6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Fatura içeriğinin kesinleşmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/18053 E. 2014/13359 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fatura içeriğinin kesinleşmesi meslek kuruluşu faturanın tebliği ticari teamül iade faturası ek mehil tebliğ tarihi teamül bedel iadesi ticari defter fatura dosya masrafı eksik inceleme ibraz e-defter

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 185 · TTK — TTK 23

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin takibe konu faturadaki hazır sıva alımlarını kabul ettiği, ancak nakliye bedelini iade faturası düzenleyerek kabul etmediği, ticari teamüllere göre malın maliyet hesabının üzerine kar ilave edilerek satış fiyatının belirlendiği, davacının ayrıca nakliye bedelinin alınacağına dair belge ibraz etmediği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Mahkemece davalının düzenlediği iade faturası nazara alınarak yazılı şekilde karar verilmişse de yapılan inceleme yeterli olmamıştır. Davacı tarafından düzenlenen takibe konu 07/10/2010 tarihli faturanın nakliye bedeline ilişkin kısmı için davalı tarafından 29.12.2010 tarihli iade faturası düzenlenmiş, ancak bu iade faturasının davacı ve davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı belirlenmemiştir.

Mülga 6762 sayılı TTK 23. maddesine göre, faturanın tebliğinden itibaren 8 gün içinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kesinleşir. Mahkemece davalıya ticari defterlerini sunmak üzere mehil verilerek davalının iade faturasının bu 8 günlük süre içerisinde düzenlenip düzenlenmediğinin ve davacıya tebliğ edilip edilmediğinin, davacının davaya konu faturayı davalıya tebliğ tarihi belirlenerek saptanması ve süresinde olmaması halinde fatura içeriği kesinleşeceğinden davacının alacağının hüküm altına alınması gerekmektedir. Ancak iade faturasının süresinde olması halinde, gerektiğinde satılan malın nakil masraflarının kime ait olduğu konusunda ticari teammüllere ilişkin Ticaret .../...

odası ve ilgili meslek kuruluşlarından da görüş alınmak suretiyle olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK'nun 185 ve 186. maddelerine göre değerlendirme yapılması gerekirken, bu hususlar üzerinde durmaksızın, yazılı gerekçeyle eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/388 E. 2019/4508 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İnkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16252 E. 2012/6953 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9986 E. 2012/16168 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/18053 E.  ,  2014/13359 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ NAZİLLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ 30/05/2013

NUMARASI 2012/210-2013/222

Taraflar arasında görülen davada Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/05/2013 tarih ve 2012/210-2013/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik […] B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile hazır sıva satışı ve nakliyesi konusunda anlaştığını, ancak davalının nakliye ücretini ödemeyi kabul etmeyerek hakkında yapılan icra takibine itiraz ettiğini, davalının yetki ve borca itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın kaldırılmasını ve takibin devamını, alacağın % 40'ından aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin takibe konu faturadaki hazır sıva alımlarını kabul ettiği, ancak nakliye bedelini iade faturası düzenleyerek kabul etmediği, ticari teamüllere göre malın maliyet hesabının üzerine kar ilave edilerek satış fiyatının belirlendiği, davacının ayrıca nakliye bedelinin alınacağına dair belge ibraz etmediği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Mahkemece davalının düzenlediği iade faturası nazara alınarak yazılı şekilde karar verilmişse de yapılan inceleme yeterli olmamıştır. Davacı tarafından düzenlenen takibe konu 07/10/2010 tarihli faturanın nakliye bedeline ilişkin kısmı için davalı tarafından 29.12.2010 tarihli iade faturası düzenlenmiş, ancak bu iade faturasının davacı ve davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı belirlenmemiştir.

Mülga 6762 sayılı TTK 23. maddesine göre, faturanın tebliğinden itibaren 8 gün içinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kesinleşir. Mahkemece davalıya ticari defterlerini sunmak üzere mehil verilerek davalının iade faturasının bu 8 günlük süre içerisinde düzenlenip düzenlenmediğinin ve davacıya tebliğ edilip edilmediğinin, davacının davaya konu faturayı davalıya tebliğ tarihi belirlenerek saptanması ve süresinde olmaması halinde fatura içeriği kesinleşeceğinden davacının alacağının hüküm altına alınması gerekmektedir. Ancak iade faturasının süresinde olması halinde, gerektiğinde satılan malın nakil masraflarının kime ait olduğu konusunda ticari teammüllere ilişkin Ticaret .../...

odası ve ilgili meslek kuruluşlarından da görüş alınmak suretiyle olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK'nun 185 ve 186. maddelerine göre değerlendirme yapılması gerekirken, bu hususlar üzerinde durmaksızın, yazılı gerekçeyle eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101891600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.