İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4601 E. 2014/10488 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur sorumluluğu↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ ispat külfeti↗ ispat yükü↗ taşıyıcı↗ kötüniyet↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ kusur↗ hasar↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşıma sırasında oluşan hasarın meydana gelmesinde davalı taşıyıcının kusurlu olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın ve her ne kadar davalı
tarafça davacı aleyhine reddedilen kısım üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi yönünde talepte bulunulmuş ise de, İİK'nın 67/2 maddesi gereğince alacaklının tazminata mahkum edilebilmesi için takibinde haksız ve kötüniyetli olduğunun tespitinin gerektiği, bu durumun ispatının ise davalı borçluya ait olduğu, bu yönde bir delilin dosyaya ibraz edilmediği gerekçesiyle de davalının köküniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşımadan kaynaklı hasar bedelinin rücuan tazmini için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı taşıyıcının sorumluluğu ispat yükü ters çevrilmiş kusur sorumluluğudur. Taşıyıcı, emtiayı teslim aldığı tarihten teslim ettiği tarihe kadar meydana gelen hasarlardan sorumlu olup, kusurlu olmadığını ispat etmesi gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemenin ispat külfetinin davacıda olduğuna yönelik gerekçesi doğru olmadığı gibi, davalı taşıyıcı, emtiayı teslim aldığı tarihten itibaren yağış olmadığını da savunduğuna göre, taşımanın gerçekleştiği tarihteki hava durumunun da meteorolojiden sorulup, delillerin değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ispat yükü ters çevrilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4303 E. 2011/15963 K.
Ortak:ispat külfeti · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşıma sırasında oluşan «hasarın» meydana gelmesinde davalı «taşıyıcının» kusurlu olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın ve her ne kadar davalı tarafça davacı aleyhine reddedilen kısım üzerinden «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi yönünde talepte bulunulmuş ise de, İİK'nın 67/2 maddesi gereğince alacaklının tazminata mahkum edilebilmesi için takibinde haksız ve «kötüniyetli» olduğunun tespitinin gerektiği, bu durumun ispatının ise davalı borçluya ait olduğu, bu yönde bir delilin dosyaya «ibraz» edilmediği gerekçesiyle de davalının köküniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemenin «ispat külfetinin» davacıda olduğuna yönelik gerekçesi doğru olmadığı gibi, davalı «taşıyıcı», emtiayı «teslim» aldığı tarihten itibaren yağış olmadığını da savunduğuna göre, taşımanın gerçekleştiği tarihteki hava durumunun da meteorolojiden sorulup, delillerin değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «ispat yükü» ters çevrilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… şi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekili tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının kabul edildiği ancak bu konuda her hangi bir delilin «ibraz» edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 98.000 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve % 40 «icra inkar tazminatı» alacağı miktarı olan 39.200 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, TTK' nun 72 nci maddesi uyarınca «çek» «keşidecisinin» açmış olduğu «istirdat davası» olup, davacı, «çek hamili» olan davalının İcra Hukuk Mahkemesi' ne verdiği dilekçede çeki «ticari satım» nedeniyle aldığını savunduğunu ve bu savunmasını ispat etmesi gerektiğini iddia etmiş, mahkemece de «ispat külfeti» davalıya yüklenerek satım ilişkisini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, «çek» bir ödeme aracı olduğundan işbu davada «ispat külfeti» keşide ettiği çek nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden davacıda olup, davalının çekin ne suretle «hamili» olduğunu İcra Hukuk Mahkemesinde açıklamış olması nedeniyle ispat külfeti yer değiştirmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek hamili · istirdat davası · ticari satım · kambiyo senedi · reeskont faizi · hamil · keşideci · istirdat
Benzer bu karardaDava, TTK' nun 72 nci maddesi uyarınca «çek» «keşidecisinin» açmış olduğu «istirdat davası» olup, davacı, «çek hamili» olan davalının İcra Hukuk Mahkemesi' ne verdiği dilekçede çeki «ticari satım» nedeniyle aldığını savunduğunu ve bu savunmasını ispat etmesi gerektiğini iddia etmiş, mahkemece de «ispat külfeti» davalıya yüklenerek satım ilişkisini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… şi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekili tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının kabul edildiği ancak bu konuda her hangi bir delilin «ibraz» edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 98.000 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve % 40 «icra inkar tazminatı» alacağı miktarı olan 39.200 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, «çek» bir ödeme aracı olduğundan işbu davada «ispat külfeti» keşide ettiği çek nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden davacıda olup, davalının çekin ne suretle «hamili» olduğunu İcra Hukuk Mahkemesinde açıklamış olması nedeniyle ispat külfeti yer değiştirmez.
Kural olarak, «kambiyo senedine» dayalı olarak hak iddia eden kişinin ayrıca, kambiyo senedinden kaynaklanan alacağının varlığını kanıtlaması gerekmez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11793 E. 2010/11982 K.
Ortak:ispat yükü
İncelediğiniz karardaAncak, davalı «taşıyıcının sorumluluğu» «ispat yükü» ters çevrilmiş «kusur sorumluluğudur».
Bu itibarla, mahkemenin «ispat külfetinin» davacıda olduğuna yönelik gerekçesi doğru olmadığı gibi, davalı «taşıyıcı», emtiayı «teslim» aldığı tarihten itibaren yağış olmadığını da savunduğuna göre, taşımanın gerçekleştiği tarihteki hava durumunun da meteorolojiden sorulup, delillerin değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «ispat yükü» ters çevrilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, «keşide yeri» olmayan senetlerin «yazılı delil başlangıç» niteliğinde bulunduğu , «ispat yükünün» davacıda olduğu ve kanıtlanmayan davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairemizce dava konusu senetlerin «bono» değil «adi senet» hükmünde olduğu, davalı tarafından adi senedi hükümden düşürecek bir senede dayanılmadığı, davalıya «yemin teklif» etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ispat yükünün ters çevrilmesi suretiyle davanın reddinin doğru görülmediği gerekçesiyle dava …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:adi senet · keşide yeri · yazılı delil başlangıcı · delil başlangıcı · yemin teklifi · yazılı delil · yemin · bono
Benzer bu karardaMahkemece, «keşide yeri» olmayan senetlerin «yazılı delil başlangıç» niteliğinde bulunduğu , «ispat yükünün» davacıda olduğu ve kanıtlanmayan davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairemizce dava konusu senetlerin «bono» değil «adi senet» hükmünde olduğu, davalı tarafından adi senedi hükümden düşürecek bir senede dayanılmadığı, davalıya «yemin teklif» etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ispat yükünün ters çevrilmesi suretiyle davanın reddinin doğru görülmediği gerekçesiyle dava …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/4601 E. , 2014/10488 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 43. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/12/2013
NUMARASI 2013/62-2013/312
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 43. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2013 tarih ve 2013/62-2013/312 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı A.. A.Ş.'ne ait Çin'den İstanbul'a taşınmış olan 1267 kap/emtealardan 19 kap/emtea, 1.10.2011 tarihinde davalının sorumluluğunda boşaltma limanından A.. A.Ş.'ne ait B.. antrepoya taşınmakta iken zarara uğradığını, boşaltma limanından A.. A.Ş'ne ait B.. antrepoya kadar taşıma işinin davalı tarafından üstlenildiğini, davalı tarafından taşınan emteaların, alıcı firma yetkilileri tarafından ürünler teslim alındığında sigortalı emteaların hasara uğradığının tespit edildiğini, söz konusu tespit üzerine sigortalı firmaya alıcı firma tarafından hasar ihbarı yapıldığını ve söz konusu hasarın davalının sorumluğunda taşıma sırasında meydana geldiğinin tespit edildiğini, müvekkiline yapılan hasar ihbarı sonrasında survey raporuna istinaden 1.781,80 USD'nin 23.11.2011 tarihinde sigortalıya ödendiğinive TTK'nın 1472.
maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olunduğunu, davalı aleyhine rücu alacağının tahsili istemiyle icra takibi başlatıldığını ancak, davalının haksız itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sorumluluğu dahilinde yer alan taşıma işleminin tam ve eksiksiz olarak gerçekleştirilmiş olup, konteynerın teslim edildiği haliyle A.. A.Ş. yetkililerine ulaştırıldığını, müvekkili tarafından konteyner yükleme, istifleme işlemi yapılmış bir vaziyette teslim alınmakla birlikte B.. Antrepoda gerçekleştirilen boşaltma işleminin dahi Arçelik görevlileri tarafından gerçekleştirildiğini ayrıca, müvekkilinin kendisine kilitli ve mühürlü olarak teslim edilen konteynırın sağlam olup olmadığını kontrol etme gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, emteaların müvekkili tarafından taşınması sırasında aracın herhangi bir kazaya uğramadığı gibi, herhangi bir hava muhalefetinin de yaşanmamış olup, ıslanma olarak belirtilen hasar sebebinin müvekkili ile irtibatlandırılmasının ve müvekkilinin sorumlu tutulmasının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşıma sırasında oluşan hasarın meydana gelmesinde davalı taşıyıcının kusurlu olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın ve her ne kadar davalı
tarafça davacı aleyhine reddedilen kısım üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi yönünde talepte bulunulmuş ise de, İİK'nın 67/2 maddesi gereğince alacaklının tazminata mahkum edilebilmesi için takibinde haksız ve kötüniyetli olduğunun tespitinin gerektiği, bu durumun ispatının ise davalı borçluya ait olduğu, bu yönde bir delilin dosyaya ibraz edilmediği gerekçesiyle de davalının köküniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşımadan kaynaklı hasar bedelinin rücuan tazmini için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı taşıyıcının sorumluluğu ispat yükü ters çevrilmiş kusur sorumluluğudur. Taşıyıcı, emtiayı teslim aldığı tarihten teslim ettiği tarihe kadar meydana gelen hasarlardan sorumlu olup, kusurlu olmadığını ispat etmesi gerekmektedir. Bu itibarla, mahkemenin ispat külfetinin davacıda olduğuna yönelik gerekçesi doğru olmadığı gibi, davalı taşıyıcı, emtiayı teslim aldığı tarihten itibaren yağış olmadığını da savunduğuna göre, taşımanın gerçekleştiği tarihteki hava durumunun da meteorolojiden sorulup, delillerin değerlendirilmesi suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ispat yükü ters çevrilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101828700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz