Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12021 E. 2014/1039 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredili mevduat hesabı (kmh)↗ mevduat sözleşmesi↗ usul ekonomisi↗ tüketici kredisi↗ mevduat hesabı↗ kredi sözleşmesi↗ ibraz↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kredili mevduat hesabı sözleşmesine dayalı olarak açıldığı, taraflar arasında yasaca tanımlanan tüketici kredisi sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceği ve bu nedenle uyuşmazlık hakkında 4822 Sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Kanun'un 10. maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, istek halinde dosyanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde alacaklarının bir kısmının tüketici kredi sözleşmesinden bir kısmının da kredili mevduat sözleşmesinden kaynaklandığını ileri sürmüş, bunlara ilişkin olarak 13/11/1998 tarihli kredili mevduat hesap sözleşmesi ile 13/11/1998 tarihli tüketici kredi sözleşmesini dosyaya ibraz etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta tüketici kredisine dayalı alacağa yönelik talep, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un, 06/03/2003 tarihli 4822 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile değişik, 10. Maddesinde düzenlenen tüketici kredisi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Aynı kanunun 23. maddesinde de bu kanunda düzenlenen hususlardan kaynaklanan uyuşmazlıkların tüketici mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir.
Bu itibarla, davacının talebinin dayandığı sözleşmelerden birinin tüketici kredisi sözleşmesi olması nedeniyle, bu sözleşmeden kaynaklanan alacak bakımından görevli olan ve özel mahkeme niteliğinde bulunan tüketici mahkemesince, HMK'nın 30. maddesinde yer alan usul ekonomisi ilkesi de göz önünde bulundurularak, her iki talep yönünden de yargılama yapılması gerekirken, anılan gerekçe ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10790 E. 2013/15951 K.
Ortak:tüketici kredisi · mevduat hesabı · kredi sözleşmesi · ibraz · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kredili «mevduat hesabı» sözleşmesine dayalı olarak açıldığı, taraflar arasında yasaca tanımlanan «tüketici kredisi» sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceği ve bu nedenle uyuşmazlık hakkında 4822 Sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Kanun'un 10. maddesinin uygulama olanağının …
Davacı vekili, dava dilekçesinde alacaklarının bir kısmının tüketici «kredi sözleşmesinden» bir kısmının da kredili «mevduat sözleşmesinden» kaynaklandığını ileri sürmüş, bunlara ilişkin olarak 13/11/1998 tarihli kredili mevduat hesap sözleşmesi ile 13/11/1998 tarihli tüketici kredi sözleşmesini dosyaya «ibraz» etmiştir.
Bu itibarla, davacının talebinin dayandığı sözleşmelerden birinin «tüketici kredisi» sözleşmesi olması nedeniyle, bu sözleşmeden kaynaklanan alacak bakımından «görevli» olan ve özel mahkeme niteliğinde bulunan tüketici mahkemesince, HMK'nın 30. maddesinde yer alan «usul ekonomisi» ilkesi de göz önünde bulundurularak, her iki talep yönünden de yargılama yapılması gerekirken, anılan gerekçe ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar ve …
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesi içeriği ve dosyaya sunulan 10.11.1998 tarihli sözleşme içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın kredili «mevduat hesabı» sözleşmesinden kaynaklandığı, taraflar arasında «tüketici kredisi» sözleşmesi düzenlendiğinin ileri sürülmediği ve taraflar arasında 4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Yasa'nın 10. maddesinde tanımlanan nitelikte tüketici kredisi sözleşmesi, geri «ödeme planının» «ibraz» edilmediği, taraflar arasında yasaca tanımlanan tüketici kredisi sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceği, uyuşmazlık hakkında 4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Yasanın 10.maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı, bu nedenle davacı banka ile davalılar arasında anılan Yasa'nın 3/h maddesinde tanımlanan tüketici işleminden söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın genel hükümlere göre genel mahkemelerde bakılıp sonuçlandırılmasının yasal zorunluluk olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde istek halinde dosyanın «görevli» ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dayanılan sözleşmelerden yine 10.11.1998 tarihli olan 2.500 TL limitli «kredi sözleşmesinin» 1. maddesinde «tüketici kredisi» açılması için anlaşmaya varıldığı belirtilmiştir.
2- Ancak; dava, kredi borcundan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, dava dilekçesinde 2 ayrı «kredi sözleşmesine» dayanılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme planı · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesi içeriği ve dosyaya sunulan 10.11.1998 tarihli sözleşme içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın kredili «mevduat hesabı» sözleşmesinden kaynaklandığı, taraflar arasında «tüketici kredisi» sözleşmesi düzenlendiğinin ileri sürülmediği ve taraflar arasında 4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Yasa'nın 10. maddesinde tanımlanan nitelikte tüketici kredisi sözleşmesi, geri «ödeme planının» «ibraz» edilmediği, taraflar arasında yasaca tanımlanan tüketici kredisi sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceği, uyuşmazlık hakkında 4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Yasanın 10.maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı, bu nedenle davacı banka ile davalılar arasında anılan Yasa'nın 3/h maddesinde tanımlanan tüketici işleminden söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın genel hükümlere göre genel mahkemelerde bakılıp sonuçlandırılmasının yasal zorunluluk olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde istek halinde dosyanın «görevli» ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 10.11.1998 tarihli kredili mevduat hesap sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebi yönünden verilen «görevsizlik» kararında isabetsizlik olmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 10. maddesinde «tüketici kredilerine» ilişkin düzenleme yapılmış, 23. maddede ise bu kanunun uygulamasından çıkan ihtilafların Tüketici Mahkemelerinde görüleceği belirtilmiş olup, bu durumda davacı tarafça talep edilen 13.08.1998 tarihli tüketici kredisine yönelik istem yönünden Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 10 ve 23. maddelerindeki düzenleme karşısında «görevsizlik» kararı verilmesi mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8161 E. 2014/14460 K.
Ortak:tüketici kredisi · mevduat hesabı · kredi sözleşmesi · ibraz · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kredili «mevduat hesabı» sözleşmesine dayalı olarak açıldığı, taraflar arasında yasaca tanımlanan «tüketici kredisi» sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceği ve bu nedenle uyuşmazlık hakkında 4822 Sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Kanun'un 10. maddesinin uygulama olanağının …
Davacı vekili, dava dilekçesinde alacaklarının bir kısmının tüketici «kredi sözleşmesinden» bir kısmının da kredili «mevduat sözleşmesinden» kaynaklandığını ileri sürmüş, bunlara ilişkin olarak 13/11/1998 tarihli kredili mevduat hesap sözleşmesi ile 13/11/1998 tarihli tüketici kredi sözleşmesini dosyaya «ibraz» etmiştir.
Maddesinde düzenlenen «tüketici kredisi» sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Benzer bu karardaTaraflar arasında «tüketici kredisi» sözleşmesi düzenlendiğinin ileri sürülmediği ve taraflar arasında 4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Yasa'nın 10. maddesinde tanımlanan nitelikte tüketici kredisi sözleşmesi, geri «ödeme planının» «ibraz» edilmediği, taraflar arasında yasaca tanımlanan tüketici kredisi sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceği, uyuşmazlık hakkında 4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Yasa'nın 10. maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı, bu nedenle davacı banka ile davalılar arasında anılan Yasa'nın 3/h maddesinde tanımlanan tüketici işleminden söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın genel hükümlere göre genel mahkemelerde bakılıp sonuçlandırılmasının yasal zorunluluk olduğu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/360 Esas sayılı ceza dosyasında davaya konu kredinin bu davalılarca alınıp kullanılmadığının, hatta «kredi sözleşmesini» imzalamaya dahi bankaya gelmediklerinin, işlemlerin banka çalışanlarınca tamamlandığının belirlendiği, dolayısıyla açılan bu krediden davalı şahısların hukuken sorumlu olmadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava kredili «mevduat hesabı» sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme planı · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaTaraflar arasında «tüketici kredisi» sözleşmesi düzenlendiğinin ileri sürülmediği ve taraflar arasında 4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Yasa'nın 10. maddesinde tanımlanan nitelikte tüketici kredisi sözleşmesi, geri «ödeme planının» «ibraz» edilmediği, taraflar arasında yasaca tanımlanan tüketici kredisi sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceği, uyuşmazlık hakkında 4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Yasa'nın 10. maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı, bu nedenle davacı banka ile davalılar arasında anılan Yasa'nın 3/h maddesinde tanımlanan tüketici işleminden söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın genel hükümlere göre genel mahkemelerde bakılıp sonuçlandırılmasının yasal zorunluluk olduğu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10470 E. 2014/67 K.
Ortak:tüketici kredisi · mevduat hesabı · ibraz · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kredili «mevduat hesabı» sözleşmesine dayalı olarak açıldığı, taraflar arasında yasaca tanımlanan «tüketici kredisi» sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceği ve bu nedenle uyuşmazlık hakkında 4822 Sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Kanun'un 10. maddesinin uygulama olanağının …
Bu itibarla, davacının talebinin dayandığı sözleşmelerden birinin «tüketici kredisi» sözleşmesi olması nedeniyle, bu sözleşmeden kaynaklanan alacak bakımından «görevli» olan ve özel mahkeme niteliğinde bulunan tüketici mahkemesince, HMK'nın 30. maddesinde yer alan «usul ekonomisi» ilkesi de göz önünde bulundurularak, her iki talep yönünden de yargılama yapılması gerekirken, anılan gerekçe ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar ve …
Davacı vekili, dava dilekçesinde alacaklarının bir kısmının tüketici «kredi sözleşmesinden» bir kısmının da kredili «mevduat sözleşmesinden» kaynaklandığını ileri sürmüş, bunlara ilişkin olarak 13/11/1998 tarihli kredili mevduat hesap sözleşmesi ile 13/11/1998 tarihli tüketici kredi sözleşmesini dosyaya «ibraz» etmiştir.
Benzer bu karardaTaraflar arasında «tüketici kredisi» sözleşmesi düzenlendiğinin ileri sürülmediği ve taraflar arasında 4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Yasa'nın 10. maddesinde tanımlanan nitelikte tüketici kredisi sözleşmesi, geri «ödeme planının» «ibraz» edilmediği, taraflar arasında yasaca tanımlanan tüketici kredisi sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceği, uyuşmazlık hakkında 4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Yasanın 10. maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı, bu nedenle davacı banka ile davalılar arasında anılan Yasa'nın 3/h maddesinde tanımlanan tüketici işleminden söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın genel hükümlere göre genel mahkemelerde bakılıp sonuçlandırılmasının yasal zorunluluk olduğu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
… kullandırıldığı tarihte ve sonraki süreçte yetkili olan banka şubesi müdürü ve müdür yardımcısı tarafından borcun ödendiğine dair belge verildiği, bu belgeye rağmen «uyuşmazlık konusu» borcun ödenmediğini kabul etmenin hukuken mümkün olmadığı gibi banka şubesi yetkililerince söz konusu borcun ödenmemiş olmasına rağmen böyle bir belge verilmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, söz konusu banka «görevlileri» hakkında ceza davası açıldığı ve «zimmetlerine» para geçirmekten mahkumiyet kararı verildiği, banka müfettişlerince yapılan soruşturmanın da bu yönde olduğu, banka kayıtlarından borcun ödendiği sonucuna varıldığ …
1- Dava kredili «mevduat hesabı» sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme planı · zimmet · uyuşmazlık konusu · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda… kullandırıldığı tarihte ve sonraki süreçte yetkili olan banka şubesi müdürü ve müdür yardımcısı tarafından borcun ödendiğine dair belge verildiği, bu belgeye rağmen «uyuşmazlık konusu» borcun ödenmediğini kabul etmenin hukuken mümkün olmadığı gibi banka şubesi yetkililerince söz konusu borcun ödenmemiş olmasına rağmen böyle bir belge verilmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, söz konusu banka «görevlileri» hakkında ceza davası açıldığı ve «zimmetlerine» para geçirmekten mahkumiyet kararı verildiği, banka müfettişlerince yapılan soruşturmanın da bu yönde olduğu, banka kayıtlarından borcun ödendiği sonucuna varıldığ …
Taraflar arasında «tüketici kredisi» sözleşmesi düzenlendiğinin ileri sürülmediği ve taraflar arasında 4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Yasa'nın 10. maddesinde tanımlanan nitelikte tüketici kredisi sözleşmesi, geri «ödeme planının» «ibraz» edilmediği, taraflar arasında yasaca tanımlanan tüketici kredisi sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceği, uyuşmazlık hakkında 4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Yasanın 10. maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı, bu nedenle davacı banka ile davalılar arasında anılan Yasa'nın 3/h maddesinde tanımlanan tüketici işleminden söz edilemeyeceği, uyuşmazlığın genel hükümlere göre genel mahkemelerde bakılıp sonuçlandırılmasının yasal zorunluluk olduğu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5418 E. 2013/4582 K.
Ortak:görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaBu itibarla, davacının talebinin dayandığı sözleşmelerden birinin «tüketici kredisi» sözleşmesi olması nedeniyle, bu sözleşmeden kaynaklanan alacak bakımından «görevli» olan ve özel mahkeme niteliğinde bulunan tüketici mahkemesince, HMK'nın 30. maddesinde yer alan «usul ekonomisi» ilkesi de göz önünde bulundurularak, her iki talep yönünden de yargılama yapılması gerekirken, anılan gerekçe ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar ve …
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, taraflar arasındaki hukuki ilişki ve tarafların sıfatı göz önüne alındığında uyuşmazlığın 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 1, ... ve .... maddesi kapsamında «tüketici işlemine» ilişkin olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın «görevli» ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · tüketici işlemi
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, taraflar arasındaki hukuki ilişki ve tarafların sıfatı göz önüne alındığında uyuşmazlığın 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 1, ... ve .... maddesi kapsamında «tüketici işlemine» ilişkin olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın «görevli» ...
… .../e maddesinde tüketicinin, "Mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi", ... (h) bendinde «tüketici işleminin» "mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı- sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi" ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunu …
Somut olayda, davalı aleyhine açılan dava, 6762 sayılı ...'nın 4. ve 6102 sayılı ...'nın 5. maddesi hükmü gereğince «mutlak ticari» davalardan olup 4077 sayılı yasa kapsamında kalan tüketiciden ve bir tüketici işleminden söz etme imkanı bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/12021 E. , 2014/1039 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 1. TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TARİHİ 01/12/2011
NUMARASI 2009/533-2011/1117
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 01/12/2011 tarih ve 2009/533-2011/1117 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka tarafından davalılardan A.. Y..'ya 13.11.1998 tarihli tüketici kredi ve 11.11.1998 tarihli kredili mevduat sözleşmeleriyle kredi kullandırıldığını, diğer davalıların da bu sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, buna rağmen borçların ödenmediğini ileri sürerek 87.148,04 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
[…]. Y.., davacı bankadan davaya konu krediyi kullanmadığını, borcun kendisine ait olmadığını, sözleşmedeki imzayı kabul etmediğini savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kredili mevduat hesabı sözleşmesine dayalı olarak açıldığı, taraflar arasında yasaca tanımlanan tüketici kredisi sözleşmesinin varlığından söz edilemeyeceği ve bu nedenle uyuşmazlık hakkında 4822 Sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Kanun'un 10. maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, istek halinde dosyanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde alacaklarının bir kısmının tüketici kredi sözleşmesinden bir kısmının da kredili mevduat sözleşmesinden kaynaklandığını ileri sürmüş, bunlara ilişkin olarak 13/11/1998 tarihli kredili mevduat hesap sözleşmesi ile 13/11/1998 tarihli tüketici kredi sözleşmesini dosyaya ibraz etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta tüketici kredisine dayalı alacağa yönelik talep, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un, 06/03/2003 tarihli 4822 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile değişik, 10. Maddesinde düzenlenen tüketici kredisi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Aynı kanunun 23. maddesinde de bu kanunda düzenlenen hususlardan kaynaklanan uyuşmazlıkların tüketici mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir.
Bu itibarla, davacının talebinin dayandığı sözleşmelerden birinin tüketici kredisi sözleşmesi olması nedeniyle, bu sözleşmeden kaynaklanan alacak bakımından görevli olan ve özel mahkeme niteliğinde bulunan tüketici mahkemesince, HMK'nın 30. maddesinde yer alan usul ekonomisi ilkesi de göz önünde bulundurularak, her iki talep yönünden de yargılama yapılması gerekirken, anılan gerekçe ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101984300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz