Cezai şart alacağının tahsili | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7521 E. 2013/22337 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket hisse devri↗ geçerlilik şartı↗ hisse devri↗ cezai şart↗ ipotek↗ olumsuz oy↗ işlemiş faiz↗ limited şirket↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ipoteklerin kaldırılması için ilgili bankaya önce şifaen daha sonra sözleşmede belirtilen süreden çok sonra yazılı olarak başvurduğu ve olumsuz cevap alındığının belirlendiği, bu şekilde sözleşmede tarafların karşılıklı iradesiyle kararlaştırılan cezai şart alacağının istenebilir duruma geldiği, cezai şarttan indirim yapılmasını gerektirecek yasal koşulların bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun Trabzon 3. İcra Müdürlüğü'nün 2008/9815 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının 1.200.000,00 TL ana para ve 6.000,00 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, ana paraya takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava limitet şirket hisse devri vaadi sözleşmesine dayalı olarak açılan cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı alıcının sözleşme yükümlülüklerine aykırılık sebebiyle cezai şart borcundan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen sözleşme kapsamında müvekkiline ait dava dışı limitet şirket hisselerini davalıya devrinin öngörüldüğünü bu kapsamda davalı tarafından hisse bedellerinin ödenerek hisselerin devralındığını ancak davalının müvekkilinin şahsına ait taşınmazlar üzerinde dava dışı limitet şirket lehine konulmuş olan ipotekleri kaldırma vaadinde bulunmasına karşın bu sorumluluğunu yerine getirmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içerisine mevcut taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme örneği incelendiğinde, davalının davacıya ait limitet şirket hisselerini satın almasını kararlaştırıldığı, bu kapsamda davalıya başkaca yan edim yükümlerinin de yüklendiği, ancak değinilen sözleşmenin noter onaylı olduğuna ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim davalı vekili tarafından dosyaya sunulan temyiz dilekçesinde de dava dışı limitet şirketin diğer ortakları tarafından açıdan dava sonucunda mahkemece verilen iptal kararı ile müvekkilinin sözleşmeye konu hisseleri edinemediğini bildirildiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda limitet şirket hisse devri işlemlerini düzenleyen 6762 sayılı TTK’nun 520'nci maddesi gereğince yapılması gereken işlemlerin geçerlilik şartı mahiyetinde bulunduğu göz önünde bulundurulmak suretiyle, taraflarca yapılan hisse devir işleminin geçerlilik şartına uygun şekilde yapılıp yapılmadığı ve bu konuda varlığı ileri sürülen iptal kararının davalının sözleşmeye konu hisseleri edinmesine engel teşkil edip etmediği üzerinde durulmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, değinilen hususlar incelenmeksizin davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazların incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8112 E. 2014/747 K.
Ortak:limited şirket hisse devri · geçerlilik şartı · hisse devri · cezai şart · ipotek · limited şirket
İncelediğiniz kararda1- Dava «limitet şirket hisse devri» vaadi sözleşmesine dayalı olarak açılan «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı alıcının sözleşme yükümlülüklerine aykırılık sebebiyle cezai şart borcundan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bu kapsamda «limitet şirket hisse devri» işlemlerini düzenleyen 6762 sayılı TTK’nun 520'nci maddesi gereğince yapılması gereken işlemlerin «geçerlilik şartı» mahiyetinde bulunduğu göz önünde bulundurulmak suretiyle, taraflarca yapılan hisse devir işleminin geçerlilik şartına uygun şekilde yapılıp yapılmadığı ve bu konud …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «ipoteklerin» kaldırılması için ilgili bankaya önce şifaen daha sonra sözleşmede belirtilen süreden çok sonra yazılı olarak başvurduğu ve «olumsuz» cevap alındığının belirlendiği, bu şekilde sözleşmede tarafların karşılıklı iradesiyle kararlaştırılan «cezai şart» alacağının istenebilir duruma geldiği, cezai şarttan indirim yapılmasını gerektirecek yasal koşulların bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı b …
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, «limitet şirket hisse devri» işlemlerini düzenleyen 6762 sayılı TTK’nın 520'nci maddesi gereğince yapılması gereken işlemlerin «geçerlilik şartı» mahiyetinde bulunduğu göz önünde bulundurulmak suretiyle, taraflarca yapılan hisse devir işleminin geçerlilik şartına uygun şekilde yapılıp yapılmadığı ve bu konuda varlığı ileri sürülen iptal kararının davalının sözleşmeye konu hisseleri edinmesine engel teşkil edip etmediği üzerinde «denetime elverişli» bir şekilde durulmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Şubesi'ne olan borcunun süresinde ödenip, «ipotek» ve «kefaletlerin» çözüleceğinin kararlaştırıldığı, kararlaştırılan hisse devir bedelinin sözleşmede belirtilen süreden sonra, ancak davadan evvel ödenmiş bulunduğu, fakat gerek devir bedelinin ödenmesi gerekse de şirketin bankaya olan borçlarının tamamen ödenip «teminatların» kaldırılmasının taraflar arasında açık ve net şekilde süreye tabi tutulduğu, belirtilen sürede ödenmediği takdirde «cezai şartın» öngörüldüğü, gerek hisse devir bedeli ve gerekse de bankaya olan borcun zamanında ödenmediği ve teminatların zamanında kaldırılmadığı, bu nedenle davacının cezai şartı hakettiği, davalının «mücbir sebep» itirazının yerinde olmadığı, olayda mücbir sebep koşullarının oluşmadığı, ayrıca istenilen cezai şart miktarınında normal olduğu gerekçesiyle davacının davasının c …
Kararı, davacı vekili ile davalı temyiz etmiştir 1- Dava, 15.01.2008 tarihli «limitet şirket» «hisse devir sözleşmesi», «sulh» ve «ibra» «protokolüne» dayalı «cezai şart» ve hisse devir bedeli alacağının tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, davalı devralanın anılan sözleşmede kararlaştırılan yüküm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mücbir sebep · ibra · hisse devir sözleşmesi · denetime elverişlilik · kefalet · protokol · sulh · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece,toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, 15/01/2008 tarihli «hisse devir sözleşmesi»-«sulh» ve «ibra» «protokolü» gereğince tarafların ortağı olduğu dava dışı Y.
Kararı, davacı vekili ile davalı temyiz etmiştir 1- Dava, 15.01.2008 tarihli «limitet şirket» «hisse devir sözleşmesi», «sulh» ve «ibra» «protokolüne» dayalı «cezai şart» ve hisse devir bedeli alacağının tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, davalı devralanın anılan sözleşmede kararlaştırılan yüküm …
Şubesi'ne olan borcunun süresinde ödenip, «ipotek» ve «kefaletlerin» çözüleceğinin kararlaştırıldığı, kararlaştırılan hisse devir bedelinin sözleşmede belirtilen süreden sonra, ancak davadan evvel ödenmiş bulunduğu, fakat gerek devir bedelinin ödenmesi gerekse de şirketin bankaya olan borçlarının tamamen ödenip «teminatların» kaldırılmasının taraflar arasında açık ve net şekilde süreye tabi tutulduğu, belirtilen sürede ödenmediği takdirde «cezai şartın» öngörüldüğü, gerek hisse devir bedeli ve gerekse de bankaya olan borcun zamanında ödenmediği ve teminatların zamanında kaldırılmadığı, bu nedenle davacının cezai şartı hakettiği, davalının «mücbir sebep» itirazının yerinde olmadığı, olayda mücbir sebep koşullarının oluşmadığı, ayrıca istenilen cezai şart miktarınında normal olduğu gerekçesiyle davacının davasının c …
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, «limitet şirket hisse devri» işlemlerini düzenleyen 6762 sayılı TTK’nın 520'nci maddesi gereğince yapılması gereken işlemlerin «geçerlilik şartı» mahiyetinde bulunduğu göz önünde bulundurulmak suretiyle, taraflarca yapılan hisse devir işleminin geçerlilik şartına uygun şekilde yapılıp yapılmadığı ve bu konuda varlığı ileri sürülen iptal kararının davalının sözleşmeye konu hisseleri edinmesine engel teşkil edip etmediği üzerinde «denetime elverişli» bir şekilde durulmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2429 E. 2022/5598 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fesih · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… rak yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile cezai şarttan 4/5 oranında indirim yapılmak kaydıyla 20.000,00 TL'nin «fesih» tarihi olan 17/12/2012 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, diğer hususlar bakımından herhangi bir bozma olmadığından yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7521 E. , 2013/22337 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.03.2012 tarih ve 2008/283-2012/50 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.12.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ..., davalı ... ve dava dışı diğer şahıslarla birlikte Yıldızlı Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. unvanlı bir şirket kurduklarını, taraflarca kurulmuş olan bu şirket aracılığıyla Trabzon Yıldızlı mevkiinde bir hastane binası yapılması ve işletilmesinin amaçlandığını, davalı ... ile şirketin diğer ortakları arasında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle şirket ortaklarının tamamının bu ortaklığı bitirme kararı aldıklarını, bu kapsamda 15.01.2008 tarihinde ‘hisse devir sözleşmesi-sulh-ibra-protokolü’ başlıklı bir sözleşme imzaladıklarını, bu sözleşmeye istinaden davalı ..., Yıldızlı Özel Sağlık Hizmetleri İnş. Tur. ve Tic. Ltd. Şti. nezdinde müvekkili ...’a ait hisselerin tamamını sözleşmede belirtilen şartlarda satın aldığını, 15.01.2008 tarihli bu sözleşme ile tarafların karşılıklı bazı yükümlülükler altına girmiş olduklarını ve bu yükümlülüklerin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde cezai şart ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşmeye istinaden müvekkilinin kendi yükümlülüklerini yerine getirerek şirket hisselerinin tamamını ...’e devrettiğini, davalı ...’in, bankalar nezdindeki krediler ile kredilerden kaynaklanan kredi kefaletlerini üstlenecek olmasına ve bu sorumlulukları protokol imzasından itibaren de en geç 60 (altmış) gün içerisinde yerine getirecek olmasına rağmen hiçbir işlem yapmayarak yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu kapsamda Trabzon 3.
İcra Müdürlüğü’nün 2008/9815 Esas sayılı icra dosyası ile cezai şart alacağının tahsili için yasal takip başlatıldığını, ancak itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, ileri sürerek, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı ve dava dışı diğer ortakların şirket kurduklarını, daha sonra 15.01.2008 tarihli akit imzaladıklarını ve bu sözleşmeye bir takım koşullar konulduğunu, bu koşulların yerine getirilmemesinde müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, sözleşmeye konu ipoteklerin kaldırılması için bankaya başvurduklarını, daha sonra yazılı olarak verilen cevapta da olumsuz görüş bildirildiğini, bu sebeple müvekkilinin hakkında cezai şart maddesine dayanılarak takip yapılmasının mümkün bulunmadığını, şayet böyle bir takibin yapılabileceği düşünülse bile cezai şartın çok fahiş ve ağır olduğunu, bunun indirilmesinin ve kaldırılmasının gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ipoteklerin kaldırılması için ilgili bankaya önce şifaen daha sonra sözleşmede belirtilen süreden çok sonra yazılı olarak başvurduğu ve olumsuz cevap alındığının belirlendiği, bu şekilde sözleşmede tarafların karşılıklı iradesiyle kararlaştırılan cezai şart alacağının istenebilir duruma geldiği, cezai şarttan indirim yapılmasını gerektirecek yasal koşulların bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun Trabzon 3. İcra Müdürlüğü'nün 2008/9815 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının 1.200.000,00 TL ana para ve 6.000,00 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, ana paraya takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava limitet şirket hisse devri vaadi sözleşmesine dayalı olarak açılan cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı alıcının sözleşme yükümlülüklerine aykırılık sebebiyle cezai şart borcundan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen sözleşme kapsamında müvekkiline ait dava dışı limitet şirket hisselerini davalıya devrinin öngörüldüğünü bu kapsamda davalı tarafından hisse bedellerinin ödenerek hisselerin devralındığını ancak davalının müvekkilinin şahsına ait taşınmazlar üzerinde dava dışı limitet şirket lehine konulmuş olan ipotekleri kaldırma vaadinde bulunmasına karşın bu sorumluluğunu yerine getirmediğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içerisine mevcut taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme örneği incelendiğinde, davalının davacıya ait limitet şirket hisselerini satın almasını kararlaştırıldığı, bu kapsamda davalıya başkaca yan edim yükümlerinin de yüklendiği, ancak değinilen sözleşmenin noter onaylı olduğuna ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Nitekim davalı vekili tarafından dosyaya sunulan temyiz dilekçesinde de dava dışı limitet şirketin diğer ortakları tarafından açıdan dava sonucunda mahkemece verilen iptal kararı ile müvekkilinin sözleşmeye konu hisseleri edinemediğini bildirildiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda limitet şirket hisse devri işlemlerini düzenleyen 6762 sayılı TTK’nun 520'nci maddesi gereğince yapılması gereken işlemlerin geçerlilik şartı mahiyetinde bulunduğu göz önünde bulundurulmak suretiyle, taraflarca yapılan hisse devir işleminin geçerlilik şartına uygun şekilde yapılıp yapılmadığı ve bu konuda varlığı ileri sürülen iptal kararının davalının sözleşmeye konu hisseleri edinmesine engel teşkil edip etmediği üzerinde durulmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, değinilen hususlar incelenmeksizin davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazların incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/569913400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz