Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12125 E. 2014/1051 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
soğuk zincir↗ müterafik kusur↗ irsaliye↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ ihtar↗ ihtarname↗ kusur↗ teslim↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taşınan üç ayrı ilaçtan iki grup ilacın soğuk zincire göre taşınması gereken ilaçlar olduğu, koli üzerindeki etikette ilaçların iki sekiz derecede saklanmalı ve sevk edilmelidir ve kırk sekiz saat içerisinde teslim edilmelidir önergesinin bulunduğu, bu durumda davacının ilaçları soğuk zincir ile taşıtmak istediği iradesinin davacı yanca açığa vurulduğu, davalının soğuk zincirle taşınma imkanı bulunmuyor ise bu gönderiyi kabul etmemesi gerektiği, bu hususu bilmiyorum şeklindeki savunmaya itibar edilmesinin mümkün olmadığı, ortaya çıkan toplam zararın ihtarname gideriyle birlikte toplam 64.449,03 TL olduğu, davacının müterafık kusuru bulunmadığı, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 64.449,03 TL'nin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı taraf dava dilekçesinde, 142483 numaralı irsaliyeli faturaya dayalı olarak talepte bulunduğuna göre, mahkemece, taleple bağlı kalınarak, faturada yazılı bedeller esas alınmak suretiyle davacının zararının belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2. maddesinde, tarifede yazılı avukatlık ücretinin, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin ücretinin karşılığı olduğu vurgulanmıştır. Buna göre, davacı tarafından, noter ihtarı çekilmesi nedeniyle, vekiline ödenen ücretin davalıdan tahsili imkanı bulunmamasına rağmen herhangi bir gerekçeye yer vermeden bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1108 E. 2011/10296 K.
Ortak:soğuk zincir · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taşınan üç ayrı ilaçtan iki grup ilacın «soğuk zincire» göre taşınması gereken ilaçlar olduğu, koli üzerindeki etikette ilaçların iki sekiz derecede saklanmalı ve sevk edilmelidir ve kırk sekiz saat içerisinde «teslim» edilmelidir önergesinin bulunduğu, bu durumda davacının ilaçları soğuk zincir ile taşıtmak istediği iradesinin davacı yanca açığa vurulduğu, davalının soğuk zincirle taşınma imkanı bulunmuyor ise bu gönderiyi kabul etmemesi gerektiği, bu hususu bilmiyorum şeklindeki savunmaya itibar edilmesinin mümkün olmadığı, ortaya çıkan toplam zararın «ihtarname» gideriyle birlikte toplam 64.449,03 TL olduğu, davacının «müterafık kusuru» bulunmadığı, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 64.449,03 TL'nin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu ilaçların davalıya usulüne uygun olarak «teslim» edildiği, emtianın «soğuk zincir» şartları altında taşınmasının gerektiği belirtilmesine karşın davalı tarafça buna riayet edilmediği, ilaçların «geç teslim» edildiği ve bozulduğu, bu nedenle davacının 19.720,97 TL zararının oluştuğu, davalının TTK'nun 781, 785 ve 786. maddeleri gereğince bu zarardan sorumlu olduğu gere …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:geç teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu ilaçların davalıya usulüne uygun olarak «teslim» edildiği, emtianın «soğuk zincir» şartları altında taşınmasının gerektiği belirtilmesine karşın davalı tarafça buna riayet edilmediği, ilaçların «geç teslim» edildiği ve bozulduğu, bu nedenle davacının 19.720,97 TL zararının oluştuğu, davalının TTK'nun 781, 785 ve 786. maddeleri gereğince bu zarardan sorumlu olduğu gere …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14295 E. 2011/7115 K.
Ortak:soğuk zincir · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taşınan üç ayrı ilaçtan iki grup ilacın «soğuk zincire» göre taşınması gereken ilaçlar olduğu, koli üzerindeki etikette ilaçların iki sekiz derecede saklanmalı ve sevk edilmelidir ve kırk sekiz saat içerisinde «teslim» edilmelidir önergesinin bulunduğu, bu durumda davacının ilaçları soğuk zincir ile taşıtmak istediği iradesinin davacı yanca açığa vurulduğu, davalının soğuk zincirle taşınma imkanı bulunmuyor ise bu gönderiyi kabul etmemesi gerektiği, bu hususu bilmiyorum şeklindeki savunmaya itibar edilmesinin mümkün olmadığı, ortaya çıkan toplam zararın «ihtarname» gideriyle birlikte toplam 64.449,03 TL olduğu, davacının «müterafık kusuru» bulunmadığı, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 64.449,03 TL'nin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dava dilekçesinin «yetkisizlik» nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, üzerinde «soğuk zincirle» taşınması gerektiği uyarısı bulunan kanser ilacının koruyucu buzları çözülmüş haliyle alıcısı tarafından «teslim» alınmamasının tabii olduğu ve bu duruma gerekli özeni göstermeyen davalı «taşıyıcının» neden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcı · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, dava dilekçesinin «yetkisizlik» nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, üzerinde «soğuk zincirle» taşınması gerektiği uyarısı bulunan kanser ilacının koruyucu buzları çözülmüş haliyle alıcısı tarafından «teslim» alınmamasının tabii olduğu ve bu duruma gerekli özeni göstermeyen davalı «taşıyıcının» neden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/8446 E. 2022/3933 K.
Ortak:soğuk zincir · irsaliye · kusur · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taşınan üç ayrı ilaçtan iki grup ilacın «soğuk zincire» göre taşınması gereken ilaçlar olduğu, koli üzerindeki etikette ilaçların iki sekiz derecede saklanmalı ve sevk edilmelidir ve kırk sekiz saat içerisinde «teslim» edilmelidir önergesinin bulunduğu, bu durumda davacının ilaçları soğuk zincir ile taşıtmak istediği iradesinin davacı yanca açığa vurulduğu, davalının soğuk zincirle taşınma imkanı bulunmuyor ise bu gönderiyi kabul etmemesi gerektiği, bu hususu bilmiyorum şeklindeki savunmaya itibar edilmesinin mümkün olmadığı, ortaya çıkan toplam zararın «ihtarname» gideriyle birlikte toplam 64.449,03 TL olduğu, davacının «müterafık kusuru» bulunmadığı, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 64.449,03 TL'nin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2- Ancak, davacı taraf dava dilekçesinde, 142483 numaralı «irsaliyeli» faturaya dayalı olarak talepte bulunduğuna göre, mahkemece, taleple bağlı kalınarak, faturada yazılı bedeller esas alınmak suretiyle davacının zararının belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaHastane ürünlerin miktar ve nitelik kontrollerini «teslim» anında derhal yapmayı ve varsa itirazlarını yazılı olarak derhal (teslim anında «irsaliye» üzerine kayıt düşmek suretiyle) Roche' a bildirmeyi kabul ve beyan eder." şeklinde düzenleme yapıldığı, taraflar arasındaki ilaç satışına dayanak sözleşme 20/05/2014 tarihinde yapılmış olup, sözleşme tarihinden 26 gün önceye tekabül eden 24/04/2014 tarihli yazı ile davacı tarafça davalı şirkete Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş firması ile çalışıldığının bildirildiği, içeriği dikkate alındığında sözleşmenin, «soğuk zincir» ürünleri satışı yanında, soğuk zincir koşulları ile saklanması gerekmeyen raf ürünlerinin satışını da kapsadığı, davacı tarafça davalıya gönderilen yazıda, bildirilen kargo şirketiyle soğuk zincir ürün taşınması konusunda anlaşmaları olduğuna dair bir ifade yer almadığı gibi soğuk zincir ürünlerinin de aynı kargo şirketi ile taşınmasının istenildiğinin açık olarak belirtilmediği, sözleşmenin 6/1. maddesininde yer alan “Hastane tarafından istenilen ürünlerin soğuk zincir ürünleri olması halinde Hastanenin belirleyeceği ve Roche’un soğuk zincir sevkiyatının şartlarını sağladığını teyit ettiği kargo şirketi ile ürün sevkiyatı yapılacaktır.” hükmüne göre, davacı tarafça kargo şirketi bildiriminde bulunulduktan sonra, davalı şirketin bildirilen kargo şirketinin soğuk zincir sevkiyatının şartlarını sağladığını teyit ederek ürünleri teslim etmesi gerekir iken, teyit yükümlülüğünü yerine getirdiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi, mahkemece Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş.'ye yazılan yazıya verilen cevapta, müvekkili şirketin soğuk zincir taşımacılığında herhangi bir lisansının bulunmadığı, müvekkilinin tüm taşımalarını standart kargo statüsünde yapmakta olup, sıcağa, soğuğa, ısı değişikliklerine, nem ve benzer etkilere karşı özel koruma «taahhüdü» vermediğinin bildirildiği, bu yazı cevabı dikkate alındığında, "Soğuk zincir ürünüdür, saklama koşulu 2°C ila 8°C arasında saklayınız" şeklindeki not ile ürünlerin teslim edilmesinin teyit yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı ve bu yükümlülüğün yerine getirildiğini göstermeyeceği, sözleşme Ek 1'de yer alan hükümlere göre, sevkiyat ve depolamada belirtilen şartların sağlanmaması halinde davalı şirketin ürün satışını durdurma, sözleşmeyi «fesih» hakkına sahip olduğu, davalı tarafça, davacının bildirdiği kargo şirketine ürünler teslim edilmiş ise de, sözleşme gereğince teyit yükümlülüğünü yerine getirerek bildirilen kargo şirketinin soğuk zincir koşullarına uygun olarak taşıma yapmadığını tespit edip uygun koşulları sağlayan başka bir kargo şirketi bildirilmesi istenilebilecek iken, bu şekilde bir işlem de yapılmadığı, sözleşmenin "Mülkiyetin İntikali ve Teslim Noktası" başlıklı 6.2. maddesinde, İstanbul dışına yapılacak satışlarda Roche ürünlerin mülkiyeti Roche ürünlerin nakliye şirketine teslimi ile hastaneye geçeceği düzenlenmiş ise de, bu hükmün ancak sözleşme koşullarına uygun olarak ilaçların teslim edilmiş olması halinde uygulanabileceği, davalı tarafça teyit yükümlülüğü yerine getirilerek ilaçlar teslim edilmediğinden, mülkiyetin, kargoya teslimle davacıya geçtiğinin kabul edilemeyeceği, dava konusu zararın, davalının kusurlu eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya atfı kabil bir «kusur» bulunmadığı gözetilerek, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabul kararı verilmesinin doğru görülmediği, davalı vekilince, dava dilekçesinde «nispi harca» tabi iki ayrı talep bulunduğu, bu nedenle iki talebin toplam miktarı üzerinden «harç» yatırılması gerektiği, bu eksiklik ikmal edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu yönünde istinaf itirazı ileri sürülmüş ise de; taleplerden birinin «menfi tespit», diğerinin ise menfi tespite konu bedelin tahsili için davalı tarafça nakte çevrilen «teminat mektubu» bedelinin «istirdatı» istemine ilişkin olduğu dikkate alındığında, taleplerin niteliği ve esasında aynı alacağa ilişkin olması nedeniyle tek harç yatırılması yeterli olup, ileri sürülen istinaf itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 122.172,32 TL'nın 17/09/2015 tarihinden itibaren değişebilir oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı vekilinin «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmiştir.
Sevkiyat ve depolamada belirtilen şartların sağlanmaması halinde Roche ürün satışını durdurma sözleşmeyi «fesih» hakkına sahiptir." şeklinde, Mülkiyetin İntikali ve Teslim Noktası başlıklı 6.2. maddesinde ise "Her türlü ürün Roche tarafından mal «teslim» yeri adresine teslimi veya hastanenin yetkili kıldığı nakliye ambarına veya kargo şirketine teslimi ve «irsaliyenin» imzalatılması ile mülkiyet ve her türlü «riziko» hastaneye geçer.
… na göre, Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş.'ye yazılan yazıya istinaden 07/11/2016 tarihinde ilgili kargo servisi vekili tarafından verilen cevabi yazıda müvekkili şirketin «soğuk zincir» taşımacılığında herhangi bir lisansının bulunmadığı, müvekkilinin tüm taşımalarını standart kargo statüsünde yapmakta olup, sıcağa, soğuğa, ısı değişikliklerine, nem ve benzer etkilere karşı özel koruma «taahhüdü» vermediğinin bildirildiği, sözleşme koşullarının 6.1 maddesinde söz edildiği gibi davacının davalıya gönderdiği 24/04/2014 tarihli yazıda, 3007431 sayılı sözleşme ile Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş. firması ile çalışıldığının beyan edilmesi nedeniyle adı geçen kargo firmasının sözleşme koşullarının 6.1 maddesinde söz edildiği gibi davacı tarafından belirlendiğinin anlaşıldığı, yine aynı maddenin devamında "Soğuk zincir ürünleri olması halinde hastanenin belirleyeceği ve Roche'nin soğuk zincir sevkiyatının şartlarını sağladığını teyit ettiği kargo şirketi ile" ifadesinden soğuk zincir sevkiyatı şartlarını sağladığını teyit edecek olan tarafın Roche şirketi olduğu, buna göre soğuk zincir ürünleri sevkiyatı konusundaki kargo şirketinin davacı tarafça belirleneceği ve anılan kargo şirketinin soğuk zincir sevkiyatı şartlarını sağladığını da davalı tarafın teyit edeceği, sözleşmenin 6. maddesindeki nakliye sorumluluğunun taraflarca bu şekilde kararlaştırıldığı, bu sebeplerle tarafların dava konusu faturaya konu ürünlerin sevkiyatında anılan madde ile kendilerine verilen yükümlülüğü yerine getirmediklerinden dolayı müterafik kusurlu oldukları ve tarafların müterafik kusurunun % 50 oranında olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davaya konu 11/06/2015 tarihli «fatura» bedelinden dolayı davacının davalıya 61.086,16 TL borçlu olmadığının tespiti ile buna göre 61.086,16 TL'nın 17/09/2015 tarihinden itibaren değişebilir oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi karar harcı · istinaf başvurusunun reddi · teminat mektubu · riziko · fesih · istirdat · fatura · taahhütname
Benzer bu karardaHastane ürünlerin miktar ve nitelik kontrollerini «teslim» anında derhal yapmayı ve varsa itirazlarını yazılı olarak derhal (teslim anında «irsaliye» üzerine kayıt düşmek suretiyle) Roche' a bildirmeyi kabul ve beyan eder." şeklinde düzenleme yapıldığı, taraflar arasındaki ilaç satışına dayanak sözleşme 20/05/2014 tarihinde yapılmış olup, sözleşme tarihinden 26 gün önceye tekabül eden 24/04/2014 tarihli yazı ile davacı tarafça davalı şirkete Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş firması ile çalışıldığının bildirildiği, içeriği dikkate alındığında sözleşmenin, «soğuk zincir» ürünleri satışı yanında, soğuk zincir koşulları ile saklanması gerekmeyen raf ürünlerinin satışını da kapsadığı, davacı tarafça davalıya gönderilen yazıda, bildirilen kargo şirketiyle soğuk zincir ürün taşınması konusunda anlaşmaları olduğuna dair bir ifade yer almadığı gibi soğuk zincir ürünlerinin de aynı kargo şirketi ile taşınmasının istenildiğinin açık olarak belirtilmediği, sözleşmenin 6/1. maddesininde yer alan “Hastane tarafından istenilen ürünlerin soğuk zincir ürünleri olması halinde Hastanenin belirleyeceği ve Roche’un soğuk zincir sevkiyatının şartlarını sağladığını teyit ettiği kargo şirketi ile ürün sevkiyatı yapılacaktır.” hükmüne göre, davacı tarafça kargo şirketi bildiriminde bulunulduktan sonra, davalı şirketin bildirilen kargo şirketinin soğuk zincir sevkiyatının şartlarını sağladığını teyit ederek ürünleri teslim etmesi gerekir iken, teyit yükümlülüğünü yerine getirdiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi, mahkemece Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş.'ye yazılan yazıya verilen cevapta, müvekkili şirketin soğuk zincir taşımacılığında herhangi bir lisansının bulunmadığı, müvekkilinin tüm taşımalarını standart kargo statüsünde yapmakta olup, sıcağa, soğuğa, ısı değişikliklerine, nem ve benzer etkilere karşı özel koruma «taahhüdü» vermediğinin bildirildiği, bu yazı cevabı dikkate alındığında, "Soğuk zincir ürünüdür, saklama koşulu 2°C ila 8°C arasında saklayınız" şeklindeki not ile ürünlerin teslim edilmesinin teyit yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı ve bu yükümlülüğün yerine getirildiğini göstermeyeceği, sözleşme Ek 1'de yer alan hükümlere göre, sevkiyat ve depolamada belirtilen şartların sağlanmaması halinde davalı şirketin ürün satışını durdurma, sözleşmeyi «fesih» hakkına sahip olduğu, davalı tarafça, davacının bildirdiği kargo şirketine ürünler teslim edilmiş ise de, sözleşme gereğince teyit yükümlülüğünü yerine getirerek bildirilen kargo şirketinin soğuk zincir koşullarına uygun olarak taşıma yapmadığını tespit edip uygun koşulları sağlayan başka bir kargo şirketi bildirilmesi istenilebilecek iken, bu şekilde bir işlem de yapılmadığı, sözleşmenin "Mülkiyetin İntikali ve Teslim Noktası" başlıklı 6.2. maddesinde, İstanbul dışına yapılacak satışlarda Roche ürünlerin mülkiyeti Roche ürünlerin nakliye şirketine teslimi ile hastaneye geçeceği düzenlenmiş ise de, bu hükmün ancak sözleşme koşullarına uygun olarak ilaçların teslim edilmiş olması halinde uygulanabileceği, davalı tarafça teyit yükümlülüğü yerine getirilerek ilaçlar teslim edilmediğinden, mülkiyetin, kargoya teslimle davacıya geçtiğinin kabul edilemeyeceği, dava konusu zararın, davalının kusurlu eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya atfı kabil bir «kusur» bulunmadığı gözetilerek, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabul kararı verilmesinin doğru görülmediği, davalı vekilince, dava dilekçesinde «nispi harca» tabi iki ayrı talep bulunduğu, bu nedenle iki talebin toplam miktarı üzerinden «harç» yatırılması gerektiği, bu eksiklik ikmal edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu yönünde istinaf itirazı ileri sürülmüş ise de; taleplerden birinin «menfi tespit», diğerinin ise menfi tespite konu bedelin tahsili için davalı tarafça nakte çevrilen «teminat mektubu» bedelinin «istirdatı» istemine ilişkin olduğu dikkate alındığında, taleplerin niteliği ve esasında aynı alacağa ilişkin olması nedeniyle tek harç yatırılması yeterli olup, ileri sürülen istinaf itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 122.172,32 TL'nın 17/09/2015 tarihinden itibaren değişebilir oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı vekilinin «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmiştir.
… na göre, Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş.'ye yazılan yazıya istinaden 07/11/2016 tarihinde ilgili kargo servisi vekili tarafından verilen cevabi yazıda müvekkili şirketin «soğuk zincir» taşımacılığında herhangi bir lisansının bulunmadığı, müvekkilinin tüm taşımalarını standart kargo statüsünde yapmakta olup, sıcağa, soğuğa, ısı değişikliklerine, nem ve benzer etkilere karşı özel koruma «taahhüdü» vermediğinin bildirildiği, sözleşme koşullarının 6.1 maddesinde söz edildiği gibi davacının davalıya gönderdiği 24/04/2014 tarihli yazıda, 3007431 sayılı sözleşme ile Yurtiçi Kargo Servisi A.Ş. firması ile çalışıldığının beyan edilmesi nedeniyle adı geçen kargo firmasının sözleşme koşullarının 6.1 maddesinde söz edildiği gibi davacı tarafından belirlendiğinin anlaşıldığı, yine aynı maddenin devamında "Soğuk zincir ürünleri olması halinde hastanenin belirleyeceği ve Roche'nin soğuk zincir sevkiyatının şartlarını sağladığını teyit ettiği kargo şirketi ile" ifadesinden soğuk zincir sevkiyatı şartlarını sağladığını teyit edecek olan tarafın Roche şirketi olduğu, buna göre soğuk zincir ürünleri sevkiyatı konusundaki kargo şirketinin davacı tarafça belirleneceği ve anılan kargo şirketinin soğuk zincir sevkiyatı şartlarını sağladığını da davalı tarafın teyit edeceği, sözleşmenin 6. maddesindeki nakliye sorumluluğunun taraflarca bu şekilde kararlaştırıldığı, bu sebeplerle tarafların dava konusu faturaya konu ürünlerin sevkiyatında anılan madde ile kendilerine verilen yükümlülüğü yerine getirmediklerinden dolayı müterafik kusurlu oldukları ve tarafların müterafik kusurunun % 50 oranında olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davaya konu 11/06/2015 tarihli «fatura» bedelinden dolayı davacının davalıya 61.086,16 TL borçlu olmadığının tespiti ile buna göre 61.086,16 TL'nın 17/09/2015 tarihinden itibaren değişebilir oranlarda işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Sevkiyat ve depolamada belirtilen şartların sağlanmaması halinde Roche ürün satışını durdurma sözleşmeyi «fesih» hakkına sahiptir." şeklinde, Mülkiyetin İntikali ve Teslim Noktası başlıklı 6.2. maddesinde ise "Her türlü ürün Roche tarafından mal «teslim» yeri adresine teslimi veya hastanenin yetkili kıldığı nakliye ambarına veya kargo şirketine teslimi ve «irsaliyenin» imzalatılması ile mülkiyet ve her türlü «riziko» hastaneye geçer.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/12125 E. , 2014/1051 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 35. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/01/2013
NUMARASI 2012/114-2013/23
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 35. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.01.2013 tarih ve 2012/114-2013/23 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya İnönü […] Tıp Merkezi/Malatya adresine 48 saat içinde teslim edilmek üzere medikal malzeme teslim ettiğini, ancak bu malzemelerin önce Ankara'ya sonra Gaziantep'e götürüldüğünü ve 4 gün sonra ilgili yere sevkinin sağlandığını, bu süreçte tıbbi malzemelerin bozulduğunu ve 65.249,03 TL'lik zararlarının oluştuğunu ileri sürerek bu zararlarının tazminini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kargonun müvekkiline Cumartesi günü verildiğini, Pazar günü teslimat yapılamadığı için Pazartesi teslim yapıldığını, ayrıca soğuk zincir kapsamında taşınması gereken ilaçların müvekkilince taşınamayacağını, bunu davacının beyan etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taşınan üç ayrı ilaçtan iki grup ilacın soğuk zincire göre taşınması gereken ilaçlar olduğu, koli üzerindeki etikette ilaçların iki sekiz derecede saklanmalı ve sevk edilmelidir ve kırk sekiz saat içerisinde teslim edilmelidir önergesinin bulunduğu, bu durumda davacının ilaçları soğuk zincir ile taşıtmak istediği iradesinin davacı yanca açığa vurulduğu, davalının soğuk zincirle taşınma imkanı bulunmuyor ise bu gönderiyi kabul etmemesi gerektiği, bu hususu bilmiyorum şeklindeki savunmaya itibar edilmesinin mümkün olmadığı, ortaya çıkan toplam zararın ihtarname gideriyle birlikte toplam 64.449,03 TL olduğu, davacının müterafık kusuru bulunmadığı, gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 64.449,03 TL'nin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davacı taraf dava dilekçesinde, 142483 numaralı irsaliyeli faturaya dayalı olarak talepte bulunduğuna göre, mahkemece, taleple bağlı kalınarak, faturada yazılı bedeller esas alınmak suretiyle davacının zararının belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2. maddesinde, tarifede yazılı avukatlık ücretinin, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemlerin ücretinin karşılığı olduğu vurgulanmıştır. Buna göre, davacı tarafından, noter ihtarı çekilmesi nedeniyle, vekiline ödenen ücretin davalıdan tahsili imkanı bulunmamasına rağmen herhangi bir gerekçeye yer vermeden bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101989800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz