Ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8985 E. 2014/12926 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklıktan çıkmaya izin (ttk 638/2)↗ şirketin feshi ve tasfiyesi↗ temsil yetkisinin kaldırılması↗ limited şirket hisse devri↗ davanın konusuz kalması↗ hukuki menfaat↗ şirketin feshi↗ şirketin tasfiyesi↗ aktif dava ehliyeti↗ şirket müdürü↗ hisse devri↗ fesih↗ taraf ehliyeti↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ yetkisizlik kararı↗ temsil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dosyanın davacısı Aydın'ın deftere kaydedilmeyen hisseyi tekrar aldığından işbu davaya açmaya hukuki menfaatinin bulunduğu, davalı tarafça davalı Ö.. A..'nın müdürlük görevinden azli istenmiş ise de ileri sürülen sebeplerin birçoğunun TTK'nın 549/4 maddesi kapsamına giren şirketin feshine neden olabilecek muhik sebeplerden olup, 10. Asliye Ticaret Mahkemesince de şirketin feshi ve tasfiyesine karar verildiği, dosya kapsamındaki delillerin TTK'nın 543 maddesi delaleti ile TTK'nın 161 ve 162 maddeleri ile 547 maddelerinde ön görülen muhik sebepler olarak kabulünün mümkün olmadığı, birleşen davada iki ortaklı limited şirketten çıkmaya izin talep edilmiş ise de talebin kabulü halinde şirketin tasfiyesine karar verileceği, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen kararına göre de ortaklıktan çıkmaya izin istenen şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davada davacının müdürlükten azline yönelik davanın reddine, çıkmaya izin ve şirketin tasfiyesine yönelik açılan davanın ise konusuz kalması nedeni ile hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı H. S.. vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak birleşen davada, davacı H.S.. vekili, müvekkilinin, davalı ...Miltek Ltd. Şti.’nin ortağı sıfatını haiz olduğunu, davalı şirketin müdürü olan Ö.. A..’ın davalı şirket ile aynı konuda faaliyet gösteren bir başka şirkette yönetici olarak görev yaptığını ileri sürerek, adı geçen davalının müdürlük görevinden azlini talep etmişse de, mahkemece bu yön üzerinde durulmadığı gibi söz konusu iddiaya yönelik olarak her hangi bir inceleme de yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, değinilen iddia üzerinde durulmak suretiyle oluşacak kanaate göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı H. S..yararına bozulması gerekmiştir.
3- Dava dosyasının davacı A.. C.. yönünden incelenmesine gelince; asıl dava, davalı şirket müdürünün idare ve temsil yetkisinin kaldırılması istemine ilişkindir. Dosya kapsamı itibari ile davacı A.. C..’in davalı şirket hissedarıyken hisselerinin tamamını diğer davacıya devrettiği, bu kapsamda yapılan devir işlemlerinin 6762 Sayılı TTK’nın 520. maddesinde düzenlenen geçerlilik koşullarını taşıdığı, nitekim dosyada mevcut ticaret sicil memurluğu yazısı ile davalı şirket ortaklarının davacı H. S.. ve davalı Ö.. A.. olarak göründüğü anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı vekili tarafından, hisselerin tekrar davacı Aydın’a devredildiği ancak noter işlemi dışındaki diğer işlemlerin yapılmadığı belirtilmişse de 6762 sayılı TTK’nın 520. maddesinde düzenlenen, limitet şirket hisse devrine ilişkin prosedür, maddedeki amir düzenleme itibari ile geçerlilik koşulu niteliğinde olup, üç aşamalı devir işleminin eksik ya da hatalı yapılması hali; devrin, şirket yönünden sonuç doğurmamasına yol açacağından, şirket ortağı olmayan davacı Aydın tarafından eldeki davanın açılabilmesi mümkün değildir. Bir başka anlatımla, işbu davada, davacı Aydın’ın, davalı limitet şirket müdürünün azlini isteyebilmesi için şirket ortağı olması zorunlu olup, davacının, şirket ortağı sıfatının bulunmadığı ve bu hali ile aktif dava ehliyetini haiz olmadığı anlaşılmakla, adı geçen davacı tarafından açılan davanın, aktif dava ehliyeti yönünden reddi gerekirken, davacı Aydın'ın deftere kaydedilmeyen hisseyi tekrar aldığından eldeki davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu gerekçesiyle sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, kararın re’sen bozulması gerekmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre, davacı A.. C.. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4408 E. 2020/1355 K.
Ortak:e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dosyanın davacısı Aydın'ın «deftere» kaydedilmeyen hisseyi tekrar aldığından işbu davaya açmaya «hukuki menfaatinin» bulunduğu, davalı tarafça davalı Ö..
Bir başka anlatımla, işbu davada, davacı Aydın’ın, davalı «limitet şirket» müdürünün azlini isteyebilmesi için şirket ortağı olması zorunlu olup, davacının, şirket ortağı sıfatının bulunmadığı ve bu hali ile aktif dava «ehliyetini» haiz olmadığı anlaşılmakla, adı geçen davacı tarafından açılan davanın, aktif dava ehliyeti yönünden reddi gerekirken, davacı Aydın'ın «deftere» kaydedilmeyen hisseyi tekrar aldığından eldeki davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunduğu gerekçesiyle sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, kararın re’sen bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürünün azli · şirket müdürlüğü · zayi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11854 E. 2010/6715 K.
Ortak:şirket müdürü · fesih · taraf ehliyeti · limited şirket
İncelediğiniz karardaBir başka anlatımla, işbu davada, davacı Aydın’ın, davalı «limitet şirket» müdürünün azlini isteyebilmesi için şirket ortağı olması zorunlu olup, davacının, şirket ortağı sıfatının bulunmadığı ve bu hali ile aktif dava «ehliyetini» haiz olmadığı anlaşılmakla, adı geçen davacı tarafından açılan davanın, aktif dava ehliyeti yönünden reddi gerekirken, davacı Aydın'ın «deftere» kaydedilmeyen hisseyi tekrar aldığından eldeki davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunduğu gerekçesiyle sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, kararın re’sen bozulması gerekmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesince de «şirketin feshi» ve tasfiyesine karar verildiği, dosya kapsamındaki delillerin TTK'nın 543 maddesi delaleti ile TTK'nın 161 ve 162 maddeleri ile 547 maddelerinde ön görülen muhik sebepler olarak kabulünün mümkün olmadığı, birleşen davada iki ortaklı «limited şirketten» çıkmaya izin talep edilmiş ise de talebin kabulü halinde «şirketin tasfiyesine» karar verileceği, Ankara 10.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen kararına göre de ortaklıktan çıkmaya izin istenen şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verildiği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davada davacının müdürlükten azline yönelik davanın reddine, çıkmaya izin ve «şirketin tasfiyesine» yönelik açılan davanın ise konusuz kalması nedeni ile hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, limitid şirket müdürünün «haksız rekabetinden» asıl zarar görenin şirket «tüzel kişiliği» olup, davacı ortağın zararının dolaylı olduğu, şirket namına dava açma hakkı olan davacının kendi adına dava açtığı, tarafların ortağı olduğu «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemi ile açılan davanın «derdest» olup şirketin kayyum eli ile idare edildiği, davacının aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının davalı «limited şirketin ortağı» olmamasına, TTK'nun 549.maddesi gereğince davalı limited şirketin «fesih» ve tasfiyesini talep hakkı bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı ile davalı ...'in ortağı olduğu dava dışı ...Bilgisayar Yazılım ve Destek Hizmetleri Ltd Şti hakkında «fesih» ve «tasfiye» davası açılmış olması, «şirketin müdürü» olan davalı ...'in müdürlük görevinden azlinin istenmesine engel değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · derdestlik · tüzel kişilik · ek tasfiye · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, limitid şirket müdürünün «haksız rekabetinden» asıl zarar görenin şirket «tüzel kişiliği» olup, davacı ortağın zararının dolaylı olduğu, şirket namına dava açma hakkı olan davacının kendi adına dava açtığı, tarafların ortağı olduğu «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemi ile açılan davanın «derdest» olup şirketin kayyum eli ile idare edildiği, davacının aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının davalı «limited şirketin ortağı» olmamasına, TTK'nun 549.maddesi gereğince davalı limited şirketin «fesih» ve tasfiyesini talep hakkı bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...'nun %50'şer hisse ile ortağı olduğu dava dışı ...Bilgisayar Yazılım ve Destek Hizmetleri Ltd Şti'nin müdürü olan davalı ...'in davalı şirket aracılığı ile «haksız rekabette» bulunduğu iddiası yanında, şirketin mal varlığını başkalarına devrettiğini ve şirketi kötü yönettiğini iddia ederek, müdürlük görevinden azline de karar verilmesini istemiştir.
Davacı ile davalı ...'in ortağı olduğu dava dışı ...Bilgisayar Yazılım ve Destek Hizmetleri Ltd Şti hakkında «fesih» ve «tasfiye» davası açılmış olması, «şirketin müdürü» olan davalı ...'in müdürlük görevinden azlinin istenmesine engel değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6365 E. 2018/236 K.
Ortak:şirket müdürü · limited şirket · yetkisizlik kararı · temsil · e-defter
İncelediğiniz karardaC.. yönünden incelenmesine gelince; asıl dava, davalı şirket müdürünün idare ve «temsil yetkisinin kaldırılması» istemine ilişkindir.
Bir başka anlatımla, işbu davada, davacı Aydın’ın, davalı «limitet şirket» müdürünün azlini isteyebilmesi için şirket ortağı olması zorunlu olup, davacının, şirket ortağı sıfatının bulunmadığı ve bu hali ile aktif dava «ehliyetini» haiz olmadığı anlaşılmakla, adı geçen davacı tarafından açılan davanın, aktif dava ehliyeti yönünden reddi gerekirken, davacı Aydın'ın «deftere» kaydedilmeyen hisseyi tekrar aldığından eldeki davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunduğu gerekçesiyle sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, kararın re’sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dosyanın davacısı Aydın'ın «deftere» kaydedilmeyen hisseyi tekrar aldığından işbu davaya açmaya «hukuki menfaatinin» bulunduğu, davalı tarafça davalı Ö..
Benzer bu kararda6102 sayılı ...'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde «limited şirket» yöneticilerinin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler.
Bu durumda, davacıların, öncelikle «şirket müdürünün azli» veya «temsil» «yetkisinin» sınırlandırılmasını gerektiren haklı sebeplerin varlığını ispat etmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların «ispat yükünün» davacılar üzerinde olduğu gözetilerek, belirtilen iddialar üzerinde durulmak, şirket kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak ve sonuçta davalının görevini yerine getirmesinde haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde davalının «şirket müdürü» olmadığı ve sorumlu bulunmadığı döneme ilişkin «defterleri» sunmadığı gerekçesiyle hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · temsil yetkisi · haklı sebep · şirket müdürlüğü · sözleşmeden doğan dava · zayi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
Oysa mahkemece, yazılı şekilde, anılan hususlar gözetilmeden ve davacılar tarafından ileri sürülen hangi fiillerin «haklı sebep» olduğu belirtilmeden sadece davalı ...’in müdür olmadığı döneme ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı gerekçesiyle davalının «şirket müdürlüğünden» azline karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11780 E. 2018/3731 K.
Ortak:şirket müdürü · limited şirket · yetkisizlik kararı · e-defter
İncelediğiniz karardaBir başka anlatımla, işbu davada, davacı Aydın’ın, davalı «limitet şirket» müdürünün azlini isteyebilmesi için şirket ortağı olması zorunlu olup, davacının, şirket ortağı sıfatının bulunmadığı ve bu hali ile aktif dava «ehliyetini» haiz olmadığı anlaşılmakla, adı geçen davacı tarafından açılan davanın, aktif dava ehliyeti yönünden reddi gerekirken, davacı Aydın'ın «deftere» kaydedilmeyen hisseyi tekrar aldığından eldeki davayı açmakta «hukuki menfaatinin» bulunduğu gerekçesiyle sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, kararın re’sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dosyanın davacısı Aydın'ın «deftere» kaydedilmeyen hisseyi tekrar aldığından işbu davaya açmaya «hukuki menfaatinin» bulunduğu, davalı tarafça davalı Ö..
Asliye Ticaret Mahkemesince de «şirketin feshi» ve tasfiyesine karar verildiği, dosya kapsamındaki delillerin TTK'nın 543 maddesi delaleti ile TTK'nın 161 ve 162 maddeleri ile 547 maddelerinde ön görülen muhik sebepler olarak kabulünün mümkün olmadığı, birleşen davada iki ortaklı «limited şirketten» çıkmaya izin talep edilmiş ise de talebin kabulü halinde «şirketin tasfiyesine» karar verileceği, Ankara 10.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; şirket «defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, davalı tarafından satışı yapılan şirkete ait bazı araçların bedelinin şirket defterlerine işlenmediği, bu nedenle «şirket müdürünün azlinin» şartlarının gerçekleştiği, yargılama sırasında şirket tarafından davalı şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle «şirket müdürün» azline yönelik şartların gerçekleştiğinin tesbitine, ancak fiilen iş başında bulunmadığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2- Dava, «esas sözleşme» ile atanan «limited şirket» müdürünün haklı nedenlerle azli istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak, şirket müdürünün «azil» şartlarının gerçekleştiği, ancak yargılama sırasında şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Vazifenin yerine getirilmesinde basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi haller muhik sebep sayılır.” Davalı «şirket müdürü», «esas sözleşme» ile on yıllığına şirket müdürü olarak «görevlendirilmiş» olup, dava tarihi itibariyle müdürlüğünün hala devam ettiği, ancak 20.11.2013 tarihli genel kurul kararı ile müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürünün azli · azil · esas sözleşme · karar verilmesine yer olmadığına · görevli mahkeme
Benzer bu kararda2- Dava, «esas sözleşme» ile atanan «limited şirket» müdürünün haklı nedenlerle azli istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak, şirket müdürünün «azil» şartlarının gerçekleştiği, ancak yargılama sırasında şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacının iddialarının sübut bulduğu ve «şirket müdürünün azlinin» şartlarının oluştuğu kabul edildiğine göre, davalı şirket müdürünün «esas sözleşmeyle» atandığı gözetilerek 6762 sayılı TTK’nın 161. maddesi karşısında davalı şirket müdürünün azline karar verilmesi gerekirken, davanın konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; şirket «defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, davalı tarafından satışı yapılan şirkete ait bazı araçların bedelinin şirket defterlerine işlenmediği, bu nedenle «şirket müdürünün azlinin» şartlarının gerçekleştiği, yargılama sırasında şirket tarafından davalı şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle «şirket müdürün» azline yönelik şartların gerçekleştiğinin tesbitine, ancak fiilen iş başında bulunmadığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Vazifenin yerine getirilmesinde basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi haller muhik sebep sayılır.” Davalı «şirket müdürü», «esas sözleşme» ile on yıllığına şirket müdürü olarak «görevlendirilmiş» olup, dava tarihi itibariyle müdürlüğünün hala devam ettiği, ancak 20.11.2013 tarihli genel kurul kararı ile müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8985 E. , 2014/12926 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/07/2012
NUMARASI 2010/62-2012/350
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/07/2012 tarih ve 2010/62-2012/350 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, asıl ve birleşen davalarda, müvekkillerinden A.. C.. ile davalı Ö.. A..'ın Oskar - ... Savunma Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin % 50'şer pay sahibi ile kurucu ortağı olduklarını, müvekkili A.. C..'in tüm hissesini diğer davacı Hakan Övgü Süsveren'e devrettiğini bunun pay defterine işlendiğini, 09/10/2009 tarihinde ise hissenin tekrar kendisine devredildiğini, devrin pay defterine işlenmesi yönündeki talebin davalı müdür tarafından yerine getirilmediğini, ayrıca davalı olan müdürle bankadan müşterek imza ile para çekilme konusunda mutabakata varılmasına rağmen tek başına para çektiğini, bu paraların davalı tarafından üzerinde tutulduğunu ve şahsi harcamalarda kullandığını, şirket çalışanlarının ücretleriyle işyeri kirasının ödenmediğini, davalının mali yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ortaklar arasında imzalanan 11/09/2007 tarihli ortaklar protokolüne davalının uymadığını, şirketin yetişmiş elemanlarını ve mali müşavirini sebepsiz yere işten atarak şirkete zarar verdiğini, müvekkilini içeriye almak istemediğini, yapılan işle ilgili danışmanlık yapan kişiye %5 payının ödenmemesi nedeni ile şirketin işi kaybetme tehlikesi altında bulunduğunu, sene sonu sayım listelerinin muhasebeye verilmediğini ileri sürerek, davalının müdürlükten azline, müvekkili H.
S...'in şirketten çıkmasına izin verilmesiyle şirketin tasfiyesine, tasfiye memuru olarak müvekkilinin atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, usulüne uygun devir yapılmadığından davacı A.. C..'in şirket ortağı olmaması sebebi ile aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, TTK'nın 543 maddesi yollamasıyla uygulanacak TTK'nın 161 ve 162 maddeleri gereğince ortaklar kuruluna müracaat edilmeden açılan eldeki davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, müvekkilinin üstlendiği müdürlük görevini layıkıyla yerine getirdiğini, davacıların iddialarının yerinde olmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dosyanın davacısı Aydın'ın deftere kaydedilmeyen hisseyi tekrar aldığından işbu davaya açmaya hukuki menfaatinin bulunduğu, davalı tarafça davalı Ö.. A..'nın müdürlük görevinden azli istenmiş ise de ileri sürülen sebeplerin birçoğunun TTK'nın 549/4 maddesi kapsamına giren şirketin feshine neden olabilecek muhik sebeplerden olup, 10. Asliye Ticaret Mahkemesince de şirketin feshi ve tasfiyesine karar verildiği, dosya kapsamındaki delillerin TTK'nın 543 maddesi delaleti ile TTK'nın 161 ve 162 maddeleri ile 547 maddelerinde ön görülen muhik sebepler olarak kabulünün mümkün olmadığı, birleşen davada iki ortaklı limited şirketten çıkmaya izin talep edilmiş ise de talebin kabulü halinde şirketin tasfiyesine karar verileceği, Ankara 10.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen kararına göre de ortaklıktan çıkmaya izin istenen şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davada davacının müdürlükten azline yönelik davanın reddine, çıkmaya izin ve şirketin tasfiyesine yönelik açılan davanın ise konusuz kalması nedeni ile hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı H. S.. vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak birleşen davada, davacı H.S.. vekili, müvekkilinin, davalı ...Miltek Ltd. Şti.’nin ortağı sıfatını haiz olduğunu, davalı şirketin müdürü olan Ö.. A..’ın davalı şirket ile aynı konuda faaliyet gösteren bir başka şirkette yönetici olarak görev yaptığını ileri sürerek, adı geçen davalının müdürlük görevinden azlini talep etmişse de, mahkemece bu yön üzerinde durulmadığı gibi söz konusu iddiaya yönelik olarak her hangi bir inceleme de yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, değinilen iddia üzerinde durulmak suretiyle oluşacak kanaate göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı H. S..yararına bozulması gerekmiştir.
3- Dava dosyasının davacı A.. C.. yönünden incelenmesine gelince; asıl dava, davalı şirket müdürünün idare ve temsil yetkisinin kaldırılması istemine ilişkindir. Dosya kapsamı itibari ile davacı A.. C..’in davalı şirket hissedarıyken hisselerinin tamamını diğer davacıya devrettiği, bu kapsamda yapılan devir işlemlerinin 6762 Sayılı TTK’nın 520. maddesinde düzenlenen geçerlilik koşullarını taşıdığı, nitekim dosyada mevcut ticaret sicil memurluğu yazısı ile davalı şirket ortaklarının davacı H. S.. ve davalı Ö.. A.. olarak göründüğü anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı vekili tarafından, hisselerin tekrar davacı Aydın’a devredildiği ancak noter işlemi dışındaki diğer işlemlerin yapılmadığı belirtilmişse de 6762 sayılı TTK’nın 520.
maddesinde düzenlenen, limitet şirket hisse devrine ilişkin prosedür, maddedeki amir düzenleme itibari ile geçerlilik koşulu niteliğinde olup, üç aşamalı devir işleminin eksik ya da hatalı yapılması hali; devrin, şirket yönünden sonuç doğurmamasına yol açacağından, şirket ortağı olmayan davacı Aydın tarafından eldeki davanın açılabilmesi mümkün değildir. Bir başka anlatımla, işbu davada, davacı Aydın’ın, davalı limitet şirket müdürünün azlini isteyebilmesi için şirket ortağı olması zorunlu olup, davacının, şirket ortağı sıfatının bulunmadığı ve bu hali ile aktif dava ehliyetini haiz olmadığı anlaşılmakla, adı geçen davacı tarafından açılan davanın, aktif dava ehliyeti yönünden reddi gerekirken, davacı Aydın'ın deftere kaydedilmeyen hisseyi tekrar aldığından eldeki davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu gerekçesiyle sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, kararın re’sen bozulması gerekmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre, davacı A.. C.. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı H.S.. vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı H. S..vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün adı geçen davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı A.. C.. vekili tarafından açılan davaya ilişkin kararın re’sen BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma sebep ve şekline göre, davacı A.. C.. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden asıl davada davacılara iadesine, 04.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101931500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz