Gemi alacağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/10768 E. 2014/15315 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi alacağı↗ gemi alacaklısı hakkı↗ kanuni rehin hakkı↗ hmk 297↗ rehin hakkı↗ donatan↗ rehin↗ ihtiyati tedbir↗ olumsuz oy↗ alacak davası↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafından satılan malzeme bedellerinin gemi alacaklısı hakkı verip vermediği, kanuni rehin hakkı tanıyıp tanımadığı noktasında toplandığı, satıma konu yakıt püskürtme pompasının ana makina veya jeneratörler için talep edilip edilmediğinin belirsiz bulunduğu, zira jeneratörler için istenilmesi halinde gemi alacağı hakkının doğmayacağı, satım konusu malzemelerin, gemi kaptanınca zorunlu ve acil nedenlerle bizzat sipariş ve talep edildiğine dair de dosyaya bir belge sunulmadığı, bir adet malzemenin Rotterdam'dan talep edilip Amerika'nın J. Limanı'na gönderildiği, iki adet malzemenin ise teslim yerinin belli olmadığı, bu durumda söz konusu malzemelere dayalı alacağın gemi alacaklısı ve kanuni rehin hakkı veren bir alacak niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, daha önce verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davalının donatanı ve işletmecisi olduğu gemiye satılan malzeme bedellerinin tahsili ve kanuni rehin hakkı tanınması istemlerine ilişkin olup mahkemece kanuni rehin hakkı tesisine ilişkin talebin reddine karar verilmiş ise de davacının alacak davası hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Oysa gerek dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 388/son, gerekse de karar tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesinde, talep sonuçlarının her biri hakkında açık ve tereddüt uyandırmayacak bir biçimde karar verilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Bu itibarla, mahkemece davacının alacak davası hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4715 E. 2019/7460 K.
Ortak:gemi alacağı · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafından satılan malzeme bedellerinin «gemi alacaklısı hakkı» verip vermediği, «kanuni rehin hakkı» tanıyıp tanımadığı noktasında toplandığı, satıma konu yakıt püskürtme pompasının ana makina veya jeneratörler için talep edilip edilmediğinin belirsiz bulunduğu, zira jeneratörler için istenilmesi halinde «gemi alacağı» hakkının doğmayacağı, satım konusu malzemelerin, gemi kaptanınca zorunlu ve acil nedenlerle bizzat sipariş ve talep edildiğine dair de dosyaya bir belge sunulmadığ …
Limanı'na gönderildiği, iki adet malzemenin ise «teslim» yerinin belli olmadığı, bu durumda söz konusu malzemelere dayalı alacağın gemi alacaklısı ve «kanuni rehin hakkı» veren bir alacak niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, daha önce verilen «ihtiyati tedbir» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
2-Dava, davalının «donatanı» ve işletmecisi olduğu gemiye satılan malzeme bedellerinin tahsili ve «kanuni rehin hakkı» tanınması istemlerine ilişkin olup mahkemece kanuni rehin hakkı tesisine ilişkin talebin reddine karar verilmiş ise de davacının «alacak davası» hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Benzer bu kararda… iğine dair de dosyaya bir belge sunulmadığı, bir adet malzemenin Rotterdam'dan talep edilip Amerika'nın Jacksonville Limanı'na gönderildiği, iki adet malzemenin ise «teslim» yerinin belli olmadığı, bu durumda söz konusu malzemelere dayalı alacağın gemi alacaklısı ve «kanuni rehin hakkı» veren bir alacak niteliğinde olmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «gemi alacağı» bedelinin tahsili ile «kanuni rehin hakkı» istemine ilişkin olup, mahkemece alacak hakkı ispatlanamadığından her iki talebin de reddine karar verilmiştir.
21.02.2012 tarihli bilirkişi raporunda, M/V SILKEBORG gemisi için yapılan malzeme alımının «gemi alacağı» niteliğinde olmadığı ve «kanuni rehin hakkı» vermediğinin belirtildiği anlaşılmış olup, dosya içerisindeki «fatura», «sipariş formu», «proforma fatura» ve diğer belge içerikleri ile bilirkişi raporu uyarınca davacının fatura içeriğindeki malzemeleri davalı tarafa sattığı ispat olunduğuna göre, mahkemece alacak tal …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sipariş formu · proforma fatura · direnme kararı · ba formu · fatura
Benzer bu kararda21.02.2012 tarihli bilirkişi raporunda, M/V SILKEBORG gemisi için yapılan malzeme alımının «gemi alacağı» niteliğinde olmadığı ve «kanuni rehin hakkı» vermediğinin belirtildiği anlaşılmış olup, dosya içerisindeki «fatura», «sipariş formu», «proforma fatura» ve diğer belge içerikleri ile bilirkişi raporu uyarınca davacının fatura içeriğindeki malzemeleri davalı tarafa sattığı ispat olunduğuna göre, mahkemece alacak tal …
Bu kez yerel mahkemece «direnme» kararı verilerek bozulan karardaki gerekçeye ek olarak alacak davasının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle alacak ve «kanuni rehin hakkı» talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiş Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/11-2223 E. - 2019/478 K. sayılı ilamı ile «direnme» kararının yeni hüküm olduğu belirtilerek dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiş, süresi içinde karar düzeltme de talep edilmeyerek temyiz itirazları Dairemizce incelenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3921 E. 2023/4343 K.
Ortak:gemi alacağı · gemi alacaklısı hakkı · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · donatan · rehin · ihtiyati tedbir · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafından satılan malzeme bedellerinin «gemi alacaklısı hakkı» verip vermediği, «kanuni rehin hakkı» tanıyıp tanımadığı noktasında toplandığı, satıma konu yakıt püskürtme pompasının ana makina veya jeneratörler için talep edilip edilmediğinin belirsiz bulunduğu, zira jeneratörler için istenilmesi halinde «gemi alacağı» hakkının doğmayacağı, satım konusu malzemelerin, gemi kaptanınca zorunlu ve acil nedenlerle bizzat sipariş ve talep edildiğine dair de dosyaya bir belge sunulmadığ …
Limanı'na gönderildiği, iki adet malzemenin ise «teslim» yerinin belli olmadığı, bu durumda söz konusu malzemelere dayalı alacağın gemi alacaklısı ve «kanuni rehin hakkı» veren bir alacak niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, daha önce verilen «ihtiyati tedbir» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
2-Dava, davalının «donatanı» ve işletmecisi olduğu gemiye satılan malzeme bedellerinin tahsili ve «kanuni rehin hakkı» tanınması istemlerine ilişkin olup mahkemece kanuni rehin hakkı tesisine ilişkin talebin reddine karar verilmiş ise de davacının «alacak davası» hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Benzer bu karardaDAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının «donatanı» ve/veya işletmecisi olduğu İtalyan bayraklı gemiye, Rotterdam Limanı'nda bulunduğu sırada geminin seferini tamamlayabilmesi için gerekli gemi parça ve malzemelerinin, gemi kaptanının talebi üzerince müvekkillerince verildiğini ancak malzeme bedellerinin ödenmediğini, söz konusu geminin, Gemlik Limanı'na gelmesi üzerine alınan «ihtiyati tedbir» kararı ile seferden men edildiğini, müvekkili şirketlerin alacağının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1235 inci maddesi kapsamında «gemi alacaklısı hakkı» veren bir alacak olduğunu, aynı Kanun'un 1236 ncı maddesi uyarınca da bu hakkın sahibine, gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» verdiğini ileri sürerek, 28.000,00 euronun faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilleri lehine kanuni rehin hakkının tanınmasına karar verilmesini talep et …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisindeki «fatura», «sipariş formu», «proforma fatura» ve diğer belge içerikleri ile bilirkişi raporu uyarınca davacının fatura içeriğindeki malzemeleri davalı tarafa sattığı, bir alacağın «kanuni rehin hakkı» tanınmasını sağlaması için; bu harcamanın geminin seyri için zorunlu ve acilen temini gereken malzeme olması, kaptanın «donatandan» bunların teminini yahut bu konuda kendisine «yetki» verilmesini donatandan talep edemeyecek olması ve kaptanın bu harcamaları mecburen kaptanlık görevinin icrası kapsamında bizzat yapmak durumunda kalması gerektiği, faturaya konu malzemelerin gemi kaptanınca zorunlu ve acil nedenlerle bizzat sipariş ve talep edildiğini gösteren herhangi bir olgu bulunmadığı, Bir adet malzemenin Roterdam'dan talep edilip Amerika'nın Jaksonville Limanına gönderildiği, iki adet malzemenin ise «teslim» yerinin belli olmadığı, bu nedenlerle dosyada bahsi geçen malzemelerin alacağın kanuni rehin hakkı veren bir alacak niteliğinde olmadığından davacının kanuni rehin …
… iğine dair de dosyaya bir belge sunulmadığı, bir adet malzemenin Rotterdam'dan talep edilip Amerika'nın Jacksonville Limanı'na gönderildiği, iki adet malzemenin ise «teslim» yerinin belli olmadığı, bu durumda söz konusu malzemelere dayalı alacağın gemi alacaklısı ve «kanuni rehin hakkı» veren bir alacak niteliğinde olmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yabancılık teminatı · sipariş formu · proforma fatura · gemi sicili · ba/bs formları · yetki itirazı · ba formu · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Türk Mahkemelerinin «yetkisiz» olduğunu, gerek davacıların gerek ise müvekkilin yurt dışında mukim olduğu, «uyuşmazlık konusu» olayın yurt dışında gerçekleştiği ve dava konusu M/V SILKEBORG isimli geminin İtalyan bayraklı olduğu, bu bağlamda Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı olmadığı göz önüne alındığında davanın Türkiyede Türk Mahkemelerinde görülmesi mümkün olmadığını, Mahkemenin gerekçeli kararında «ihtiyati tedbir» talebinin geminin Bursa Gemlik Limanında bağlı olduğu sırada talep edilmiş olmasına istinaden «yetki itirazlarının» reddedildiğini, yabancı mahkemelerinin yetkili olduğunun tespiti sonrasın somut olaya uygulanacak hukukun tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenle 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 22 nci maddesi hükmünün dikkate alınması gerektiğini, dava konusu taşıma aracı bir gemi yani deniz taşıma aracı olduğuna göre, somut uyuşmazlığın, M/V SILKEBORG isimli «geminin sicil» yeri yahut bağlama limanı hukukuna tabi olacağını, davacıların yurt dışında mukim olduğundan Mahkemece belirlenecek «yabancılık teminatının» dosyaya sunmaları gerektiğini, davanın açıldığı tarihten bugüne kadar Sayın Mahkemelerce de herhangi bir şekilde faturaların usule uygun olup olmadığı, alacağın ispatı noktasında tarafların «ticari defterleri» üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılması konusunda bir karara varılmadığını, yabancı bir şirket tarafından düzenlenmiş faturaların geçerliliği ve bunların iddia olunan alacağı ispata yarar nitelikte olduğu konusunda değerlendirmeler hiçbir şekilde Türk hukukuna göre yapılamayacağını, davacı tarafın sunduğu belgeler arasında müvekkilinin iddia olunan mal veya hizmeti aldığını gösteren hiçbir delilin mevcut olmadığını, gemi kaptanınca sipariş edildiği iddia olunan malzemelere ilişkin düzenlenen satın alma sipariş «formlarında» kaptanın imzası ve/veya gemi mührü bulunmadığını, davacılar tarafından dosyaya sunulan faturalardan görüldüğü üzere «fatura» tutarları toplamı 28.000,00 euro değerinde olmayıp, herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, 16.859,47 euro tutarında olduğunu belirterek, kararın bozulmasın …
… izin 25.11.2019 tarih, 2019/4715 E. ve 2019/7460 K. sayılı kararı ile ‘’..21.02.2012 tarihli bilirkişi raporunda, M/V SILKEBORG gemisi için yapılan malzeme alımının «gemi alacağı» niteliğinde olmadığı ve «kanuni rehin hakkı» vermediğinin belirtildiği anlaşılmış olup, dosya içerisindeki «fatura», «sipariş formu», «proforma fatura» ve diğer belge içerikleri ile bilirkişi raporu uyarınca davacının fatura içeriğindeki malzemeleri davalı tarafa sattığı ispat olunduğuna göre, Mahkemece alacak tal …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisindeki «fatura», «sipariş formu», «proforma fatura» ve diğer belge içerikleri ile bilirkişi raporu uyarınca davacının fatura içeriğindeki malzemeleri davalı tarafa sattığı, bir alacağın «kanuni rehin hakkı» tanınmasını sağlaması için; bu harcamanın geminin seyri için zorunlu ve acilen temini gereken malzeme olması, kaptanın «donatandan» bunların teminini yahut bu konuda kendisine «yetki» verilmesini donatandan talep edemeyecek olması ve kaptanın bu harcamaları mecburen kaptanlık görevinin icrası kapsamında bizzat yapmak durumunda kalması gerektiği, faturaya konu malzemelerin gemi kaptanınca zorunlu ve acil nedenlerle bizzat sipariş ve talep edildiğini gösteren herhangi bir olgu bulunmadığı, Bir adet malzemenin Roterdam'dan talep edilip Amerika'nın Jaksonville Limanına gönderildiği, iki adet malzemenin ise «teslim» yerinin belli olmadığı, bu nedenlerle dosyada bahsi geçen malzemelerin alacağın kanuni rehin hakkı veren bir alacak niteliğinde olmadığından davacının kanuni rehin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4600 E. 2012/12161 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:makine kırılması sigortası · işyeri sigorta poliçesi · sigorta tazminatı · sigorta ettiren · işyeri sigortası · acentelik · ek prim · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kiralamış olduğu jeneratörün konusunu oluşturduğu yangın «sigorta poliçesi» ile «makine kırılması sigorta» poliçesinde davacının sigortalı değil «sigorta ettiren» konumunda bulunduğu, bu nedenle davacının bu poliçelere dayalı olarak davalıdan «hasar» bedelini isteyemeyeceği, davalı tarafından düzenlenen «işyeri sigorta poliçesinin» ilk taksitinin ödenmesinden önce davaya konu hasarın meydana geldiği, bu dönemde sigortacının sorumluluğu başlamadığından bu poliçeye dayalı olarak da davacıya has …
Dava, jeneratör hasarından kaynaklanan «sigorta tazminatının» tahsili istemine ilişkin olup jeneratörün bulunduğu işyerinin davalı ... şirketi tarafından yapılan «işyeri sigorta poliçesi» ile sigortalandığı gibi ayrıca söz konusu jeneratörün de yine davalı şirketçe yangın ve «makine kırılması sigorta» poliçesi ile sigortalandığı anlaşılmaktadır.
Çifte sigorta durumunda «geçersizlik» söz konusu olacağından öncelikle mahkemece «hasarın» hangi poliçe kapsamında olduğu belirlenip ve TTK'nun 1346.maddesi hükmü uyarınca poliçe aslı bulunmak kaydıyla «sigorta ettirenin» de dava açabileceği nazara alınıp, öte yandan davacı kendi kredi bilgilerini poliçeyi düzenleyen «acenteye» verdiğini ileri sürdüğüne göre anılan tarihte ilgili hesapta para bulunması halinde sigorta «priminin» ödenmemesinden davacının sorumlu tutulamayacağının düşünülüp oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hük …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/10768 E. , 2014/15315 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 28/02/2013
NUMARASI 2012/598-2013/79
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.02.2013 tarih ve 2012/598-2013/79 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.10.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. N.G. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalının donatanı ve/veya işletmecisi olduğu İtalyan bayraklı gemiye, R. Limanı'nda bulunduğu sırada geminin seferini tamamlayabilmesi için gerekli gemi parça ve malzemelerinin, gemi kaptanının talebi üzerince müvekkillerince verildiğini, ancak malzeme bedellerinin ödenmediğini, söz konusu geminin, Gemlik Limanı'na gelmesi üzerine alınan ihtiyati tedbir kararı ile seferden men edildiğini, müvekkili şirketlerin alacağının TTK'nın 1235. maddesi kapsamında gemi alacaklısı hakkı veren bir alacak olduğunu, aynı Kanun'un 1236. maddesi uyarınca da bu hakkın sahibine, gemi üzerinde kanuni rehin hakkı verdiğini ileri sürerek, 28.000 Euro'nun faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilleri lehine kanuni rehin hakkının tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacının belirttiği malzemeye dayalı alacağın TTK'nın 1235. ve 1236. maddeleri kapsamında olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafından satılan malzeme bedellerinin gemi alacaklısı hakkı verip vermediği, kanuni rehin hakkı tanıyıp tanımadığı noktasında toplandığı, satıma konu yakıt püskürtme pompasının ana makina veya jeneratörler için talep edilip edilmediğinin belirsiz bulunduğu, zira jeneratörler için istenilmesi halinde gemi alacağı hakkının doğmayacağı, satım konusu malzemelerin, gemi kaptanınca zorunlu ve acil nedenlerle bizzat sipariş ve talep edildiğine dair de dosyaya bir belge sunulmadığı, bir adet malzemenin Rotterdam'dan talep edilip Amerika'nın J. Limanı'na gönderildiği, iki adet malzemenin ise teslim yerinin belli olmadığı, bu durumda söz konusu malzemelere dayalı alacağın gemi alacaklısı ve kanuni rehin hakkı veren bir alacak niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, daha önce verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davalının donatanı ve işletmecisi olduğu gemiye satılan malzeme bedellerinin tahsili ve kanuni rehin hakkı tanınması istemlerine ilişkin olup mahkemece kanuni rehin hakkı tesisine ilişkin talebin reddine karar verilmiş ise de davacının alacak davası hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Oysa gerek dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 388/son, gerekse de karar tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesinde, talep sonuçlarının her biri hakkında açık ve tereddüt uyandırmayacak bir biçimde karar verilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Bu itibarla, mahkemece davacının alacak davası hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 09.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101959100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz