Borcun üstlenilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14475 E. 2014/17123 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borcun üstlenilmesi↗ 3095 sayılı kanun↗ zamanaşımı def'i↗ tmsf↗ def'i↗ yönetim kurulu kararı↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının mevduatını ...... Ltd’den tahsil edemeyeceğini öğrendiği andan itibaren zamanaşımı süresi işlemeye başlayacağından davalı banka vekilinin zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, davacının davalı bankanın ... Şubesi'ne 09.11.1999 tarihinde 81.813,94 DEM,15.11.1999 tarihinde 56.838,84 DEM olmak üzere toplam 138.652,78 DEM yatırdığı, asıl .davada talep edilen 1.000 TL’nin karşılığı 09.11.1999 tarihinde yatırılan 81.813,94 DEM’den düşüldüğünde 77.992,80 DEM kaldığı gerekçesiyle asıl davada, 1.000 TL’nin 01.01.1999 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan borcu üstlenen TMSF'den tahsiline, birleşen davada, 68.168,76 Euro'nun (77.992,80 DEM'in) 09.11.1999 tarihinden, 56.838,84 DM'nin ise 15.11.1999 tarihten itibaren 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işletilecek faizi ile birlikte davalıdan borcu üstlenen TMSF'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, borcu üstlenen TMSF vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını ... ... Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasına göre, borcu üstlenen TMSF vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince davacı taraf, davalı bankanın külli halefi bulunduğu ...bank A.Ş. yönetim kurulu üyeleri ve çalışanlarının eylemleri nedeniyle zarara uğradığını ileri sürdüğüne ve mahkemece de bu husus kabul edildiğine göre, TMSF'nin borcu üstlenmesinin tek başına davalı bankanın sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak davalı İ.. A.. yönünden hüküm kurmak gerekirken bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2105 E. 2015/9407 K.
Ortak:borcun üstlenilmesi · avans faizi
İncelediğiniz kararda… karşılığı 09.11.1999 tarihinde yatırılan 81.813,94 DEM’den düşüldüğünde 77.992,80 DEM kaldığı gerekçesiyle asıl davada, 1.000 TL’nin 01.01.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» işletilerek davalıdan «borcu üstlenen» TMSF'den tahsiline, birleşen davada, 68.168,76 Euro'nun (77.992,80 DEM'in) 09.11.1999 tarihinden, 56.838,84 DM'nin ise 15.11.1999 tarihten itibaren 3095 Sayılı Kan …
Kararı, «borcu üstlenen» TMSF vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasına göre, «borcu üstlenen» TMSF vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… karşılığı 09.11.1999 tarihinde yatırılan 81.813,94 DEM’den düşüldüğünde 77.992,80 DEM kaldığı gerekçesiyle asıl davada, 1.000 TL’nin 01.01.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» işletilerek davalıdan «borcu üstlenen» TMSF'den tahsiline, birleşen davada, 68.168,76 Euro'nun (77.992,80 DEM'in) 09.11.1999 tarihinden, 56.838,84 DM'nin ise 15.11.1999 tarihten itibaren 3095 Sayılı Kan …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1501 E. 2015/424 K.
Ortak:borcun üstlenilmesi · def'i · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince davacı taraf, davalı bankanın külli halefi bulunduğu ...bank A.Ş. «yönetim kurulu» üyeleri ve çalışanlarının eylemleri nedeniyle zarara uğradığını ileri sürdüğüne ve mahkemece de bu husus kabul edildiğine göre, TMSF'nin «borcu üstlenmesinin» tek başına davalı bankanın sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak davalı İ..
Ltd’den tahsil edemeyeceğini öğrendiği andan itibaren «zamanaşımı» süresi işlemeye başlayacağından davalı banka vekilinin «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, davacının davalı bankanın ...
… karşılığı 09.11.1999 tarihinde yatırılan 81.813,94 DEM’den düşüldüğünde 77.992,80 DEM kaldığı gerekçesiyle asıl davada, 1.000 TL’nin 01.01.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» işletilerek davalıdan «borcu üstlenen» TMSF'den tahsiline, birleşen davada, 68.168,76 Euro'nun (77.992,80 DEM'in) 09.11.1999 tarihinden, 56.838,84 DM'nin ise 15.11.1999 tarihten itibaren 3095 Sayılı Kan …
Benzer bu karardaA.Ş. «yönetim kurulu» üyeleri ve çalışanlarının eylemleri nedeniyle zarara uğradığını ileri sürdüğüne ve bu hususun mahkemece de kabul edilmiş olmasına göre, davalı bankanın da sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yargılama sırasında ...'nin «borcu üstlenmiş» olmasının tek başına...
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka vekilinin zaman aşımı «def»'inin taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunduğundan BK'nın 125 ve 60/2. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan yargılama sonucu, davacının davalı bankanın..........
… 1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca bir yıl vadeli Euro mevduata uygulanan en yüksek oranda döviz faizi işletilerek «borcu üstlenen» ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, diğer davalılar....,..... ve ....açısından takip edilmeyen davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına»,.... hakkında açılan davanın bu dosyadan HMK'nın «167». maddesi uyarınca «tefriki» ile başka bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 167 · tefrik · açılmamış sayılma · havale
Benzer bu kararda… 1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca bir yıl vadeli Euro mevduata uygulanan en yüksek oranda döviz faizi işletilerek «borcu üstlenen» ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, diğer davalılar....,..... ve ....açısından takip edilmeyen davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına»,.... hakkında açılan davanın bu dosyadan HMK'nın «167». maddesi uyarınca «tefriki» ile başka bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir.
Şubesi'ne 17.12.1999 tarihinde 130.000 DEM yatırdığı, davacının mevduat alacağının davalı banka tarafından..... grubuna ait şirketlere usulsüz kredi olarak verilmek suretiyle tüketildiği, alacağın......'den tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, uyuşmazlığın «havale» görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği,...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5741 E. 2013/5247 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temlik cirosu · infazda tereddüt · infaz · temlik · temerrüt faizi · asıl alacak · çek · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, tüm dosya kapsamına göre, çeki «temlik cirosu» ile devreden, «çek» bedelini tahsil ettiği dosya kapsamından anlaşılan, kendisine çek bedelinin ödenmesiyle kredi açılmış olan davalının sorumlu tutulması gerektiği, benimsenen bilirkişi raporuna göre alacak miktarının belirlendiği gerekçesiyle Davanın ... yönünden kabulü ile davacı tarafın dava tarihi itibariyle 54.500 DEM «asıl alacak» olmak üzere işlemiş faiziyle birlikte toplam 86.815,80 DEM davalı ...'den alacaklı olduğunun tespitine, asıl alacağa .../.../2000 tarihinden itibaren döviz bazında …
… dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...-Ancak, mahkemece hükmedilen tutara ....2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca «temerrüt faizi» uygulanması ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca "%75 oranında faiz uygulanması" şeklinde «infazda tereddüt» yaratacak şekilde hüküm verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmişse de; bu hususun düzeltilmesi yenide …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14475 E. , 2014/17123 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/05/2013 tarih ve 2011/322-2013/134 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi borcu üstlenen TMSF vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.11.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... vekili Av... ve TMSF vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin ...bank ... Şubesi’ne toplam 150.651 DEM yatırdığını, parasını çekmek istediğinde paranın off-shore bankasına havale edildiğinin söylendiğini, kendisinin bu yönde talimatı bulunmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL’nin akdi faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, birleşen davada ise bakiye 150.000 DEM karşılığı Euro’nun bankaya yatırılış tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile .... ... Bank Ltd’nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, müvekkili bankanın davacının talebi doğrultusunda sadece havale talimatını gerçekleştirdiğini, hesap cüzdanına karşı çıkmadığını, istemin zamanaşımına uğradığını, diğer iddiaların da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
TMSF vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının mevduatını ...... Ltd’den tahsil edemeyeceğini öğrendiği andan itibaren zamanaşımı süresi işlemeye başlayacağından davalı banka vekilinin zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, davacının davalı bankanın ... Şubesi'ne 09.11.1999 tarihinde 81.813,94 DEM,15.11.1999 tarihinde 56.838,84 DEM olmak üzere toplam 138.652,78 DEM yatırdığı, asıl .davada talep edilen 1.000 TL’nin karşılığı 09.11.1999 tarihinde yatırılan 81.813,94 DEM’den düşüldüğünde 77.992,80 DEM kaldığı gerekçesiyle asıl davada, 1.000 TL’nin 01.01.1999 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan borcu üstlenen TMSF'den tahsiline, birleşen davada, 68.168,76 Euro'nun (77.992,80 DEM'in) 09.11.1999 tarihinden, 56.838,84 DM'nin ise 15.11.1999 tarihten itibaren 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işletilecek faizi ile birlikte davalıdan borcu üstlenen TMSF'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, borcu üstlenen TMSF vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını ... ... Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasına göre, borcu üstlenen TMSF vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince davacı taraf, davalı bankanın külli halefi bulunduğu ...bank A.Ş. yönetim kurulu üyeleri ve çalışanlarının eylemleri nedeniyle zarara uğradığını ileri sürdüğüne ve mahkemece de bu husus kabul edildiğine göre, TMSF'nin borcu üstlenmesinin tek başına davalı bankanın sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak davalı İ.. A.. yönünden hüküm kurmak gerekirken bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle borcu üstlenen TMSF vekilinin temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101976400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz