Limited şirketin feshi ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13496 E. 2010/5527 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
organsızlık↗ yargılama giderleri↗ fesih↗ limited şirket↗ harç↗ vekalet ücreti↗ husumet↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin 2 ortaklı ve %50 oranında pay sahibi oldukları, ortakların müdür atamada anlaşamadıkları ve bu sebeple şirketin uzun süre organsız kaldığı, faaliyetlerine devam edemediği, TTK 549. maddede öngörülen koşullar oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava gerçek kişi tarafların ortağı olduğu davalı limited şirketin organsız kalması ve çalışamaz duruma gelmesi nedeniyle fesih ve tasfiyesine ilişkin olup böyle bir davada husumetin şirkete yöneltilmesi zorunlu olduğundan harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine tarafların ortağı olduğu davalı şirketten tahsiline karar verilmesi gerekirken, bu hususta gerekçe göstermeksizin davalı ortağın da davalı şirketle birlikte sorumlu olduğuna karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2005/13731 E. 2007/567 K.
Ortak:organsızlık · limited şirket · dava şartı
İncelediğiniz kararda2-Dava gerçek kişi tarafların ortağı olduğu davalı «limited şirketin» «organsız» kalması ve çalışamaz duruma gelmesi nedeniyle «fesih» ve tasfiyesine ilişkin olup böyle bir davada «husumetin» şirkete yöneltilmesi zorunlu olduğundan «harç», «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» tarafların ortağı olduğu davalı şirketten tahsiline karar verilmesi gerekirken, bu hususta gerekçe göstermeksizin davalı ortağın da davalı şirketle birlikte soruml …
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin 2 ortaklı ve %50 oranında pay sahibi oldukları, ortakların müdür atamada anlaşamadıkları ve bu sebeple şirketin uzun süre «organsız» kaldığı, faaliyetlerine devam edemediği, TTK 549. maddede öngörülen koşullar oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava,«organsız» kaldığı iddiasıyla «limitet şirkete» «kayyım atanmasına» karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacının davalı limitet şirkette %90,davalılardan Osman Bilge'ın ise %10 oranında pay sahibi oldukları,TTK'nun 540 ncı maddesinin aksine anasözleşmede şirketin işlerinin ve işlemlerinin «ortaklar kurulu» tarafından seçilecek bir veya birkaç müdür tarafından yürütüleceğinin kararlaştırıldığı,%10 pay sahibi davalının ilk üç yıl için müdür olarak seçildiği ve sürenin 16.08.2005 tarihi itibariyle dolduğu hususları çekişmesizdir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık,kayyım atanması koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.Davacı vekili,davalı diğer ortağın müdür atanması toplantısına katılmadığını,şirketin organsız kaldığını ileri sürerek kayyım atanmasına karar verilmesini istemiştir.Koşulları oluştuğunda TTK'nun 556 ncı maddesi yollamasıyla aynı Yasa'nın 435 nci maddesi uyarınca limitet şirkete kayyım atanması mümkündür.Öte yandan,559 sayılı KHK ile değişik TTK'nun 537 nci maddesi hükmüne göre limitet şirketlerde anasözleşmede aksine hüküm olmadıkça her ortağın oy hakkı koyduğu sermaye miktarına göre hesaplanacaktır.Bu kural,iki ortaklı limitet şirketler için de geçerlidir.Dolayısıyla,iki ortaklı bir limitet şirketle oy çoğunluğunu elinde bulunduran ortağın objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde anasözleşmeye dayanarak tek başına ortaklık müdürünü ataması veya değiştirmesi mümkündür.Bu durum karşısında,%90 pay sahibi bulunan davacının müdür tayini için yaptığı çağrıya davalı diğer ortağın katılmadığı,TTK'nun 536 ve 537 nci maddeleri hükümleri uyarınca tek başına müdür ataması kararı vermesinin mümkün bulunduğu,anasözleşmede aykırı bir düzenlemenin olmadığı ve bu davayı açmada «hukuki yararının» bulunmadığı dikkate alınıp,açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş,kararın bozulması gerekm …
Mahkemece,iddia,savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre,her ne kadar daha önce «kayyım atanması» istemiyle dava açılmış ise de bunun «hasımsız» açıldığı,«derdestlik» itirazının yerinde olmadığı,davalı şirket müdürünün «temsil» «yetkisinin» 15.08.2005 tarihinde sona erdiği,«organsız» kaldığı,ortaklar arasında hukuki ihtilaflar bulunduğu,kayyım adayının görevi kabul ettiği gerekçesiyle,davanın kabulüne,davalı şirketi temsil etmek,hak ve çıkarlar …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hasımsız dava · kayyım atanması · kayyım · ortaklar kurulu kararı · derdestlik · hukuki yarar · yetkisizlik kararı · temsil
Benzer bu karardaMahkemece,iddia,savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre,her ne kadar daha önce «kayyım atanması» istemiyle dava açılmış ise de bunun «hasımsız» açıldığı,«derdestlik» itirazının yerinde olmadığı,davalı şirket müdürünün «temsil» «yetkisinin» 15.08.2005 tarihinde sona erdiği,«organsız» kaldığı,ortaklar arasında hukuki ihtilaflar bulunduğu,kayyım adayının görevi kabul ettiği gerekçesiyle,davanın kabulüne,davalı şirketi temsil etmek,hak ve çıkarlar …
Dava,«organsız» kaldığı iddiasıyla «limitet şirkete» «kayyım atanmasına» karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacının davalı limitet şirkette %90,davalılardan Osman Bilge'ın ise %10 oranında pay sahibi oldukları,TTK'nun 540 ncı maddesinin aksine anasözleşmede şirketin işlerinin ve işlemlerinin «ortaklar kurulu» tarafından seçilecek bir veya birkaç müdür tarafından yürütüleceğinin kararlaştırıldığı,%10 pay sahibi davalının ilk üç yıl için müdür olarak seçildiği ve sürenin 16.08.2005 tarihi itibariyle dolduğu hususları çekişmesizdir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık,kayyım atanması koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.Davacı vekili,davalı diğer ortağın müdür atanması toplantısına katılmadığını,şirketin organsız kaldığını ileri sürerek kayyım atanmasına karar verilmesini istemiştir.Koşulları oluştuğunda TTK'nun 556 ncı maddesi yollamasıyla aynı Yasa'nın 435 nci maddesi uyarınca limitet şirkete kayyım atanması mümkündür.Öte yandan,559 sayılı KHK ile değişik TTK'nun 537 nci maddesi hükmüne göre limitet şirketlerde anasözleşmede aksine hüküm olmadıkça her ortağın oy hakkı koyduğu sermaye miktarına göre hesaplanacaktır.Bu kural,iki ortaklı limitet şirketler için de geçerlidir.Dolayısıyla,iki ortaklı bir limitet şirketle oy çoğunluğunu elinde bulunduran ortağın objektif iyi niyet kuralları çerçevesinde anasözleşmeye dayanarak tek başına ortaklık müdürünü ataması veya değiştirmesi mümkündür.Bu durum karşısında,%90 pay sahibi bulunan davacının müdür tayini için yaptığı çağrıya davalı diğer ortağın katılmadığı,TTK'nun 536 ve 537 nci maddeleri hükümleri uyarınca tek başına müdür ataması kararı vermesinin mümkün bulunduğu,anasözleşmede aykırı bir düzenlemenin olmadığı ve bu davayı açmada «hukuki yararının» bulunmadığı dikkate alınıp,açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken,yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş,kararın bozulması gerekm …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/13496 E. , 2010/5527 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/06/2008 tarih ve 2008/18-2008/297 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...’un davalı şirketin kurucu ortakları olduğunu, 10/06/2003 tarihli kararla 5 yıl süre ile şirket müdürlüğüne davalı ve ortak olmayan İrfan Salur’un atandığını, görevlerinin sona ermesi akabinde şirketin organsız kaldığını ve çalışamaz duruma geldiğini, ortaklar arasında uyuşmazlık bulunduğundan şirketin faaliyetini devam ettiremediğini ileri sürerek, limited şirketin feshini ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin 2 ortaklı ve %50 oranında pay sahibi oldukları, ortakların müdür atamada anlaşamadıkları ve bu sebeple şirketin uzun süre organsız kaldığı, faaliyetlerine devam edemediği, TTK 549. maddede öngörülen koşullar oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava gerçek kişi tarafların ortağı olduğu davalı limited şirketin organsız kalması ve çalışamaz duruma gelmesi nedeniyle fesih ve tasfiyesine ilişkin olup böyle bir davada husumetin şirkete yöneltilmesi zorunlu olduğundan harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine tarafların ortağı olduğu davalı şirketten tahsiline karar verilmesi gerekirken, bu hususta gerekçe göstermeksizin davalı ortağın da davalı şirketle birlikte sorumlu olduğuna karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiş ise de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün 5. Ve 6. Maddesinde yazılı "davalılardan" ibaresinin çıkartılan yerine "davalı ... Tekstil San ve Tic. Limited Şirketinden" kelime grubunun yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 17.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018934700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz