Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/132 E. 2014/8015 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari itibarın zedelenmesi↗ ticari itibar↗ haksız eylem↗ ticari dava niteliği↗ olumsuz oy↗ içtihadı birleştirme kararı↗ tacir↗ yasal faiz↗ ilan↗ haksız rekabet↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından davacının ihalesini aldığı dava dışı şirketlere gönderilen fakslarda davacıyı küçük düşürücü, rencide edici, kendi firması ile arasındaki farkları belirten ibarelerin bilgilendirmenin ötesine geçecek şekilde haksız rekabet yarattığı, davacının ticari itibarını zedeleyecek, müşteri kaybetme korkusu yaşatacak şekilde olduğu, bu eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, haksız rekabetin tesbit ve men'i ile manevi tazminat ve hükmün ilanı istemlerine ilişkin olup, mahkemece, davacının bakımını üstlendiği vinçlere ilişkin iki ayrı kuruluşa davalı tarafından gönderilen faks metinlerinde yer alan yazıların davacıyı küçük düşürücü ve ticari itibarını zedeleyici olduğu gerekçesiyle 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda etraflıca açıklandığı üzere, manevi tazminat ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Manevi tazminatın kapsamını takdir hakkı, kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, hak ve adalete uygun davranmalı, hukuk biliminden yararlanmalı, toplumun sosyal, ekonomik ve moral yapısını ve özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Takdir edilecek tutar, bir yandan manevi acıları gidermeli, kamuoyu ve sosyal vicdanda kabul görmeli, diğer yandan ise, zarar gören açısından zenginleşme aracı olmamalıdır. Bu itibarla, tarafların konumu, davalı tarafından yazılan yazıların içeriği ve davacının bakım ihalesini aldığı iki ayrı kuruluştan talep ettiği bakım bedeli gözönüne alındığında hükmedilen manevi tazminat fahiş olup, daha makul miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı tarafından manevi tazminat istemi ile birlikte davalının eyleminin haksız rekabet olduğunun tesbiti ile men'i ve hükmün ilanı talep edilmiş olduğu halde, mahkemece, davacının manevi tazminat istemi hakkında karar verildiği halde diğer istemleri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Bununla birlikte, mahkemece, hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de, davalı tacir olup haksız eylemi de ticari iş niteliğinde olması nedeniyle talep gibi ticari işlerde geçerli olan avans faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1799 E. 2012/11491 K.
Ortak:yasal faiz
İncelediğiniz kararda… lere gönderilen fakslarda davacıyı küçük düşürücü, rencide edici, kendi firması ile arasındaki farkları belirten ibarelerin bilgilendirmenin ötesine geçecek şekilde «haksız rekabet» yarattığı, davacının «ticari itibarını zedeleyecek», müşteri kaybetme korkusu yaşatacak şekilde olduğu, bu eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
4-Bununla birlikte, mahkemece, hükmedilen tazminata «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiş ise de, davalı «tacir» olup «haksız eylemi» de ticari iş niteliğinde olması nedeniyle talep gibi ticari işlerde geçerli olan «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’ın aracın işleteni olmadığı gerekçesiyle, hakkındaki davanın «husumet yokluğundan» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 273.037,75 TL destek tazminatının, 238,00 TL cenaze giderinin ve toplam 19.000,00 TL manevi tazminatın «yasal faizi» ile birlikte diğer davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...’ın aracın işleteni olmadığı gerekçesiyle, hakkındaki davanın «husumet yokluğundan» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 273.037,75 TL destek tazminatının, 238,00 TL cenaze giderinin ve toplam 19.000,00 TL manevi tazminatın «yasal faizi» ile birlikte diğer davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4139 E. 2014/11050 K.
Ortak:haksız eylem · avans faizi
İncelediğiniz kararda4-Bununla birlikte, mahkemece, hükmedilen tazminata «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiş ise de, davalı «tacir» olup «haksız eylemi» de ticari iş niteliğinde olması nedeniyle talep gibi ticari işlerde geçerli olan «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kesinleşen ceza ve hukuk mahkemesi ilamlarından davacıların «kefil» oldukları 09.01.2004 tarihli «kredi sözleşmesindeki» «kefalet» miktarının 20.000.00 TL olduğu, bu sözleşmeye ilişkin borç ödenmesine rağmen davalı banka çalışanı tarafından davacıların «rızası» olmadan sözleşmedeki miktarın 70.000.00 TL'ye çıkartılarak davacıların kefili olmadığı borcun ödenmesi için haksız olarak aleyhlerine icra takibinde bulunulduğu, «takibin kesinleştiğinin» anlaşıldığı, haksız icra takibinde davacı ...'ın haczedilen maaşının iade edildiği, diğer davacı şirketin «ibraz» edilen «defterleri» üzerinde yapılan incelemede haksız hacizle bağlantılı olarak bir zararının tespit edilemediği, davacıların maddi zararlarına ilişkin iddialarının soyut düzeyde kaldığı, davacıların bu nedenle bir zararının tespit edilemediği, dinlenen tanık beyanlarında haksız icra takibi sebebiyle davacı ...'ın büyük üzüntü duyduğu, psikolojisinin bozulduğu, bu şekilde manevi zarara uğradığının anlaşıldığı, buna davalı bankanın çalışanının «haksız eyleminin» sebep olduğu, 818 sayılı BK'nın 55. maddesi gereğince davalı bankanın sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davacıların «maddi tazminat» taleplerinin reddine, 880.00 TL manevi tazminatın 05.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız haciz · takibin kesinleşmesi · menfi tespit davası · sahtecilik · eş rızası · tespit davası · kefalet · alacak davası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kesinleşen ceza ve hukuk mahkemesi ilamlarından davacıların «kefil» oldukları 09.01.2004 tarihli «kredi sözleşmesindeki» «kefalet» miktarının 20.000.00 TL olduğu, bu sözleşmeye ilişkin borç ödenmesine rağmen davalı banka çalışanı tarafından davacıların «rızası» olmadan sözleşmedeki miktarın 70.000.00 TL'ye çıkartılarak davacıların kefili olmadığı borcun ödenmesi için haksız olarak aleyhlerine icra takibinde bulunulduğu, «takibin kesinleştiğinin» anlaşıldığı, haksız icra takibinde davacı ...'ın haczedilen maaşının iade edildiği, diğer davacı şirketin «ibraz» edilen «defterleri» üzerinde yapılan incelemede haksız hacizle bağlantılı olarak bir zararının tespit edilemediği, davacıların maddi zararlarına ilişkin iddialarının soyut düzeyde kaldığı, davacıların bu nedenle bir zararının tespit edilemediği, dinlenen tanık beyanlarında haksız icra takibi sebebiyle davacı ...'ın büyük üzüntü duyduğu, psikolojisinin bozulduğu, bu şekilde manevi zarara uğradığının anlaşıldığı, buna davalı bankanın çalışanının «haksız eyleminin» sebep olduğu, 818 sayılı BK'nın 55. maddesi gereğince davalı bankanın sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davacıların «maddi tazminat» taleplerinin reddine, 880.00 TL manevi tazminatın 05.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir.
Davacıların, dava dışı firmanın davalıdan kullandığı kredi borcunun «kefili» bulundukları, anılan kredi borcunun ödenerek sona erdiği, davalı personelinin «kredi sözleşmesinde» oynama yaparak kredi limitini artırdığı, davalının bu nedenle davacılar aleyhine icra takibi başlattığı, davacıların araçlarına, taşınmazlarına ve davacı gerçek kişinin Bağ-Kur maaşına «hacizler» tatbik edildiği, davacıların açtığı «menfi tespit davası» sonucu borçlu olmadıklarının tespiti sonrasında uzun süre sonra hacizlerin fekkedildiği, «sahteceliğin» sabit olduğu hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
1-HUMK'nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000.00 TL'sini geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar 21.7.2004 hüküm tarihi itibariyle «kesin» olup, anılan 5219 sayılı Kanun ve 5236 sayılı Kanun uyarınca söz konusu miktar 01.01.2012 tarihi itibariyle 1.690.00 TL’ye çıkarılmıştır.
Ancak, somut olayın özellikleri, hacizlerin uzun süre tatbik edilişi, ticari hayatın gerekleri dikkate alındığında «haksız haciz» nedeniyle zarara uğradıklarının kabulü gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3741 E. 2016/2356 K.
Ortak:yasal faiz
İncelediğiniz kararda… lere gönderilen fakslarda davacıyı küçük düşürücü, rencide edici, kendi firması ile arasındaki farkları belirten ibarelerin bilgilendirmenin ötesine geçecek şekilde «haksız rekabet» yarattığı, davacının «ticari itibarını zedeleyecek», müşteri kaybetme korkusu yaşatacak şekilde olduğu, bu eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
4-Bununla birlikte, mahkemece, hükmedilen tazminata «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiş ise de, davalı «tacir» olup «haksız eylemi» de ticari iş niteliğinde olması nedeniyle talep gibi ticari işlerde geçerli olan «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; 184.806,33 TL «maddi tazminatın» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılardan...'a verilmesine, davalılardan... dışındaki diğer davalılar hakkında olay tarihinden itibaren «temerrüte» uygulanan en yüksek «yasal faiz» uygulanmasına, davalılardan .... yönünden maddi tazminata dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, davalılardan .... nin maddi tazminat «sorumluğunun sigorta» limitleri ile sınırlı olmasına, manevi tazminat talebinin kımen kabulüne; davacılardan... lehine 4.000 TL,...lehine 1.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, daval …
7- Dava dilekçesinde talep edilen tazminat miktarlarına «temerrüde» uygulanan en yüksek «yasal faizin» uygulanması isteği yasal faiz olarak anlaşılacağından, mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminata mevzuatta yeri bulunmayan temerrüde uygulanan en yüksek yasal faizin uygulanmasına karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki menfaat · sınırlı sorumluluk · sorumluluk sigortası · vekalet ücreti takdiri · yargılama giderleri · taşıma sözleşmesi · infaz · taşıyıcı
Benzer bu kararda2- Dava, yolcu «taşıma sözleşmesine» dayalı, «taşıyıcı», şoför ve aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
5- Davalı ... şirketi vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece hükmedilen «maddi tazminatan» davalı ... şirketinin «sorumluluğunun sigorta» limitleri ile sınırlı olduğu bildirilmişse de sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarın gösterilmemesi bu suretle de «infazda» terddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
6- Davalı ... şirketi «maddi tazminattan» poliçede belirtilen limitle «sınırlı sorumlu» olduğuna göre kabul edilen maddi tazminat miktarından sorumlu olduğu oran nispetinde «harç», «vekalet ücreti» ve «yargılama giderleriyle» yükümlü olması gerekirken harç, vekalet ücreti ve «yargılama giderlerinin» tamamından sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; 184.806,33 TL «maddi tazminatın» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılardan...'a verilmesine, davalılardan... dışındaki diğer davalılar hakkında olay tarihinden itibaren «temerrüte» uygulanan en yüksek «yasal faiz» uygulanmasına, davalılardan .... yönünden maddi tazminata dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, davalılardan .... nin maddi tazminat «sorumluğunun sigorta» limitleri ile sınırlı olmasına, manevi tazminat talebinin kımen kabulüne; davacılardan... lehine 4.000 TL,...lehine 1.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, daval …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14331 E. 2014/17125 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz kararda4-Bununla birlikte, mahkemece, hükmedilen tazminata «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiş ise de, davalı «tacir» olup «haksız eylemi» de ticari iş niteliğinde olması nedeniyle talep gibi ticari işlerde geçerli olan «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/11 Esas, 2010/118 Karar sayılı dosyasında tarafların aynı olduğu, davacıların aynı kaza sebebiyle ...'nin vefatından dolayı «destekten yoksun kalma tazminatı davası» açtıkları, yapılan yargılama da kazada ...'nin %85, TCDD İşletmesi'nin %15 oranında kusurlu olduğuna dair rapor alındığı, yargılama sonunda eş ..., baba ..., anne ... için «maddi tazminat» davasının kısmen kabulüne karar verildiği, müteveffa ...'nin kardeşlerine eylemli ve düzenli olarak yardım ettiği kanıtlamadığından bu davacıların taleplerinin kabul edilmediği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihi, kazanın oluş şekli ve sonucu göz önüne alınarak ...'nin ölümü sebebiyle eşi, anne-babası ve kardeşleri olan davacıların duydukları elem ve üzüntünün, uğradıkları manevi zararın bir miktar giderilmesi için 6098 sayılı BK'nın 56/2 maddesi gereğince davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 10.000 TL, davacı ... için 8.000 TL, davacı... için 8.000 TL, davacılar ......,...ve ... için 2.000 TL manevi tazminatın 12/07/2008 olay tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:destekten yoksun kalma tazminatı · tazminat davası · maddi tazminat · ibraz
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/11 Esas, 2010/118 Karar sayılı dosyasında tarafların aynı olduğu, davacıların aynı kaza sebebiyle ...'nin vefatından dolayı «destekten yoksun kalma tazminatı davası» açtıkları, yapılan yargılama da kazada ...'nin %85, TCDD İşletmesi'nin %15 oranında kusurlu olduğuna dair rapor alındığı, yargılama sonunda eş ..., baba ..., anne ... için «maddi tazminat» davasının kısmen kabulüne karar verildiği, müteveffa ...'nin kardeşlerine eylemli ve düzenli olarak yardım ettiği kanıtlamadığından bu davacıların taleplerinin kabul edilmediği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihi, kazanın oluş şekli ve sonucu göz önüne alınarak ...'nin ölümü sebebiyle eşi, anne-babası ve kardeşleri olan davacıların duydukları elem ve üzüntünün, uğradıkları manevi zararın bir miktar giderilmesi için 6098 sayılı BK'nın 56/2 maddesi gereğince davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 10.000 TL, davacı ... için 8.000 TL, davacı... için 8.000 TL, davacılar ......,...ve ... için 2.000 TL manevi tazminatın 12/07/2008 olay tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ibraz» edilen nüfus kayıtlarında... ve ...'nin ölen ...'nin anne ve babası oldukları, .. ....,... ve ...'nin kardeşleri olduğu, ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10109 E. 2014/17523 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz kararda4-Bununla birlikte, mahkemece, hükmedilen tazminata «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiş ise de, davalı «tacir» olup «haksız eylemi» de ticari iş niteliğinde olması nedeniyle talep gibi ticari işlerde geçerli olan «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaÇ.. için 2.000 TL manevi tazminatın 12/07/2008 olay tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:destekten yoksun kalma tazminatı · tazminat davası · maddi tazminat · ibraz
Benzer bu karardaÇ..i'nin vefatından dolayı «destekten yoksun kalma tazminatı davası» açtıkları, yapılan yargılama da kazada U.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ibraz» edilen nüfus kayıtlarında A.
Ç.. için «maddi tazminat» davasının kısmen kabulüne karar verildiği, müteveffa U.Ç..'nin kardeşlerine eylemli ve düzenli olarak yardım ettiği kanıtlamadığından bu davacıların taleplerinin kabul edilmediği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihi, kazanın oluş şekli ve sonucu göz önüne alınarak U.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/132 E. , 2014/8015 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 06/07/2012
NUMARASI 2011/615-2012/616
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.07.2012 tarih ve 2011/615-2012/616 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29.04.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. E. G. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin vinç ve iş makineleri tamir ve bakım işi ile iştigal ettiğini, davalı şirketin müvekkilinin müşterilerine müvekkilini küçük düşürücü, ticari itibarını zedeleyici, gerçeğe aykırı, yanıltıcı ve hukuka aykırı beyanlar içeren fakslar göndererek haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin tesbit ve men'i ile 30.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin de katıldığı dava dışı şirketlere ait ihalenin davacı tarafından alındığını, ancak bu şirketlerin ihale şartnamesinde belirlenen niteliklere davacının sahip olmadığını, davacının ihaleye konu malzemelerin satış yetkilisi olmadığını, ihaleyi yapan yetkililerin ilgili yönetmeliklere aykırı davranmamaları, ihale şartlarına uymaları ve daha titiz davranmaları konusunda uyarmak için söz konusu faksların gönderildiğini, davacının her hangi bir zararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından davacının ihalesini aldığı dava dışı şirketlere gönderilen fakslarda davacıyı küçük düşürücü, rencide edici, kendi firması ile arasındaki farkları belirten ibarelerin bilgilendirmenin ötesine geçecek şekilde haksız rekabet yarattığı, davacının ticari itibarını zedeleyecek, müşteri kaybetme korkusu yaşatacak şekilde olduğu, bu eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, haksız rekabetin tesbit ve men'i ile manevi tazminat ve hükmün ilanı istemlerine ilişkin olup, mahkemece, davacının bakımını üstlendiği vinçlere ilişkin iki ayrı kuruluşa davalı tarafından gönderilen faks metinlerinde yer alan yazıların davacıyı küçük düşürücü ve ticari itibarını zedeleyici olduğu gerekçesiyle 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda etraflıca açıklandığı üzere, manevi tazminat ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Manevi tazminatın kapsamını takdir hakkı, kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, hak ve adalete uygun davranmalı, hukuk biliminden yararlanmalı, toplumun sosyal, ekonomik ve moral yapısını ve özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Takdir edilecek tutar, bir yandan manevi acıları gidermeli, kamuoyu ve sosyal vicdanda kabul görmeli, diğer yandan ise, zarar gören açısından zenginleşme aracı olmamalıdır. Bu itibarla, tarafların konumu, davalı tarafından yazılan yazıların içeriği ve davacının bakım ihalesini aldığı iki ayrı kuruluştan talep ettiği bakım bedeli gözönüne alındığında hükmedilen manevi tazminat fahiş olup, daha makul miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı tarafından manevi tazminat istemi ile birlikte davalının eyleminin haksız rekabet olduğunun tesbiti ile men'i ve hükmün ilanı talep edilmiş olduğu halde, mahkemece, davacının manevi tazminat istemi hakkında karar verildiği halde diğer istemleri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Bununla birlikte, mahkemece, hükmedilen tazminata yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de, davalı tacir olup haksız eylemi de ticari iş niteliğinde olması nedeniyle talep gibi ticari işlerde geçerli olan avans faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına, (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 29.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101886300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz