Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15247 E. 2011/3220 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın (14.061,06) TL. üzerinden kısmen kabulüne, davalı Banka hakkındaki davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili ve davalılardan ...’in temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1066 E. 2014/8956 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · havale · harç · avans faizi
Benzer bu karardaBank Ltd.'den tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, uyuşmazlığın «havale» görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, ...
Security Bank Ltd. adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği, buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebep olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 8.061 TL'nin 08.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» işletilerek davalı bankadan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili ile «feri müdahil» vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ve «feri müdahil» vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2951 E. 2010/10749 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne, icra takibin 4.583,05 TL üzerinden devamına, «asıl alacak» miktarı 4.061,79 TL’ye takip tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, kabul edilen miktarın %40’ı olan 1.833,22 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerinin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozma kararından önceki «avans faizi» verilmesine ilişkin ilk karardaki hükmün davacı lehine «usulü kazanılmış hak» oluşturmasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8204 E. 2017/5342 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · el koyma · icra hukuk mahkemesi · mevduat hesabı · sebepsiz zenginleşme · işlemiş faiz · ihtar · ıslah
Benzer bu kararda… raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı hesabında bulunan 106.000 TL'ye takibe konu borç gerekçe gösterilerek 25.06.2008 tarihinde el konulduğu, asliye hukuk ve «icra hukuk» mahkemelerinde görülen ve kesinleşen mahkeme kararları doğrultusunda el konulan bu tutardan 73.171,08 TL'sinin davacıya iadesi gerektiğinin belirlendiği, bu bedelin eldeki davanın açılmasından sonra 31.03.2014 tarihinde davacıya iade edildiği, talebin 67.500 TL'nin faizi olarak hasredildiği, «sebepsiz zenginleşmelerde» «ihtara» gerek bulunmaksızın «temerrüde» düşüldüğü, 25.06.2008 tarihinden dava tarihine kadar işleyen «avans faizinin» bilirkişi tarafından tespit edilen tutarı olan 66.061,88 TL kadar davalının sebepsiz zenginleştiği, dava tarihinde doğan alacak 25.06.2008 tarihinden itibaren işleyen faiz olduğu için «zamanaşımının» dava tarihinde başlayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… elillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, faiz talebinin asıl alacağa tabi olmasına, davalı banka tarafından davacının «mevduat hesabına» haksız el konulmasının «bankacılık işlemi» niteliği taşımasına ve «ıslah» tarihi itibariyle bankacılık ilişkisinden kaynaklanan «zamanaşımı» süresinin dolmamış bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece, haksız el konulan tutarın dava tarihinden sonra iade edildiği belirtilip haksız el «koyma» tarihi olan 25.06.2008 tarihinden dava tarihine kadar «işlemiş faiz» olan 66.061,88 TL'nin davalıdan tahsiline, bu tutara dava tarihinden itibaren «avans faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
Ancak, haksız el «koyma» tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 104/«son» (6098 sayılı TBK'nin 121/son) maddesi uyarınca geçmiş günler faizinin tediyesinde «temerrüt» sebebiyle faiz yürütülemeyecek olup mahkemece, bu husus nazara alınmaksızın hükmedilen tutara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi yerinde görülmemiş, kararın …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/15247 E. , 2011/3220 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.12.2008 gün ve 2008/36-2008/432 sayılı kararı bozan Daire’nin 23.09.2010 gün ve 2009/2748-2010/9107 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Kurumdan yetim aylığı almakta iken 10.07.2001 tarihinde ölen ...’in ölümünden sonra 01.09.2001-31.05.2005 tarihleri arasındaki aylıklarının kızı ... tarafından haksız şekilde tahsil edilmiş olduğunu, haksız tahsilata konu (14.679,18) TL.’nin ... tarafından 01.05.2007-13.07.2007 tarihleri arasında ödendiğini ancak haksız olarak ödenen söz konusu miktar için tahakkuk ettirilen (14.280) TL. faiz borcunun ödenmediğini, müvekkili Kurumdan emekli, dul, yetim ve malul aylığı alan kişilerin aylıklarının müvekkili ile yapılan protokoller uyarınca davalı Banka' ya bağlı şube müdürlükleri aracılığıyla ödendiğini, sözleşme hükümleri gereğince davalı Banka' nın da bu miktardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, (14.280) TL.’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, aylık aldığı hususu nüfus kütüğüne işlenmiş bulunan ...’in ölümünün davacıya Nüfus İdaresi tarafından bildirilmediğinden aylıkların bankaya gönderilmesine devam edildiğini, bu nedenle müvekkili bankanın haksız olarak çekilen tutarlardan ve faizinden sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., ana parayı ödediğini bildirmiş, faiz borcunun ise gözden geçirilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın (14.061,06) TL. üzerinden kısmen kabulüne, davalı Banka hakkındaki davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili ve davalılardan ...’in temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, davacı yargı harç ve cezalardan muaf olduğundan, harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 22.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018271300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz