Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/510 E. 2024/1129 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüzel kişiliğin ihyası↗ istinaf sebebi↗ münfesihlik↗ resen terkin↗ i̇i̇k 167↗ ek mehil↗ yasal hasım↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ ara karar↗ sicilden terkin↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ ihtar↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ geçersizlik↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ ibraz↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/483 E., 2022/718 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, ihyası talep edilen EGT Enerji ve Gaz Teknolojileri Müh. Tic. Ltd. Şti.'nin münferiden yetkilisi iken anılan şirketin haberi olmadan sicilden terkin edildiğini, anılan şirketin davacı olduğu İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/167 E. numaralı dosyasıyla devam eden davası olduğunu, Mahkemenin 07.06.2022 tarihli ara kararı ile davayı açmak için mehil verildiğini, sözü edilen şirket açısından dava devam ettiğinden şirketin ihyasının gerektiğini ileri sürerek EGT Enerji ve Gaz Teknolojileri Müh. Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu şirketin adresinin tespit edilemediği hususunun belirlenmesinin ardından resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09.10.2015 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğini, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicili Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını savunarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağından yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirketin hakkında açık dava dosyası bulunduğu esnada resen terkin prosedürünün işletildiği, terkin sürecine ilişkin dava dışı şirketin yöneticisine tebligat çıkartıldığının ispatlanamadığı, terkin işleminin hatalı ve geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 507186-0 sicil numarasında kayıtlı şirketin İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/167 E. sayılı davası ve bu dava ilgili müteakip işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yasal hasım olduklarını, kanuna uygun işlem tesis edildiğini, dava dışı şirketin münfesih olmamak adına gerekli yükümlülükleri yerine getirmediğini, şirket yetkilisine de ihtarın gönderildiğini, ayrıca ilanın yapıldığını, terkine konu edilen şirketler hakkında derdest dava veya takipleri takip edemeyeceklerini, resen terkinin usule uygun olmadığına ilişkin bir iddia bulunmadığını, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirket hakkında terkin esnasında açık dava dosyası bulunduğu, bu nedenle davacının dava açmakta hukuki yararı olduğu, şirketin terkin sürecine ilişkin şirket yetkilisine tebligat yapılmadığı, adresin tespit edilememesi halinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde sayılan münfesih olma veya münfesih sayılma sebepleri arasında yer almadığı, terkin işleminin hem dayandığı sebep hem de izlenmesi gereken usul bakımından yasaya uygun olmadığı, vekalet ücretinin yargılama giderlerinden sayıldığı, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceğinin açıkça düzenlendiği, mahkemece bu yönde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin yapılan terkin işleminin usule uygun olduğuna, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ... dava konusu şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği, şirketin gayrifaal olma iradesi bulunduğu itirazını ekleyerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sicilden resen terkin edilen şirketin derdest dava bulunması sebebiyle tüzel kişiliğinin ihyası talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3359 E. 2023/3603 K.
Ortak:münfesihlik · resen terkin · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · sicilden terkin · yargılama giderleri · derdestlik · ihya · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu şirketin adresinin tespit edilemediği hususunun belirlenmesinin ardından «resen terkin» kapsamına alındığını, «tebligat» ve «ilan» prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09.10.2015 tarihinde sicil «kaydının» resen terkin edildiğini, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde «münfesih» olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicili Müdürlüğüne «ibraz» etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde «tasfiye» memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını savunarak «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağından yargılama giderleri ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «yasal hasım» olduklarını, kanuna uygun işlem tesis edildiğini, dava dışı şirketin «münfesih» olmamak adına gerekli yükümlülükleri yerine getirmediğini, şirket yetkilisine de «ihtarın» gönderildiğini, ayrıca «ilanın» yapıldığını, «terkine» konu edilen şirketler hakkında «derdest» dava veya takipleri takip edemeyeceklerini, «resen terkinin» usule uygun olmadığına ilişkin bir iddia bulunmadığını, aleyhlerine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, sicilden «resen terkin» edilen şirketin «derdest» dava bulunması sebebiyle «tüzel kişiliğinin ihyası» talebine ilişkindir.
Benzer bu kararda… n adresinin tespit edilememesi ve bu hali ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığının tespiti üzerine, davalı tarafından 2 aylık süre içinde «münfesih» olma «sebebinin» ortadan kaldırılması için «ihtarname» hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, bu kapsamda hazırlanan «tebligatın» bila tebliğ iade edildiği, yasal zorunluluk olmasına rağmen şirket yetkilisine tebligat yapılmadan «ilan» ile yetinilerek «terkin» işleminin yapıldığı, ayrıca «ihyası» talep edilen şirket hakkında terkinden önce yürüyen bir icra takibinin bulunduğu, «derdest» dosyası bulunan şirketin sicilden «resen terkin» edilemeyeceğine ilişkin yasal düzenlemeye aykırı davranıldığı, ayrıca şirketin 6102 sayılı Kanun'da belirtilmeyen bir sebepten ötürü sicil «kaydının» silindiği, buna göre davalının işleminin işleminin usulsüz olduğu, ihyası talep edilen şirket aleyhine girişilen icra takibinin sonuçlandırılması için şirketin ihyasının zorunlu olduğu, davacının «hukuki yararının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına, «tasfiye memuru atanmasına» yer olmadığına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
… h ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı tarafından 09.10.2015 tarihinde «sicilden terkin» edildiği ancak şirket «yetkisine» «tebligat» yapılmadığı, diğer taraftan İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde belirtildiği üzere adresin tespit edilememesi hali, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde sayılan «münfesih» olma veya münfesih sayılma sebepleri arasında yer almadığı, bu hal 30.12.2012 tarihli ve 25513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tebliğ'in 1 inci maddesinde düzenlendiği, Kanunda yer alamayan münfesih sayılma «sebebinin» tebliğ ile düzenlenmesi mümkün olmadığı, yapılan terkin işleminin hem dayandığı sebep hem de izlenmesi gereken usul bakımından Kanuna uygun olmadığı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kabul edilemeyeceği, beş yıllık «hak düşürücü sürenin» de bu nedenle işlemeyeceği, yapılan terkin işleminin usule uygun olmadığı tespit edildiğinden İlk Derece Mahkemesince davalı aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinde de isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ödeme emrine itiraz · hukuki dinlenilme hakkı · takibin kesinleşmesi · re'sen terkin · hak düşürücü süre · ihtarname · yetkisizlik kararı · temsil
Benzer bu karardaŞti. aleyhine davacı tarafından icra takibi başlatıldığını, «ödeme emrine itiraz» edilmeyerek «takibin kesinleştiğini», takip dosyası kapsamında işlemler yürütülürken borçlu şirketin davalı tarafından ticaret sicilinden re’«sen terkin» edildiğinin fark edildiğini, icra takibinin henüz sonuçlandırılamadığını ve müvekkilinin haklı alacağına ulaşamamış olması nedeniyle «ihya» talebinde «hukuki yarar» bulunduğunu ileri sürerek dava dışı şirketin ihyasını talep etmiştir.
… h ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı tarafından 09.10.2015 tarihinde «sicilden terkin» edildiği ancak şirket «yetkisine» «tebligat» yapılmadığı, diğer taraftan İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde belirtildiği üzere adresin tespit edilememesi hali, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde sayılan «münfesih» olma veya münfesih sayılma sebepleri arasında yer almadığı, bu hal 30.12.2012 tarihli ve 25513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tebliğ'in 1 inci maddesinde düzenlendiği, Kanunda yer alamayan münfesih sayılma «sebebinin» tebliğ ile düzenlenmesi mümkün olmadığı, yapılan terkin işleminin hem dayandığı sebep hem de izlenmesi gereken usul bakımından Kanuna uygun olmadığı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kabul edilemeyeceği, beş yıllık «hak düşürücü sürenin» de bu nedenle işlemeyeceği, yapılan terkin işleminin usule uygun olmadığı tespit edildiğinden İlk Derece Mahkemesince davalı aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinde de isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının «hukuki dinlenilme hakkının» ihlal edildiğini, dava dışı şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, davanın «hak düşürücü sürenin» geçmiş olması nedeniyle reddi gerektiğini, dava dışı şirkete yapılan «tebligatın» usulüne uygun olduğunu, icra takibinin dava olarak nitelendirilemeyeceğini, davanın açılmasına davalı sebebiyet vermediğinden aleyhine «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, şirketin adresinin tespit edilememesinin «terkin» «sebebi» olmadığına dair değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün re’«sen terkin» işleminin, vergi «kaydının» terkin edildiği ve adresinin tespit edilemediği hususunun belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi ile Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in (Tebliğ) 5’inci maddesi gereğince re'sen terkin kapsamına alındığı, «tebligat» ve «ilan» prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09.10.2015 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiğinin anlaşıldığını müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkilinin «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/510 E. , 2024/1129 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/685 Esas, 2023/1886 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/483 E., 2022/718 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, ihyası talep edilen EGT Enerji ve Gaz Teknolojileri Müh. Tic. Ltd. Şti.'nin münferiden yetkilisi iken anılan şirketin haberi olmadan sicilden terkin edildiğini, anılan şirketin davacı olduğu İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/167 E. numaralı dosyasıyla devam eden davası olduğunu, Mahkemenin 07.06.2022 tarihli ara kararı ile davayı açmak için mehil verildiğini, sözü edilen şirket açısından dava devam ettiğinden şirketin ihyasının gerektiğini ileri sürerek EGT Enerji ve Gaz Teknolojileri Müh. Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu şirketin adresinin tespit edilemediği hususunun belirlenmesinin ardından resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09.10.2015 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğini, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicili Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını savunarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağından yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirketin hakkında açık dava dosyası bulunduğu esnada resen terkin prosedürünün işletildiği, terkin sürecine ilişkin dava dışı şirketin yöneticisine tebligat çıkartıldığının ispatlanamadığı, terkin işleminin hatalı ve geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 507186-0 sicil numarasında kayıtlı şirketin İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/167 E. sayılı davası ve bu dava ilgili müteakip işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yasal hasım olduklarını, kanuna uygun işlem tesis edildiğini, dava dışı şirketin münfesih olmamak adına gerekli yükümlülükleri yerine getirmediğini, şirket yetkilisine de ihtarın gönderildiğini, ayrıca ilanın yapıldığını, terkine konu edilen şirketler hakkında derdest dava veya takipleri takip edemeyeceklerini, resen terkinin usule uygun olmadığına ilişkin bir iddia bulunmadığını, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirket hakkında terkin esnasında açık dava dosyası bulunduğu, bu nedenle davacının dava açmakta hukuki yararı olduğu, şirketin terkin sürecine ilişkin şirket yetkilisine tebligat yapılmadığı, adresin tespit edilememesi halinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde sayılan münfesih olma veya münfesih sayılma sebepleri arasında yer almadığı, terkin işleminin hem dayandığı sebep hem de izlenmesi gereken usul bakımından yasaya uygun olmadığı, vekalet ücretinin yargılama giderlerinden sayıldığı, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceğinin açıkça düzenlendiği, mahkemece bu yönde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin yapılan terkin işleminin usule uygun olduğuna, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ... dava konusu şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği, şirketin gayrifaal olma iradesi bulunduğu itirazını ekleyerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sicilden resen terkin edilen şirketin derdest dava bulunması sebebiyle tüzel kişiliğinin ihyası talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018337500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz