6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Imza yetkisi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/126 E. 2010/5736 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imza yetkisi yönetici sorumluluğu el koyma yargılama giderleri oy yasağı yönetim kurulu kararı yetkisizlik kararı ibraz

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. — Bankacılık K. 13 · TTK — TTK 321

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının, davalı bankadan kredi kullanan ve halen borcun ödenmemesi üzerine takip altında bulunan dava dışı ... A.Ş’nin 27.07.1998 tarih 9 nolu yönetim kurulu kararı ile imza yetkisi verilen makine ve enerji yönetiminden sorumlu müdürü olduğu, ikinci dereceden imza yetkisine sahip olduğu, ... A.Ş.tarafından bankadan 30.07.1998 tarihinde kredi kullanıldığı, kredi alımı sırasında davacının TTK’nun 321. ve 482. maddeleri anlamında şirketin sorumlu yöneticisi olduğu, kredilerin halen takipte olduğu ve borcun ödenmemiş olduğunun ibraz edilen kayıtlarla sabit olduğu, davanın açılmasından sonra Anayasa Mahkemesi’nce bankaların yurtdışı yasağı koymalarını sağlayan maddenin iptal edildiği, bu nedenle bozma ilamındaki hususların değerlendirilmesine gerek olmaksızın, Anayasa Mahkemesi kararı karşısında, davalı bankanın yurtdışı yasağı koyma yetkisinin kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının, davalı ... TAO’nun 06.07.2006 tarih ve 1293 sayılı yazısı üzerine konulan yurtdışı yasağının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, yurtdışı çıkış yasağının iptaline ilişkin olup, davanın devamı sırasında Anayasa Mahkemesi’nin 08.12.2007 tarih ve 26724 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kararı ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 15/3 maddesi ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun geçici 13. maddesi iptal edilmiştir. Davalı da davada bu karar sonrasında davacı hakkında alınan yurtdışı çıkış yasağının kaldırıldığını savunmuştur. Mahkemece, davalının Emniyet Müdürlüğü’ne gönderdiği bu yazının davayı konusuz bırakıp bırakmadığı üzerinde durulmak ve neticesine göre bir karar verilmek gerekirken yurtdışı çıkış yasağının kaldırılmasına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

2-Öte yandan her dava açıldığı tarihteki koşullara göre karara bağlanmak gerekir. Dava tarihi itibariyle davalı bankanın uyguladığı tedbirin yerinde olup olmadığı incelenerek yargılama giderleri hakkında buna göre bir karar verilmek gerekirken davalı banka üzerinde bırakılması bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yurtdışı çıkış yasağının kaldırılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12292 E. 2011/4623 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/126 E.  ,  2010/5736 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.10.2008 tarih ve 2008/375-2008/469 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışına çıkışının davalı bankanın müracaatı ile yasaklandığını, yasaklamaya konu ... A.Ş.de makine enerji müdürü olarak çalıştıktan sonra emekli olduğunu, şirketin aldığı kredi ile ilgisinin olmadığını ileri sürerek, yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, yasağın dayanağının 5411.S.K.nun 13.maddesi olduğunu, davacının borçlu şirkette kanuni temsilci olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının, davalı bankadan kredi kullanan ve halen borcun ödenmemesi üzerine takip altında bulunan dava dışı ... A.Ş’nin 27.07.1998 tarih 9 nolu yönetim kurulu kararı ile imza yetkisi verilen makine ve enerji yönetiminden sorumlu müdürü olduğu, ikinci dereceden imza yetkisine sahip olduğu, ... A.Ş.tarafından bankadan 30.07.1998 tarihinde kredi kullanıldığı, kredi alımı sırasında davacının TTK’nun 321. ve 482. maddeleri anlamında şirketin sorumlu yöneticisi olduğu, kredilerin halen takipte olduğu ve borcun ödenmemiş olduğunun ibraz edilen kayıtlarla sabit olduğu, davanın açılmasından sonra Anayasa Mahkemesi’nce bankaların yurtdışı yasağı koymalarını sağlayan maddenin iptal edildiği, bu nedenle bozma ilamındaki hususların değerlendirilmesine gerek olmaksızın, Anayasa Mahkemesi kararı karşısında, davalı bankanın yurtdışı yasağı koyma yetkisinin kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının, davalı ...

TAO’nun 06.07.2006 tarih ve 1293 sayılı yazısı üzerine konulan yurtdışı yasağının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, yurtdışı çıkış yasağının iptaline ilişkin olup, davanın devamı sırasında Anayasa Mahkemesi’nin 08.12.2007 tarih ve 26724 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan kararı ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 15/3 maddesi ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun geçici 13. maddesi iptal edilmiştir. Davalı da davada bu karar sonrasında davacı hakkında alınan yurtdışı çıkış yasağının kaldırıldığını savunmuştur. Mahkemece, davalının Emniyet Müdürlüğü’ne gönderdiği bu yazının davayı konusuz bırakıp bırakmadığı üzerinde durulmak ve neticesine göre bir karar verilmek gerekirken yurtdışı çıkış yasağının kaldırılmasına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

2-Öte yandan her dava açıldığı tarihteki koşullara göre karara bağlanmak gerekir. Dava tarihi itibariyle davalı bankanın uyguladığı tedbirin yerinde olup olmadığı incelenerek yargılama giderleri hakkında buna göre bir karar verilmek gerekirken davalı banka üzerinde bırakılması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018360700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.