Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/18704 E. 2015/4322 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kısmi kabul↗ para alacağı↗ genel kredi sözleşmesi↗ alacak davası↗ temerrüt faizi↗ hukuki yarar↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ yasal faiz↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davacı banka tarafından davalılar hakkında yapılan icra takibinde davalı borçluların alacağın 3.000 TL’lik kısmını kabul ettiklerini bildirdikleri, takibin bu miktar yönünden kesinleştiği, davalıların dava tarihi itibariyle itiraz ettikleri kısımla ilgili olarak davacı tarafın alacağının bilirkişi raporunda belirlendiği, icra dosyasında kabul edilen 3.000 TL’lik asıl alacak ve fer’ileri yönünden takip devam ettiğinden davacı tarafın bu miktar yönünden alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı, hüküm altına alınan ana para alacağına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinden bahisle, davanın kısmen kabulüne, 4.388,52-TL asıl alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 29/05/2013 tarihli ilamı ile, hüküm altına alınan ana para alacağına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar vermesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Ancak mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen ilk kararda bozma konusu yapılmayan kısımlar gözetilmeden karar verilmesi doğru olmadığı gibi, taraflar arasındaki sözleşmeye göre temerrüt faizi oranının % 180 olmasına rağmen bozmadan sonra asıl alacağa yasal faiz uygulanması doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1646 E. 2020/5407 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:inkar tazminatı · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalının takibe itirazın iptali ile takibin 36.388,03 TL üzerinden ve takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte devamına, alacağın %20'si oranında «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11741 E. 2014/18715 K.
Ortak:kısmi kabul · genel kredi sözleşmesi · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaDava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Ancak mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen ilk kararda bozma konusu yapılmayan kısımlar gözetilmeden karar verilmesi doğru olmadığı gibi, taraflar arasındaki sözleşmeye göre «temerrüt faizi» oranının % 180 olmasına rağmen bozmadan sonra asıl alacağa «yasal faiz» uygulanması doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davacı banka tarafından davalılar hakkında yapılan icra takibinde davalı borçluların alacağın 3.000 TL’lik «kısmını kabul» ettiklerini bildirdikleri, takibin bu miktar yönünden kesinleştiği, davalıların dava tarihi itibariyle itiraz ettikleri kısımla ilgili olarak davacı tarafın alacağının bilirkişi raporunda belirlendiği, icra dosyasında kabul edilen 3.000 TL’lik «asıl alacak» ve fer’ileri yönünden takip devam ettiğinden davacı tarafın bu miktar yönünden «alacak davası» açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı, hüküm altına alınan ana «para alacağına» dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinden bahisle, davanın kısmen kabulüne, 4.388,52-TL asıl alacağın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaY.. ile müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olan diğer davalıların, ödenmeyen borç sebebiyle banka alacağının tahsili için yapılan icra takibinde davalıların alacağın 4.883,00 TL'lik «kısmını kabul» ettikleri, takibin bu miktar ve fer'ileri yönünden kesinleştiği, davalıların dava tarihi itibarıyla itiraz ettikleri kısımla ilgili olarak davacı tarafın alacağının gerekçeli ve itibar edilen bilirkişi raporunda asıl borçlu ve kefil olan davalılar yönünden hesaplanan miktarlarda bulunduğu, davacının tahsilini istediği alacağa dava tarihinden sonra da % 9 oranında «temerrüt faizi» yürütülmesi gerektiğinden bahisle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Ancak mahkemece %180 «temerrüt faizi» uygulanmak suretiyle hesaplama yapılan bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmesine rağmen, bozmadan sonra alacağa %9 temerrüt faizi uygulanması doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil kefil · kefil
Benzer bu karardaY.. ile müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olan diğer davalıların, ödenmeyen borç sebebiyle banka alacağının tahsili için yapılan icra takibinde davalıların alacağın 4.883,00 TL'lik «kısmını kabul» ettikleri, takibin bu miktar ve fer'ileri yönünden kesinleştiği, davalıların dava tarihi itibarıyla itiraz ettikleri kısımla ilgili olarak davacı tarafın alacağının gerekçeli ve itibar edilen bilirkişi raporunda asıl borçlu ve kefil olan davalılar yönünden hesaplanan miktarlarda bulunduğu, davacının tahsilini istediği alacağa dava tarihinden sonra da % 9 oranında «temerrüt faizi» yürütülmesi gerektiğinden bahisle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/18704 E. , 2015/4322 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/04/2014 tarih ve 2013/563-2014/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalılardan ... arasında genel kredi sözleşmesi düzenlendiğini, diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıklarını, borcun ödenmemesi sebebiyle hesabın kat edildiğini ve davalılar hakkında icra takibi başlatıldığını, açtıkları itirazın iptali davasının açılmamış sayılmasına karar verildiğini ileri sürerek, davalı İsmail için 8.101,35 TL diğer davalıların her biri için 3.000 TL borcun oluşum tarihinden itibaren uygulanacak yıllık %180 temerrüt faizi ve %5 oranında BSMV ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davacı banka tarafından davalılar hakkında yapılan icra takibinde davalı borçluların alacağın 3.000 TL’lik kısmını kabul ettiklerini bildirdikleri, takibin bu miktar yönünden kesinleştiği, davalıların dava tarihi itibariyle itiraz ettikleri kısımla ilgili olarak davacı tarafın alacağının bilirkişi raporunda belirlendiği, icra dosyasında kabul edilen 3.000 TL’lik asıl alacak ve fer’ileri yönünden takip devam ettiğinden davacı tarafın bu miktar yönünden alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı, hüküm altına alınan ana para alacağına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinden bahisle, davanın kısmen kabulüne, 4.388,52-TL asıl alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 29/05/2013 tarihli ilamı ile, hüküm altına alınan ana para alacağına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar vermesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Ancak mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen ilk kararda bozma konusu yapılmayan kısımlar gözetilmeden karar verilmesi doğru olmadığı gibi, taraflar arasındaki sözleşmeye göre temerrüt faizi oranının % 180 olmasına rağmen bozmadan sonra asıl alacağa yasal faiz uygulanması doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 27/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/172184200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz