülmesi gerektiğinden Mustafakemalpaşa İlçesi’nin bağlı bulunduğu Bursa Adli Yargı Adalet Komisyonu’nda Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi bulunması halinde bu mahkemenin bulunmaması halinde Asliye Hukuk Mahkemesi’nin iki tane olması halinde 1 numaralı olan mahkemenin, ikiden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi bulunması halinde ise 3 numaralı mahkemenin fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş olduğundan davaya bu mahkemelerde bakılması için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, mahkemece bu hususun gözden kaçırılarak yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekti …
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en «son» 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet «komisyonlarının» merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir.
1- 555 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin uygulanmasına ilişkin davaların, «ihtisas» mahkemelerinde görülmesi gerekecektir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/3376 E. , 2024/1242 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/2227 Esas, 2022/519 Karar
DAVACI-KARŞI DAVALI : ... vekili Avukat ...
DAVALI-KARŞI DAVACI : Sütaş Süt Ürünleri A.Ş. vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2015/42 E., 2019/167 K.
Taraflar arasındaki coğrafi işaretten ... haklara tecavüzün tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Coğrafi İşaret Sicilinde 133 tescil numarası ile kayıtlı "Hellim / Helloumi" coğrafi işaretinin sahibi olduğunu, davaya konu tescil belgesi ürünün menşe adı olarak kayıtlı bulunduğunu, Kıbrıs halkı ile Hellim arasındaki ilişkinin soyadı "Hallumas", "Hailuma", "Hallumakis" ve "Hallumis" olan ailelerden kaynaklandığını, coğrafi işaret tescil koruması altına alınan Hellim Peynirinin üretiminde kullanılan sütün ve sütün elde edildiği süt hayvanlarının muhakkak surette Kıbrıs menşeili olması gerektiğini, ayrıca üretimin, paketlemenin ve satışı aşamasına kadar ki tüm süreçlerin de mutlaka Kıbrıs'ta gerçekleşmesi gerektiğini, davalının ise menşei adı olarak müvekkili adına tescilli bulunan "hellim peyniri" adını kendi ürettiği veya satışını yaptığı ürünlerde ticari amaçla kullanmasının müvekkiline ait 133 tescil numaralı "hellim peynir" coğrafi işaretin koruma kapsamında kaldığını, bu sebeplerle müvekkilinin coğrafi işaretinden ...
haklarına tecavüzün edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla, davalının davacının coğrafi işaretten ... haklarına tecavüz eylemleri nedeniyle 15.000,00 TL manevi tazminat, 5.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere 20.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline, coğrafi işaret olarak korunan "Hellim Peyniri" ürününü davacının coğrafi işaretten ... haklarına tecavüzde bulunmak suretiyle üreten davalının bu eyleminin, 555 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (555 sayılı KHK) 25 ... maddesinin (b) bendi hükmü uyarınca durdurulmasına ve önlenmesine, ürünlerin toplatılmasına, anılan madde'nin (f) bendi uyarınca mahkeme kararının, masrafları tecavüz eden tarafından karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesine ve kamuya ilan yoluyla duyurulmasına, coğrafi işaretten ...
haklarına tecavüz teşkil edilerek üretilen "hellim peyniri" ürünlerin tanıtımının yapıldığı www.sutas.com.tr internet sitesinde "hellim peyniri"ne mahsus tanıtım içeriklerin yayınının engellenmesine, bunun mümkün olmaması halinde bu ürünlerin tanıtımının yapıldığı internet sitesine erişimin engellenmesine karar verilmesini talep etmiş, 20.12.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 5.000,00 TL'den 190.903,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı- karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin "hellim" peynirini 2007 yılından beri ürettiğini, davacının iddia ettiği hakkın kullanımına ilişkin anılan 5 yıllık süreyi geçirdiğini, "hellim" ibaresinin Türkiye'de ürünün ... adı olarak yerleştiğini, bu nedenle müvekkilinin marka tescili dahi yaptırmadığını, müvekkilinin kullanımının iyi niyetli olduğunu, söz konusu üretimlerini Türk Standartları Enstitüsü'nün (TSE) Aralık 1998 tarihli hellim standartlarına göre gerçekleştirdiğini, müvekkili dışında başka bir şirketin de halen hellim üretim ve satışını yaptığını, davanın sadece müvekkili şirkete yöneltilmesinin davacının kötü niyetini ortaya koyduğunu, bir ibarenin coğrafi işaret olarak tescil edilebilmesi için konu edildiği malın kaynağı olan ülke, şehir, ilçe, köy vd.coğrafi mecraların adını taşıyor olması gerektiğini, oysa davaya konu edilen "Hellim" ibaresinin coğrafi nitelikte bir yer adı olmadığını, "Hellim" adının Türkiye'de tüm tüketiciler tarafından ürünün ...
adı olarak bilindiğini, bu sebeplerle davacı-karşı davalı adına tescilli 133 numaralı "Hellim" coğrafi işaret belgesinin 555 sayılı KHK'nın 21 ... maddesi uyarınca tescil edilme koşulları bulunmadığından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı-davalı adına tescilli 133 numaralı "HELLİM/HALLOUMİ" ibaresinin menşe adı olarak tescilli olduğu, coğrafi sınırları olarak Kıbrıs Adası'nın belirtildiği, tescil belgesinde ürünün tanımı ve ayırt edici özelliklerinin sayıldığı, buna göre hellim peynirinin üretiminde kullanılan sütün, süt hayvanlarının yem ihtiyaçlarının tamamının veya büyük bir kısmının Kıbrıs'taki ... otlaklardan ve yerli bitkilerden üretilen kaba yemlerle karşılanmasından dolayı oluşan kendine özgü tat ve aromaya sahip çiğ veya pastörize Kıbrıs sütü olması gerektiği, hellim yapılacak sütün koyulaştırılmasına, içerisine süt tozu veya koyulaştırılmış süt, ...
tuzu, renklendirici, koruyucu veya diğer katkı maddeleri eklenmesine izin verilmediği, koyun ve keçi sütünün yerli ırk hayvanlardan ve Kıbrıs'taki klimatolojik şartlara uyum sağlamış melez hayvanlardan, açıkçası Sakız, İvesi ve Ost-friesain ırkları ile melezlenmeleri neticesinde elde edilen döllerinden sağlandığı, keçi sütünün ise, yerli ırk kıl keçilerinden ve bunların tüm Adaya yayılmış Şam keçileri (Damascus) ile melezlerinden elde edildiği ve benzeri kuralların belirtildiği, ayrıca Ada'nın doğal ve coğrafi koşullarının Kıbrıs bitki örtüsü içerisinde önemli yeri olan endemik bitki türlerinin oluşmasına olanak sağladığı, hayvanların beslenmesinde kullanılan bu bitkilerin, Kıbrıs helliminin üretiminde kullanılan ve kendine has tat ve aromaya sahip Kıbrıs sütünün elde edilmesinde en önemli rolü oynadığı, bu kural ve açıklamalara göre, davalının Kıbrıs yerine Türkiye'de, kendi üretim tesislerinde coğrafi işaret kapsamında açıklanan özellikteki sütlerin ve Kıbrıs'a özgü ilave maddeler (tescil belgesinde yer verilen Hellime ...
aroma katan ve Kıbrıs'ta yetişen nane yaprakları gibi) kullanılmadan ürettiği peynirlerin üzerinde "HELLİM" ibaresini kullanmasının davacının coğrafi işaretten kaynaklanan haklarına tecavüz niteliğinde olduğu sonucuna varıldığı, davalı karşı davalı vekilinin 555 sayılı KHK'nın 18 ... maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiği savunmasına itbar edilemeyeceği, davalı-karşı davacının dava konusu peynirin coğrafi işaret tescil belgesine uygun üretildiğine dair bir savunmada da bulunmadığı, alınan bilirkişi raporu ile davalı-karşı davacının dava konusu "HELLİM PEYNİRİ" üretiminden 190.903,00 TL gelir elde edildiği tespit edildiği, davacı tarafça uğradıkları zararın miktarı hakkında bir delil sunulmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca, davalı-karşı davacının ...
süredir davacı-karşı davalıya ait coğrafi işareti kullanmasına rağmen davacı-karşı davalının dava tarihine kadar yasal bir yola başvurmamış olması, coğrafi işaretin tescil belgesinde yazılan yerde ve koşullara uygun üretim yapılmak suretiyle herkes tarafından kullanılmasının ... olduğu, coğrafi işaretin kullanılması için izin veya lisans hakkı verilmesine gerek olmadığı hususları da gözetilerek, takdiren 20.000,00 TL maddi tazminata hükmetmenin hakkaniyete uygun olacağı, her ne kadar manevi tazminat da talep edilmişse de, 555 sayılı KHK'nin 26 ncı maddesinde maddi tazminata yer verildiği halde manevi tazminattan bahsedilmediğinden, "HELLİM" coğrafi işaretine vaki tecavüz nedeni ile manevi tazminat talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davacının maddi tazminat talebinin 20.000,00 TL üzerinden kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hellim'in Kıbrıs ile özdeşleşmiş coğrafi ... belirten bir ürün olduğunu, davalının TSE belgesine dayalı hak talebinin yerinde olmadığını, hak sahipliğinin ancak marka başvurusu ile tesis olunacağını, davalının coğrafi işaretten ... haklara tecavüz eyleminin ... olduğunu, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğunu, Yargıtay kararlarına uygun olarak tazminat hesabının yapıldığını, 555 sayılı KHK'da maddi zararın nasıl hesaplanacağına dair düzenlemenin bulunmadığını, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca hâkimin zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirlemesi gerektiğini, somut olayda zararın bilirkişilerce net olarak hesaplandığını, Mahkemenin takdir yetkisi olmakla birlikte kabul edilen tazminat miktarının çok düşük olduğunu, ayrıca manevi tazminat talebinin reddedilmesinin denkleştirici adalet ilkesine ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir ibarenin coğrafi işaret olarak tescili için, konu edildiği malın kaynağı olan ülke, şehir, ilçe, köy gibi coğrafi mecranın adını taşımasının gerektiğini, uyuşmazlık konusunun ise coğrafi işaret niteliğini taşımadığını, Türkiye'de tüm tüketiciler tarafından 'hellim'in ürünün ... adı olarak bilindiğini, bu konuda yaptırılan kamuoyu araştırmasını da dosyaya sunduklarını, 555 sayılı KHK'nın 21 ... maddesindeki hükümsüzlük hallerinin somut olayda mevcut olduğunu, Mahkemece karşı davada hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken ret kararı verilmesinin usule aykırı olduğunu, asıl dava bakımından ise; davacının 5 yıl süreyle sessiz kalmış olması ve müvekkilinin davacının başvuru tarihinden önceki tarihlere (29.05.2007 tarihinden bu yana) dayalı kullanımları gözetildiğinde müvekkilinin tazminat sorumluluğunun söz konusu edilemeyeceğini, 6098 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi gereğince, davacının sessiz kalarak zararı doğuran fiile razı olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, sessiz kalmak suretiyle davacının zararın artmasına da neden olduğunu, bu nedenle madde hükmü gereğince hâkimin tazminatı indirmesi veya tamamen kaldırması imkanının olduğunu, davacının 5 yıl sonra tazminat talebinde bulunmasının kötüniyet arz ettiğini, müvekkilinin davacının TÜRKPATENT'e başvuruda bulunmasından dahi önce başlayan kullanımının yoğun ve aralıksız devam ettiğini, müvekkilinin kullanım yoluyla hak sahipliği elde ettiğini, 555 sayılı KHK'nın 18 ...
maddesi uyarınca müvekkilinin iyiniyetli kullanımının korunması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemeleriyle davalı-karşı davacının kullanımının davacı-karşı davalının coğrafi işaret haklarına tecavüz niteliğinde olduğunun ... olması karşısında Mahkemece takdir edilen 20.000,00 TL maddi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu; yine 555 sayılı KHK'nın 26 ncı maddesinde manevi tazminata ilişkin bir düzenlemenin bulunmaması nedeniyle Mahkemece davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin isabetli olduğu, "Hellim/Halloumi" ibaresinin KHK'da sayılan şartları haiz bir coğrafi işaret olduğundan, 133 nolu "hellim" coğrafi işaretinin hükümsüzlüğü koşullarının gerçekleşmediği ve karşı dava yönünden hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmesinin de isabetli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili katılma yoluyla ve davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle tazminat talepleri yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına yada mümkün olmadığı takdirde bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, coğrafi işaretten kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 555 sayılı KHK'nın 17, 24, 25 ... maddesinin (c) bendi, 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-karşı davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinde ve davalı-karşı davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020134700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz