Alacak tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8605 E. 2011/1462 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tevzi↗ işbölümü↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ tebligat↗ iflas↗ yetkisizlik kararı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın açıldığı Kemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkisizlik kararı vererek dosyayı İzmir Ticaret Mahkemesi'ne gönderdiği, Kemalpaşa İlçesi'nin 5216 sayılı yasa gereğince İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin sınırları içinde kaldığı, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.03.2005 tarih 188 sayılı kararına göre İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin sınırları içinde kalan ilçelerde görülmekte olan ve açılacak ticari davalara İzmir Ticaret Mahkemeleri'nde bakılması gerektiği, ancak, iflas davaları dışında ticari davaların işbölümü itirazı olmadığı müddetçe Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmeye devam edileceğinden Kemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nde de bu davalara bakılabileceği, işbölümü itirazı halinde dosyanın İzmir Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesinin gerektiği, Kemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararının HUMK'nun 9 ve devamı maddelerinde belirtilen yetkisizlik kararı olmayıp işbölümü nedeni ile gönderme
kararı olarak kabul edilmesi gerektiği, Kemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasına süresinde yapılmış bir işbölümü itirazının bulunmadığı, buna rağmen mahkemece, esasen gönderme kararı mahiyetinde olan yetkisizlik kararı vererek dosyanın karar kesinleştiğinde İzmir Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, taraflarca temyiz edilmeyen kararın 17.06.2008 tarihinde kesinleşmiş ve süresi içinde başvuru yapılarak İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiş ise de, verilen karar yetkisizlik değil esasen işbölümü itirazının kabulü kararı olduğundan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen bu kararın HUMK'nun 193/son maddesi uyarınca 10 gün içinde başvuru yapılarak gönderilmesi gerektiği, kararın kesinleştirilmesi sonrasında verilen dilekçe üzerine gönderildiği anlaşılan davanın, HUMK'nun 193/son maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalılardan ATS Kimya Ltd. Şti.'nin fabrikasında çıkan yangının davacı deposuna sirayet etmesi sonucunda doğan zararın davalı şirketle, davalı şirketin yangın sigortacısı olan diğer davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Kemalpaşa Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nin kararı yetkisizliğe ilişkin olup, usulünce yapılan tebligatlar sonrasında 17.06.2008 tarihinde kesinleşmiş, davacı vekilinin 20.06.2008 tarihli tahrik dilekçesi ile İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilen dosya yapılan tevzi sonrasında kararı veren İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'ne düşmüştür. Bu mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, Kemalpaşa Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nin “yetkisizlik” hükmünün “gönderme kararı” olarak ele alınıp yukarıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Şöyleki, “yetkisizlik kararı” üzerine yetkili mahkemeye gönderme başvurusu HUMK'nun 193. maddesinde öngörülen “10 günlük yasal sürede” yapıldığının kabulü gereklidir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15064 E. 2016/5235 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra dairesinin yetkisi · yetkiye itiraz · kesin yetki kuralı · kesin yetki · re'sen gözetilme · sorumluluk davası · şirket merkezi mahkemesi · itirazın iptali davası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın şirket tarafından yöneticisine karşı açılan «sorumluluk davası» niteliğinde «itirazın iptali davası» olduğu, davacı şirketin takip tarihi olan 12/11/2012 tarihinden evvel «şirket merkezini» İzmir ili, Kemalpaşa ilçesine naklettiği ve takip tarihi itibariyle merkezinin Kemalpaşa ilçesinde bulunduğu, takip konusunda HMK m.
14/2 uyarınca «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki icra müdürlüğünün «kesin» yetkili olduğu, bu kesin hükme rağmen davalı aleyhine Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nde takibe girişilmesi gerekirken Ankara İcra Dairesi'nde girişilen takibin, «itirazın iptali davası» yönünden usulüne uygun bir takip olarak kabul edilemeyeceği, her ne kadar icra takibinde «yetkiye itiraz» yok ise de m.
Mahkemece; dava, şirketle ortağı arasındaki «sorumluluk davası» olarak nitelendirilmiş ve 6100 sayılı HMK'nın 14. maddesi gereğince «şirket merkezinin» bulunduğu yer icra dairesinin «kesin» yetkili olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak bu kural, alternatif «yetki» kuralı niteliğinde olup «kesin yetki kuralı» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7116 E. 2012/14120 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer ödeme · mükerrerlik · tüzel kişilik · uyuşmazlık konusu · limited şirket · havale · ticaret sicili · haciz
Benzer bu kararda… msenen bilirkişi raporuna göre, Kemalpaşa İcra Müdürlüğü’nün icra takip dosyasında borçlu davalı şirketin, davacı şirketteki taşıma işinden kaynaklanan alacaklarına «haciz» konulduğu, davacı şirketin 4.310,52 TL'yi icra müdürlüğüne yatırdığı, davacının davalı firmaya da 4.321,00 TL «havale» ederek «mükerrer ödeme» yaptığı, dava dışı Ulucak Belediyesi’ne ait olan davalı şirketin, 5747 Sayılı Kanun ile Kemalpaşa Belediyesi’ne katıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabu …
Dava, davalı «limited şirkete» «mükerrer» ödemeden dolayı alacak istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulü ile «uyuşmazlık konusu» alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, ayrı bir «tüzel kişiliği» haiz «limited şirketin» borcundan dolayı, ortağı olan davalı belediyeye başvurulamayacağı gözetilmeden, her iki davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Ancak, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nun 503. ve 532. maddelerindeki düzenlemeye göre, «limited şirket», sermaye ortaklığı olup, ortakların sorumluluğu, koymayı «taahhüt» ettikleri sermaye ile sınırlıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9201 E. 2011/10496 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehnin paraya çevrilmesi · ipotek · kefalet · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · kefil · yetki · haciz
Benzer bu kararda… üyükşehir Belediyesi sınırlarında kaldığı, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.03.2005 gün ve 188 sayılı kararı uyarınca, İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin «yetki» sınırının İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde kalan tüm idari birimleri kapsadığı, alacaklının «kefil» bakımından «rehnin paraya çevrilmesi» yoluna gitmeden de «ihtiyati haciz» yoluna başvurabileceği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
2-Talep, «genel kredi sözleşmesini» müşterek borçlu ve «kefil» sıfatıyla imzalayan borçlu hakkında verilen «ihtiyati haciz» kararına itiraz istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece, muteriz tarafından verilen ipoteğe ilişkin ilgili akit tablosu celbedilip incelenerek davalının «kefaleti» nedeniyle verilmiş bir «ipotek» olup olmadığı belirlendikten sonra oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
İİK’nun 45.maddesinde bir borç için borçlu lehine «ipotek» tesisinin ancak asıl borçlulara ipotek miktarınca başvurulmasına engel olacağı düzenlenmiş olup, bu husus kefillere başvurmaya engel oluşturmaz.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8605 E. , 2011/1462 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.10.2008 tarih ve 2008/506 - 2008/592 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının deposu, depodaki konserve, kavanoz etiketleme ve konserve kapatma makinesinin, davalı ATS Kimya Ltd. Şti.'nin Solvent-Tiner fabrikasında çıkan yangının sirayet etmesi üzerine yandığını, toplam zararın 402.052,21 TL olduğunu ve davalı şirket fabrikasının diğer davalı ... Sigorta A.Ş.'ne Yangın Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın davalılardan temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davanın reddini istemiş, diğer davalı vekili, şirket merkezinin İzmir olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini belirterek davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın açıldığı Kemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkisizlik kararı vererek dosyayı İzmir Ticaret Mahkemesi'ne gönderdiği, Kemalpaşa İlçesi'nin 5216 sayılı yasa gereğince İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin sınırları içinde kaldığı, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.03.2005 tarih 188 sayılı kararına göre İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin sınırları içinde kalan ilçelerde görülmekte olan ve açılacak ticari davalara İzmir Ticaret Mahkemeleri'nde bakılması gerektiği, ancak, iflas davaları dışında ticari davaların işbölümü itirazı olmadığı müddetçe Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmeye devam edileceğinden Kemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nde de bu davalara bakılabileceği, işbölümü itirazı halinde dosyanın İzmir Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesinin gerektiği, Kemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararının HUMK'nun 9 ve devamı maddelerinde belirtilen yetkisizlik kararı olmayıp işbölümü nedeni ile gönderme
kararı olarak kabul edilmesi gerektiği, Kemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasına süresinde yapılmış bir işbölümü itirazının bulunmadığı, buna rağmen mahkemece, esasen gönderme kararı mahiyetinde olan yetkisizlik kararı vererek dosyanın karar kesinleştiğinde İzmir Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, taraflarca temyiz edilmeyen kararın 17.06.2008 tarihinde kesinleşmiş ve süresi içinde başvuru yapılarak İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiş ise de, verilen karar yetkisizlik değil esasen işbölümü itirazının kabulü kararı olduğundan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen bu kararın HUMK'nun 193/son maddesi uyarınca 10 gün içinde başvuru yapılarak gönderilmesi gerektiği, kararın kesinleştirilmesi sonrasında verilen dilekçe üzerine gönderildiği anlaşılan davanın, HUMK'nun 193/son maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalılardan ATS Kimya Ltd. Şti.'nin fabrikasında çıkan yangının davacı deposuna sirayet etmesi sonucunda doğan zararın davalı şirketle, davalı şirketin yangın sigortacısı olan diğer davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Kemalpaşa Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nin kararı yetkisizliğe ilişkin olup, usulünce yapılan tebligatlar sonrasında 17.06.2008 tarihinde kesinleşmiş, davacı vekilinin 20.06.2008 tarihli tahrik dilekçesi ile İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilen dosya yapılan tevzi sonrasında kararı veren İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'ne düşmüştür. Bu mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, Kemalpaşa Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nin “yetkisizlik” hükmünün “gönderme kararı” olarak ele alınıp yukarıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Şöyleki, “yetkisizlik kararı” üzerine yetkili mahkemeye gönderme başvurusu HUMK'nun 193. maddesinde öngörülen “10 günlük yasal sürede” yapıldığının kabulü gereklidir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014141900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz