Öncelikli uyuşmazlık
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8112 E. 2014/747 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sulh ve ibra protokolü↗ limited şirket hisse devri↗ geçerlilik şartı↗ fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması↗ mücbir sebep↗ ibra↗ hisse devri↗ cezai şart↗ ipotek↗ hisse devir sözleşmesi↗ denetime elverişlilik↗ kefalet↗ protokol↗ limited şirket↗ sulh↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece,toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, 15/01/2008 tarihli hisse devir sözleşmesi-sulh ve ibra protokolü gereğince tarafların ortağı olduğu dava dışı Y. Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti'nin Halk […] Şubesi'ne olan borcunun süresinde ödenip, ipotek ve kefaletlerin çözüleceğinin kararlaştırıldığı, kararlaştırılan hisse devir bedelinin sözleşmede belirtilen süreden sonra, ancak davadan evvel ödenmiş bulunduğu, fakat gerek devir bedelinin ödenmesi gerekse de şirketin bankaya olan borçlarının tamamen ödenip teminatların kaldırılmasının taraflar arasında açık ve net şekilde süreye tabi tutulduğu, belirtilen sürede ödenmediği takdirde cezai şartın öngörüldüğü, gerek hisse devir bedeli ve gerekse de bankaya olan borcun zamanında ödenmediği ve teminatların zamanında kaldırılmadığı, bu nedenle davacının cezai şartı hakettiği, davalının mücbir sebep itirazının yerinde olmadığı, olayda mücbir sebep koşullarının oluşmadığı, ayrıca istenilen cezai şart miktarınında normal olduğu gerekçesiyle davacının davasının cezai şart yönünden kabulü ile istemle bağlı kalınarak 9.000,00 TL cezai şart bedelinin davalıdan tahsiline, cezai şartla ilgili olarak fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, hisse devir bedeli ödenmiş bulunduğundan buna yönelik istemin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı temyiz etmiştir
1- Dava, 15.01.2008 tarihli limitet şirket hisse devir sözleşmesi, sulh ve ibra protokolüne dayalı cezai şart ve hisse devir bedeli alacağının tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, davalı devralanın anılan sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerine aykırı davranıp davranmadığı, bu bağlamda cezai şart borcundan sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen sözleşme kapsamında müvekkiline ait dava dışı limitet şirket hisselerinin davalıya devrinin öngörüldüğünü, bu kapsamda davalı tarafından hisse bedellerinin ödenerek hisselerin devralındığını, ancak davalının anılan sözleşme kapsamında 60 gün içinde bankalar nezdindeki kredilerden kaynaklanan kredi kefaletlerinin kaldırılması vaadinde bulunmasına karşın bu sorumluluğunu yerine getirmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içerisinde mevcut taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme incelendiğinde, davalının davacıya ait limitet şirket hisselerini devralmasının kararlaştırıldığı, bu kapsamda davalıya dava konusu başkaca yan edim yükümlerinin de yüklendiği anlaşılmaktadır. Ancak, davalı tarafından gerek yargılama sırasında gerekse temyiz dilekçesinde dava dışı limitet şirketin diğer ortakları tarafından açılan dava sonucunda mahkemece verilen iptal kararı ile sözleşmeye konu hisseleri edinemediği savunulmasına rağmen mahkemece sonuca etkili bu savunma üzerinde durulup değerlendirilmemiştir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, limitet şirket hisse devri işlemlerini düzenleyen 6762 sayılı TTK’nın 520'nci maddesi gereğince yapılması gereken işlemlerin geçerlilik şartı mahiyetinde bulunduğu göz önünde bulundurulmak suretiyle, taraflarca yapılan hisse devir işleminin geçerlilik şartına uygun şekilde yapılıp yapılmadığı ve bu konuda varlığı ileri sürülen iptal kararının davalının sözleşmeye konu hisseleri edinmesine engel teşkil edip etmediği üzerinde denetime elverişli bir şekilde durulmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin tüm, davalının diğer temyiz itirazların incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Cezai şart alacağının tahsili | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7521 E. 2013/22337 K.
Ortak:limited şirket hisse devri · geçerlilik şartı · hisse devri · cezai şart · ipotek · limited şirket
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, «limitet şirket hisse devri» işlemlerini düzenleyen 6762 sayılı TTK’nın 520'nci maddesi gereğince yapılması gereken işlemlerin «geçerlilik şartı» mahiyetinde bulunduğu göz önünde bulundurulmak suretiyle, taraflarca yapılan hisse devir işleminin geçerlilik şartına uygun şekilde yapılıp yapılmadığı ve bu konuda varlığı ileri sürülen iptal kararının davalının sözleşmeye konu hisseleri edinmesine engel teşkil edip etmediği üzerinde «denetime elverişli» bir şekilde durulmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Şubesi'ne olan borcunun süresinde ödenip, «ipotek» ve «kefaletlerin» çözüleceğinin kararlaştırıldığı, kararlaştırılan hisse devir bedelinin sözleşmede belirtilen süreden sonra, ancak davadan evvel ödenmiş bulunduğu, fakat gerek devir bedelinin ödenmesi gerekse de şirketin bankaya olan borçlarının tamamen ödenip «teminatların» kaldırılmasının taraflar arasında açık ve net şekilde süreye tabi tutulduğu, belirtilen sürede ödenmediği takdirde «cezai şartın» öngörüldüğü, gerek hisse devir bedeli ve gerekse de bankaya olan borcun zamanında ödenmediği ve teminatların zamanında kaldırılmadığı, bu nedenle davacının cezai şartı hakettiği, davalının «mücbir sebep» itirazının yerinde olmadığı, olayda mücbir sebep koşullarının oluşmadığı, ayrıca istenilen cezai şart miktarınında normal olduğu gerekçesiyle davacının davasının c …
Kararı, davacı vekili ile davalı temyiz etmiştir 1- Dava, 15.01.2008 tarihli «limitet şirket» «hisse devir sözleşmesi», «sulh» ve «ibra» «protokolüne» dayalı «cezai şart» ve hisse devir bedeli alacağının tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, davalı devralanın anılan sözleşmede kararlaştırılan yüküm …
Benzer bu kararda1- Dava «limitet şirket hisse devri» vaadi sözleşmesine dayalı olarak açılan «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı alıcının sözleşme yükümlülüklerine aykırılık sebebiyle cezai şart borcundan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bu kapsamda «limitet şirket hisse devri» işlemlerini düzenleyen 6762 sayılı TTK’nun 520'nci maddesi gereğince yapılması gereken işlemlerin «geçerlilik şartı» mahiyetinde bulunduğu göz önünde bulundurulmak suretiyle, taraflarca yapılan hisse devir işleminin geçerlilik şartına uygun şekilde yapılıp yapılmadığı ve bu konud …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «ipoteklerin» kaldırılması için ilgili bankaya önce şifaen daha sonra sözleşmede belirtilen süreden çok sonra yazılı olarak başvurduğu ve «olumsuz» cevap alındığının belirlendiği, bu şekilde sözleşmede tarafların karşılıklı iradesiyle kararlaştırılan «cezai şart» alacağının istenebilir duruma geldiği, cezai şarttan indirim yapılmasını gerektirecek yasal koşulların bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı b …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · işlemiş faiz · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · yasal faiz
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2008/9815 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının 1.200.000,00 TL ana para ve 6.000,00 TL «işlemiş faiz» yönünden iptaline, ana paraya takip tarihinden itibaren «yasal faiz» yürütülmesine, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «ipoteklerin» kaldırılması için ilgili bankaya önce şifaen daha sonra sözleşmede belirtilen süreden çok sonra yazılı olarak başvurduğu ve «olumsuz» cevap alındığının belirlendiği, bu şekilde sözleşmede tarafların karşılıklı iradesiyle kararlaştırılan «cezai şart» alacağının istenebilir duruma geldiği, cezai şarttan indirim yapılmasını gerektirecek yasal koşulların bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı b …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13332 E. 2011/5945 K.
Ortak:mücbir sebep
İncelediğiniz karardaŞubesi'ne olan borcunun süresinde ödenip, «ipotek» ve «kefaletlerin» çözüleceğinin kararlaştırıldığı, kararlaştırılan hisse devir bedelinin sözleşmede belirtilen süreden sonra, ancak davadan evvel ödenmiş bulunduğu, fakat gerek devir bedelinin ödenmesi gerekse de şirketin bankaya olan borçlarının tamamen ödenip «teminatların» kaldırılmasının taraflar arasında açık ve net şekilde süreye tabi tutulduğu, belirtilen sürede ödenmediği takdirde «cezai şartın» öngörüldüğü, gerek hisse devir bedeli ve gerekse de bankaya olan borcun zamanında ödenmediği ve teminatların zamanında kaldırılmadığı, bu nedenle davacının cezai şartı hakettiği, davalının «mücbir sebep» itirazının yerinde olmadığı, olayda mücbir sebep koşullarının oluşmadığı, ayrıca istenilen cezai şart miktarınında normal olduğu gerekçesiyle davacının davasının c …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, bilgisayarın bozulmasının «mücbir sebep» olarak değerlendirilemeyeceği, basiretli bir «tacir» gibi borçlarını takip etmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tacir
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, bilgisayarın bozulmasının «mücbir sebep» olarak değerlendirilemeyeceği, basiretli bir «tacir» gibi borçlarını takip etmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/862 E. 2020/4757 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:e-defter
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece bozma ilamına uyulması halinde davacı şirket «defter» ve muhasebe kayıtlarına göre davalıya nakit olarak yapıldığı görülen ödemelerin davalının varlığını iddia ettiği ücret alacağı olarak ödenip ödenmediğinin değerlendirilecek olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18047 E. 2013/15799 K.
Ortak:hisse devir sözleşmesi · protokol · limited şirket
İncelediğiniz karardaKararı, davacı vekili ile davalı temyiz etmiştir 1- Dava, 15.01.2008 tarihli «limitet şirket» «hisse devir sözleşmesi», «sulh» ve «ibra» «protokolüne» dayalı «cezai şart» ve hisse devir bedeli alacağının tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, davalı devralanın anılan sözleşmede kararlaştırılan yüküm …
Mahkemece,toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, 15/01/2008 tarihli «hisse devir sözleşmesi»-«sulh» ve «ibra» «protokolü» gereğince tarafların ortağı olduğu dava dışı Y.
Somut olayda davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen sözleşme kapsamında müvekkiline ait dava dışı «limitet şirket» hisselerinin davalıya devrinin öngörüldüğünü, bu kapsamda davalı tarafından hisse bedellerinin ödenerek hisselerin devralındığını, ancak davalının anılan sözleşme kapsamında 60 gün içinde bankalar nezdindeki kredilerden kaynaklanan kredi «kefaletlerinin» kaldırılması vaadinde bulunmasına karşın bu sorumluluğunu yerine getirmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değini …
Benzer bu karardaDavacı, dava dışı «limited şirketteki» hissesini davalının belirlediği «üçüncü kişiye» devrettiğini, ancak bu hisse karşılığında 15.11.2010 tarihine kadar ödenmesi gereken 100.000 Euro'nun ödenmediğini ileri sürmüş olup mahkemece taraflar arasında noter vasıtasıyla düzenlenen «hisse devir sözleşmesinde» devir bedelinin tamamının ödendiğinin yazılı olduğu ve aksinin usulünce ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyaya davacı tarafça sunulan 15.11.2008 tarihli «protokolde» söz konusu hisse satış bedelinin 100.000 Euro olarak belirlendiği ve bu bedelin 2 yıl içinde ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
O halde, noterde düzenlenen «hisse devir sözleşmesindeki» «bedelin muvazaalı» olduğu, bunun aksinin gerek davacı tarafça sunulan ve «imzası inkar» edilmeyen «protokolle», gerekse davalının «ikrarı» ile ispat olunduğu kabul edilerek, bu protokoldeki bedelin ödenip ödenmediğinin araştırılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şeki …
… psamına göre, icra takibine dayanak yapılan 15.11.2008 tarihli sözleşmenin, her iki tarafa borç yükleyen şartlı sözleşme niteliğinde olduğu, noterde yapılan geçerli «hisse devir sözleşmesine» rağmen devir bedelinin alınmadığı iddiasının davacı tarafça yeterli ve geçerli delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine, davacının «kötüniyeti» ispat edilemediğinden davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedelde muvazaa · imza inkarı · muvazaa · ikrar · icra takibine itiraz · üçüncü kişi · kötüniyet
Benzer bu karardaO halde, noterde düzenlenen «hisse devir sözleşmesindeki» «bedelin muvazaalı» olduğu, bunun aksinin gerek davacı tarafça sunulan ve «imzası inkar» edilmeyen «protokolle», gerekse davalının «ikrarı» ile ispat olunduğu kabul edilerek, bu protokoldeki bedelin ödenip ödenmediğinin araştırılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şeki …
… psamına göre, icra takibine dayanak yapılan 15.11.2008 tarihli sözleşmenin, her iki tarafa borç yükleyen şartlı sözleşme niteliğinde olduğu, noterde yapılan geçerli «hisse devir sözleşmesine» rağmen devir bedelinin alınmadığı iddiasının davacı tarafça yeterli ve geçerli delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine, davacının «kötüniyeti» ispat edilemediğinden davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket» hisse devir bedelinin tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı, dava dışı «limited şirketteki» hissesini davalının belirlediği «üçüncü kişiye» devrettiğini, ancak bu hisse karşılığında 15.11.2010 tarihine kadar ödenmesi gereken 100.000 Euro'nun ödenmediğini ileri sürmüş olup mahkemece taraflar arasında noter vasıtasıyla düzenlenen «hisse devir sözleşmesinde» devir bedelinin tamamının ödendiğinin yazılı olduğu ve aksinin usulünce ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyaya davacı tarafça sunulan 15.11.2008 tarihli «protokolde» söz konusu hisse satış bedelinin 100.000 Euro olarak belirlendiği ve bu bedelin 2 yıl içinde ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/8112 E. , 2014/747 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/12/2011
NUMARASI 2009/224-2011/211
Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2011 tarih ve 2009/224-2011/211 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalı tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.01.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu dava dışı Y. Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti'deki toplam 32 payını 15/01/2008 tarihli hisse devir sözleşmesi, sulh-ibra protokolu ile 480.000,00 YTL karşılığında davalı ve davalının belirtiği diğer paydaşlara devrettiğini, sözleşmede tarafların karşılıklı sorumluluklarının ve cezai şartın düzenlendiğini, yine sözleşmede davalının 60 gün içinde dava dışı şirketin […] Şubesi'ne olan kredi borcunun kapatılmasının kararlaştırılmasına rağmen davalının buna uymadığını, çekilen ihtarnemeden de bir sonuç alınamadığını, davalının sözleşmenin sorumluluk ve cezai şarta ilişkin kısımlarının ihlal ettiğini ileri sürerek, şimdilik 10.000 YTL cezai şartın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme şartlarının müvekkili tarafından değil davacı tarafından ihlal edildiğini, hisse devir bedelinin verilen çeklerle tamamen ödendiğini, cezai şartla ilgili olarak müvekkilinin herhangibir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşmede belirtilen cezai şarta konu Trabzon Halk Bankası nezdindeki şirket borçlarının ödenmesi ile ipotek ve kefaletlerin çözülmesi noktasında müvekkilinin azami gayret gösterdiğini, fakat elinde olmayan nedenlerle borcun ödenemediğini, Halk Bankası'na olan borcun ödenmemesinde müvekkilinin herhangibir kusuru bulunmadığından sözleşmeye göre cezai şart istenmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, 15/01/2008 tarihli hisse devir sözleşmesi-sulh ve ibra protokolü gereğince tarafların ortağı olduğu dava dışı Y. Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti'nin Halk […] Şubesi'ne olan borcunun süresinde ödenip, ipotek ve kefaletlerin çözüleceğinin kararlaştırıldığı, kararlaştırılan hisse devir bedelinin sözleşmede belirtilen süreden sonra, ancak davadan evvel ödenmiş bulunduğu, fakat gerek devir bedelinin ödenmesi gerekse de şirketin bankaya olan borçlarının tamamen ödenip teminatların kaldırılmasının taraflar arasında açık ve net şekilde süreye tabi tutulduğu, belirtilen sürede ödenmediği takdirde cezai şartın öngörüldüğü, gerek hisse devir bedeli ve gerekse de bankaya olan borcun zamanında ödenmediği ve teminatların zamanında kaldırılmadığı, bu nedenle davacının cezai şartı hakettiği, davalının mücbir sebep itirazının yerinde olmadığı, olayda mücbir sebep koşullarının oluşmadığı, ayrıca istenilen cezai şart miktarınında normal olduğu gerekçesiyle davacının davasının cezai şart yönünden kabulü ile istemle bağlı kalınarak 9.000,00 TL cezai şart bedelinin davalıdan tahsiline, cezai şartla ilgili olarak fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, hisse devir bedeli ödenmiş bulunduğundan buna yönelik istemin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı temyiz etmiştir
1- Dava, 15.01.2008 tarihli limitet şirket hisse devir sözleşmesi, sulh ve ibra protokolüne dayalı cezai şart ve hisse devir bedeli alacağının tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, davalı devralanın anılan sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerine aykırı davranıp davranmadığı, bu bağlamda cezai şart borcundan sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen sözleşme kapsamında müvekkiline ait dava dışı limitet şirket hisselerinin davalıya devrinin öngörüldüğünü, bu kapsamda davalı tarafından hisse bedellerinin ödenerek hisselerin devralındığını, ancak davalının anılan sözleşme kapsamında 60 gün içinde bankalar nezdindeki kredilerden kaynaklanan kredi kefaletlerinin kaldırılması vaadinde bulunmasına karşın bu sorumluluğunu yerine getirmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içerisinde mevcut taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme incelendiğinde, davalının davacıya ait limitet şirket hisselerini devralmasının kararlaştırıldığı, bu kapsamda davalıya dava konusu başkaca yan edim yükümlerinin de yüklendiği anlaşılmaktadır.
Ancak, davalı tarafından gerek yargılama sırasında gerekse temyiz dilekçesinde dava dışı limitet şirketin diğer ortakları tarafından açılan dava sonucunda mahkemece verilen iptal kararı ile sözleşmeye konu hisseleri edinemediği savunulmasına rağmen mahkemece sonuca etkili bu savunma üzerinde durulup değerlendirilmemiştir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, limitet şirket hisse devri işlemlerini düzenleyen 6762 sayılı TTK’nın 520'nci maddesi gereğince yapılması gereken işlemlerin geçerlilik şartı mahiyetinde bulunduğu göz önünde bulundurulmak suretiyle, taraflarca yapılan hisse devir işleminin geçerlilik şartına uygun şekilde yapılıp yapılmadığı ve bu konuda varlığı ileri sürülen iptal kararının davalının sözleşmeye konu hisseleri edinmesine engel teşkil edip etmediği üzerinde denetime elverişli bir şekilde durulmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin tüm, davalının diğer temyiz itirazların incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalının ise diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 14.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101946000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz