Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/828 E. 2024/1334 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takibin durması↗ yargılama giderinden sorumluluk↗ tasfiye memurunun sorumluluğu↗ kira ilişkisi↗ itirazın kaldırılması↗ borca itiraz↗ yasal hasım↗ icra hukuk mahkemesi↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ vekâlet ücreti↗ sicilden terkin↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/51 E., 2023/621 K.
BİRLEŞEN DAVA : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/397 E.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın birleşen davanın davalı asıl tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davada davalı asıl tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı idare ile ihyası istenen Örnek Kapı ... Eşya Mobilya San. Tic. Ltd. Şti. arasında kira ilişkisi bulunduğunu, kira bedellerinin ödenmemesi üzerine Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün 2019/1760 E. sayılı dosyası ile tahliye talepli icra takibi başlatıldığını, borca itiraz ve takibin durması üzerine, itirazın kaldırılması talepli olarak Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk (2. İcra Hukuk) Mahkemesinin 2020/61 E. sayılı dosyasında dava açıldığını, ancak bu davada şirketin tasfiye sonucunda sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini ve şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini, asıl dava dosyasındaki vakıalara dayanarak husumetin Ticaret Sicil Müdürlüğü yanında tasfiye memuruna yöneltilebilmesi bakımından tasfiye memuru ...'a karşı açtığı dava ile de Örnek Kapı ... Eşya Mobilya San. Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; ihyası istenen şirketin 20.08.2021 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ...'ın seçildiğini, 19.08.2022 tarihli genel kurul kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlandığını, 07.09.2022 tarihinde sicilden silindiğini, tasfiyenin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, bununla birlikte kurumlarının yasal hasım konumunda olduğundan davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, yargılama giderinden sorumlu olmayacaklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davalı cevap dilekçesinde; aleyhine olabilecek hususları kabul etmediğini, tasfiyeye giriş kararının 15.10.2021 tarihinde tescil edildiğini, 07.09.2022 tarihinde de tasfiye sonu terk halini aldığını, öncelikle davanın reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, ek tasfiye halinde tasfiye memuru olarak atanmayı talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Kemalpaşa 321 sicilinde kayıtlı tasfiye halinde Örnek Kapı ... Eşya Mobilya San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin Kemalpaşa 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/61 E. sayılı davası ve Kemalpaşa İcra Dairesinin 2019/1760 E. sayılı takip dosyası ve bunların konuları ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiye memuru olarak son tasfiye memuru ...'ın atanmasına, kendisine ücret takdir edilmemesine, birleşen dava yönünden yargılama giderleri ve vekâlet ücreti davalı ...'ın üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davalı asıl istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Birleşen davada davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; ihyası istenen şirketin 15.10.2021 tarihinde tasfiyeye giriş yapıp 07.09.2022 tarihinde terkin olunduğunu, davacının icra takibi ve icra hukuk mahkemesindeki takibi ile davasının haksız olduğunu, bu dava devam ederken şirketin tasfiye edilip sicilden terkin edildiğini, davacının açtığı haksız takip ve dava nedeniyle şirketin yeniden ihyasını gerektiren bir durum oluşmadığını, birleşen dava yönünden aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasfiye sürecinde tasfiyenin eksik bırakılmasından ve gereği gibi yapılmamasından davalı tasfiye memurunun sorumlu olması ve 6100 sayılı Kanunu'nun 326 ncı maddesinde yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlemesi nedeniyle mahkemece davalı tasfiye memuru aleyhine harç, yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davalı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davalı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Birleşen davada davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326 ncı maddesi ile 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleşen davada davalı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15064 E. 2016/5235 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra dairesinin yetkisi · yetkiye itiraz · kesin yetki kuralı · kesin yetki · re'sen gözetilme · sorumluluk davası · şirket merkezi mahkemesi · itirazın iptali davası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın şirket tarafından yöneticisine karşı açılan «sorumluluk davası» niteliğinde «itirazın iptali davası» olduğu, davacı şirketin takip tarihi olan 12/11/2012 tarihinden evvel «şirket merkezini» İzmir ili, Kemalpaşa ilçesine naklettiği ve takip tarihi itibariyle merkezinin Kemalpaşa ilçesinde bulunduğu, takip konusunda HMK m.
14/2 uyarınca «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki icra müdürlüğünün «kesin» yetkili olduğu, bu kesin hükme rağmen davalı aleyhine Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nde takibe girişilmesi gerekirken Ankara İcra Dairesi'nde girişilen takibin, «itirazın iptali davası» yönünden usulüne uygun bir takip olarak kabul edilemeyeceği, her ne kadar icra takibinde «yetkiye itiraz» yok ise de m.
Mahkemece; dava, şirketle ortağı arasındaki «sorumluluk davası» olarak nitelendirilmiş ve 6100 sayılı HMK'nın 14. maddesi gereğince «şirket merkezinin» bulunduğu yer icra dairesinin «kesin» yetkili olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak bu kural, alternatif «yetki» kuralı niteliğinde olup «kesin yetki kuralı» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8605 E. 2011/1462 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaİcra Hukuk Mahkemesinin 2020/61 E. sayılı davası ve Kemalpaşa İcra Dairesinin 2019/1760 E. sayılı takip dosyası ve bunların konuları ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek «tasfiye memuru» olarak «son» tasfiye memuru ...'ın atanmasına, kendisine ücret takdir edilmemesine, birleşen dava yönünden «yargılama giderleri» ve vekâlet ücreti davalı ...'ın üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi dosyasına süresinde yapılmış bir «işbölümü» itirazının bulunmadığı, buna rağmen mahkemece, esasen gönderme kararı mahiyetinde olan «yetkisizlik» kararı vererek dosyanın karar kesinleştiğinde İzmir Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, taraflarca temyiz edilmeyen kararın 17.06.2008 tarihinde kesinleşmiş ve süresi içinde başvuru yapılarak İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiş ise de, verilen karar yetkisizlik değil esasen işbölümü itirazının kabulü kararı olduğundan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen bu kararın HUMK'nun 193/«son» maddesi uyarınca 10 gün içinde başvuru yapılarak gönderilmesi gerektiği, kararın kesinleştirilmesi sonrasında verilen dilekçe üzerine gönderildiği anlaşılan davanın, HUMK'nun 193/son maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tevzi · işbölümü · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · tebligat · iflas · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi dosyasına süresinde yapılmış bir «işbölümü» itirazının bulunmadığı, buna rağmen mahkemece, esasen gönderme kararı mahiyetinde olan «yetkisizlik» kararı vererek dosyanın karar kesinleştiğinde İzmir Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, taraflarca temyiz edilmeyen kararın 17.06.2008 tarihinde kesinleşmiş ve süresi içinde başvuru yapılarak İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiş ise de, verilen karar yetkisizlik değil esasen işbölümü itirazının kabulü kararı olduğundan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen bu kararın HUMK'nun 193/«son» maddesi uyarınca 10 gün içinde başvuru yapılarak gönderilmesi gerektiği, kararın kesinleştirilmesi sonrasında verilen dilekçe üzerine gönderildiği anlaşılan davanın, HUMK'nun 193/son maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin «yetkisizlik» kararı vererek dosyayı İzmir Ticaret Mahkemesi'ne gönderdiği, Kemalpaşa İlçesi'nin 5216 sayılı yasa gereğince İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin sınırları içinde kaldığı, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.03.2005 tarih 188 sayılı kararına göre İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin sınırları içinde kalan ilçelerde görülmekte olan ve açılacak ticari davalara İzmir Ticaret Mahkemeleri'nde bakılması gerektiği, ancak, «iflas» davaları dışında ticari davaların «işbölümü» itirazı olmadığı müddetçe Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmeye devam edileceğinden Kemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nde de bu davalara bakılabileceği, işbölümü it …
Hukuk Mahkemesi'nin kararı «yetkisizliğe» ilişkin olup, usulünce yapılan «tebligatlar» sonrasında 17.06.2008 tarihinde kesinleşmiş, davacı vekilinin 20.06.2008 tarihli tahrik dilekçesi ile İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilen dosya yapılan «tevzi» sonrasında kararı veren İzmir Asliye 3.
Bu mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de, Kemalpaşa Asliye 1.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4647 E. 2016/5590 K.
Ortak:tasfiye memuru · yargılama gideri · ek tasfiye · dava şartı
İncelediğiniz kararda… davalı cevap dilekçesinde; aleyhine olabilecek hususları kabul etmediğini, tasfiyeye giriş kararının 15.10.2021 tarihinde tescil edildiğini, 07.09.2022 tarihinde de «tasfiye» sonu «terk» halini aldığını, öncelikle davanın reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden, «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına, ek tasfiye halinde «tasfiye memuru» olarak atanmayı talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tasfiye» sürecinde tasfiyenin eksik bırakılmasından ve gereği gibi yapılmamasından davalı «tasfiye memurunun sorumlu» olması ve 6100 sayılı Kanunu'nun 326 ncı maddesinde «yargılama giderlerinin», aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlemesi nedeniyle mahkemece davalı «tasfiye memuru» aleyhine «harç», yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davalı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmişt …
İcra Hukuk) Mahkemesinin 2020/61 E. sayılı dosyasında dava açıldığını, ancak bu davada şirketin «tasfiye» sonucunda «sicilden terkin» edildiğinin öğrenildiğini ve «şirketin ihyası» için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini, asıl dava dosyasındaki vakıalara dayanarak «husumetin» Ticaret Sicil Müdürlüğü yanında tasfiye memuruna yöneltilebilmesi bakımından «tasfiye memuru» ...'a karşı açtığı dava ile de Örnek Kapı ...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davayı açmakta «hukuki yararı» olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulü ile şirketin «temsili» maksadı ile ihyasına, önceki «tasfiye memuru» ...'un geçici tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı «tasfiye» memurunun tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · hukuki yarar · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davayı açmakta «hukuki yararı» olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulü ile şirketin «temsili» maksadı ile ihyasına, önceki «tasfiye memuru» ...'un geçici tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Buna göre, davanın kabulüne karar verilmesine rağmen, yazılı şekilde «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılması ve «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7116 E. 2012/14120 K.
Ortak:ticaret sicili
Benzer bu karardaSomut olayda, davalı ortağın, davalı şirkete sermaye borcu olduğu noktasında bir iddia ve savunma bulunmadığı gibi davalı şirketin «ticaret sicil» kayıtlarında halen faal olarak göründüğü dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer ödeme · mükerrerlik · tüzel kişilik · uyuşmazlık konusu · limited şirket · havale · haciz · taahhütname
Benzer bu kararda… msenen bilirkişi raporuna göre, Kemalpaşa İcra Müdürlüğü’nün icra takip dosyasında borçlu davalı şirketin, davacı şirketteki taşıma işinden kaynaklanan alacaklarına «haciz» konulduğu, davacı şirketin 4.310,52 TL'yi icra müdürlüğüne yatırdığı, davacının davalı firmaya da 4.321,00 TL «havale» ederek «mükerrer ödeme» yaptığı, dava dışı Ulucak Belediyesi’ne ait olan davalı şirketin, 5747 Sayılı Kanun ile Kemalpaşa Belediyesi’ne katıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabu …
Dava, davalı «limited şirkete» «mükerrer» ödemeden dolayı alacak istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulü ile «uyuşmazlık konusu» alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nun 503. ve 532. maddelerindeki düzenlemeye göre, «limited şirket», sermaye ortaklığı olup, ortakların sorumluluğu, koymayı «taahhüt» ettikleri sermaye ile sınırlıdır.
Bu itibarla, ayrı bir «tüzel kişiliği» haiz «limited şirketin» borcundan dolayı, ortağı olan davalı belediyeye başvurulamayacağı gözetilmeden, her iki davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/828 E. , 2024/1334 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/2037 Esas, 2023/1871 Karar
ASIL ve BİRLEŞEN DAVADA DAVACI : ... vekili Avukat ...
ASIL DAVADA DAVALI İzmir Ticaret Odası Başkanlığı Ticaret Sicil Müdürlüğü
BİRLEŞEN DAVADA DAVALI ... (Tasfiye Memuru)
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret; davaların kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/51 E., 2023/621 K.
BİRLEŞEN DAVA
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/397 E.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın birleşen davanın davalı asıl tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davada davalı asıl tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı idare ile ihyası istenen Örnek Kapı ... Eşya Mobilya San. Tic. Ltd. Şti. arasında kira ilişkisi bulunduğunu, kira bedellerinin ödenmemesi üzerine Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün 2019/1760 E. sayılı dosyası ile tahliye talepli icra takibi başlatıldığını, borca itiraz ve takibin durması üzerine, itirazın kaldırılması talepli olarak Kemalpaşa 2. Asliye Hukuk (2. İcra Hukuk) Mahkemesinin 2020/61 E. sayılı dosyasında dava açıldığını, ancak bu davada şirketin tasfiye sonucunda sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini ve şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini, asıl dava dosyasındaki vakıalara dayanarak husumetin Ticaret Sicil Müdürlüğü yanında tasfiye memuruna yöneltilebilmesi bakımından tasfiye memuru ...'a karşı açtığı dava ile de Örnek Kapı ...
Eşya Mobilya San. Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; ihyası istenen şirketin 20.08.2021 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ...'ın seçildiğini, 19.08.2022 tarihli genel kurul kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlandığını, 07.09.2022 tarihinde sicilden silindiğini, tasfiyenin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, bununla birlikte kurumlarının yasal hasım konumunda olduğundan davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, yargılama giderinden sorumlu olmayacaklarını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davalı cevap dilekçesinde; aleyhine olabilecek hususları kabul etmediğini, tasfiyeye giriş kararının 15.10.2021 tarihinde tescil edildiğini, 07.09.2022 tarihinde de tasfiye sonu terk halini aldığını, öncelikle davanın reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, ek tasfiye halinde tasfiye memuru olarak atanmayı talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Kemalpaşa 321 sicilinde kayıtlı tasfiye halinde Örnek Kapı ... Eşya Mobilya San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin Kemalpaşa 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/61 E. sayılı davası ve Kemalpaşa İcra Dairesinin 2019/1760 E. sayılı takip dosyası ve bunların konuları ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiye memuru olarak son tasfiye memuru ...'ın atanmasına, kendisine ücret takdir edilmemesine, birleşen dava yönünden yargılama giderleri ve vekâlet ücreti davalı ...'ın üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davalı asıl istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Birleşen davada davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; ihyası istenen şirketin 15.10.2021 tarihinde tasfiyeye giriş yapıp 07.09.2022 tarihinde terkin olunduğunu, davacının icra takibi ve icra hukuk mahkemesindeki takibi ile davasının haksız olduğunu, bu dava devam ederken şirketin tasfiye edilip sicilden terkin edildiğini, davacının açtığı haksız takip ve dava nedeniyle şirketin yeniden ihyasını gerektiren bir durum oluşmadığını, birleşen dava yönünden aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasfiye sürecinde tasfiyenin eksik bırakılmasından ve gereği gibi yapılmamasından davalı tasfiye memurunun sorumlu olması ve 6100 sayılı Kanunu'nun 326 ncı maddesinde yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlemesi nedeniyle mahkemece davalı tasfiye memuru aleyhine harç, yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davalı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davalı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Birleşen davada davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326 ncı maddesi ile 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleşen davada davalı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018545900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz