Ortaklar kurulu kararının iptali | Şirketin feshi ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/14041 E. 2011/4081 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bakiye satış bedeli↗ tüzel kişilik perdesinin aralanması↗ cari hesap alacağı↗ yoklukla malul karar↗ sevk irsaliyesi↗ yokluk↗ irsaliye↗ i̇i̇k 265↗ 3095 sayılı kanun↗ cari hesap↗ ortaklar kurulu kararı↗ satış sözleşmesi↗ mahsup↗ fesih↗ tüzel kişilik↗ fatura↗ dava sebebi↗ temerrüt↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl davanın tarafları olan şirketlerin yetkili temsilcilerinin imzaladığı çekişmesiz bulunan sevk irsaliyelerinde satılan mobilyaların fiyatlarının gösterildiği, aynı mobilyalar için davacı şirket yetkili temsilcisi sıfatıyla davalı ... tarafından düzenlenen faturalarda ise irsaliyelerdeki fiyatların yarısının fatura edildiği, fiyatların sonradan değiştirildiğini kanıtlama yükümlülüğünün davalıda olduğu, malların tüm niteliğinin davalı tarafça da bilindiği ve bu indirimin hukuki sebebinin davalı tarafça kanıtlanamadığı, dolayısıyla irsaliyelerde belirtilen fiyatların esas alındığı ve toplam satış bedelinin (335.265,14) YTL olduğunun belirlendiği, asıl davadaki ikinci uyuşmazlığın davalı ...'ın davacı şirketten cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, bu konuda davalı ... tarafından davacı şirket hesabına gönderilen tüm paraların toplanması suretiyle sonuca gidilemeyeceği, davalı alacağının şirket kayıtlarıyla desteklenmesi gerektiği, buna göre davalı alacağının (273.878,69) YTL olduğu, davalı ...'ın mobilya satım bedelinin cari hesap alacağından mahsup edilmesi iradesini açıkladığından davacı şirketin (61.386,45) YTL bakiye satış bedeli alacağı talep edebileceği, ödenmeyen bu bakiye satış bedelinden davalı şirketin satış sözleşmesi dolayısıyla sorumlu olduğu, davalı ...'ın ise davalı şirketin 19/20 pay sahibi olması ve satış bedelinin davacı şirketteki cari hesap alacağından ödenmesini talep etmesi karşısında, hem tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesinin uygulanması sonucu gerçek alıcı olduğunun anlaşılması hem de TTK'nun 556, 341. maddeleri gereğince bakiye satış bedelinden sorumlu bulunduğu, iki ortaklı şirkette dava açmak için ortaklar kurulu kararının aranmasının şirket açısından davayı imkansız hale getireceği, asıl davada talep edilen araç satış bedeli alacağının tamamı mobilya satış bedelinden düşüldüğünden (12.711,86) YTL olarak kabul edildiği, birleşen davada iptali istenen 17.01.2006 tarihli ortaklar kurulu kararının ortak Mustafa Sabri Tever tarafından tek başına yazılmış bir belge olduğu, TTK'nun 536/son ve 381. Maddesi uyarınca yok hükmünde bulunduğu, yine tarafların bu aşamadan sonra birlikte hareket ederek şirketin varlığını sürdürmelerinin mümkün görülmediği, ortakların toplanıp karar almalarının ve davalı ...'ın şirket hissesini devrinin dahi sağlanamadığı, her ne kadar ...'ın kusurlu davranışları belirlenmişse de taraflar arasındaki ilişkinin geldiği aşama itibariyle Mustafa tarafından şirketin devamının istenmesinin de MK'nun 2. maddesine aykırı olacağı gerekçesiyle asıl davada (61.386,45) YTL'nın her iki davalıdan (12.711,86) YTL'nın davalı ...'dan dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/1. maddesi uyarınca temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, birleşen davalarda da davalı Tever Mobilya Ltd.Şti.'nin 17.01.2006 tarihli ortaklar kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespitine, anılan şirketin fesih ve tasfiyesine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2008/12276 Esas, 2010/5839 Karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Taraf vekilleri, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekilerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklar kurulu kararının iptali | Şirketin feshi ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12276 E. 2010/5839 K.
Ortak:bakiye satış bedeli · tüzel kişilik perdesinin aralanması · cari hesap alacağı · yoklukla malul karar · sevk irsaliyesi · yokluk · irsaliye · i̇i̇k 265 · Ortaklar kurulu kararının iptali, Şirketin feshi ve tasfiyesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, asıl davanın tarafları olan şirketlerin yetkili «temsilcilerinin» imzaladığı çekişmesiz bulunan «sevk irsaliyelerinde» satılan mobilyaların fiyatlarının gösterildiği, aynı mobilyalar için davacı şirket yetkili temsilcisi sıfatıyla davalı ... tarafından düzenlenen faturalarda ise irsaliyelerdeki fiyatların yarısının «fatura» edildiği, fiyatların sonradan değiştirildiğini kanıtlama yükümlülüğünün davalıda olduğu, malların tüm niteliğinin davalı tarafça da bilindiği ve bu indirimin hukuki «sebebinin» davalı tarafça kanıtlanamadığı, dolayısıyla irsaliyelerde belirtilen fiyatların esas alındığı ve toplam satış bedelinin (335.«265»,14) YTL olduğunun belirlendiği, asıl davadaki ikinci uyuşmazlığın davalı ...'ın davacı şirketten «cari hesap alacağı» bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, bu konuda davalı ... tarafından davacı şirket hesabına gönderilen tüm paraların toplanması suretiyle sonuca gidilemeyeceği, davalı alacağının şirket kayıtlarıyla desteklenmesi gerektiği, buna göre davalı alacağının (273.878,69) YTL olduğu, davalı ...'ın mobilya satım bedelinin cari hesap alacağından «mahsup» edilmesi iradesini açıkladığından davacı şirketin (61.386,45) YTL «bakiye satış bedeli» alacağı talep edebileceği, ödenmeyen bu bakiye satış bedelinden davalı şirketin «satış sözleşmesi» dolayısıyla sorumlu olduğu, davalı ...'ın ise davalı şirketin 19/20 pay sahibi olması ve satış bedelinin davacı şirketteki cari hesap alacağından ödenmesini talep etmesi karşısında, hem «tüzel kişilik perdesinin aralanması» ilkesinin uygulanması sonucu gerçek alıcı olduğunun anlaşılması hem de TTK'nun 556, 341. maddeleri gereğince bakiye satış bedelinden sorumlu bulunduğu, iki ortaklı şirkette dava açmak için «ortaklar kurulu» kararının aranmasının şirket açısından davayı imkansız hale getireceği, asıl davada talep edilen araç satış bedeli alacağının tamamı mobilya satış bedelinden düşüldüğünden (12.711,86) YTL olarak kabul edildiği, birleşen davada iptali istenen 17.01.2006 tarihli ortaklar kurulu kararının ortak Mustafa Sabri Tever tarafından tek başına yazılmış bir belge olduğu, TTK'nun 536/«son» ve 381.
… erekçesiyle asıl davada (61.386,45) YTL'nın her iki davalıdan (12.711,86) YTL'nın davalı ...'dan dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/1. maddesi uyarınca «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline, birleşen davalarda da davalı Tever Mobilya Ltd.Şti.'nin 17.01.2006 tarihli «ortaklar kurulu» kararının «yoklukla malul» olduğunun tespitine, anılan şirketin «fesih» ve tasfiyesine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2008/12276 Esas, 2010/5839 Karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçeler …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, asıl davanın tarafları olan şirketlerin yetkili «temsilcilerinin» imzaladığı çekişmesiz bulunan «sevk irsaliyelerinde» satılan mobilyaların fiyatlarının gösterildiği, aynı mobilyalar için davacı şirket yetkili temsilcisi sıfatıyla davalı ... tarafından düzenlenen faturalarda ise irsaliyelerdeki fiyatların yarısının «fatura» edildiği, fiyatların sonradan değiştirildiğini kanıtlama yükümlülüğünün davalıda olduğu, malların tüm niteliğinin davalı tarafça da bilindiği ve bu indirimin hukuki «sebebinin» davalı tarafça kanıtlanamadığı, dolayısıyla irsaliyelerde belirtilen fiyatların esas alındığı ve toplam satış bedelinin (335.«265»,14) YTL olduğunun belirlendiği, asıl davadaki ikinci uyuşmazlığın davalı ...'ın davacı şirketten «cari hesap alacağı» bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, bu konuda davalı ... tarafından davacı şirket hesabına gönderilen tüm paraların toplanması suretiyle sonuca gidilemeyeceği, davalı alacağının şirket kayıtlarıyla desteklenmesi gerektiği, buna göre davalı alacağının (273.878,69) YTL olduğu, davalı ...'ın mobilya satım bedelinin cari hesap alacağından «mahsup» edilmesi iradesini açıkladığından davacı şirketin (61.386,45) YTL «bakiye satış bedeli» alacağı talep edebileceği, ödenmeyen bu bakiye satış bedelinden davalı şirketin «satış sözleşmesi» dolayısıyla sorumlu olduğu, davalı ...'ın ise davalı şirketin 19/20 pay sahibi olması ve satış bedelinin davacı şirketteki cari hesap alacağından ödenmesini talep etmesi karşısında, hem «tüzel kişilik perdesinin aralanması» ilkesinin uygulanması sonucu gerçek alıcı olduğunun anlaşılması hem de TTK'nun 556, 341. maddeleri gereğince bakiye satış bedelinden sorumlu bulunduğu, iki ortaklı şirkette dava açmak için «ortaklar kurulu» kararının aranmasının şirket açısından davayı imkansız hale getireceği, asıl davada talep edilen araç satış bedeli alacağının tamamı mobilya satış bedelinden düşüldüğünden (12.711,86) YTL olarak kabul edildiği, birleşen davada iptali istenen 17.01.2006 tarihli ortaklar kurulu kararının ortak ... tarafından tek başına yazılmış bir belge olduğu, TTK'nun 536/«son» ve 381.
… bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar «sevk irsaliyeleri» satış bedelinin tespiti amacıyla düzenlenen belgelerden değilse de, somut uyuşmazlıkta «dava konusu» sevk irsaliyelerinin hem alıcı hem de satıcı şirketlerin yetkili «temsilcilerinin» katılımı ile imzalanmaları ve tüm emteaların bedellerinin ayrı ayrı gösterilmiş olması karşısında mahkemece asıl davada dava konusu mobilyaların satım bedelinin (335.«265»,14) YTL olarak kabul edilmesinde; yine asıl davada %50 pay sahibi iki ortaktan oluşan davacı şirketin işbu davanın açılabilmesi için gereken «ortaklar kurulu» kararı almasının olanaksız bulunması karşısında mahkemece davanın açılması için TTK'nun 556. maddesi yollamasıyla 341. maddesi uyarınca ortaklar kurulu kararı aran …
Mobilya Ltd.Şti.'nin 17.01.2006 tarihli «ortaklar kurulu» kararının «yoklukla malul» olduğunun tespitine, anılan şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aleyhe delil · ticari satım sözleşmesi · şirketin tasfiyesi · ticari satım · tasdik kararı · davanın konusu · satım sözleşmesi · bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda2-Ancak asıl dava, «ticari satım sözleşmelerine» ve TTK'nun 556 yollamasıyla 341. maddesine dayalı alacağın tahsili, birleşen davalar ise davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile «ortaklar kurulu» kararının yok hükmünde olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir.
… bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar «sevk irsaliyeleri» satış bedelinin tespiti amacıyla düzenlenen belgelerden değilse de, somut uyuşmazlıkta «dava konusu» sevk irsaliyelerinin hem alıcı hem de satıcı şirketlerin yetkili «temsilcilerinin» katılımı ile imzalanmaları ve tüm emteaların bedellerinin ayrı ayrı gösterilmiş olması karşısında mahkemece asıl davada dava konusu mobilyaların satım bedelinin (335.«265»,14) YTL olarak kabul edilmesinde; yine asıl davada %50 pay sahibi iki ortaktan oluşan davacı şirketin işbu davanın açılabilmesi için gereken «ortaklar kurulu» kararı almasının olanaksız bulunması karşısında mahkemece davanın açılması için TTK'nun 556. maddesi yollamasıyla 341. maddesi uyarınca ortaklar kurulu kararı aran …
Ancak bu konudaki en önemli delil davacı şirketin «defterleri» iken anılan defterlerin kapanış «tasdikleri» bulunmadığı gibi, her nasılsa her iki tarafın elinde de aynı defterlerin birbiriyle çelişen kayıtları içeren ayrı ayrı onaylı örnekleri vardır.
Davacı şirketin «defterlerinin» tutulması konusunda ortaklardan birine açıkça bir görev verilmediğinden ve her iki ortak da şirketi münferiden «temsile» yetkili olduğundan, bu kayıtların ortaklardan sadece birinin ya da şirketin «aleyhine delil» oluşturacağının kabul edilmesi de doğru değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/14041 E. , 2011/4081 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.04.2008 gün ve 2005/395 - 2008/228 sayılı kararı bozan Daire’nin 25.05.2010 gün ve 2008/12276 - 2010/5839 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl davada davacı Tever Mobilya Ltd.Şti. vekili, müvekkili ile davalı ... Mobilya Ltd.Şti.'nin, müvekkilinin kapatılan Nişantaşı Mağazası'ndaki mobilyaların satışı konusunda anlaştığını, diğer davalı ...'ın her iki şirketin de ortağı ve münferiden temsile yetkili müdürü olduğunu, bu amaçla düzenlenen sevk irsaliyelerinde malların toplam bedelinin (335.265,14) YTL olduğunun belirtildiğini, malların teslimine rağmen anılan bedelin ödenmediğini, bu sırada davalı ...'ın müvekkili şirket adına ve imza yetkisini kötüye kullanarak anılan satıma ilişkin fatura düzenlediğinin ve bu faturalarda satım bedelinden % 50 iskonto yapılıp "işbu fatura tutarları şirket ortağı ...'ın cari hesabıyla ödenmiştir" kaydını düştüğünün öğrenildiğini, davalı ...'ın müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, ayrıca davalı ...'ın müvekkili şirketin aracını kendi yanında çalışan şoförüne satıp faturada yine aynı kaydı yazdığını, böylece (12.711,86) YTL tutarında şirket parasını zimmetine geçirdiğini ileri sürerek, (335.265,14) YTL'nın davalılardan, (12.711,86) YTL'nın davalı ...'dan temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, birleşen davada müvekkili ile davalı Mustafa'nın, diğer davalı Tever Mobilya Ltd.Şti.'nin % 50'şer hisseli ortağı olduğunu, davalı şirketin son mağazasını, "d'ark+şekil" ibareli tek markasını ve yabancı şirket temsilciliğini dava dışı Yılmaz Mobilya Ltd.Şti.'ne devrettiğini, davalı Mustafa'nın müvekkilinin hissesini üçüncü şahsa devrine muvafakat etmediğini, ortaklar arasında güven duygusunun sarsıldığını ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, birleşen davada davalı Tever Mobilya Ltd.Şti.'nin 17.01.2006 tarihli ortaklar kurulu toplantısının diğer ortak tarafından tek başına yapıldığını ve TTK'nun 536. Maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan ortaklar kurulu kararının hükümsüzlüğünü ve iptalini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davalılar vekilleri, davaların reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın tarafları olan şirketlerin yetkili temsilcilerinin imzaladığı çekişmesiz bulunan sevk irsaliyelerinde satılan mobilyaların fiyatlarının gösterildiği, aynı mobilyalar için davacı şirket yetkili temsilcisi sıfatıyla davalı ... tarafından düzenlenen faturalarda ise irsaliyelerdeki fiyatların yarısının fatura edildiği, fiyatların sonradan değiştirildiğini kanıtlama yükümlülüğünün davalıda olduğu, malların tüm niteliğinin davalı tarafça da bilindiği ve bu indirimin hukuki sebebinin davalı tarafça kanıtlanamadığı, dolayısıyla irsaliyelerde belirtilen fiyatların esas alındığı ve toplam satış bedelinin (335.265,14) YTL olduğunun belirlendiği, asıl davadaki ikinci uyuşmazlığın davalı ...'ın davacı şirketten cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, bu konuda davalı ...
tarafından davacı şirket hesabına gönderilen tüm paraların toplanması suretiyle sonuca gidilemeyeceği, davalı alacağının şirket kayıtlarıyla desteklenmesi gerektiği, buna göre davalı alacağının (273.878,69) YTL olduğu, davalı ...'ın mobilya satım bedelinin cari hesap alacağından mahsup edilmesi iradesini açıkladığından davacı şirketin (61.386,45) YTL bakiye satış bedeli alacağı talep edebileceği, ödenmeyen bu bakiye satış bedelinden davalı şirketin satış sözleşmesi dolayısıyla sorumlu olduğu, davalı ...'ın ise davalı şirketin 19/20 pay sahibi olması ve satış bedelinin davacı şirketteki cari hesap alacağından ödenmesini talep etmesi karşısında, hem tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesinin uygulanması sonucu gerçek alıcı olduğunun anlaşılması hem de TTK'nun 556, 341.
maddeleri gereğince bakiye satış bedelinden sorumlu bulunduğu, iki ortaklı şirkette dava açmak için ortaklar kurulu kararının aranmasının şirket açısından davayı imkansız hale getireceği, asıl davada talep edilen araç satış bedeli alacağının tamamı mobilya satış bedelinden düşüldüğünden (12.711,86) YTL olarak kabul edildiği, birleşen davada iptali istenen 17.01.2006 tarihli ortaklar kurulu kararının ortak Mustafa Sabri Tever tarafından tek başına yazılmış bir belge olduğu, TTK'nun 536/son ve 381. Maddesi uyarınca yok hükmünde bulunduğu, yine tarafların bu aşamadan sonra birlikte hareket ederek şirketin varlığını sürdürmelerinin mümkün görülmediği, ortakların toplanıp karar almalarının ve davalı ...'ın şirket hissesini devrinin dahi sağlanamadığı, her ne kadar ...'ın kusurlu davranışları belirlenmişse de taraflar arasındaki ilişkinin geldiği aşama itibariyle Mustafa tarafından şirketin devamının istenmesinin de MK'nun 2.
maddesine aykırı olacağı gerekçesiyle asıl davada (61.386,45) YTL'nın her iki davalıdan (12.711,86) YTL'nın davalı ...'dan dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/1. maddesi uyarınca temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, birleşen davalarda da davalı Tever Mobilya Ltd.Şti.'nin 17.01.2006 tarihli ortaklar kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespitine, anılan şirketin fesih ve tasfiyesine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2008/12276 Esas, 2010/5839 Karar sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Taraf vekilleri, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekilerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekilerinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 38,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, aşağıda yazılı bakiye 02,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 185.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 08.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1019077800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz