Özel denetçi tayin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6684 E. 2014/6017 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
özel denetçi tayini↗ bilgi alma hakkı↗ kollektif şirket↗ özel denetçi↗ kesin delil↗ genel kurul kararının iptali↗ şirket zararı↗ yönetim kurulu kararı↗ haksız rekabet↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının şirket muhasebe kayıtlarının incelenmesi yönündeki talebinin yönetim kurulu tarafından reddedildiği iddiası kapsamında yapılan değerlendirmede uyuşmazlık tarihi itibari ile uygulanması gereken TTK 363/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin bilgi alma hakkının yönetim kurulu ve genel kurulun açık izni ile sağlanabileceği, yönetim kurulunun pay sahibine izin vermemesi halinde genel kurula itiraz edilebileceği ve genel kurulun da talebi reddetmesi durumunda genel kurul kararının iptali için dava açma olanağı bulunduğu, şirket defterlerinin incelenmesinin engellendiği iddiası ile özel denetçi tayini talep edilemeyeceği, her ne kadar TTK 348/2 maddesinde özel denetçi tayinine ilişkin nedenlerin varlığının kesin biçimde kanıtlanması şart kılınmamış ise de öne sürülen vakıaları az çok doğrulayan yeterli delil ve emare bulunması gerektiği, somut olayda dava dışı kollektif şirket ile düşük fiyattan alım satım akdi kurulduğu ve şirketin zarara uğratıldığı iddiası kapsamında somut bir belge ve delil sunulmadığı, özel denetçi tayinini gerekli kılan koşullar oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, (mülga) TTK 348/2 maddesine dayalı özel denetçi tayini istemine ilişkin olup; mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de; TTK 348. maddesinde Genel Kurul’un özel denetçi atanması istemini reddetmesi halinde yapılacak işlem konusunda özel düzenleme getirilmiş ve özel denetçi atanabilmesi için mahkemeye
başvurulması öngörülmüştür. Mahkemenin kararı ile özel denetçi seçimi isteminin reddine ilişkin Genel Kurul Kararı’nın iptali yoluna gidilmemektedir. Bu nedenle mahkemenin Genel Kurul Kararı’nın iptali için dava açılması yoluna gidilmesi gerektiğine ilişkin gerekçesi yerinde değildir. Özel denetçi tayinine dayanak yapılacak olan vakıalar yönünden kesin hüküm sözkonusu edilemeyeceğinden kesin delil aranmasının dayanağını bulmak güçtür. Kanun koyucu özel denetçi istemine ilişkin olarak öne sürülen vakıaları az çok doğrulayan delil ve emareleri yeterli saymıştır. Özel denetçinin çalışma alanlarına giren ve bunun sonucu ile ilgili bulunan bilançonun gerçekliğinin araştırılması istemlerinde özel denetçi atanması konusunda daha da ılımlı davranmak gerekmektedir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının bilançonun gerçekliği ve diğer hususlarda yeterli kanaat sağlayan delil göstermesinin imkansızlığı, davacı hakkındaki haksız rekabetin men’i davasının kesinleştiği ve ceza davasında da beraat kararı verildiği nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün mümeyyiz davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13150 E. 2012/3814 K.
Ortak:özel denetçi tayini · özel denetçi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının şirket muhasebe kayıtlarının incelenmesi yönündeki talebinin «yönetim kurulu» tarafından reddedildiği iddiası kapsamında yapılan değerlendirmede uyuşmazlık tarihi itibari ile uygulanması gereken TTK 363/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin «bilgi alma hakkının» yönetim kurulu ve genel kurulun açık izni ile sağlanabileceği, yönetim kurulunun pay sahibine izin vermemesi halinde genel kurula itiraz edilebileceği ve genel kurulun da talebi reddetmesi durumunda «genel kurul kararının iptali» için dava açma olanağı bulunduğu, şirket «defterlerinin» incelenmesinin engellendiği iddiası ile «özel denetçi tayini» talep edilemeyeceği, her ne kadar TTK 348/2 maddesinde özel denetçi tayinine ilişkin nedenlerin varlığının «kesin» biçimde kanıtlanması şart kılınmamış ise de öne sürülen vakıaları az çok doğrulayan yeterli delil ve emare bulunması gerektiği, somut olayda dava dışı «kollektif şirket» ile düşük fiyattan alım satım akdi kurulduğu ve «şirketin zarara» uğratıldığı iddiası kapsamında somut bir belge ve delil sunulmadığı, özel denetçi tayinini gerekli kılan koşullar oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar ve …
Dava, (mülga) TTK 348/2 maddesine dayalı «özel denetçi tayini» istemine ilişkin olup; mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de; TTK 348. maddesinde Genel Kurul’un özel denetçi atanması istemini reddetmesi halinde yapılacak işlem konusunda özel düzenleme getirilmiş ve özel denetçi atanabilmesi için mahkemeye başvurulması öngörülmüştür.
Mahkemenin kararı ile «özel denetçi» seçimi isteminin reddine ilişkin Genel Kurul Kararı’nın iptali yoluna gidilmemektedir.
Benzer bu kararda1-Dava, TTK'nun 348/1 maddesi uyarınca açılmış bulunan «özel denetçi tayinine» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, talebin «eda davası» niteliğinde olmadığı, «özel denetçi» isteminin genel kurulda tartışılıp karara bağlanmadığı, TTK'nun 348. maddesindeki özel koşulların bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eda davası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, talebin «eda davası» niteliğinde olmadığı, «özel denetçi» isteminin genel kurulda tartışılıp karara bağlanmadığı, TTK'nun 348. maddesindeki özel koşulların bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/910 E. 2010/4553 K.
Ortak:özel denetçi tayini · özel denetçi · genel kurul kararının iptali · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının şirket muhasebe kayıtlarının incelenmesi yönündeki talebinin «yönetim kurulu» tarafından reddedildiği iddiası kapsamında yapılan değerlendirmede uyuşmazlık tarihi itibari ile uygulanması gereken TTK 363/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin «bilgi alma hakkının» yönetim kurulu ve genel kurulun açık izni ile sağlanabileceği, yönetim kurulunun pay sahibine izin vermemesi halinde genel kurula itiraz edilebileceği ve genel kurulun da talebi reddetmesi durumunda «genel kurul kararının iptali» için dava açma olanağı bulunduğu, şirket «defterlerinin» incelenmesinin engellendiği iddiası ile «özel denetçi tayini» talep edilemeyeceği, her ne kadar TTK 348/2 maddesinde özel denetçi tayinine ilişkin nedenlerin varlığının «kesin» biçimde kanıtlanması şart kılınmamış ise de öne sürülen vakıaları az çok doğrulayan yeterli delil ve emare bulunması gerektiği, somut olayda dava dışı «kollektif şirket» ile düşük fiyattan alım satım akdi kurulduğu ve «şirketin zarara» uğratıldığı iddiası kapsamında somut bir belge ve delil sunulmadığı, özel denetçi tayinini gerekli kılan koşullar oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar ve …
Dava, (mülga) TTK 348/2 maddesine dayalı «özel denetçi tayini» istemine ilişkin olup; mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de; TTK 348. maddesinde Genel Kurul’un özel denetçi atanması istemini reddetmesi halinde yapılacak işlem konusunda özel düzenleme getirilmiş ve özel denetçi atanabilmesi için mahkemeye başvurulması öngörülmüştür.
Mahkemenin kararı ile «özel denetçi» seçimi isteminin reddine ilişkin Genel Kurul Kararı’nın iptali yoluna gidilmemektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, 31.05.2007 tarihli genel kurulda gündeme alınıp «özel denetçi tayininin» reddine ilişkin genel kurul kararının bir nevi iptali isteği ile denetçi atanması talebinde bulunulduğu, «genel kurul kararlarının iptali» için açılacak davanın 3 aylık «hak düşürücü süreye» tabii olduğu, ayrıca davacının davayı açarken dava şartı olan şirketteki paylarını muteber bir bankaya da «rehin» etmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine, TTK'nun 348 nci maddesinde genel kurulun özel denetçi atanması istemini reddetmesi halinde özel denetçi atanması için mahkemeye başvurulması hakkı öngörüldüğü, davanın açılması için istemde bulunanın pay senetlerini bir bankaya «depo» etmesi gerekir ise de, dava açıldığında böyle bir depo işlemi yapılmamışsa, mahkemece verilecek uygun bir süre içinde eksikliğin tamamlanabileceğinin dahi gözetilm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:depo kararı · rehin · hak düşürücü süre
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, 31.05.2007 tarihli genel kurulda gündeme alınıp «özel denetçi tayininin» reddine ilişkin genel kurul kararının bir nevi iptali isteği ile denetçi atanması talebinde bulunulduğu, «genel kurul kararlarının iptali» için açılacak davanın 3 aylık «hak düşürücü süreye» tabii olduğu, ayrıca davacının davayı açarken dava şartı olan şirketteki paylarını muteber bir bankaya da «rehin» etmediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine, TTK'nun 348 nci maddesinde genel kurulun özel denetçi atanması istemini reddetmesi halinde özel denetçi atanması için mahkemeye başvurulması hakkı öngörüldüğü, davanın açılması için istemde bulunanın pay senetlerini bir bankaya «depo» etmesi gerekir ise de, dava açıldığında böyle bir depo işlemi yapılmamışsa, mahkemece verilecek uygun bir süre içinde eksikliğin tamamlanabileceğinin dahi gözetilm …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12531 E. 2018/6449 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, 24.06.2013 tarihli genel kurulda alınan 3 nolu kararın iptaline, birleşen davadaki denetçi tayinine ilişkin talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», asıl ve birleşen davadaki diğer taleplerin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6684 E. , 2014/6017 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/12/2012
NUMARASI 2011/387-2012/621
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.12.2012 tarih ve 2011/387-2012/621 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %25 ortağı olduğunu, davalı şirketin muhasebe kayıtlarının müvekkilinden gizlendiğini, diğer ortakların kurdukları kollektif şirket aracılığı ile şirketi zarara uğrattıklarını, 25/02/2006 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda özel denetçi tayini isteminin haksız hukuka aykırı olarak reddedildiğini ileri sürerek, 25/12/2006 tarihinden geriye doğru iki yıllık hesapların incelenmesi için davalı şirkete özel denetçi tayin edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının şirket muhasebe kayıtlarının incelenmesi yönündeki talebinin yönetim kurulu tarafından reddedildiği iddiası kapsamında yapılan değerlendirmede uyuşmazlık tarihi itibari ile uygulanması gereken TTK 363/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin bilgi alma hakkının yönetim kurulu ve genel kurulun açık izni ile sağlanabileceği, yönetim kurulunun pay sahibine izin vermemesi halinde genel kurula itiraz edilebileceği ve genel kurulun da talebi reddetmesi durumunda genel kurul kararının iptali için dava açma olanağı bulunduğu, şirket defterlerinin incelenmesinin engellendiği iddiası ile özel denetçi tayini talep edilemeyeceği, her ne kadar TTK 348/2 maddesinde özel denetçi tayinine ilişkin nedenlerin varlığının kesin biçimde kanıtlanması şart kılınmamış ise de öne sürülen vakıaları az çok doğrulayan yeterli delil ve emare bulunması gerektiği, somut olayda dava dışı kollektif şirket ile düşük fiyattan alım satım akdi kurulduğu ve şirketin zarara uğratıldığı iddiası kapsamında somut bir belge ve delil sunulmadığı, özel denetçi tayinini gerekli kılan koşullar oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, (mülga) TTK 348/2 maddesine dayalı özel denetçi tayini istemine ilişkin olup; mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de; TTK 348. maddesinde Genel Kurul’un özel denetçi atanması istemini reddetmesi halinde yapılacak işlem konusunda özel düzenleme getirilmiş ve özel denetçi atanabilmesi için mahkemeye
başvurulması öngörülmüştür. Mahkemenin kararı ile özel denetçi seçimi isteminin reddine ilişkin Genel Kurul Kararı’nın iptali yoluna gidilmemektedir. Bu nedenle mahkemenin Genel Kurul Kararı’nın iptali için dava açılması yoluna gidilmesi gerektiğine ilişkin gerekçesi yerinde değildir. Özel denetçi tayinine dayanak yapılacak olan vakıalar yönünden kesin hüküm sözkonusu edilemeyeceğinden kesin delil aranmasının dayanağını bulmak güçtür. Kanun koyucu özel denetçi istemine ilişkin olarak öne sürülen vakıaları az çok doğrulayan delil ve emareleri yeterli saymıştır. Özel denetçinin çalışma alanlarına giren ve bunun sonucu ile ilgili bulunan bilançonun gerçekliğinin araştırılması istemlerinde özel denetçi atanması konusunda daha da ılımlı davranmak gerekmektedir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının bilançonun gerçekliği ve diğer hususlarda yeterli kanaat sağlayan delil göstermesinin imkansızlığı, davacı hakkındaki haksız rekabetin men’i davasının kesinleştiği ve ceza davasında da beraat kararı verildiği nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün mümeyyiz davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün mümeyyiz davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101879600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz