6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Öncelikli uyuşmazlık

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8112 E. 2014/747 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sulh ve ibra protokolü limited şirket hisse devri geçerlilik şartı fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması mücbir sebep ibra hisse devri cezai şart ipotek hisse devir sözleşmesi denetime elverişlilik kefalet protokol limited şirket sulh eksik inceleme teminat

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 520

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece,toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, 15/01/2008 tarihli hisse devir sözleşmesi-sulh ve ibra protokolü gereğince tarafların ortağı olduğu dava dışı Y. Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti'nin Halk […] Şubesi'ne olan borcunun süresinde ödenip, ipotek ve kefaletlerin çözüleceğinin kararlaştırıldığı, kararlaştırılan hisse devir bedelinin sözleşmede belirtilen süreden sonra, ancak davadan evvel ödenmiş bulunduğu, fakat gerek devir bedelinin ödenmesi gerekse de şirketin bankaya olan borçlarının tamamen ödenip teminatların kaldırılmasının taraflar arasında açık ve net şekilde süreye tabi tutulduğu, belirtilen sürede ödenmediği takdirde cezai şartın öngörüldüğü, gerek hisse devir bedeli ve gerekse de bankaya olan borcun zamanında ödenmediği ve teminatların zamanında kaldırılmadığı, bu nedenle davacının cezai şartı hakettiği, davalının mücbir sebep itirazının yerinde olmadığı, olayda mücbir sebep koşullarının oluşmadığı, ayrıca istenilen cezai şart miktarınında normal olduğu gerekçesiyle davacının davasının cezai şart yönünden kabulü ile istemle bağlı kalınarak 9.000,00 TL cezai şart bedelinin davalıdan tahsiline, cezai şartla ilgili olarak fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, hisse devir bedeli ödenmiş bulunduğundan buna yönelik istemin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalı temyiz etmiştir

1- Dava, 15.01.2008 tarihli limitet şirket hisse devir sözleşmesi, sulh ve ibra protokolüne dayalı cezai şart ve hisse devir bedeli alacağının tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, davalı devralanın anılan sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerine aykırı davranıp davranmadığı, bu bağlamda cezai şart borcundan sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.

Somut olayda davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen sözleşme kapsamında müvekkiline ait dava dışı limitet şirket hisselerinin davalıya devrinin öngörüldüğünü, bu kapsamda davalı tarafından hisse bedellerinin ödenerek hisselerin devralındığını, ancak davalının anılan sözleşme kapsamında 60 gün içinde bankalar nezdindeki kredilerden kaynaklanan kredi kefaletlerinin kaldırılması vaadinde bulunmasına karşın bu sorumluluğunu yerine getirmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içerisinde mevcut taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme incelendiğinde, davalının davacıya ait limitet şirket hisselerini devralmasının kararlaştırıldığı, bu kapsamda davalıya dava konusu başkaca yan edim yükümlerinin de yüklendiği anlaşılmaktadır. Ancak, davalı tarafından gerek yargılama sırasında gerekse temyiz dilekçesinde dava dışı limitet şirketin diğer ortakları tarafından açılan dava sonucunda mahkemece verilen iptal kararı ile sözleşmeye konu hisseleri edinemediği savunulmasına rağmen mahkemece sonuca etkili bu savunma üzerinde durulup değerlendirilmemiştir.

Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, limitet şirket hisse devri işlemlerini düzenleyen 6762 sayılı TTK’nın 520'nci maddesi gereğince yapılması gereken işlemlerin geçerlilik şartı mahiyetinde bulunduğu göz önünde bulundurulmak suretiyle, taraflarca yapılan hisse devir işleminin geçerlilik şartına uygun şekilde yapılıp yapılmadığı ve bu konuda varlığı ileri sürülen iptal kararının davalının sözleşmeye konu hisseleri edinmesine engel teşkil edip etmediği üzerinde denetime elverişli bir şekilde durulmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin tüm, davalının diğer temyiz itirazların incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Cezai şart alacağının tahsili | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7521 E. 2013/22337 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Mücbir sebep

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13332 E. 2011/5945 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/862 E. 2020/4757 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18047 E. 2013/15799 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/8112 E.  ,  2014/747 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/12/2011

NUMARASI 2009/224-2011/211

Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2011 tarih ve 2009/224-2011/211 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalı tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.01.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu dava dışı Y. Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti'deki toplam 32 payını 15/01/2008 tarihli hisse devir sözleşmesi, sulh-ibra protokolu ile 480.000,00 YTL karşılığında davalı ve davalının belirtiği diğer paydaşlara devrettiğini, sözleşmede tarafların karşılıklı sorumluluklarının ve cezai şartın düzenlendiğini, yine sözleşmede davalının 60 gün içinde dava dışı şirketin […] Şubesi'ne olan kredi borcunun kapatılmasının kararlaştırılmasına rağmen davalının buna uymadığını, çekilen ihtarnemeden de bir sonuç alınamadığını, davalının sözleşmenin sorumluluk ve cezai şarta ilişkin kısımlarının ihlal ettiğini ileri sürerek, şimdilik 10.000 YTL cezai şartın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, sözleşme şartlarının müvekkili tarafından değil davacı tarafından ihlal edildiğini, hisse devir bedelinin verilen çeklerle tamamen ödendiğini, cezai şartla ilgili olarak müvekkilinin herhangibir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşmede belirtilen cezai şarta konu Trabzon Halk Bankası nezdindeki şirket borçlarının ödenmesi ile ipotek ve kefaletlerin çözülmesi noktasında müvekkilinin azami gayret gösterdiğini, fakat elinde olmayan nedenlerle borcun ödenemediğini, Halk Bankası'na olan borcun ödenmemesinde müvekkilinin herhangibir kusuru bulunmadığından sözleşmeye göre cezai şart istenmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece,toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, 15/01/2008 tarihli hisse devir sözleşmesi-sulh ve ibra protokolü gereğince tarafların ortağı olduğu dava dışı Y. Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti'nin Halk […] Şubesi'ne olan borcunun süresinde ödenip, ipotek ve kefaletlerin çözüleceğinin kararlaştırıldığı, kararlaştırılan hisse devir bedelinin sözleşmede belirtilen süreden sonra, ancak davadan evvel ödenmiş bulunduğu, fakat gerek devir bedelinin ödenmesi gerekse de şirketin bankaya olan borçlarının tamamen ödenip teminatların kaldırılmasının taraflar arasında açık ve net şekilde süreye tabi tutulduğu, belirtilen sürede ödenmediği takdirde cezai şartın öngörüldüğü, gerek hisse devir bedeli ve gerekse de bankaya olan borcun zamanında ödenmediği ve teminatların zamanında kaldırılmadığı, bu nedenle davacının cezai şartı hakettiği, davalının mücbir sebep itirazının yerinde olmadığı, olayda mücbir sebep koşullarının oluşmadığı, ayrıca istenilen cezai şart miktarınında normal olduğu gerekçesiyle davacının davasının cezai şart yönünden kabulü ile istemle bağlı kalınarak 9.000,00 TL cezai şart bedelinin davalıdan tahsiline, cezai şartla ilgili olarak fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, hisse devir bedeli ödenmiş bulunduğundan buna yönelik istemin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalı temyiz etmiştir

1- Dava, 15.01.2008 tarihli limitet şirket hisse devir sözleşmesi, sulh ve ibra protokolüne dayalı cezai şart ve hisse devir bedeli alacağının tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, davalı devralanın anılan sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerine aykırı davranıp davranmadığı, bu bağlamda cezai şart borcundan sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.

Somut olayda davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen sözleşme kapsamında müvekkiline ait dava dışı limitet şirket hisselerinin davalıya devrinin öngörüldüğünü, bu kapsamda davalı tarafından hisse bedellerinin ödenerek hisselerin devralındığını, ancak davalının anılan sözleşme kapsamında 60 gün içinde bankalar nezdindeki kredilerden kaynaklanan kredi kefaletlerinin kaldırılması vaadinde bulunmasına karşın bu sorumluluğunu yerine getirmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içerisinde mevcut taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme incelendiğinde, davalının davacıya ait limitet şirket hisselerini devralmasının kararlaştırıldığı, bu kapsamda davalıya dava konusu başkaca yan edim yükümlerinin de yüklendiği anlaşılmaktadır.

Ancak, davalı tarafından gerek yargılama sırasında gerekse temyiz dilekçesinde dava dışı limitet şirketin diğer ortakları tarafından açılan dava sonucunda mahkemece verilen iptal kararı ile sözleşmeye konu hisseleri edinemediği savunulmasına rağmen mahkemece sonuca etkili bu savunma üzerinde durulup değerlendirilmemiştir.

Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, limitet şirket hisse devri işlemlerini düzenleyen 6762 sayılı TTK’nın 520'nci maddesi gereğince yapılması gereken işlemlerin geçerlilik şartı mahiyetinde bulunduğu göz önünde bulundurulmak suretiyle, taraflarca yapılan hisse devir işleminin geçerlilik şartına uygun şekilde yapılıp yapılmadığı ve bu konuda varlığı ileri sürülen iptal kararının davalının sözleşmeye konu hisseleri edinmesine engel teşkil edip etmediği üzerinde denetime elverişli bir şekilde durulmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin tüm, davalının diğer temyiz itirazların incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalının ise diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 14.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101946000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.