Cezai şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16812 E. 2014/6227 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cezai şart↗ taşıma sözleşmesi↗ ifa↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında 01.07.2007 tarihinde 48 aylık süre ile hasta taşımacılığı sözleşmesi imzalandığı, davalının 19.02.2011 tarihinde sözleşmeye devam etmeyeceğini bildirdiği, sözleşmenin 9.5 maddesi uyarınca davalının 3 yıl için 10.000,00 TL cezai şart ödemekle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle sözleşmenin ifa edilen süreleri oranlanmak suretiyle 637,47 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı taraf temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle cezai şart talebine ilişkindir. Yukarıda özetlendiği gibi mahkemece cezai şart koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı tarafça da bu gerekçeye katılma yoluyla temyiz itirazında bulunulmamıştır. Bu durumda, cezai şart tazminatının bölünemeyeceği kabul edilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11534 E. 2010/2349 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · vekalet ücreti · avans faizi · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davalı banka kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve davacıya yapılan ödemelerin hesaptan düşülerek alacağın belirlenmesi ve ayrıca davalı bölge müdürlüğü hakkındaki davanın «husumetten» reddine karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalıdan 3.637,16 YTL alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin 26.9.2003 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı bölge müdürlüğü hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
2- Davalılardan bölge müdürlüğü hakkındaki davanın «husumet» yönünden reddine karar verildiği halde, bu davalı lehine, mahkemece «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bu davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden, HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10566 E. 2011/10905 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati haciz · bono · haciz
Benzer bu karardaAlacaklı, «bonoya» dayalı alacağın tamamı için değil yalnızca bir kısmı için «ihtiyati haciz» talep etmiş, mahkemece, senedin bölünemeyeceğinden bahisle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Alacaklının, alacağının istediği kadarı için «ihtiyati haciz» talep etmesine bir engel bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16812 E. , 2014/6227 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 04/04/2013
NUMARASI 2011/182-2013/86
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.04.2013 tarih ve 2011/182-2013/86 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında hasta taşıma sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşme süresinden önce ve haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmenin 9.5 madedesi uyarınca davalının tazminat ödemekle sorumlu olduğunu ileri sürerek 10.000,00 TL tazminatın faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin esasen davacı tarafça feshedildiğini ve bu suretle müvekkili lehine cezai şart koşullarının oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında 01.07.2007 tarihinde 48 aylık süre ile hasta taşımacılığı sözleşmesi imzalandığı, davalının 19.02.2011 tarihinde sözleşmeye devam etmeyeceğini bildirdiği, sözleşmenin 9.5 maddesi uyarınca davalının 3 yıl için 10.000,00 TL cezai şart ödemekle yükümlü bulunduğu gerekçesiyle sözleşmenin ifa edilen süreleri oranlanmak suretiyle 637,47 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı taraf temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle cezai şart talebine ilişkindir. Yukarıda özetlendiği gibi mahkemece cezai şart koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı tarafça da bu gerekçeye katılma yoluyla temyiz itirazında bulunulmamıştır. Bu durumda, cezai şart tazminatının bölünemeyeceği kabul edilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı veklinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 31.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101918600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz