Deniz Ticaret
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/9252 E. 2010/4910 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rehin ve hapis hakkı↗ çatma↗ gemi alacaklısı hakkı↗ gemi sicili↗ hapis hakkı↗ kanuni rehin hakkı↗ kazanç kaybı↗ rehin hakkı↗ iyiniyet↗ rehin↗ kâr kaybı↗ protokol↗ fatura↗ dosya masrafı↗ hasar↗ eksik inceleme↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kısmen kabulü ile 107.149,34 USD’nin olay tarihinden itibaren faizi ile davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı davanın da kısmen kabulü ile 42.155,50 YTL’nin olay tarihinden itibaren faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı TDİ vekili ile davalı ... Belediyesi vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yabancı para üzerinden yapılan harcamaların yabancı para üzerinden hüküm altına alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı TDİ vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl dava, davacıya ait gemi ile davalı TDİ.’ye ait iken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına devir edilen feribotun çatması sonucu meydana gelen hasar ve kazanç kaybının tahsili ile kanuni rehin ve hapis hakkının tanınması istemine , karşı dava, aynı olay nedeniyle davalılara ait feribotta meydana gelen hasarın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıya ait gemide meydana gelen hasarın tesbitinde Romanya’da yapılan tamire ilişkin olarak kesilen 31.1.2005 tarih ve 32 nolu 1.700 USD bedelli faturanın davaya konu çatma ile ilgili olduğu kabul edilerek hüküm altına alınmasına rağmen, geminin kazanç kaybının hesabında Türkiye’de yapılan tamir süresi 6 gün esas alınmak suretiyle karar verilmiştir. Oysa Romanya’da yapılan tamire ilişkin fatura, yapılan tamirlerin gözden geçirilip rötuşlanarak, kaplama levhasının eklerinin ayarlanmasına ilişkin olup, mahkemece anılan işlemlerin yapılması sırasında geminin seferden men edilip edilmediği dolayısıyla geminin kazanç kaybına uğrayıp uğramadığının tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu olay 20.01.2005 tarihinde meydana gelmiş, dava 15.02.2006 tarihinde açılmıştır. Dosyada bulunan davalı TDİ ile ... arasında geminin devrine dair düzenlenen devir protokolü 15.03.2005 tarihinde, teslim 31.03.2005 tarihinde yapılmış olup, dava tarihinde gemi sicilinde de devir yapılarak malik ... olmuştur. Dava, TDİ aleyhine açılmış, bilahare davalı ... Başkanlığına teşmil edilmiştir.
TTK.'nun 1235/9. maddesi uyarınca davacının gemi alacaklısı hakkı olup, gemi alacaklılarının TTK.'nun 1236.maddesi hükmü uyarınca gemi ve teferruatı üzerinde kanuni rehin hakkı vardır. Bunun gemi siciline tescili de zorunlu değildir. Böyle bir durumda gemi iyiniyetli üçüncü şahısların eline geçse bile rehin hakkı devam eder. Gemi satılsa ve üçüncü şahıs bu bedeli satıcıya ödese bile gemi alacaklısı bu gemiyi sattırır ve alacaklarını gemi bedelinden alır. Dava konusu olayda, davacı hem tazminat hem de kanuni rehin ve hapis hakkı tanınmasını talep etmiştir. Bu durumda, davacının 20.01.2005 olay tarihi tarihinde gemi alacaklısı ve gemi rehni hakkı doğduğundan o tarihte malik olan TDİ aleyhine dava açmasında bir usulsüzlük bulunmamakla beraber, dava tarihinde malik olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına karşı dava açılmamıştır. Her ne kadar yukarıda açıklandığı üzere gemi alacaklısı hakkı gemiyi takip eder ise de, dava dilekçesi ile ... aleyhine dava açılmadığından yargılama sırasında husumet yöneltilmesi ıslahla dahi taraf değiştirilemeyeceğinden mümkün değildir. Bir başka deyişle, ... aleyhine usulüne uygun açılmış bir dava bulunmamaktadır. Bu itibarla mahkemece, ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4- Davalı TDİ vekilinin temyiz itirazlarına gelince; olay tarihi itibariyle malik olan bu davalı hakkında açılan dava usulüne uygun olduğundan bu davalı tarafından açılan karşı davanın görülmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ancak, geminin tamirini bu davalının yapması ve masraflarında bu davalının mal varlığından çıkması nedeniyle karşı davada hüküm altına alınan miktarın bu davalıya verilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ... lehine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, karşı davanın kısmen kabulü nedeniyle hükmedilen avukatlık ücretinin de davalı TDİ’ye verilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına verilmesine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9984 E. 2010/10340 K.
Ortak:kazanç kaybı · kâr kaybı · eksik inceleme · Deniz Ticaret
İncelediğiniz karardaOysa Romanya’da yapılan tamire ilişkin «fatura», yapılan tamirlerin gözden geçirilip rötuşlanarak, kaplama levhasının eklerinin ayarlanmasına ilişkin olup, mahkemece anılan işlemlerin yapılması sırasında geminin seferden men edilip edilmediği dolayısıyla geminin «kazanç kaybına» uğrayıp uğramadığının tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl dava, davacıya ait gemi ile davalı TDİ.’ye ait iken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına devir edilen feribotun çatması sonucu meydana gelen «hasar» ve «kazanç kaybının» tahsili ile kanuni «rehin» ve «hapis hakkının» tanınması istemine , karşı dava, aynı olay nedeniyle davalılara ait feribotta meydana gelen hasarın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıya ait gemide meydana gelen «hasarın» tesbitinde Romanya’da yapılan tamire ilişkin olarak kesilen 31.1.2005 tarih ve 32 nolu 1.700 USD bedelli faturanın davaya konu «çatma» ile ilgili olduğu kabul edilerek hüküm altına alınmasına rağmen, geminin «kazanç kaybının» hesabında Türkiye’de yapılan tamir süresi 6 gün esas alınmak suretiyle karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ından usulünce açılmış bir dava bulunmadığından anılan kuruluş hakkındaki davanın reddi gerektiği, keza karşı davada hüküm altına alınan alacağın ve yine hükmedilen «vekalet ücretinin» davalı-karşı davacı TDİ’ne verilmesi gerekirken İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne verilmesine karar verilmesinin hatalı olduğu, davacıya ait geminin Romanya’da yaptırılan tamiri-revizyonu nedeniyle «kazanç kaybına» uğrayıp uğramadığının tespiti ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmekle «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle yerel mahkeme kararının taraflar ve İstanbul B.Şehir Belediye Başkanlığı yararına bozulmasına, sai …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti
Benzer bu kararda… ından usulünce açılmış bir dava bulunmadığından anılan kuruluş hakkındaki davanın reddi gerektiği, keza karşı davada hüküm altına alınan alacağın ve yine hükmedilen «vekalet ücretinin» davalı-karşı davacı TDİ’ne verilmesi gerekirken İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne verilmesine karar verilmesinin hatalı olduğu, davacıya ait geminin Romanya’da yaptırılan tamiri-revizyonu nedeniyle «kazanç kaybına» uğrayıp uğramadığının tespiti ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmekle «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle yerel mahkeme kararının taraflar ve İstanbul B.Şehir Belediye Başkanlığı yararına bozulmasına, sai …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1276 E. 2012/8059 K.
Ortak:protokol · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDosyada bulunan davalı TDİ ile ... arasında geminin devrine dair düzenlenen devir «protokolü» 15.03.2005 tarihinde, «teslim» 31.03.2005 tarihinde yapılmış olup, dava tarihinde gemi sicilinde de devir yapılarak malik ... olmuştur.
Her ne kadar yukarıda açıklandığı üzere «gemi alacaklısı hakkı» gemiyi takip eder ise de, dava dilekçesi ile ... aleyhine dava açılmadığından yargılama sırasında «husumet» yöneltilmesi ıslahla dahi taraf değiştirilemeyeceğinden mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporlarına göre, davalı ...’nın 15/03/2005 tarihli devir «protokolünün» 9.11 maddesine göre meydana gelen kazadan sorumlu olmadığı, davalı TDİ’nin oluşan kazadan %100 oranında kusurlu olduğu, davacının bu kaza sonucunda %59 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği gerekçeleriyle, davalı ...’na karşı açılan davanın «husumet» yönünden reddine, davalı TDİ’ne karşı açılan davanın kısmen kabulüyle 110.033,23 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı TDİ’den alınarak davacıya verilmes …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet
Benzer bu karardaBunlar her somut olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri karar yerinde objektif bir biçimde göstermeli ve bu taktir hakkını MK'nun 4. maddesine göre hukuka ve «hakkaniyete» uygun olarak kullanmalıdır.
Olayın meydana gelişi ve diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek «hakkaniyet» ilkesi de dikkate alınıp davacı yararına daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyen miktarda manevi tazminatın takdiri doğru görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5235 E. 2013/4671 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bağış · yazılı delil başlangıcı · delil başlangıcı · yazılı delil · bono · taahhütname · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «yazılı delil başlangıcı» olarak kabul edilen...Belediye Başkanlığı namına Belediye Başkanı ...tarafından Kaymakamlık Makamına yazılan 22.07.2002 tarihli yazıda, feribot işletmecileri arasında varılan anlaşma sonucunda, davacı ...'in, ... arasında sefer yapan diğer feribot sahiplerine hem kendi adına hem de davalı ... adına ayrı ayrı 30.000 TL bedelli çekler verdiği, davalı ...'in bu çekler karşılığında her biri 6.000 TL bedelli 5 adet «bono» verdiği ve bu bonolarda alacaklının...Belediyesi olarak yazıldığı, ayrıca ...'in 30.000 TL'yi...Belediyesi'ne «bağış» olarak ödemeyi «taahhüt» ettiği açıkça yazıldığı, ancak dinlenen tanıkların beyanlarının yazılı delil başlangıcı niteliğindeki belgeyi desteklemediği, tanık beyanları ile davacının iddiası …
… ir temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Birden fazla kişiye karşı açılan davanın, davalılar için müşterek bir sebepten dolayı reddi halinde davalılar lehine tek «vekalet ücreti» tayin ve takdir edilmesi gerekirken, her biri için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlı …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/9252 E. , 2010/4910 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 13/03/2008 tarih ve 2006/44-2008/76 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.05.2010 gününde davacı ve karşı davalı vekili Av. ... gelip, davalı ve karşı davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin donatanı olduğu RAVAN RİVER gemisinin İstanbul boğazından Karadeniz istikametine giderken Kızkulesi yakınında önüne aniden çıkan davalıya ait CADDEBOSTAN isimli vapur ile çatıştığını, geminin kazanç kaybı ve maddi hasar miktarının tesbitinin mahkeme aracılıyla yapıldığını ileri sürerek toplam 322.435.56 USD ve 20,517 Euro’nun kaza tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline, CADDEBOSTAN gemisi üzerine kanuni rehin ve hapis hakkının tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Belediyesi vekili, TDİ ile müvekkili arasında 15.03.2005 tarihinde devir protokolünün düzenlendiğini, 15.2.2006 dava tarihinde geminin malikinin müvekkili olduğunu, dava tarihinden önce devir olduğundan HUMK.186. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığını, ıslah yolu ile dahi tarafın değiştirilemeyeceğini, çatma olayında tarafların eşit kusurlu olmalarının gerektiğini, tüm zarar kalemleri için hesap edilen miktarı kabul etmediklerini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TDİ vekili, müvekkili kuruluşun şehir hatları işletmesine ait gemilerinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına devir edildiğini, bu nedenle müvekkiline husumetin düşmeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, karşı davasında da, CADDEBOSTAN gemisinde meydana gelen hasar miktarı olan 103.965,56 YTL’nin faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kısmen kabulü ile 107.149,34 USD’nin olay tarihinden itibaren faizi ile davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı davanın da kısmen kabulü ile 42.155,50 YTL’nin olay tarihinden itibaren faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı TDİ vekili ile davalı ... Belediyesi vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yabancı para üzerinden yapılan harcamaların yabancı para üzerinden hüküm altına alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı TDİ vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl dava, davacıya ait gemi ile davalı TDİ.’ye ait iken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına devir edilen feribotun çatması sonucu meydana gelen hasar ve kazanç kaybının tahsili ile kanuni rehin ve hapis hakkının tanınması istemine , karşı dava, aynı olay nedeniyle davalılara ait feribotta meydana gelen hasarın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıya ait gemide meydana gelen hasarın tesbitinde Romanya’da yapılan tamire ilişkin olarak kesilen 31.1.2005 tarih ve 32 nolu 1.700 USD bedelli faturanın davaya konu çatma ile ilgili olduğu kabul edilerek hüküm altına alınmasına rağmen, geminin kazanç kaybının hesabında Türkiye’de yapılan tamir süresi 6 gün esas alınmak suretiyle karar verilmiştir. Oysa Romanya’da yapılan tamire ilişkin fatura, yapılan tamirlerin gözden geçirilip rötuşlanarak, kaplama levhasının eklerinin ayarlanmasına ilişkin olup, mahkemece anılan işlemlerin yapılması sırasında geminin seferden men edilip edilmediği dolayısıyla geminin kazanç kaybına uğrayıp uğramadığının tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu olay 20.01.2005 tarihinde meydana gelmiş, dava 15.02.2006 tarihinde açılmıştır. Dosyada bulunan davalı TDİ ile ... arasında geminin devrine dair düzenlenen devir protokolü 15.03.2005 tarihinde, teslim 31.03.2005 tarihinde yapılmış olup, dava tarihinde gemi sicilinde de devir yapılarak malik ... olmuştur. Dava, TDİ aleyhine açılmış, bilahare davalı ... Başkanlığına teşmil edilmiştir.
TTK.'nun 1235/9. maddesi uyarınca davacının gemi alacaklısı hakkı olup, gemi alacaklılarının TTK.'nun 1236.maddesi hükmü uyarınca gemi ve teferruatı üzerinde kanuni rehin hakkı vardır. Bunun gemi siciline tescili de zorunlu değildir. Böyle bir durumda gemi iyiniyetli üçüncü şahısların eline geçse bile rehin hakkı devam eder. Gemi satılsa ve üçüncü şahıs bu bedeli satıcıya ödese bile gemi alacaklısı bu gemiyi sattırır ve alacaklarını gemi bedelinden alır. Dava konusu olayda, davacı hem tazminat hem de kanuni rehin ve hapis hakkı tanınmasını talep etmiştir. Bu durumda, davacının 20.01.2005 olay tarihi tarihinde gemi alacaklısı ve gemi rehni hakkı doğduğundan o tarihte malik olan TDİ aleyhine dava açmasında bir usulsüzlük bulunmamakla beraber, dava tarihinde malik olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına karşı dava açılmamıştır.
Her ne kadar yukarıda açıklandığı üzere gemi alacaklısı hakkı gemiyi takip eder ise de, dava dilekçesi ile ... aleyhine dava açılmadığından yargılama sırasında husumet yöneltilmesi ıslahla dahi taraf değiştirilemeyeceğinden mümkün değildir. Bir başka deyişle, ... aleyhine usulüne uygun açılmış bir dava bulunmamaktadır. Bu itibarla mahkemece, ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4- Davalı TDİ vekilinin temyiz itirazlarına gelince; olay tarihi itibariyle malik olan bu davalı hakkında açılan dava usulüne uygun olduğundan bu davalı tarafından açılan karşı davanın görülmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ancak, geminin tamirini bu davalının yapması ve masraflarında bu davalının mal varlığından çıkması nedeniyle karşı davada hüküm altına alınan miktarın bu davalıya verilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ... lehine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, karşı davanın kısmen kabulü nedeniyle hükmedilen avukatlık ücretinin de davalı TDİ’ye verilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına verilmesine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı TDİ vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ... yararına BOZULMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı TDİ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın TDİ yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalı TDİ'den alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 04.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018931700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz