Ticari kredi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7665 E. 2014/17286 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari kredi↗ basiretli tacir↗ genel kredi sözleşmesi↗ komisyon↗ bilirkişi incelemesi↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kredinin genel kredi sözleşmesi (ticari kredi) olduğu, ticari kredilerde ise, tarafların TTK'nın 22'nci maddesi gereğince ücret ve sözleşme cezasını indirmesini veya iadesini mahkemede isteyemeyeceği gibi basiretli bir tacirin yaptığı işlemlerde neye imza attığını da öngörmesi gerektiği, taraflar arasında sözleşme kurulurken davacıya masraf alınacağının bildirildiği, bu konuda imzasının alındığı, davacının iade talebinin hukuki dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, her ne kadar taraflar arasında düzenlenen sözleşmede davalı Bankanın kredi ilişkisi nedeniyle davacıdan komisyon ve masraf almakta hakkı var ise de, söz konusu komisyon ve masrafın hangi oranda ve ne tutarda alınabileceğine ilişkin açık bir sözleşme hükmüne rastlanmamıştır. Bu durumda mahkemece, davalı Bankadan, davacıdan tahsil edilen komisyon ve masraf tutarlarına ilişkin açıklama istenmesi, toplam alınan komisyon ve masrafın kuruşlandırılmasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere davacı Bankanın ve aynı nitelikteki krediler bakımından diğer bankaların uygulamalarının merciilerinden sorulup saptanması, bundan sonra davacıdan tahsil edilen masraf ve komisyon tutarlarının fahiş olup olmadığı, ne tutarda tahsil edilmesi gerektiği hususunda yukarıdaki esaslar dahilinde bilirkişi incelemesi yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davacının vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5621 E. 2017/3658 K.
Ortak:komisyon · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kredinin «genel kredi sözleşmesi» («ticari kredi») olduğu, ticari kredilerde ise, tarafların TTK'nın 22'nci maddesi gereğince ücret ve sözleşme cezasını indirmesini veya iadesini mahkemede isteyemeyeceği gibi basiretli bir «tacirin» yaptığı işlemlerde neye imza attığını da öngörmesi gerektiği, taraflar arasında sözleşme kurulurken davacıya «masraf» alınacağının bildirildiği, bu konuda imzasının alındığı, davacının iade talebinin hukuki dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davalı Bankadan, davacıdan tahsil edilen «komisyon» ve «masraf» tutarlarına ilişkin açıklama istenmesi, toplam alınan komisyon ve masrafın kuruşlandırılmasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere davacı Bankanın ve aynı nitelikteki krediler bakımından diğer bankaların uygulamalarının merciilerinden sorulup saptanması, bundan sonra davacıdan tahsil edilen masraf ve komisyon tutarlarının fahiş olup olmadığı, ne tutarda tahsil edilmesi gerektiği hususunda yukarıdaki esaslar dahilinde «bilirkişi incelemesi» yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ancak, her ne kadar taraflar arasında düzenlenen sözleşmede davalı Bankanın kredi ilişkisi nedeniyle davacıdan «komisyon» ve «masraf» almakta hakkı var ise de, söz konusu komisyon ve masrafın hangi oranda ve ne tutarda alınabileceğine ilişkin açık bir sözleşme hükmüne rastlanmamıştır.
Benzer bu kararda… ce iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ticari işlemler nedeniyle kredi çekildiği, davacının kredi dolayısıyla ödediği «komisyon» ve «masrafları» talep ettiği, her ne kadar tüketiciler bakımından «haksız şart» oluşturuyor ise de, «tacir sıfatını» «taşıyan» davacının çekmiş olduğu kredi bakımından Bankacılık Kanunu, TTK çerçevesinde davalının ücret isteme hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir …
Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmelerinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, dosya masrafı vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle dosya «masrafı» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart · tacir sıfatı · taşıyan · dava sebebi
Benzer bu kararda… ce iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ticari işlemler nedeniyle kredi çekildiği, davacının kredi dolayısıyla ödediği «komisyon» ve «masrafları» talep ettiği, her ne kadar tüketiciler bakımından «haksız şart» oluşturuyor ise de, «tacir sıfatını» «taşıyan» davacının çekmiş olduğu kredi bakımından Bankacılık Kanunu, TTK çerçevesinde davalının ücret isteme hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir …
Ancak, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmelerinde» davalı banka tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla «masraf» alınabileceğine dair hüküm olmakla birlikte, miktar ya da oran belirtilmediğinden, mahkemece kredi sözleşmesi hükümleri, sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu ve ilgili yasal mevzuat çerçevesinde, davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre, bu tür işlemlere kredi grupları bakımından uygulanan, dosya masrafı vb. ad altında kesilen masraf miktar ya da oranları sorulup, karşılaştırılarak, bankanın çeşitli isimler altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesintilerin «sebebi», kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4615 E. 2015/12860 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile Dairemiz bozma ilamına uyulması ve davaya konu 45.000,00 TL bedelli çekin davacıya iade edildiğinin davalı tarafça ispatlanamaması halinde davacının 19.000,00 TL «gerçek zararının» hüküm altına alınabilecek olmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/4182 E. 2010/520 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · infaz · protokol · avans faizi
Benzer bu kararda4- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava dilekçesinde alacağın «ticari faizi» ile tahsili talep edildiğine ve dava konusu olayın niteliğine göre bu talebin «avans faizi» anlamına geleceği dikkate alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen 23.08.2005 tarihli «protokole» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyuşmazlık «protokolün» (ö) maddesi kapsamında değerlendirilmek suretiyle, davacının davadan sonra ödediği miktarlar da hüküm altına alınarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Buna göre davanın açıldığı tarihte, davacının yaptığı ödeme tutarları dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, yargılama sırasında oluşan ve «infazda» dikkate alınabilecek olan ödemelerin de hüküm altına alınması doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7665 E. , 2014/17286 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ELAZIĞ 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 11/02/2014
NUMARASI 2013/557-2014/38
Taraflar arasında görülen davada Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/02/2014 tarih ve 2013/557-2014/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimitarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı Bankadan kullandığı kredi nedeniyle komisyon ve masraf adı altında 2.362,50 TL tahsil edildiğini ileri sürerek haksız alınan bu miktarın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ticari işletme kredisi kullandığını, masrafın taraflar arasında aktedilen sözleşme uyarınca alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kredinin genel kredi sözleşmesi (ticari kredi) olduğu, ticari kredilerde ise, tarafların TTK'nın 22'nci maddesi gereğince ücret ve sözleşme cezasını indirmesini veya iadesini mahkemede isteyemeyeceği gibi basiretli bir tacirin yaptığı işlemlerde neye imza attığını da öngörmesi gerektiği, taraflar arasında sözleşme kurulurken davacıya masraf alınacağının bildirildiği, bu konuda imzasının alındığı, davacının iade talebinin hukuki dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, her ne kadar taraflar arasında düzenlenen sözleşmede davalı Bankanın kredi ilişkisi nedeniyle davacıdan komisyon ve masraf almakta hakkı var ise de, söz konusu komisyon ve masrafın hangi oranda ve ne tutarda alınabileceğine ilişkin açık bir sözleşme hükmüne rastlanmamıştır. Bu durumda mahkemece, davalı Bankadan, davacıdan tahsil edilen komisyon ve masraf tutarlarına ilişkin açıklama istenmesi, toplam alınan komisyon ve masrafın kuruşlandırılmasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere davacı Bankanın ve aynı nitelikteki krediler bakımından diğer bankaların uygulamalarının merciilerinden sorulup saptanması, bundan sonra davacıdan tahsil edilen masraf ve komisyon tutarlarının fahiş olup olmadığı, ne tutarda tahsil edilmesi gerektiği hususunda yukarıdaki esaslar dahilinde bilirkişi incelemesi yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davacının vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101985900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz