Fatura içeriğinin kesinleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/18053 E. 2014/13359 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fatura içeriğinin kesinleşmesi↗ meslek kuruluşu↗ faturanın tebliği↗ ticari teamül↗ iade faturası↗ ek mehil↗ tebliğ tarihi↗ teamül↗ bedel iadesi↗ ticari defter↗ fatura↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin takibe konu faturadaki hazır sıva alımlarını kabul ettiği, ancak nakliye bedelini iade faturası düzenleyerek kabul etmediği, ticari teamüllere göre malın maliyet hesabının üzerine kar ilave edilerek satış fiyatının belirlendiği, davacının ayrıca nakliye bedelinin alınacağına dair belge ibraz etmediği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemece davalının düzenlediği iade faturası nazara alınarak yazılı şekilde karar verilmişse de yapılan inceleme yeterli olmamıştır. Davacı tarafından düzenlenen takibe konu 07/10/2010 tarihli faturanın nakliye bedeline ilişkin kısmı için davalı tarafından 29.12.2010 tarihli iade faturası düzenlenmiş, ancak bu iade faturasının davacı ve davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı belirlenmemiştir.
Mülga 6762 sayılı TTK 23. maddesine göre, faturanın tebliğinden itibaren 8 gün içinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kesinleşir. Mahkemece davalıya ticari defterlerini sunmak üzere mehil verilerek davalının iade faturasının bu 8 günlük süre içerisinde düzenlenip düzenlenmediğinin ve davacıya tebliğ edilip edilmediğinin, davacının davaya konu faturayı davalıya tebliğ tarihi belirlenerek saptanması ve süresinde olmaması halinde fatura içeriği kesinleşeceğinden davacının alacağının hüküm altına alınması gerekmektedir. Ancak iade faturasının süresinde olması halinde, gerektiğinde satılan malın nakil masraflarının kime ait olduğu konusunda ticari teammüllere ilişkin Ticaret .../...
odası ve ilgili meslek kuruluşlarından da görüş alınmak suretiyle olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK'nun 185 ve 186. maddelerine göre değerlendirme yapılması gerekirken, bu hususlar üzerinde durmaksızın, yazılı gerekçeyle eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/388 E. 2019/4508 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaAncak «iade faturasının» süresinde olması halinde, gerektiğinde satılan malın nakil «masraflarının» kime ait olduğu konusunda ticari teammüllere ilişkin Ticaret .../... odası ve ilgili «meslek kuruluşlarından» da görüş alınmak suretiyle olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK'nun 185 ve 186. maddelerine göre değerlendirme yapılması gerekirken, bu hususlar üzerinde durmaksızın, yazılı gerekçeyle «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, özellikle asıl davadaki «mahsup» hususu da değerlendirilerek yeniden hesaplama yapılmasına ve davalı-birleşen davada davacı Kozayol Ltd. vekilinin itirazlarının da değerlendirilmesine yönelik ek bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün davalı-birleşen davada davacı Kozayol Ltd. lehine bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · mahsup
Benzer bu karardaMahkemece, «bozma sonrası» alınan 20/04/2017 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
Mahkemece, özellikle asıl davadaki «mahsup» hususu da değerlendirilerek yeniden hesaplama yapılmasına ve davalı-birleşen davada davacı Kozayol Ltd. vekilinin itirazlarının da değerlendirilmesine yönelik ek bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün davalı-birleşen davada davacı Kozayol Ltd. lehine bozulmasını gerektirmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16252 E. 2012/6953 K.
Ortak:fatura
İncelediğiniz karardaMülga 6762 sayılı TTK 23. maddesine göre, «faturanın tebliğinden» itibaren 8 gün içinde itiraz edilmemesi halinde «fatura içeriği kesinleşir».
Mahkemece davalıya «ticari defterlerini» sunmak üzere «mehil» verilerek davalının «iade faturasının» bu 8 günlük süre içerisinde düzenlenip düzenlenmediğinin ve davacıya tebliğ edilip edilmediğinin, davacının davaya konu faturayı davalıya «tebliğ tarihi» belirlenerek saptanması ve süresinde olmaması halinde «fatura içeriği kesinleşeceğinden» davacının alacağının hüküm altına alınması gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu iki adet «fatura» tutarlarının ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibine vaki itirazın 6.«257»,12 TL için iptaline, «icra inkar tazminatı» istemini ise reddine karar verilmiştir.
Ancak, takibe konu alacak,nakliye ücretine dair iki adet «fatura» tutarına ilişkin olup, davalının sorumlu olduğu borç tutarının belirlenebilir (likit) özellikte olduğu tartışmasızdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacağın likit olması · i̇i̇k 257 · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu iki adet «fatura» tutarlarının ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibine vaki itirazın 6.«257»,12 TL için iptaline, «icra inkar tazminatı» istemini ise reddine karar verilmiştir.
İİK’nun 67/2 nci madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve «alacağın likit olması» halinde, istem varsa borçlu aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekir.
Mahkemece, koşullarının oluşmadığından bahisle «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
O halde mahkemece, alacağın likit olduğu kabul edilerek davacı lehine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9986 E. 2012/16168 K.
Ortak:fatura · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece davalıya «ticari defterlerini» sunmak üzere «mehil» verilerek davalının «iade faturasının» bu 8 günlük süre içerisinde düzenlenip düzenlenmediğinin ve davacıya tebliğ edilip edilmediğinin, davacının davaya konu faturayı davalıya «tebliğ tarihi» belirlenerek saptanması ve süresinde olmaması halinde «fatura içeriği kesinleşeceğinden» davacının alacağının hüküm altına alınması gerekmektedir.
Davacı tarafından düzenlenen takibe konu 07/10/2010 tarihli faturanın nakliye bedeline ilişkin kısmı için davalı tarafından 29.12.2010 tarihli «iade faturası» düzenlenmiş, ancak bu iade faturasının davacı ve davalı «defterlerinde» kayıtlı olup olmadığı belirlenmemiştir.
Mülga 6762 sayılı TTK 23. maddesine göre, «faturanın tebliğinden» itibaren 8 gün içinde itiraz edilmemesi halinde «fatura içeriği kesinleşir».
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından takibe konulan üç «fatura» ile davalı adına taşıma yapıldığı, nakliye yapan «taşıyıcı» kamyon faturaları ile taşınan malların faturalarının uyumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, hükme dayanak teşkil eden 25.01.2011 tarihli ek rapor ile davacı kooperatifin üyeleri olan «fiili taşıyıcıların» kooperatif adına düzenledikleri faturalar esas alınarak davanın kabulü gerektiği görüşü bildirilmiş ise de, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalar davalıya tebliğ edilmemiş, davalı «defterlerinde» de bu faturaların kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, sadece «fatura» tutarlarının birbirine uygun olması nedeniyle taşımanın yapıldığının kabulü mümkün bulunmadığından yazılı gerekçeyle davanın kabulü yerinde görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fiili taşıyıcı · irsaliye · taşıyıcı · teslim
Benzer bu karardaYine, davacı kooperatifin üyesi olan «fiili taşıyıcıların» düzenlediği faturalarda da taşınan malların kime ait olduğu belli olmadığı davalı ile bağlantısı da kurulamadığı gibi taşımalara ilişkin malların kimden «teslim» alındığı, kime teslim edildiği yolunda her hangi bir «irsaliye» de tespit edilememiştir.
Ancak, hükme dayanak teşkil eden 25.01.2011 tarihli ek rapor ile davacı kooperatifin üyeleri olan «fiili taşıyıcıların» kooperatif adına düzenledikleri faturalar esas alınarak davanın kabulü gerektiği görüşü bildirilmiş ise de, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalar davalıya tebliğ edilmemiş, davalı «defterlerinde» de bu faturaların kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, iddia ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından takibe konulan üç «fatura» ile davalı adına taşıma yapıldığı, nakliye yapan «taşıyıcı» kamyon faturaları ile taşınan malların faturalarının uyumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/18053 E. , 2014/13359 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ NAZİLLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 30/05/2013
NUMARASI 2012/210-2013/222
Taraflar arasında görülen davada Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/05/2013 tarih ve 2012/210-2013/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik […] B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile hazır sıva satışı ve nakliyesi konusunda anlaştığını, ancak davalının nakliye ücretini ödemeyi kabul etmeyerek hakkında yapılan icra takibine itiraz ettiğini, davalının yetki ve borca itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın kaldırılmasını ve takibin devamını, alacağın % 40'ından aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin takibe konu faturadaki hazır sıva alımlarını kabul ettiği, ancak nakliye bedelini iade faturası düzenleyerek kabul etmediği, ticari teamüllere göre malın maliyet hesabının üzerine kar ilave edilerek satış fiyatının belirlendiği, davacının ayrıca nakliye bedelinin alınacağına dair belge ibraz etmediği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemece davalının düzenlediği iade faturası nazara alınarak yazılı şekilde karar verilmişse de yapılan inceleme yeterli olmamıştır. Davacı tarafından düzenlenen takibe konu 07/10/2010 tarihli faturanın nakliye bedeline ilişkin kısmı için davalı tarafından 29.12.2010 tarihli iade faturası düzenlenmiş, ancak bu iade faturasının davacı ve davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı belirlenmemiştir.
Mülga 6762 sayılı TTK 23. maddesine göre, faturanın tebliğinden itibaren 8 gün içinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kesinleşir. Mahkemece davalıya ticari defterlerini sunmak üzere mehil verilerek davalının iade faturasının bu 8 günlük süre içerisinde düzenlenip düzenlenmediğinin ve davacıya tebliğ edilip edilmediğinin, davacının davaya konu faturayı davalıya tebliğ tarihi belirlenerek saptanması ve süresinde olmaması halinde fatura içeriği kesinleşeceğinden davacının alacağının hüküm altına alınması gerekmektedir. Ancak iade faturasının süresinde olması halinde, gerektiğinde satılan malın nakil masraflarının kime ait olduğu konusunda ticari teammüllere ilişkin Ticaret .../...
odası ve ilgili meslek kuruluşlarından da görüş alınmak suretiyle olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK'nun 185 ve 186. maddelerine göre değerlendirme yapılması gerekirken, bu hususlar üzerinde durmaksızın, yazılı gerekçeyle eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101891600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz