Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8166 E. 2014/15391 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zimmet↗ ibraname↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ limited şirket↗ kredi sözleşmesi↗ eksik inceleme↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, T.C. Z.Bankası Sirkeci Şubesi'nde F.P.Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin kendi adına aldığı kredileri çalışanları adına almış gibi gösterip krediyi aldı gibi gösterilen kişinin yanında başka bir çalışanı da bu krediye kefil olarak gösterdiği, Z.Bankası Sirkeci Şubesin'deki görevlilerin alınan krediler ödenmediği halde ödenmiş gibi işlem yapmaları sebebiyle İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/360 Esas sayılı dosyasında banka memurlarının zimmet suçunu işlediklerinden dolayı mahkumiyet kararı verildiği, böylece davacı banka çalışanlarının usulsüz krediyi F. P. Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne kullandırdıklarının sabit olduğu, krediyi kullandığı iddia edilen davalı ile ona kefil olduğu iddia edilen diğer davalı bankanın verdiği krediyi ödeme sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece, dava konusu kredi tutarının, davalılara değil, davacı banka çalışanları tarafından usulsüz olarak F. P.Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne kullandırdıklarının sabit olduğu sonucuna nasıl ulaşıldığı anlaşılamamıştır. Zira, mahkemece, davaya konu sözleşmeler ve üzerinde imza bulunan diğer kredi evrakları herhangi bir incelemeye tabi tutulmamış, dava konusu kredi sözleşmesinin davalılar tarafından imzalanıp imzalanmadığı açıklığa kavuşturulmamıştır. Bunun yanında, dosya içerisinde bulunan ve ceza yargılamasına ait bilgi ve belgelerden de dava konusu olaya yönelik olarak somut bir veri bulunduğu görülmemiştir. Diğer taraftan, ceza kovuşturması sonucu hakkında mahkumiyet hükmü kurulan banka çalışanları tarafından düzenlenen ibranamenin hükme esas alınması da doğru olmamıştır. Bu itibarla, mahkemece, dava konusu kredi evraklarında bulunan imzaların davalılara ait olup olmadığının araştırılması ve varsa somut olaya ilişkin ceza yargılaması içerisinde bir belge veya bilgi olup olmadığının değerlendirilmesi suretiyle bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7935 E. 2014/15590 K.
Ortak:zimmet · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaAğır Ceza Mahkemesi'nin 2004/360 Esas sayılı dosyasında banka memurlarının «zimmet» suçunu işlediklerinden dolayı mahkumiyet kararı verildiği, böylece davacı banka çalışanlarının usulsüz krediyi F.
Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Zira, mahkemece, davaya konu sözleşmeler ve üzerinde imza bulunan diğer kredi evrakları herhangi bir incelemeye tabi tutulmamış, dava konusu «kredi sözleşmesinin» davalılar tarafından imzalanıp imzalanmadığı açıklığa kavuşturulmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece davacı Banka çalışanı hakkında «kredi sözleşmesinin» yapıldığı Sirkeci Şubesi'nde gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle ceza davasından mahkumiyet kararı verildiğinden bahisle dava reddedilmiş ise de, anılan ceza mahkemesi mahkumiyet kararı itibariyle işbu davanın konusunu oluşturan kredi sözleşmesinin de söz konusu karara konu «sahtecilik» ve «zimmet» eyleminin konusu olup olmadığının öncelikle belirlenmesi, şayet ceza mahkemesi kararında bir belirleme yoksa bu takdirde kredi sözleşmesi üzerinde «imza incelemesi» yoluna gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» neticesinde davanın reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… yapıldığı, verilen kredilerin gerçek bir kredi olmadığı, Banka personeli hakkında İstanbul 3 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/320 Esas 2009/201 Karar sayılı dosyası ile «sahtecilik» ve «zimmet» suçlarından kesinleşmiş hükümlerin bulunduğu, kaldı ki taraflar arasındaki alacağın 05.12.2000 tarihinde «muaccel» olduğu, davacı bankanın 2002 yılında icra takibine giriştiği, bundan sonra da herhangi bir işlemde bulunmadığı ve yaklaşık 7 yıl sonra işbu davayı açtığı, uzun sür …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza incelemesi · sahtecilik · muacceliyet
Benzer bu kararda… yapıldığı, verilen kredilerin gerçek bir kredi olmadığı, Banka personeli hakkında İstanbul 3 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/320 Esas 2009/201 Karar sayılı dosyası ile «sahtecilik» ve «zimmet» suçlarından kesinleşmiş hükümlerin bulunduğu, kaldı ki taraflar arasındaki alacağın 05.12.2000 tarihinde «muaccel» olduğu, davacı bankanın 2002 yılında icra takibine giriştiği, bundan sonra da herhangi bir işlemde bulunmadığı ve yaklaşık 7 yıl sonra işbu davayı açtığı, uzun sür …
Mahkemece davacı Banka çalışanı hakkında «kredi sözleşmesinin» yapıldığı Sirkeci Şubesi'nde gerçekleştirdiği eylemler nedeniyle ceza davasından mahkumiyet kararı verildiğinden bahisle dava reddedilmiş ise de, anılan ceza mahkemesi mahkumiyet kararı itibariyle işbu davanın konusunu oluşturan kredi sözleşmesinin de söz konusu karara konu «sahtecilik» ve «zimmet» eyleminin konusu olup olmadığının öncelikle belirlenmesi, şayet ceza mahkemesi kararında bir belirleme yoksa bu takdirde kredi sözleşmesi üzerinde «imza incelemesi» yoluna gidilmesi gerekirken, «eksik inceleme» neticesinde davanın reddi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8166 E. , 2014/15391 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 4. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 18/02/2014
NUMARASI 2012/198-2014/142
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.02.2014 tarih ve 2012/198-2014/142 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı S. A.'a 14/10/1998 tarihli kredi sözleşmesine dayanılarak 2.500 TL kredi kullandırıldığını, diğer davalı B.. K..'nın ise söz konusu krediyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalayarak borcu teminat altına aldığını, kredi borcu ödenmemesi üzerine davalı borçlulara ihtarname gönderilmesine rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek 3.786,87 TL ana para, 61,334,99 TL faiz ve 3.066,75 TL BSMV olmak üzere toplam 68.188,61 TL'ye ulaşan alacağının tahsilini talep ve dava etmiştir.
[…]. K.., asıl borçlu olarak gösterilen davalının hiç bir zaman bankadan kredi kullanmadığını, bu durumun ceza yargılamasıyla tespit edildiğini, usulsüzlüğün davacı banka personelinin usulsüz kredi kullandırması sonucu olduğunu, sözleşmelerin ön ve arka yüzlerindeki imzalar ile kredinin kullanıldığını gösterir dekont aslındaki imzaların birbirine uymadığını, bu olaydan ötürü açılan bir çok davanın reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, T.C. Z.Bankası Sirkeci Şubesi'nde F.P.Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin kendi adına aldığı kredileri çalışanları adına almış gibi gösterip krediyi aldı gibi gösterilen kişinin yanında başka bir çalışanı da bu krediye kefil olarak gösterdiği, Z.Bankası Sirkeci Şubesin'deki görevlilerin alınan krediler ödenmediği halde ödenmiş gibi işlem yapmaları sebebiyle İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2004/360 Esas sayılı dosyasında banka memurlarının zimmet suçunu işlediklerinden dolayı mahkumiyet kararı verildiği, böylece davacı banka çalışanlarının usulsüz krediyi F. P. Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne kullandırdıklarının sabit olduğu, krediyi kullandığı iddia edilen davalı ile ona kefil olduğu iddia edilen diğer davalı bankanın verdiği krediyi ödeme sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece, dava konusu kredi tutarının, davalılara değil, davacı banka çalışanları tarafından usulsüz olarak F. P.Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne kullandırdıklarının sabit olduğu sonucuna nasıl ulaşıldığı anlaşılamamıştır. Zira, mahkemece, davaya konu sözleşmeler ve üzerinde imza bulunan diğer kredi evrakları herhangi bir incelemeye tabi tutulmamış, dava konusu kredi sözleşmesinin davalılar tarafından imzalanıp imzalanmadığı açıklığa kavuşturulmamıştır. Bunun yanında, dosya içerisinde bulunan ve ceza yargılamasına ait bilgi ve belgelerden de dava konusu olaya yönelik olarak somut bir veri bulunduğu görülmemiştir. Diğer taraftan, ceza kovuşturması sonucu hakkında mahkumiyet hükmü kurulan banka çalışanları tarafından düzenlenen ibranamenin hükme esas alınması da doğru olmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, dava konusu kredi evraklarında bulunan imzaların davalılara ait olup olmadığının araştırılması ve varsa somut olaya ilişkin ceza yargılaması içerisinde bir belge veya bilgi olup olmadığının değerlendirilmesi suretiyle bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 13.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101967700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz