Deniz Ticaret
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/9984 E. 2010/10340 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kazanç kaybı↗ kâr kaybı↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabulü ile 107.149,34 USD’nin olay tarihinden itibaren faizi ile davalı-karşı davacı TDİ’nden tahsiline, karşı davanın da kısmen kabulü ile 42.155,50 YTL’nin olay tarihinden itibaren faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsili ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne verilmesine karar verilmiş; kararın davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı TDİ vekili ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.05.2010 tarihli kararı ile, özetle, İstanbul Büyükşehir Belediyesi bakımından usulünce açılmış bir dava bulunmadığından anılan kuruluş hakkındaki davanın reddi gerektiği, keza karşı davada hüküm altına alınan alacağın ve yine hükmedilen vekalet ücretinin davalı-karşı davacı TDİ’ne verilmesi gerekirken İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne verilmesine karar verilmesinin hatalı olduğu, davacıya ait geminin Romanya’da yaptırılan tamiri-revizyonu nedeniyle kazanç kaybına uğrayıp uğramadığının tespiti ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmekle eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle yerel mahkeme kararının taraflar ve İstanbul B.Şehir Belediye Başkanlığı yararına bozulmasına, sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Davalı-karşı davacı TDİ vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı TDİ vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9252 E. 2010/4910 K.
Ortak:kazanç kaybı · kâr kaybı · eksik inceleme · Deniz Ticaret
İncelediğiniz kararda… ından usulünce açılmış bir dava bulunmadığından anılan kuruluş hakkındaki davanın reddi gerektiği, keza karşı davada hüküm altına alınan alacağın ve yine hükmedilen «vekalet ücretinin» davalı-karşı davacı TDİ’ne verilmesi gerekirken İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne verilmesine karar verilmesinin hatalı olduğu, davacıya ait geminin Romanya’da yaptırılan tamiri-revizyonu nedeniyle «kazanç kaybına» uğrayıp uğramadığının tespiti ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmekle «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle yerel mahkeme kararının taraflar ve İstanbul B.Şehir Belediye Başkanlığı yararına bozulmasına, sai …
Benzer bu karardaOysa Romanya’da yapılan tamire ilişkin «fatura», yapılan tamirlerin gözden geçirilip rötuşlanarak, kaplama levhasının eklerinin ayarlanmasına ilişkin olup, mahkemece anılan işlemlerin yapılması sırasında geminin seferden men edilip edilmediği dolayısıyla geminin «kazanç kaybına» uğrayıp uğramadığının tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl dava, davacıya ait gemi ile davalı TDİ.’ye ait iken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına devir edilen feribotun çatması sonucu meydana gelen «hasar» ve «kazanç kaybının» tahsili ile kanuni «rehin» ve «hapis hakkının» tanınması istemine , karşı dava, aynı olay nedeniyle davalılara ait feribotta meydana gelen hasarın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıya ait gemide meydana gelen «hasarın» tesbitinde Romanya’da yapılan tamire ilişkin olarak kesilen 31.1.2005 tarih ve 32 nolu 1.700 USD bedelli faturanın davaya konu «çatma» ile ilgili olduğu kabul edilerek hüküm altına alınmasına rağmen, geminin «kazanç kaybının» hesabında Türkiye’de yapılan tamir süresi 6 gün esas alınmak suretiyle karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çatma · gemi alacaklısı hakkı · gemi sicili · hapis hakkı · kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · iyiniyet · rehin
Benzer bu karardaTTK.'nun 1235/9. maddesi uyarınca davacının «gemi alacaklısı hakkı» olup, gemi alacaklılarının TTK.'nun 1236.maddesi hükmü uyarınca gemi ve teferruatı üzerinde «kanuni rehin hakkı» vardır.
Böyle bir durumda gemi «iyiniyetli» üçüncü şahısların eline geçse bile «rehin hakkı» devam eder.
2-Asıl dava, davacıya ait gemi ile davalı TDİ.’ye ait iken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına devir edilen feribotun çatması sonucu meydana gelen «hasar» ve «kazanç kaybının» tahsili ile kanuni «rehin» ve «hapis hakkının» tanınması istemine , karşı dava, aynı olay nedeniyle davalılara ait feribotta meydana gelen hasarın tazmini istemine ilişkindir.
Dava konusu olayda, davacı hem tazminat hem de kanuni «rehin» ve «hapis hakkı» tanınmasını talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1276 E. 2012/8059 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · protokol · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporlarına göre, davalı ...’nın 15/03/2005 tarihli devir «protokolünün» 9.11 maddesine göre meydana gelen kazadan sorumlu olmadığı, davalı TDİ’nin oluşan kazadan %100 oranında kusurlu olduğu, davacının bu kaza sonucunda %59 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği gerekçeleriyle, davalı ...’na karşı açılan davanın «husumet» yönünden reddine, davalı TDİ’ne karşı açılan davanın kısmen kabulüyle 110.033,23 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı TDİ’den alınarak davacıya verilmes …
Bunlar her somut olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri karar yerinde objektif bir biçimde göstermeli ve bu taktir hakkını MK'nun 4. maddesine göre hukuka ve «hakkaniyete» uygun olarak kullanmalıdır.
Olayın meydana gelişi ve diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilerek «hakkaniyet» ilkesi de dikkate alınıp davacı yararına daha makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyen miktarda manevi tazminatın takdiri doğru görülmediğinden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7404 E. 2016/1817 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · bedelsizlik · ihbar · kâr payı · husumet
Benzer bu karardaAncak, dava dilekçesinde belirtildiği gibi, 4646 sayılı Kanun gereğince davalı şirket «bedelsiz» vermesi gereken % 10 «payı» sadece İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne vermiş olup, bu durumda «husumetin» ayrıca «ihbar olunan» İ..
Kararı, davalı ile «ihbar olunan» vekilleri temyiz etmiştir.
B..'nın yokluğunda ona ait payların bir kısmının davacıya ait olduğuna karar verilemeyeceğinden, bu husus gözardı edilerek karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın davalı ve aleyhine hüküm oluşturulması nedeniyle «ihbar olunan» lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ve «ihbar olunan» vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/9984 E. , 2010/10340 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 13.03.2008 gün ve 2006/44-2008/76 sayılı kararı onayan Daire’nin gün ve sayılı kararı aleyhinde davalı-karşı davacı TDİ vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, 15.2.2006 tarihli dava dilekçesiyle, müvekkilinin donatanı olduğu geminin, 20.01.2005 tarihinde İstanbul Boğazı’ndan Karadeniz istikametine giderken Kızkulesi yakınında önüne aniden çıkan davalıya ait vapur ile çatıştığını, geminin kazanç kaybı ve maddi hasar miktarının tesbitinin mahkeme aracılığıyla yapıldığını ileri sürerek toplam 322.435.56 USD ve 20,517 Euro’nun kaza tarihinden itibaren faizi ile davalı TDİ’nden tahsiline, davalıya ait Caddebostan gemisi üzerinde kanuni rehin ve hapis hakkının tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TDİ vekili, müvekkili kuruluşa ait şehir hatları gemilerinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’na devir edildiğini, bu nedenle müvekkiline husumetin düşmeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, karşı davasında da, Caddebostan gemisinde meydana gelen hasar miktarı olan 103.965,56 YTL’nın faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davanın teşmil edildiği İstanbul Büyükşehir Belediyesi vekili, TDİ ile müvekkili arasındaki 15.3.2005 tarihli devir protokolünün dava tarihinden önce düzenlenmesi ve devir işlemlerinin yine bu tarihten önce 31.3.2005 tarihinde gerçekleştirilmesi nedeniyle işbu davada HUMK’nun 186. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığını, husumetin TDİ’ne yöneltilmiş olmakla ıslah yolu ile dahi tarafın değiştirilemeyeceğini, öte yandan çatma olayında tarafların eşit kusurlu olmalarının gerektiğini, tüm zarar kalemleri için hesap edilen miktarı kabul etmediklerini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabulü ile 107.149,34 USD’nin olay tarihinden itibaren faizi ile davalı-karşı davacı TDİ’nden tahsiline, karşı davanın da kısmen kabulü ile 42.155,50 YTL’nin olay tarihinden itibaren faizi ile davacı-karşı davalıdan tahsili ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne verilmesine karar verilmiş; kararın davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı TDİ vekili ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.05.2010 tarihli kararı ile, özetle, İstanbul Büyükşehir Belediyesi bakımından usulünce açılmış bir dava bulunmadığından anılan kuruluş hakkındaki davanın reddi gerektiği, keza karşı davada hüküm altına alınan alacağın ve yine hükmedilen vekalet ücretinin davalı-karşı davacı TDİ’ne verilmesi gerekirken İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne verilmesine karar verilmesinin hatalı olduğu, davacıya ait geminin Romanya’da yaptırılan tamiri-revizyonu nedeniyle kazanç kaybına uğrayıp uğramadığının tespiti ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmekle eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle yerel mahkeme kararının taraflar ve İstanbul B.Şehir Belediye Başkanlığı yararına bozulmasına, sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Davalı-karşı davacı TDİ vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı TDİ vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı TDİ vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 15.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029714600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz