6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İade

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10261 E. 2010/5306 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icazet eş rızası muvafakat eksik inceleme ibraz i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davacıların 1998 yılından itibaren döviz hesabı açtırdığı, 5 yıl boyunca hesaplarından talimat ile para çekildiği, talimatla para çekme işlemlerinden 13 adet talimat işlemindeki imzanın davacı ...' nin eli ürünü iken 22 adet talimattaki imzanın ...eli ürünü olmadığı, 22 adet talimat işleminin davacıların bilgisi ve rızası dışında apıldığının kabulü gerektiği, bunun aksinin davalıarafındankanıtlanamadığı, usulsüz işlemlere davacılar tarafından icazet verildiğine ilişkin kanıt sunulmadığı, davalı bankanın hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu, ancak davacıların da 5 yıl boyunca bankadan talimat yolu ile işlemler yaptığı, bu işlemlerin

yapılmasından sonra hesaplarındaki hareketleri gereği gibi kontrol etmemekle müterafik kusurlu oldukları, kaldı ki davacıların iddia ettikleri gibi bu işlemlerin Almanya' da oldukları sırada da yapıldığı iddiasının gerçek dışı olduğu, davacıların uğradığı toplam 96.200 USD zarardan takdiren % 25 indirim yapılmak gerektiği sonucuna varılarak, 72.150 USD' nin hüküm fıkrasında yazılı tarihlerden itibaren 3095 sayılı Yasa' nın 4/a maddesinde yazılı oranda faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, davalı banka nezdindeki davacılara ait hesaplardaki paraların davacıların talimatı ve izni olmadan dava dışı şahsa ödendiği iddiasıyla, banka hesaplarında bulunması gereken paranın tahsili istemine ilişkindir.

Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarından, davalı banka nezdinde Türk Lirası cinsinden açılan mevduat hesapları dışında davacılara ait 340-9005633, 340-9199246, 340-9199651, 340-9100587 numaralı dört adet USD hesabın olduğu, bu hesaplardan davacıların yazılı talimatı olmadan ya da sahte imzalı talimatlarla davacıların yanında çalışan ...'e ödemeler yapıldığı anlaşılmaktadır.

Dava dilekçesinde Amerikan Doları üzerinden açılan hesaplardan yaklaşık 300.000 USD’ nin usulsüz çekildiğini ileri süren davacılar vekili özellikle 30.06.2004 tarihli replik layihasında “...davalı banka nezdinde yapılan tüm hesap hareketlerinin usulsüz olduğu yönünde bir beyanımız ve iddiamız bulunmamaktadır. Bu hesaplarda yapılan işlemlerden yaklaşık 300.000 USD tutarındaki para çekme işlemlerinin müvekkillerin talimatı dışında ve sahte talimatlar ile usulsüz olarak yapıldığı belirtilmiştir.”demek suretiyle, USD cinsinden açılan hesaplardaki çekilen paralara itiraz etmiştir. Bu beyandan, davacılara ait Türk Lirası cinsinden açılan hesaplardaki işlemlere bir itiraz olmadığının, işlemlerin davacılarca benimsendiğinin kabulü gerekmektedir.

Davalı vekili ise, davacılar tarafından itiraz edilmeyen Türk Lirası hesaplarında da, USD hesaplarında olduğu gibi ... tarafından aynı şekilde para çekildiğini, TL hesaplarındaki bu işlemlere itiraz etmeyerek benimseyen davacıların, USD hesaplarındaki işlemlerden de haberdar olduğunu, bu hesap hareketlerine icazet verdiklerini savunmuş olup, davalı tarafın bu yöndeki savunmaları mahkemece değerlendirilmemiştir.

Davacılar ... ile ...'un davalı banka nezdinde 40-9005633, 340-9199246, 340-9199651, 340-9100587 numaralı dört adet USD hesabı yanında 6600597, 9104890, 9199331, 9199363 ve 9001040 numaralı beş adet de Türk Lirası hesabı bulunmakta olup, hesaplar teselsüllü müşterek hesap şeklindedir. 20.02.2008 tarihli son bilirkişi raporunda hangi hesaptan ne miktar para çekildiği şeklinde bir ayırım yapılmadan, usulüne uygun olmayan talimat veya talimat olmadan çekilen paralara ilişkin işlemler belirlenmiş, çekilen paraların hangi numaralı hesaptan olduğu ayrı ayrı gösterilmemiştir. Bilirkişi raporunun 3 ve 4.sayfasında 01.05.2002, 27.05.2002, 03.07.2002, 20.08.2002, 22.08.2002, 02.09.2002, 28.10.2002, 05.11.2002, 07.11.2002, 27.11.2002, 16.12.2002, 03.01.2003 ve 15.01.2003 tarihli (yanlarında yıldız işareti olan) talimatların hem USD, hem de TL hesaplarından para çekmeye ilişkin sahte imzalı talimatlar olduğu belirlenmiş olup, sayılan işlemlerin hangi hesap numarasından olduğu ayrı ayrı gösterilerek, TL hesaplarındaki talimatlara itiraz etmeyen davacı tarafın USD hesaplarındaki işlemleri de kabul etmiş sayılıp sayılmayacağı bilirkişi raporunda ve mahkemece tartışılmamıştır. Öte yandan, 20.02.2008 tarihli son bilirkişi raporunun 5.sayfasında, davacının sahte işlemlerin varlığını hesap cüzdanına işlettikten veya hesabının ekstresini gördükten sonra fark etmediği belirtilmiştir.

Bilirkişi raporundaki bu tespitler ve dosyaya sunulan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde mahkemece; sahte işlemlerin hesap cüzdanına işlendiği bilirkişi raporunda belirtilmiş olup, dosyada örneği olmayan hesap cüzdanlarını ibraz etmesi için davacı tarafa süre verilerek, aynı tarihli tek talimatla hem TL hesabından hem de USD hesabından para çekmeyi içeren talimatlar gereği TL hesabından yapılan ödemeye itiraz etmeyerek benimseyen davacıların USD hesabından para çekmeye de muvafakat etmiş sayılıp sayılmayacağı, işlemler hesap cüzdanına işlenmiş ise buna davacı tarafın karşı çıkıp çıkmadığı gözetilerek, davalı vekilinin bilirkişi raporların ciddi itirazlarının cevaplandırılması gerekirken, eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/500 E. 2018/6442 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1144 E. 2020/5657 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12013 E. 2010/1736 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/10261 E.  ,  2010/5306 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.04.2008 tarih ve 2004/345-2008/242 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.05.2010 gününde davacılar avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davacı ...' un 1998 yılında davalı bankanın Etiler Şubesi nezdinde döviz hesabı açtırdığını, 2001 yılında hesapların davacı eşi ...ile birlikte müşterek hesaplara dönüştürüldüğünü, davacı ...' nin rahatsızlığının artması nedeniyle eşi ile birlikte tedavi olmak amacıyla ABD' ne gittikleri bir dönemde oğulları ...' a 120.000 USD para lazım olması nedeniyle bir talimat yazması ve bu talimat ile ...' un davalı bankanın Etiler Şubesi' ne gidip, hesapta bu miktar para olmadıığnı öğrenmesi üzerine, yapılan incelemede hesapta bulunması gereken 300.000 USD civarında bir paranın bulunmadığının belirlendiğini, paranın sahte ve usulsüz talimatlarla sekreter ...' e ödendiğini ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile birlikte 96.200 USD'nın ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu işlemlerden davacı tarafın haberdar olup, müvekkili bankanın kusur yada sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davacıların 1998 yılından itibaren döviz hesabı açtırdığı, 5 yıl boyunca hesaplarından talimat ile para çekildiği, talimatla para çekme işlemlerinden 13 adet talimat işlemindeki imzanın davacı ...' nin eli ürünü iken 22 adet talimattaki imzanın ...eli ürünü olmadığı, 22 adet talimat işleminin davacıların bilgisi ve rızası dışında apıldığının kabulü gerektiği, bunun aksinin davalıarafındankanıtlanamadığı, usulsüz işlemlere davacılar tarafından icazet verildiğine ilişkin kanıt sunulmadığı, davalı bankanın hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu, ancak davacıların da 5 yıl boyunca bankadan talimat yolu ile işlemler yaptığı, bu işlemlerin

yapılmasından sonra hesaplarındaki hareketleri gereği gibi kontrol etmemekle müterafik kusurlu oldukları, kaldı ki davacıların iddia ettikleri gibi bu işlemlerin Almanya' da oldukları sırada da yapıldığı iddiasının gerçek dışı olduğu, davacıların uğradığı toplam 96.200 USD zarardan takdiren % 25 indirim yapılmak gerektiği sonucuna varılarak, 72.150 USD' nin hüküm fıkrasında yazılı tarihlerden itibaren 3095 sayılı Yasa' nın 4/a maddesinde yazılı oranda faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, davalı banka nezdindeki davacılara ait hesaplardaki paraların davacıların talimatı ve izni olmadan dava dışı şahsa ödendiği iddiasıyla, banka hesaplarında bulunması gereken paranın tahsili istemine ilişkindir.

Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarından, davalı banka nezdinde Türk Lirası cinsinden açılan mevduat hesapları dışında davacılara ait 340-9005633, 340-9199246, 340-9199651, 340-9100587 numaralı dört adet USD hesabın olduğu, bu hesaplardan davacıların yazılı talimatı olmadan ya da sahte imzalı talimatlarla davacıların yanında çalışan ...'e ödemeler yapıldığı anlaşılmaktadır.

Dava dilekçesinde Amerikan Doları üzerinden açılan hesaplardan yaklaşık 300.000 USD’ nin usulsüz çekildiğini ileri süren davacılar vekili özellikle 30.06.2004 tarihli replik layihasında “...davalı banka nezdinde yapılan tüm hesap hareketlerinin usulsüz olduğu yönünde bir beyanımız ve iddiamız bulunmamaktadır. Bu hesaplarda yapılan işlemlerden yaklaşık 300.000 USD tutarındaki para çekme işlemlerinin müvekkillerin talimatı dışında ve sahte talimatlar ile usulsüz olarak yapıldığı belirtilmiştir.”demek suretiyle, USD cinsinden açılan hesaplardaki çekilen paralara itiraz etmiştir. Bu beyandan, davacılara ait Türk Lirası cinsinden açılan hesaplardaki işlemlere bir itiraz olmadığının, işlemlerin davacılarca benimsendiğinin kabulü gerekmektedir.

Davalı vekili ise, davacılar tarafından itiraz edilmeyen Türk Lirası hesaplarında da, USD hesaplarında olduğu gibi ... tarafından aynı şekilde para çekildiğini, TL hesaplarındaki bu işlemlere itiraz etmeyerek benimseyen davacıların, USD hesaplarındaki işlemlerden de haberdar olduğunu, bu hesap hareketlerine icazet verdiklerini savunmuş olup, davalı tarafın bu yöndeki savunmaları mahkemece değerlendirilmemiştir.

Davacılar ... ile ...'un davalı banka nezdinde 40-9005633, 340-9199246, 340-9199651, 340-9100587 numaralı dört adet USD hesabı yanında 6600597, 9104890, 9199331, 9199363 ve 9001040 numaralı beş adet de Türk Lirası hesabı bulunmakta olup, hesaplar teselsüllü müşterek hesap şeklindedir.

20. 02.2008 tarihli son bilirkişi raporunda hangi hesaptan ne miktar para çekildiği şeklinde bir ayırım yapılmadan, usulüne uygun olmayan talimat veya talimat olmadan çekilen paralara ilişkin işlemler belirlenmiş, çekilen paraların hangi numaralı hesaptan olduğu ayrı ayrı gösterilmemiştir. Bilirkişi raporunun 3 ve 4.sayfasında 01.05.2002, 27.05.2002, 03.07.2002, 20.08.2002, 22.08.2002, 02.09.2002, 28.10.2002, 05.11.2002, 07.11.2002, 27.11.2002, 16.12.2002, 03.01.2003 ve 15.01.2003 tarihli (yanlarında yıldız işareti olan) talimatların hem USD, hem de TL hesaplarından para çekmeye ilişkin sahte imzalı talimatlar olduğu belirlenmiş olup, sayılan işlemlerin hangi hesap numarasından olduğu ayrı ayrı gösterilerek, TL hesaplarındaki talimatlara itiraz etmeyen davacı tarafın USD hesaplarındaki işlemleri de kabul etmiş sayılıp sayılmayacağı bilirkişi raporunda ve mahkemece tartışılmamıştır.

Öte yandan, 20.02.2008 tarihli son bilirkişi raporunun 5.sayfasında, davacının sahte işlemlerin varlığını hesap cüzdanına işlettikten veya hesabının ekstresini gördükten sonra fark etmediği belirtilmiştir.

Bilirkişi raporundaki bu tespitler ve dosyaya sunulan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde mahkemece; sahte işlemlerin hesap cüzdanına işlendiği bilirkişi raporunda belirtilmiş olup, dosyada örneği olmayan hesap cüzdanlarını ibraz etmesi için davacı tarafa süre verilerek, aynı tarihli tek talimatla hem TL hesabından hem de USD hesabından para çekmeyi içeren talimatlar gereği TL hesabından yapılan ödemeye itiraz etmeyerek benimseyen davacıların USD hesabından para çekmeye de muvafakat etmiş sayılıp sayılmayacağı, işlemler hesap cüzdanına işlenmiş ise buna davacı tarafın karşı çıkıp çıkmadığı gözetilerek, davalı vekilinin bilirkişi raporların ciddi itirazlarının cevaplandırılması gerekirken, eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018446200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.