Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1098 E. 2012/9258 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın konusu↗ uyuşmazlık konusu↗ ayırt edicilik↗ maddi tazminat↗ menfi tespit↗ ilan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının tasarımını yaparak adına tescil ettirdiği ürünün piyasaya ilk kez davacı tarafından sunulduğu, davalının bu ürünü davacıdan satın alarak haberdar olduğu, daha sonra aynı ürün üzerinde benzerlik niteliğini ortadan kaldırmayacak kısmi değişiklikler yaparak Konya'da bulunan dökümhanelerde imal ettirerek piyasaya sunduğu, davalının bu eyleminin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğu, tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olduğu, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından piyasaya sürülen döküm soba kapağının davacıya ait 2005/03364 nolu tasarım ile aynı olduğunun tespiti ile davalının eyleminin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüzün önlenmesine ve davalı tarafından satışı yapılan döküm soba kapaklarına el konulmasına, kanıtlanamayan maddi tazminata yönelik istemin reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ilanına; birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-birleşen davanın davacısı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve birleşen davada davalı tarafından imal edilen ürünlerde kullanılan tasarımının davacıya ait 2005/03364 sayılı tasarımdan belirgin bir farklılık içermemesi nedeniyle mahkemece 554 Sayılı KHK'nin 61. maddesine dayalı menfi tespit davasının reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı-birleşen davanın davacısı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Ancak, davalı davacısı olduğu ve asıl dava ile birleşen davada dava konusu 2005/03364 sayılı soba döküm kapağı tasarımının yeni olmadığını iddia ederek hükümsüzlüğünü istemiştir. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince düzenlenen 10/02/2010 tarihli bilirkişi raporunda, davacı tarafça dosyaya sunulan ve önceki tarihli tasarımlara ilişkin olduğu öne sürülen belgelerin kullanım tarihleri belli olmadığından bahisle yenilik incelemesinde dikkate alınamayacağı mütalaa edilerek dava konusu tasarımın yeni olduğu sonucuna ulaşılmış ise de, duruşmada dinlenen ve seracılık işi ile uğraşan davacı tanıkları söz konusu soba kapaklarının çok eskiden beri kullanıldığını ve tasarımda yer alan unsurların teknik zorunluluktan kaynaklandığını ifade etmişlerdir. O halde; mahkemece aralarında seracılık alanında uzman bir kişinin de olduğu yeni bir bilirkişi heyetinden görüş istenilmek suretiyle uyuşmazlık konusu tasarımının yeni olup olmadığı, bu tasarımla koruma altına alınan unsurların 554 Sayılı KHK'nın 10. maddesi uyarınca teknik zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve yine tasarımcıya seçenek özgürlüğü bırakıp bırakmadığı hususlarında görüş alındıktan sonra hasıl olacak sonuca göre asıl dava ve hükümsüzlüğe ilişkin birleşen dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı-birleşen davanın davacısı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14319 E. 2011/16274 K.
Ortak:maddi tazminat · ilan · Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
İncelediğiniz kararda… işiklikler yaparak Konya'da bulunan dökümhanelerde imal ettirerek piyasaya sunduğu, davalının bu eyleminin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğu, tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» özelliklerine sahip olduğu, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından piyasaya sürülen döküm soba kapağının davacıya ait 2005/03364 nolu tasarım ile aynı olduğunun tespiti ile davalının eyleminin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüzün önlenmesine ve davalı tarafından satışı yapılan döküm soba kapaklarına el konulmasına, kanıtlanamayan «maddi tazminata» yönelik istemin reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin «ilanına»; birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… tescil belgesi ile tescilli olan elektrikli soba tasarımının davacı adına tescilli olan Quartz soba tasarımıyla belirgin şekilde benzer olduğu, bu durumun davacının «tescilli tasarım» hakkına tecavüz teşkil ettiği, davalı eyleminin haksız tecavüz ve aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiği, davalının kullandığı tasarımın yıllardır piyasada bulunan ve tanınmışlık düzeyinde bir marka ve tasarımın taklidi olduğunu bilebilecek durumda olan aynı sektörde faaliyet gösteren bir «tacir» olması nedeniyle iyi niyetli olmadığı ve ağır kusurlu bulunduğu, bu nedenle tazminatla da sorumlu tutulması gerektiği sonucuna varılarak, davalı adına tescilli 02.10.2000 tarihli ve 9111 nolu tekli endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne, davalının eyleminin haksız rekabet ve haksız tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, bu tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve önlenmesine, «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulü ile 12.555,73 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline ve hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davalının eyleminin «haksız rekabet» ve haksız tecavüz teşkil ettiğine karar verilmiş ise de davalının ürettiği davaya konu sobalar davalı adına TPE nezdinde tasarım belgesiyle tescilli olduğundan davalının yaptığı üretimin tasarım tescil belgesine dayalı olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda, «tescilli tasarım» sahibinin tescile dayalı olarak gerçekleştirdiği kullanım tescil devam ettiği sürece yasal koruma altında bulunan bir hakkın kullanımı niteliğinde olup, tescil işleminin iptal edilmesine kadar geçen sürede gerçekleştirilen bu kullanım haksız rekabet ve tasarım hakkına tecavüz oluşturmaz.Somut olayda, davalının tescilli tasarımına dayalı olarak yaptığı üretimin yasal bir hakkın kullanımı niteliğinde olup, davalının tescilde «kötüniyetli» olduğu hususunda dosyada bir kanıt da bulunmamasına göre, davalının haksız rekabette bulunduğu iddiasıyla açılan asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davalının tescilli tasarımını kullanmasının haksız rekabet ve tecavüz olarak değerlendirilip asıl davada haksız rekabetin tespiti, meni, maddi ve manevi tazminatlar ile malların toplatılmasına, imhasına ve hükmün «ilanına» ilişkin hüküm tesisi doğru görülmemiş olup, asıl davada verilen kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · kötüniyet · tacir · haksız rekabet
Benzer bu kararda… tescil belgesi ile tescilli olan elektrikli soba tasarımının davacı adına tescilli olan Quartz soba tasarımıyla belirgin şekilde benzer olduğu, bu durumun davacının «tescilli tasarım» hakkına tecavüz teşkil ettiği, davalı eyleminin haksız tecavüz ve aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiği, davalının kullandığı tasarımın yıllardır piyasada bulunan ve tanınmışlık düzeyinde bir marka ve tasarımın taklidi olduğunu bilebilecek durumda olan aynı sektörde faaliyet gösteren bir «tacir» olması nedeniyle iyi niyetli olmadığı ve ağır kusurlu bulunduğu, bu nedenle tazminatla da sorumlu tutulması gerektiği sonucuna varılarak, davalı adına tescilli 02.10.2000 tarihli ve 9111 nolu tekli endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne, davalının eyleminin haksız rekabet ve haksız tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, bu tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve önlenmesine, «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulü ile 12.555,73 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline ve hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davalının eyleminin «haksız rekabet» ve haksız tecavüz teşkil ettiğine karar verilmiş ise de davalının ürettiği davaya konu sobalar davalı adına TPE nezdinde tasarım belgesiyle tescilli olduğundan davalının yaptığı üretimin tasarım tescil belgesine dayalı olduğu anlaşılmıştır.Bu durumda, «tescilli tasarım» sahibinin tescile dayalı olarak gerçekleştirdiği kullanım tescil devam ettiği sürece yasal koruma altında bulunan bir hakkın kullanımı niteliğinde olup, tescil işleminin iptal edilmesine kadar geçen sürede gerçekleştirilen bu kullanım haksız rekabet ve tasarım hakkına tecavüz oluşturmaz.Somut olayda, davalının tescilli tasarımına dayalı olarak yaptığı üretimin yasal bir hakkın kullanımı niteliğinde olup, davalının tescilde «kötüniyetli» olduğu hususunda dosyada bir kanıt da bulunmamasına göre, davalının haksız rekabette bulunduğu iddiasıyla açılan asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davalının tescilli tasarımını kullanmasının haksız rekabet ve tecavüz olarak değerlendirilip asıl davada haksız rekabetin tespiti, meni, maddi ve manevi tazminatlar ile malların toplatılmasına, imhasına ve hükmün «ilanına» ilişkin hüküm tesisi doğru görülmemiş olup, asıl davada verilen kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin birleşen davada verilen karara yönelik yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile birleşen davada verilen davalı adına «tescilli tasarımın» hükümsüzlüğüne ilişkin kararın onanması gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin asıl davada verilen karara yönelik temyiz itirazlarına gelince; asıl dava, davacının imalatını yaptığı Endüstriyel Tasarım Tescil Belgesiyle koruma altında olan sobanın davalı tarafından haksız ve izinsiz olarak taklit edilerek kullanılması nedeniyle meydana gelen «haksız rekabetin» ve tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminatlar ve feri istemlere ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9677 E. 2010/726 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · ihya · ek tasfiye · terkin
Benzer bu karardaEmaye Soba ve Makine San.Ticaret Ltd.Şti' aleyhine açmış olduğu dava devam ederken şirketin «sicilden terkin» edildiği, dolayısıyla «tasfiye» işlemlerinin gerçek olarak tamamlanmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne,anılan şirketin yeniden «ihyası» ile sicile tesciline karar verilmiştir.
2-Ancak, mahkemece, «ihyası» talep edilen ...
Emaye Soba ve Makine Sanayi Ltd.Şti.nin «ihyası» ile yetinilmesi gerekirken, idari bir işlem niteliğinde olan tescile karar verilmiş olması da doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasınına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1177 E. 2010/6805 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yapılandırma protokolü · protokol
Benzer bu karardaMahkemece,davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davaya dayanak «yapılan protokolun», davacı bankanın Antalya Şubesi ile Naranciye ve Seracılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü arasında 14.02.2002 tarihinde imzalandığı,20.1.2004 tarihli Bakanlar Kurul …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4287 E. 2013/20620 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy
Benzer bu kararda2-Ancak, asıl dava davalının tasarımının, karşı dava ise davacının tasarımının hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece karşı davaya konu istem hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19024 E. 2015/7012 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… işiklikler yaparak Konya'da bulunan dökümhanelerde imal ettirerek piyasaya sunduğu, davalının bu eyleminin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğu, tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» özelliklerine sahip olduğu, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından piyasaya sürülen döküm soba kapağının davacıya ait 2005/03364 nolu tasarım ile aynı olduğunun tespiti ile davalının eyleminin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüzün önlenmesine ve davalı tarafından satışı yapılan döküm soba kapaklarına el konulmasına, kanıtlanamayan «maddi tazminata» yönelik istemin reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin «ilanına»; birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… nolu baca kapağı tasarımına yönelik davalı tarafın benzer üretim yapmak suretiyle tasarım hakkına tecavüz ettiği , yine aynı şekilde benzer üretim yapmak suretiyle «haksız rekabette» bulunduğu, davacı tarafın talep ettiği 554 sayılı KHK'nın 53/2-b maddesi gereği hesap yapılamadığını, Borçlar Kanunu 43. madde uyarınca davacı tarafın ürününün niteliği, davalı tarafın piyasaya sürdüğü ürün miktarı ve «hakkaniyet» gereği belirlendiği gerekçesiyle, davacı tarafın tasarıma yönelik tecavüz ve haksız rekabet yönünden talebin kabulüne, 2006/01203 tescil nolu davacı tarafa ait baca kapağı tasarımına yönelik davalı tarafın üretim ve satış yapmak suretiyle tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine ve men'i'ne, davalı tarafın söz konusu tasarıma yönelik üretim yapmasının engellenmesine, ele geçen ürünlere ve üretim kalıplarına el konulmasına, «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulüne, 3.500,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · haksız rekabet
Benzer bu kararda… nolu baca kapağı tasarımına yönelik davalı tarafın benzer üretim yapmak suretiyle tasarım hakkına tecavüz ettiği , yine aynı şekilde benzer üretim yapmak suretiyle «haksız rekabette» bulunduğu, davacı tarafın talep ettiği 554 sayılı KHK'nın 53/2-b maddesi gereği hesap yapılamadığını, Borçlar Kanunu 43. madde uyarınca davacı tarafın ürününün niteliği, davalı tarafın piyasaya sürdüğü ürün miktarı ve «hakkaniyet» gereği belirlendiği gerekçesiyle, davacı tarafın tasarıma yönelik tecavüz ve haksız rekabet yönünden talebin kabulüne, 2006/01203 tescil nolu davacı tarafa ait baca kapağı tasarımına yönelik davalı tarafın üretim ve satış yapmak suretiyle tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine ve men'i'ne, davalı tarafın söz konusu tasarıma yönelik üretim yapmasının engellenmesine, ele geçen ürünlere ve üretim kalıplarına el konulmasına, «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulüne, 3.500,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/1098 E. , 2012/9258 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/09/2010 tarih ve 2006/513-2010/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı birleşen davanın davacısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-birleşen davanın davalısı vekili, asıl davada, 2005/03364 sayılı soba döküm kapağı tasarımının davacı adına tescilli olduğunu, müvekkili firmadan alış veriş yapmakta olan davalının izin almaksızın davacıya ait soba döküm kapağını birebir üreterek veya ürettirerek ve kendi logosunu bastırarak satışını yaptığını, Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/72-72 D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile davalının satışını yaptığı soba döküm kapağının müvekkiline ait tescilli ürünle birebir benzer olduğunun belirlendiğini ileri sürerek, davalının eyleminin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile tecavüzün önlenmesine, davalı tarafından satışı yapılan soba kapaklarına el konulmasına, hükmün ilanına ve fazlaya dair hakları saklı kalmak şartı ile 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-birleşen davanın davacısı vekili, asıl davanın reddini istemiş; birleşen davada, taraflara ait ürünler arasında benzerlik bulunmadığını, tasarıma konu şeklin sobanın kullanılması için zorunlu unsurları içerdiğini, bu unsurların tescil ettirilerek tekel hakkının tescil sahibine verilmesinin yasaya uygun olmadığını, yenilik kriterinin oluşmadığını, tasarıma konu şeklin kamuya malolduğunu, müvekkilinin dava konusu ürün üzerinde gerekli değişiklikleri yaparak kendi markasını bastırdığını ileri sürerek, müvekkilinin eyleminin karşı tarafın tasarımına tecavüz oluşturmadığının tespiti ile 2005/03364 nolu tasarım tescil belgesinin yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını ihtiva etmemesi nedeni ile iptalini, kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının tasarımını yaparak adına tescil ettirdiği ürünün piyasaya ilk kez davacı tarafından sunulduğu, davalının bu ürünü davacıdan satın alarak haberdar olduğu, daha sonra aynı ürün üzerinde benzerlik niteliğini ortadan kaldırmayacak kısmi değişiklikler yaparak Konya'da bulunan dökümhanelerde imal ettirerek piyasaya sunduğu, davalının bu eyleminin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğu, tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olduğu, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından piyasaya sürülen döküm soba kapağının davacıya ait 2005/03364 nolu tasarım ile aynı olduğunun tespiti ile davalının eyleminin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüzün önlenmesine ve davalı tarafından satışı yapılan döküm soba kapaklarına el konulmasına, kanıtlanamayan maddi tazminata yönelik istemin reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ilanına;
birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-birleşen davanın davacısı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve birleşen davada davalı tarafından imal edilen ürünlerde kullanılan tasarımının davacıya ait 2005/03364 sayılı tasarımdan belirgin bir farklılık içermemesi nedeniyle mahkemece 554 Sayılı KHK'nin 61. maddesine dayalı menfi tespit davasının reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı-birleşen davanın davacısı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Ancak, davalı davacısı olduğu ve asıl dava ile birleşen davada dava konusu 2005/03364 sayılı soba döküm kapağı tasarımının yeni olmadığını iddia ederek hükümsüzlüğünü istemiştir. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince düzenlenen 10/02/2010 tarihli bilirkişi raporunda, davacı tarafça dosyaya sunulan ve önceki tarihli tasarımlara ilişkin olduğu öne sürülen belgelerin kullanım tarihleri belli olmadığından bahisle yenilik incelemesinde dikkate alınamayacağı mütalaa edilerek dava konusu tasarımın yeni olduğu sonucuna ulaşılmış ise de, duruşmada dinlenen ve seracılık işi ile uğraşan davacı tanıkları söz konusu soba kapaklarının çok eskiden beri kullanıldığını ve tasarımda yer alan unsurların teknik zorunluluktan kaynaklandığını ifade etmişlerdir.
O halde; mahkemece aralarında seracılık alanında uzman bir kişinin de olduğu yeni bir bilirkişi heyetinden görüş istenilmek suretiyle uyuşmazlık konusu tasarımının yeni olup olmadığı, bu tasarımla koruma altına alınan unsurların 554 Sayılı KHK'nın 10. maddesi uyarınca teknik zorunluluktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve yine tasarımcıya seçenek özgürlüğü bırakıp bırakmadığı hususlarında görüş alındıktan sonra hasıl olacak sonuca göre asıl dava ve hükümsüzlüğe ilişkin birleşen dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı-birleşen davanın davacısı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen davanın davacısı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı-birleşen davanın davacısı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı-birleşen davanın davacısı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1019910500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz