Ordino
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/17150 E. 2014/10508 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['6102/1067']
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '1 yıllık', 'kanun': ['6102/1067']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ordino↗ taşıyıcı sıfatı↗ fiili taşıyıcı↗ rücu davası↗ üst taşıyıcı↗ teslim tarihi↗ i̇i̇k 308/b↗ taşıtan↗ konşimento↗ sorumluluk davası↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ rücuen tahsil↗ ziya↗ zamanaşımı def'i↗ infaz↗ rücu↗ def'i↗ hak düşürücü süre↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ teslim↗ kesin hüküm↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2013/17150 E. , 2014/10508 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İSTANBUL 52. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/05/2013
NUMARASI : 2012/308-2013/146
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/05/2013 tarih ve 2012/308-2013/146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin taşıyıcı sıfatı ile İstanbul 1. Denizcilik Mahkemesi'nin 2010/476 Esas, 2012/74 Karar sayılı dosyası üzerinden verilen kesin karar uyarınca A... Sigorta A.Ş.'ne ödeme yapma durumunda kaldığını, ödemenin İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün 2012/11657 Esas sayılı dosyasından infaz edildiğini, TTK'nın 787/2 maddesine göre taşıyıcı sorumlu olmadığı taşıma fiilinden dolayı tazminat verir ya da bu yüzden aleyhine bir sorumluluk davası açılırsa taşıyıcı doğrudan doğruya kendisinden önce gelen taşıyıcıya yahut esasen sorumlu olmaları gereken aradaki taşıyıcılara rücu davası açabileceğinin belirlendiğini, müvekkilinin davalının sorumlu olduğu taşıma zararını ödemek durumunda kaldığını, belirterek 2.491 TL'nin 29.06.2012 tarihi itibariyle avans faizi ile davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taşıyan olmadığını, ve kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu taşıma akdinin 2010 yılında meydana geldiğini ve 19.02.2010 günü yükün teslimi ile sona erdiğini, taşıma akdinin 6762 sayılı TTK'nın hükümlerine tabi olması gerektiğini, 6762 sayılı TTK'nın 1067. maddesine göre malların tesliminden veya teslim edilmiş olmaları icab eden tarihten itibaren 1 yıl içinde mahkemeye müracaat edilmediği takdirde, taşıyanın aleyhine malların ziya ve hasarından dolayı her türlü mesuliyet davasının düşeceğinin belirlendiğini,buna göre davanın süresi içerisinde açılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşımanın davacı tarafından ibraz edilen belgelerden de anlaşıldığı üzere 20/01/2010 tarihli konşimentoya göre yapıldığı ve konşimentoda gemi adının HANJIN VİENNA gemisi olduğunun belirtildiği, yükün gümrük özet beyanlarından da anlaşıldığı gibi 11/02/2010 tarihinde tahliye edilmiş ve mal sahibi tarafından da teslim alınmış olduğu, TTK'nın 1067. maddesinde " Malların tesliminden veya teslim edilmiş olmaları icap eden tarihten itibaren 1 yıl içerisinde mahkemeye müracaat edilmediği takdirde, taşıyan aleyhine malların ziya veya hasarından doğan her türlü dava hakkının sona erdiği" düzenlemesinin yer aldığı, eşyanın tesliminden itibaren Şubat 2012 tarihinde TTK 1067'de belirtilen 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, teslim tarihinin ordinoda belirtilen ve teslim almak için belirtilen son gün olan 11/03/2010 tarihinin kabul edilmesi halinde dahi 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 17/08/2012 tarihinde dava açıldığı, TTK 1067. maddede düzenlenen hak düşürücü sürenin taşıyıcılar arasındaki rücu davalarına da uygulanacağı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı,davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, üst taşıyıcı tarafından fiili taşıyıcı sıfatı ile davalıya karşı açılmıştır. 6762 sayılı TTK'nın 1067. maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresi taşıtanın taşıyan aleyhine açtığı davalarda uygulanır. Dava konusu olayda zamanaşımının aynı yasanın 1262. maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerekli olup bu süre de, ödemenin yapıldığı tarihte başlar. Davacı, 29/06/2012 tarihinde icraya yaptığı ödemeden sonra 17/08/2012 tarihinde işbu davayı açtığına göre mahkemece,davalının zamanaşımı def'inin reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8215 E. 2013/13034 K.
Ortak:zamanaşımı · teslim · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı ['6102/1067']
İncelediğiniz karardaMahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşımanın davacı tarafından «ibraz» edilen belgelerden de anlaşıldığı üzere 20/01/2010 tarihli «konşimentoya» göre yapıldığı ve konşimentoda gemi adının HANJIN VİENNA gemisi olduğunun belirtildiği, yükün gümrük özet beyanlarından da anlaşıldığı gibi 11/02/2010 tarihinde tahliye edilmiş ve mal sahibi tarafından da «teslim» alınmış olduğu, TTK'nın 1067. maddesinde " Malların tesliminden veya teslim edilmiş olmaları icap eden tarihten itibaren 1 yıl içerisinde mahkemeye müracaat edilmediği takdirde, «taşıyan» aleyhine malların «ziya» veya hasarından doğan her türlü dava hakkının sona erdiği" düzenlemesinin yer aldığı, eşyanın tesliminden itibaren Şubat 2012 tarihinde TTK 1067'de belirtilen 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğu, «teslim tarihinin» «ordinoda» belirtilen ve teslim almak için belirtilen «son» gün olan 11/03/2010 tarihinin kabul edilmesi halinde dahi 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 17/08/2012 tarihinde dava açıldığı, TTK 1067. maddede düzenlenen hak düşürücü sürenin «taşıyıcılar» arasındaki «rücu davalarına» da uygulanacağı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin «taşıyan» olmadığını, ve kendisine «husumet» yöneltilemeyeceğini, dava konusu taşıma akdinin 2010 yılında meydana geldiğini ve 19.02.2010 günü yükün «teslimi» ile sona erdiğini, taşıma akdinin 6762 sayılı TTK'nın hükümlerine tabi olması gerektiğini, 6762 sayılı TTK'nın 1067. maddesine göre malların tesliminden veya teslim edilmiş olmaları icab eden tarihten itibaren 1 yıl içinde mahkemeye müracaat edilmediği takdirde, taşıyanın aleyhine malların «ziya» ve hasarından dolayı her türlü mesuliyet davasının düşeceğinin belirlendiğini,buna göre davanın süresi içerisinde açılmadığını savunarak davanın reddine karar veri …
6762 sayılı TTK'nın 1067. maddesinde düzenlenen «zamanaşımı» süresi «taşıtanın» «taşıyan» aleyhine açtığı davalarda uygulanır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşımanın 24.06.2009 tarihinde başladığı, emtianın alıcıya 16.07.2009 tarihinde «teslim» edildiği, davalı ...Ş. aleyhine takip başlatılmadığından dava tarihi itibariyle TTK'nun 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin dolduğu, davalı .... aleyhine süresi içinde takip başlatıldığı, davalının itiraz «dilekçesinin tebliğ» edildiği 09.03.2010 tarihinde başlayan 1 yıllık süre içerisinde davanın açılmamış olması nedeniyle bu davalı yönünden de «zamanaşımının» gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 25.01.2013 tarihli kararı ile sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK'nın 438/«son» maddesi uyarınca onanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu taşımanın 24.06.2009 tarihinde başladığı, emtianın alıcıya 16.07.2009 tarihinde «teslim» edildiği, davalı ...Ş. aleyhine takip başlatılmadığından dava tarihi itibariyle TTK'nun 1067. maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin dolduğu, davalı .... aleyhine süresi içinde takip başlatıldığı, davalının itiraz «dilekçesinin tebliğ» edildiği 09.03.2010 tarihinde başlayan 1 yıllık süre içerisinde davanın açılmamış olması nedeniyle bu davalı yönünden de «zamanaşımının» gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 25.01.2013 tarihli kararı ile sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK'nın 438/«son» maddesi uyarınca onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1780 E. 2011/10436 K.
Ortak:teslim tarihi · sorumluluk davası · ziya · rücu · hak düşürücü süre · taşıyan · teslim · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaMahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşımanın davacı tarafından «ibraz» edilen belgelerden de anlaşıldığı üzere 20/01/2010 tarihli «konşimentoya» göre yapıldığı ve konşimentoda gemi adının HANJIN VİENNA gemisi olduğunun belirtildiği, yükün gümrük özet beyanlarından da anlaşıldığı gibi 11/02/2010 tarihinde tahliye edilmiş ve mal sahibi tarafından da «teslim» alınmış olduğu, TTK'nın 1067. maddesinde " Malların tesliminden veya teslim edilmiş olmaları icap eden tarihten itibaren 1 yıl içerisinde mahkemeye müracaat edilmediği takdirde, «taşıyan» aleyhine malların «ziya» veya hasarından doğan her türlü dava hakkının sona erdiği" düzenlemesinin yer aldığı, eşyanın tesliminden itibaren Şubat 2012 tarihinde TTK 1067'de belirtilen 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğu, «teslim tarihinin» «ordinoda» belirtilen ve teslim almak için belirtilen «son» gün olan 11/03/2010 tarihinin kabul edilmesi halinde dahi 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 17/08/2012 tarihinde dava açıldığı, TTK 1067. maddede düzenlenen hak düşürücü sürenin «taşıyıcılar» arasındaki «rücu davalarına» da uygulanacağı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin «taşıyan» olmadığını, ve kendisine «husumet» yöneltilemeyeceğini, dava konusu taşıma akdinin 2010 yılında meydana geldiğini ve 19.02.2010 günü yükün «teslimi» ile sona erdiğini, taşıma akdinin 6762 sayılı TTK'nın hükümlerine tabi olması gerektiğini, 6762 sayılı TTK'nın 1067. maddesine göre malların tesliminden veya teslim edilmiş olmaları icab eden tarihten itibaren 1 yıl içinde mahkemeye müracaat edilmediği takdirde, taşıyanın aleyhine malların «ziya» ve hasarından dolayı her türlü mesuliyet davasının düşeceğinin belirlendiğini,buna göre davanın süresi içerisinde açılmadığını savunarak davanın reddine karar veri …
İcra Müdürlüğü'nün 2012/11657 Esas sayılı dosyasından «infaz» edildiğini, TTK'nın 787/2 maddesine göre «taşıyıcı sorumlu» olmadığı taşıma fiilinden dolayı tazminat verir ya da bu yüzden aleyhine bir «sorumluluk davası» açılırsa taşıyıcı doğrudan doğruya kendisinden önce gelen taşıyıcıya yahut esasen sorumlu olmaları gereken aradaki taşıyıcılara «rücu davası» açabileceğinin belirlendiğini, müvekkilinin davalının sorumlu olduğu taşıma zararını ödemek durumunda kaldığını, belirterek 2.491 TL'nin 29.06.2012 tarihi itibariyle «avans faizi» ile davalıdan «rücuen tahsiline» karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Benzer bu karardaAnılan yasa maddesinde, malların «tesliminden» veya teslim edilmiş olmaları icap eden tarihten itibaren bir yıl içinde mahkemeye müracaat edilmediği takdirde, «taşıyan» aleyhine malların «ziya» ve hasarından dolayı her türlü «sorumluluk davası» açma hakkının düşeceği öngörülmüş olup, niteliği gereği, «hak düşürücü sürenin» «rücu» davalarında da gözetilmesi gerekir.
Bu durumda mahkemece, açıklanan hususlar gözetilerek, davaya konu emtianın «teslim tarihinin» belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, emtianın içinde bulunduğu geminin 05.07.2007 tarihinde tahliye limanına ulaştığı ve dava tarihi itibariyle 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:halefiyet · sigorta sözleşmesi · hasar · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, taşıma «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan uluslararası deniz taşıması sırasında yükte meydana gelen «hasarın» «halefiyet» ilkesine dayanılarak rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, açıklanan hususlar gözetilerek, davaya konu emtianın «teslim tarihinin» belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/17150 E. , 2014/10508 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 52. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/05/2013
NUMARASI 2012/308-2013/146
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 52. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/05/2013 tarih ve 2012/308-2013/146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin taşıyıcı sıfatı ile İstanbul 1. Denizcilik Mahkemesi'nin 2010/476 Esas, 2012/74 Karar sayılı dosyası üzerinden verilen kesin karar uyarınca A... Sigorta A.Ş.'ne ödeme yapma durumunda kaldığını, ödemenin İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün 2012/11657 Esas sayılı dosyasından infaz edildiğini, TTK'nın 787/2 maddesine göre taşıyıcı sorumlu olmadığı taşıma fiilinden dolayı tazminat verir ya da bu yüzden aleyhine bir sorumluluk davası açılırsa taşıyıcı doğrudan doğruya kendisinden önce gelen taşıyıcıya yahut esasen sorumlu olmaları gereken aradaki taşıyıcılara rücu davası açabileceğinin belirlendiğini, müvekkilinin davalının sorumlu olduğu taşıma zararını ödemek durumunda kaldığını, belirterek 2.491 TL'nin 29.06.2012 tarihi itibariyle avans faizi ile davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taşıyan olmadığını, ve kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu taşıma akdinin 2010 yılında meydana geldiğini ve 19.02.2010 günü yükün teslimi ile sona erdiğini, taşıma akdinin 6762 sayılı TTK'nın hükümlerine tabi olması gerektiğini, 6762 sayılı TTK'nın 1067. maddesine göre malların tesliminden veya teslim edilmiş olmaları icab eden tarihten itibaren 1 yıl içinde mahkemeye müracaat edilmediği takdirde, taşıyanın aleyhine malların ziya ve hasarından dolayı her türlü mesuliyet davasının düşeceğinin belirlendiğini,buna göre davanın süresi içerisinde açılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşımanın davacı tarafından ibraz edilen belgelerden de anlaşıldığı üzere 20/01/2010 tarihli konşimentoya göre yapıldığı ve konşimentoda gemi adının HANJIN VİENNA gemisi olduğunun belirtildiği, yükün gümrük özet beyanlarından da anlaşıldığı gibi 11/02/2010 tarihinde tahliye edilmiş ve mal sahibi tarafından da teslim alınmış olduğu, TTK'nın 1067. maddesinde " Malların tesliminden veya teslim edilmiş olmaları icap eden tarihten itibaren 1 yıl içerisinde mahkemeye müracaat edilmediği takdirde, taşıyan aleyhine malların ziya veya hasarından doğan her türlü dava hakkının sona erdiği" düzenlemesinin yer aldığı, eşyanın tesliminden itibaren Şubat 2012 tarihinde TTK 1067'de belirtilen 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, teslim tarihinin ordinoda belirtilen ve teslim almak için belirtilen son gün olan 11/03/2010 tarihinin kabul edilmesi halinde dahi 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 17/08/2012 tarihinde dava açıldığı, TTK 1067.
maddede düzenlenen hak düşürücü sürenin taşıyıcılar arasındaki rücu davalarına da uygulanacağı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı,davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, üst taşıyıcı tarafından fiili taşıyıcı sıfatı ile davalıya karşı açılmıştır. 6762 sayılı TTK'nın 1067. maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresi taşıtanın taşıyan aleyhine açtığı davalarda uygulanır. Dava konusu olayda zamanaşımının aynı yasanın 1262. maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerekli olup bu süre de, ödemenin yapıldığı tarihte başlar. Davacı, 29/06/2012 tarihinde icraya yaptığı ödemeden sonra 17/08/2012 tarihinde işbu davayı açtığına göre mahkemece,davalının zamanaşımı def'inin reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101832000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz